Büyükada’nın yolları taştan, sen çıkardın beni beni baştan… Hmm, yok yok böyle değildi bu türkü ama olsun güzel oldu. Bayram ertesi hazır güneşte hala bizimleyken ve hala kemiklerimizi ısıtıyorken bir koşu varıp gelmek geldi içimizden… Nereye mi? E tabi ki Büyükada’ya mirim…

30 Eylül 2009
Serkan Aygören

Yalova / Esenköy’dü rotamızın adı. Çoğunuzun duyduğunu sanmıyorum. İstanbul’a denizden ulaşımı mümkün. Yaklaşık bir buçuk (01:30) saatlik bir mesafede… Nezih, sakin tam kafa dinlenecek bir yer. Ben de bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine oradaydım.

21 Temmuz 2009
delidivane

Ruhumda bir karmaşa her şey birbirine karıştı yine. Neler istiyorum neler: Garipçe köyüne gidip kahvaltı etmek denizi seyrederken o sakin masum köyde.

Sahilde uzun uzun yürümek Ortaköy, Kuru çeşme, Aşiyan... Bebek parkında kuşlara yem vermek istiyorum. Eskiden Arnavutköy’de sandalda bir balıkçımız vardı. Balıkçımız diyorum çünkü öyle hissederdik. Herkes ona efsane derdi, gerçek adı neydi bilmiyorum sormadım da… Öyle samimiydi ki ,karizmaydı sohbeti keyifliydi, yaşanmışlıkları çok olan biriydi.

04 Nisan 2009
emel serin
< Önceki1Sonraki >