Merhaba sevgili kalemşörler :)

Sistemsel bir hata nedeni ile dergide onaylanan yazılar silindi tarafımızdan yeniden sayfaya eklendi, yazı kayıpları yaşamamak adına gönderilen yazıları tek tek eklediğimiz halde gözümüzden kaçan bir durum olmaması için sizlerinde kendi yazılarınızı kontrol etmenizi isteyeceğiz. Bu arada yazı gönderen olduysa panele düşmemiş olabilir, dün ve bu gün içerisinde gönderim yapanların yeniden göndermesini rica ediyoruz

15 Nisan 2014
delidivane

-Asla yük değildi..-

Ve birgün sevmelere yanık; yanık' larda sevgiye ritim tutacak senfoni ararken;

Hiç duymadığım,daha önce hiç dinlemediğim ve bana çok yabanc..ı

10 Ekim 2012
masum Örnek

Uyanmalıydım günün erken saatlerinde

Sobayı tutuşturup odayı ısıtmalıydım

Yavaş yavaş yudumlamalıydım çayımı Radyoyu açmalıydım.

Eski şarkılardan biri çıkmalıydı karşıma

Bir Zeki Müren hatırası... Eşlik etmeliydim ona

22 Ağustos 2012
esra1997
Eğer öleceksem, uçurumdan düşeyim, öyle öleyim istiyorum. şu hayatta belki de en merak ettiğim şeydir. ne istiyorum, biliyorum.  ozzull kurgu #1  yüksek, ama çok yüksek bir uçurumun tepesindeyim. o kadar yüksek ki, bulutların da üstünde, hayatım boyunca kafamı kaldırıp özlemle baktığım yerde.. şimdi oradayım, az sonra öleceğim. kim bilir, belki yolun yarısında kalp krizinden bile gidebilirim, o heyecana katlanabilir miyim, bilemiyorum. tüm cesaretimi topluyorum. saatime bakıyorum. 5 dakika sonra zaten öleceğim. hiç olmazsa en büyük hayalimi gerçekleştirerek öleyim, değil mi? ne zaman öleceğimi öğrendiğimde, aklıma yapacak tonlarca şey gelmişti. ben buna karar vermiştim. evet karar veriyorum. atlayacağım. geri dönüp sevdiklerime elveda diyecek vaktim de kalmadı artık. zaten ‘sevdiklerim’ dediğim kim kaldı ki şu hayatta? hayatının sonuna gelmiş, bomboş bir insanım.3 dakika kaldı.korkuyorum.heyecanlıyım.tüm bedenimi sıkıyorum, ateş basıyor, terlemeye başlıyorum, bir adım atıyorum, ve bir tane daha. dibindeyim şimdi uçurumun. aşağıda kayalıklar var, o kadar yüksekteyim ki, kayaları zar zor seçebiliyorum. başımın neden dönmediğine anlam veremiyorum. aşağıya daha derin bakmaya çalışıyorum, az sonra ölümün olacağı yere bakıyorum. şimdi buradayım,yaşıyorum. az sonra orada ölmüş olacağım. her şey ne kadar basit… bir o kadar da anlamsız… tüm bunları düşünürken, sank varlığı belirsiz bir güç beni itiyor, zamanı geldi der gibi.korkuyorum.heyecanlıyım.düşüyorum.ama bu inanılmaz bir şey! rüzgarı sonuna kadar hissediyorum, o kadar şiddetli çarpıyor ki yüzüme, gözlerimi açmakta zorlanıyorum. zemine her saniye biraz daha yaklaşıyorum. kalbim de neler olduğuna anlam veremiyor olmalı, hayatımda bu kadar hızlı atmamıştı hiç. ben burada yaptığım şeyden en ufak bir pişmanlık bile duymazken, tüm organlarım sanki bana sövüyorlar gibi. gözlerim yaşarıyor, hiçbir şey düşünemiyorum artık. pantolonumda bir ıslaklık hissediyorum. acaba korkudan mı, mutluluktan mı altıma kaçırmıştım? bilmiyorum. düşünemiyorum. kayalara gittikçe yaklaşıyorum. ama bu kadar uzun sürmemesi gerekiyordu! ölümüme yarım dakikadan az kalmış olmalı. artık sona çok yaklaşmıştım. ama hiç bitsin istemiyordum, sonsuza kadar düşmek istiyordum. bu kadar haz veren başka hiçbir şeye şahit olmamıştım hayatım boyunca. az sonra bitecek olması ne kötü. beş veya altı saniye sonra kayalıklarda paramparça olmuş bedenim sessizce yatıyor olacak. bunu farkına vardığım zaman, tüm bedenimi bir korku kaplıyor, gözlerim kararmaya başlıyor, damarlarım patlayacak gibi sanki! o an tek bir şey geliyor aklıma, karım. yıllar önce böyle bir uçurumda intihar eden karım. onun yanına gittiğimi düşünüyorum sonra, gözlerimden iki damla yaş geliyor.sonra tarifi imkansız bir acıyla kayalara çarpıyorum, vücudumdan kırılan kemiklerin sesini duyuyorum. bilincim kayboluyor, ölmeme iki saniye kaldı. korkuyorum.heyecanlıyım.mutluyum.

Eğer öleceksem, uçurumdan düşeyim, öyle öleyim istiyorum. Şu hayatta belki de en merak ettiğim şeydir. Ne istiyorum, biliyorum. ozzull kurgu #1

Yüksek, ama çok yüksek bir uçurumun tepesindeyim. o kadar yüksek ki, bulutların da üstünde, hayatım boyunca kafamı kaldırıp özlemle baktığım yerde.. Şimdi oradayım, az sonra öleceğim. Kim bilir, belki yolun yarısında kalp krizinden bile gidebilirim, o heyecana katlanabilir miyim, bilemiyorum. Tüm cesaretimi topluyorum. Saatime bakıyorum. 5 dakika sonra zaten öleceğim. Hiç olmazsa en büyük hayalimi gerçekleştirerek öleyim, değil mi? ne zaman öleceğimi öğrendiğimde, aklıma yapacak tonlarca şey gelmişti. Ben buna karar vermiştim. Evet, karar veriyorum. Atlayacağım. Geri dönüp sevdiklerime elveda diyecek vaktim de kalmadı artık. Zaten ‘sevdiklerim’ dediğim kim kaldı ki şu hayatta? Hayatının sonuna gelmiş, bomboş bir insanım.3dakika kaldı. Korkuyorum. Heyecanlıyım.

17 Temmuz 2012
ozzull

Oysa günün birinde yalnızlık yoracak seni,

Günün birinde gururun iki büklüm olacak ve cesaretin kırılacak.

''Yalnızım'' diye haykıracaksın günün birinde.

Kendi ululuğun bile bir hayalet gibi korkutacak seni.

19 Aralık 2011
sade

Bakmasını bilene pek bir güzel bugün şehir. Gök masmavi; aylardır durmak bilmeyen yağmurun damlaları yerini güneşin ışıklarına bırakmış. Bir sürü ağaç var, hepsi de yemyeşil. Kimi eğmiş boynunu, kiminin başı dik! Tek bir yaprak kıpırdamıyor. Duyduğum tek ses uzaklardan gelen havlamalar. Arada bir sessizliğin huzurunu bozan birkaç çatlak ses…

15 Aralık 2011
the life

Etraf çok karanlık, neden bu saatte geldiğime bir anlam veremiyorum. Ölüm sessizliği var etrafta sanki.. Çıt sesi bile yok, sokak lambasının az da olsa ışığı yansıyor yüzüme. Habersizce geldim.. her zaman yaptığım gibi aynı nakarat, bu muyum ben sessizce gelip sessizce giden… Yol girdaplara giriyor hangi tarafa gideceğimi şaşırır vaziyetteyken;

07 Aralık 2011
delidivane

Benim güzel meleğim canım annem, senin sayende hayata gözlerimi açtım. İlk doğduğumda sudan çıkmış balık gibi çaresizdin derdin. Ben gözlerimi sende açtım anne babamda açtım küçüklüğümde yere düşdüğüm zaman ağlardım canım çok yanıyor derdim sende beni teselli ederdin ama şimdi büyüdüm ve acının en büyüğüyle karşılaştım. Artık sen ve babam yoksunuz.

04 Kasım 2011
ağlyan_gözler

Denilir ki;

Vefa, arkada bıraktığını, giderken bir hiçe terk ettiğini yabana atmamaktır..

Vefa, dostluğun asaletine, bir merhaba sonrası edilen sohbetin bal gibi tadına

Verilen sözlerin ,edilen vaatlerin kavline ve de

03 Kasım 2011
zuvay

Bu fani güzergahta, edebi olmaya layık ne kadar an ve saniyeler vardır aslında...

Yaşanmasını istemediğimiz dakikaların yanı sıra, bir okadar da ölümsüzleştirmek istediğimiz saniyeler...

04 Ekim 2011
aylin erdem
< Önceki123