Çirkin yapıların birbirine geçip, dip dibe oluşturduğu, kenar mahallelerin birleşmesinden oluşan, basit bir semtte oturuyorum. İstemediğim insanlarla, hoşlanmadığım bir hayatı paylaşmak zorunda kalıyorum. Ve bu hayattan, kendime ait küçük ama anlam yüklü zamanlar çalıyorum. Çalıyorum?
Digital Illusions, Battlefield: Bad Company 2’yi piyasaya sürüldüğü günden itibaren ekstra materyallerle daha zengin bir hale getireceğini açıkladı ve ilk indirilebilir içerik paketini duyurdu. EA DICE tarafından geliştirilen, üst üste yayınlanan videolarla oyuncuları etkileyen ve hem beta, hem de demo versiyonlarıyla büyük beğeni kazanan Battlefield: Bad Company 2, 2 Mart’ta ABD’de ve 5 Mart’ta Avrupa’da piyasada olacak.
Yürüyüşe çıkmaya üşendiğim için bir süre önce Yusuf bana hayali köpeğimiz Hakstıbıl'ı getirdi. Nasıl sevindim anlatamam! Artık hemen her gün Hakstıbıl'la parkta dolaşıyor, birlikte markete gidiyoruz. Aslında O'na tasma takmak istemiyorum ama başka köpeklere denk geldiğimizde zaptetmekte zorlanıyorum..
Bir avcının acımasız kurşununa yakalanmış yaralı bir kuş gibiyim. Ne kadar çırpınsam da gökyüzüne doğru kanat çırpamıyorum. Tam ümidim kesilmişti derken, biri kaldırıyor beni yerden ve yaralarımı sarmaya başlıyor. Uçmak için cesaret veriyor bana. Ama nafile…
Sararınca en güzel bahar dalları,
Yine boş kalır, hayalimin kolları...
Dalınca ben yine düşlere
Mahkum oluyorum, acı düşüşlere...
Yalnızlığım hat safhaya vardığında,
Bir umut filizlenir yine, onun yokluğunda...
Yol boyu ikimizde çıt çıkmıyordu. Sanki bu sessizlik kelimelerin anlatamayacağı duyguları barındırıyordu. Başımı cama yaslayıp şehri seyrediyordum. Ne düşünüyordu acaba, beni öptüğündeki masum hali, öyle tertemizdi ki Ali oysa hiç hak etmeyen birine ait bir kalbim vardı. Bu nasıl bir çelişki kalbim başkasına ait olabilirdi ama bir güç beni Ali'ye çekiyordu. Ondaki bu manevi huzur eşine rastlanmamış bir duyguydu. Telefonum çalıyordu Gamze arıyordu.
Gidiyorken for you
Because I love you
Birkerecik look at me
Ondan sonra don't for get me
The garden'da gezersin
The cigarettes içersin
My father yakaladı suçüstü
Yaşadın da büyüdün sanma, gün gelecek neler yaşayacaksın ve hiç büyümemişim, bunca yaptıklarım büyümemi değil de, sanki daha da küçülmemi sağlamış diyeceksin.
Belki yağmurun yüzüne dokundurduğu damlalarla büyüyeceksin, ya da kar tanelerinin soğukluğuyla üşüyeceksin.
Diğer balıklardan farklı olmak çabasında,
Dolanır dururdu engin sularda.
Yalanı sevmem derken,
En büyüğünü kendine söylerdi
Mutluyum…
Eskiden yargıçlara, kadı derlerdi. Hukuk işlerini onlar yaparlardı…
Adamın birinin bir hukuki davası varmış. Gidip şehirdeki kadı efendiye anlatmış. Kadı efendi onu dinleyip “sen bu davayı kazanırsın ama bu iş için yüz tane sakallı şahit getirmen gerekiyor” demiş. “Var git sen o şahitleri bul getir, ben de senin bu işini kolayca hallederim” demiş.
sinema aşıklarının buluşma noktası
internet adresi kısaltma servisi
resimlerinizi yükleyin, internette paylaşın