Merhaba Can'lar;
Yavaş yavaş, hal-ı hazırda içinde bulunduğum fotoğraf ve ilgili sanatlar üzerine sitemizde yer vermelere başlamak zamanı geldi de geçiyor bile. Hatt-ı zatında daha önce de Deviantart Türkiye’nin düzenlediği manipülasyon yarışmasına da yer vermiştik. Ayrıca bir kaç başlık altında fotoğraf sanatı, fotoğrafa başlamak vs gibi konularda da yazılarımız olmuştu.
Biz de Müslüman’dık (!) İsrail ürünlerini hızla tüketen, A.B.D. ile geniş münasebeti olan... Evanjelizm hürmetlisi Müslümanlar. Nasılsa çabucak unutulacak yaşananlar, ardından hiç bir şey yokmuş gibi "Rock'n Coke"...
Bana cenneti getirdiler seni aldıklarında,
Cinnet getirdim.
Yerle-bir oldum.
Gökle savaştım.
Kar üşütmeyecek kadar anlık yağdı.
Ay örtemeyecek kadar yalnızlığını azdı...
Arkadaşlarım,
Das kapital, şarap,
Sen ve seks
Dizlerimi titreten özlemin
Kirpiklerine dizilir
Yüreğimizi yırtan bir şiir
Hiçbir geminin
Acaba hangi perdeden ses versem doğru girebilirim bedenine
Hangi tele dokunsam yüreğin sızlar.
Bana bir şeyler fısıldayın, makamsız, notasız; ama can alıcı olsun.
Beynine kazınmalı bu yapacağım beste.
Şehir bile hızla değişiyor,
Köprüler,
yollar,
kavşaklar...
Trafik ışıkları bile kırmızıdan yeşile dönüyor...
Saatler değişiyor,
oyunlar değişiyor,
5.
Sabah uyandığımda yanımda yoktu. Sanırım benimle uyumamıştı. Mülkiyetsiz ve bandırasız gözlerimi ilk kez duvarları lila renginde bir odanın içinde açıyordum. Hayatımda ilk kez kendimi bir rahmin içindeymişim gibi hissettim. Daha düne kadar uykularından kanlar içinde uyanan ben şimdi forsepsi görür görmez gülmeye başlayan bir bebek gibi açıyordum gözlerimi hayata.
Penceremden içeri bir gölge süzüldü
Sonra bir hüzün değdi cama
İçim ürperdi
Ama korkmadım
Ya sendin gelen
Yada gitmeden bıraktığın yalnızlığın
Benim gözlerini gördüğümden beri uyku bilmeyen,
Benim bir gülüşüne gençliğini veren,
Benim yüreği avucunda titreyen,
Ve bir sevdadır gözlerimin isyanı,
Ve bir tutkudur sensizliğin feryadı.
Türkçe içerigi hayatta tutun, siz de Renkli Dergi’de yazın. Ayrıntılar için tıklayın.