Bir Konuşmaydı Geçmişi Yaşayan

Bir yabancı;
 
Yaşadıkların çok ağır anlayabiliyorum sana üzülme geçecek diyemiyorum çünkü biliyorum ki geçmeyecek,geçmiyor da.. Ona söyleyemediğin her şeyi yazıyorum demişsin, içinde bu kadar çok şey varken giderken neden dinlemedi seni? Dar ağacında ki bir mahkumun bile son isteği son sözleri dinlenir ve yerine getirilir. O seni dinlemeden daha yaşarken öldürmüş. Zor biliyorum hemde çok zor.. Gittiğini bilmek ama neden niçin gittiğini bilmemek çok zor.. Benimde gideli 5 sene oldu ama hala neden gittiğini tam olarak bilmiyorum ve bunu biliyorum ki hiç bir zaman da öğrenemeyeceğim. Çok güzel bir yeteneğin var yazabilmek. Yazabiliyorsun, keşke bende senin gibi acımı yazabilsem ama yazamıyorum işte yeteneğim yok. Ben yazamadığım için anlatmaya çalışıyorum, sen yazabildiğin için kimseye anlatamıyorsun..insan düştüğünde tekrar kalkmak için bir ele ihtiyaç duyar. İzin ver o düştüğün yerden birlikte kalkalım. Sana uzattığım bu eli geri çevirme ne olur...
 
Böyle bir yazının üstüne sustum ne diyeceğimi bilemedim sonra yazmaya başladım;
 
Geçmeyecek biliyorum. Ona söyleyemedikçe yazıyorum sanki ona anlatırmış gibi. Ona hiç okumayacağı mektuplar yazıyorum. Yazdıkça daha çok canım acıyor. İçimde o kadar çok şey var ki taşıyamıyorum. Öyle ağır ki içimdeki bu aşk öldürüyor beni. Giderken dinlemedi çünkü gidiyorum bile demedi bana. Bir gece bir kadın aradı ben onu çok seviyorum biz evleneceğiz bırak artık onu dedi. O gece sabaha kadar sigara yaktım arka arkaya kaç sigara içtim onu bile bilmiyorum. Ertesi gün adamdan bir mesaj geldi ''özür dilerim anlatmak istedim ama yapamadım çok iyi birisin'' sadece bu yazıyordu arayamadım neden diye soramadım sadece gözümden yaşlar aktı. Gitme diyemedim tek bir defa olsun seni seviyorum diyemedim. Söyleyemediğim yapamadığım o kadar çok şey var ki hepsi içimde kaldı. Kalkmak için bir ele ihtiyaç duymayalı o kadar zaman geçti ki bilemezsin. Hep kendi başıma ayağa kalktım. Tutamam kimsenin elini her insan çekip giderken benden göğsüm mezarsız ölülerle dolup taşmışken tutamam o eli...
 
bu cevabımın üzerine sustu yabancı. Niye bilmiyorum her gün baktım yazdı mı acaba diye. Ve sonra beklediğim o cevap geldi.
 
Yabancı;
 
Senden acının hepsini alamayacağımı biliyorum ama en azından birazını bana ver. Ben taşıyayım o yükün birazını. Destek olayım sana. Bir daha senin o gözlerinden yaş akmasın istiyorum çok mu şey istiyorum sanki? Diyeceksin ki ağladığımı nereden çıkardın. Bu acıyı çeken her insan ağlar, ki sen çok acı çekiyorsun.Bir ele ihtiyaç duymayalı çok zaman geçti demişsin. Bir kere olsun yardım almayı dene geri çevirme sana uzanan bu elleri..... Ben zaten o mezarsız ölülerden olamam merak etme. Çünkü ben zaten mezarsız bir ölüyüm..
 
Düşündüm önce ne cevap vermeliyim ölü bir adama diye. Ve yazmaya başladım ölü bir adam ölü bir kadını nasıl diriltecek diyerek ve gözümden yaşlar akarak;
 
Verilebilecek olsa çoktan bir kenara atardım o acıyı. Sanki bir parçam olmuş bu acı, silinmiyor bir kenara atılmıyor. Yük değil ki bu acı bana. Evet beni her gün her saniye öldürüyor ama bir yük değil. Bir gün birileri unutturacak belki bu acıyı belki de hiç kimse unutturamayacak. Gözlerimdeki o yaşlar ben istemesem de dökülüyor. Benden habersiz ona ağlıyor gözlerim, onsuzluğa ağlıyor. Yüreğim kan ağlıyor, gözlerimden yaş akmış çok mu ki? Evet bu acıyı çeken her insan ağlar, ben çok sevmişim o adamı; o kadar çok ki yanımda olmadığı her saniye kül oluyorum ben. Bir el uzansa da bana tutmaya ne gücüm ne cesaretim var çünkü; o adam da böyle geldi bana. ömrü boyunca her düştüğümde beni kaldıracağını söyledi. Şimdi düştüm öyle bir düştüm ki nefes almaya mecalim yok peki o nerede ? Söz vermişti bana, elimden tutacak, ağladığımda yaşlarımı silecek acılarıma merhem olacaktı. Bunları söyledi ve şimdi en büyük acım oldu benim.öyle bir yara bıraktı ki bana kanı durmuyor kabuk bağlamıyor.ben zaten mezarsız bir ölüyüm demişsin yetmez mi mezarsız ölülerim bana. İçime sığmıyor bu cenazeler bu ölü ruhlar sende mi onlardan olacaksın ? Madem bir ölüsün nasıl tutacaksın elimden bana nasıl hayat vereceksin? Öyle bir acıda boğuluyorum ki hiçbir el yardım edemez bana. Bugün bir arkadaşımın onunla adaş olduğunu öğrendim. Adını söyleyemedim çocuğa dakikalarca kıvrandım. O adı söylerken boğazım parçalandı soluğum kesildi. Adı bile beni tekrar tekrar öldürmeye yeterken söyle bana nasıl atayım bu acıyı içimden. dün bir yıl oldu onsuz geçen bir yıl saatlerce hıçkıra hıçkıra ağladım, göz yaşlarımı silmek için kolumu dahi kaldıramadım. İçimde fırtınalar koptu taş üstünde taş kalmadı. Bu acımı dinecek ? Nasıl bu kadar sevdim ben o adamı, nasıl böyle içime işlemiş ki ilaç diye verilen o zaman bile fayda etmedi. Dermansız dert olmaz derler ama bu derdin dermanı yok. Ne ilacı var ne de bir sonu. Ölüyorum ben bayım hayata döndürebilecek bir şey var mı ?
  
 Bu cevabı yazdığım o gün bir yabancıya ölüyorum dediğimi fark ettim. Yazdıklarımla o yabancıyı da öldürdüm mü bilmiyorum. 
 
 
 
 
 
Nemesis
Nemesis
02 Haziran 2016
Bu yazarın ‘Haklı Değildin...’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Okur Yorumları

üye olun, siz de katılın