Soguk Güneş - Bölüm 4

İlk gördüğüm kişi belediye çöpçüsü ya da temizlik görevlisiydi. Üzerinde turuncu tulumdan bozma mesleğine uygun bir kıyafet, ağzında yüksek ihtimalle hemen yanıp bitmeyen bir sigarayla işini yaparken beni fark etti. O an göz göze geldik; bana “Ne işin var burada?”  der gibi bakıyordu. Ya da en kötü ihtimalle bana öyle gelmişti. Sigarasını yere attıktan sonra, üzerine bastı ve elindeki tenekeden bozma saplı faraşa veya küreğe süpürdü ve gitti. Bense kendimi sorgulamaya başlamıştım, çöpçü oradan giderken... Kimdim ben ve burada ne işim vardı? Peki ya o ne yapıyordu şimdi? Benim ki de soru mu şimdi? Yumuşacık yatağında mışıl mışıl yatıyordu elbette.
Bu karmaşık düşüncelerimi karşıdan geçmekte olan gevrekçinin sesi (yani simitçinin) kesmişti. Sadece kesmekle kalsa iyi; bir de o muhteşem sıcak hamur kokusu… İşte bu nefis kokuya sabah saatinde kolay kolay kimsenin hayır diyebileceğini sanmıyorum. Tabi ki bende duramadım ve seslendim tam gevrekçi çocuk yanıma gelirken gayri ihtiyari elimi cebime attım. Kahretsin cüzdanım yoktu, kesin evde öteki pantolonumun cebinde kalmıştı. “Neyse, tamam sağol cüzdan evde kalmış.” dedim. “Al ağabey canın sağ olsun, karnın aç herhal… Ben de çok aç yattım, buralarda…”  dedi ve gözlerime acıyarak bakarken. Sonra da elime gevreği tutuşturdu ve gitti. İlk kez kendimi zavallıymışım gibi hissetmiştim.

Hava soğuk olmasına rağmen gevrek sıcacıktı. Hem ellerimi ısıtmıştı bu gevrek hem de midemi. Hatta yüreğimi bile ısıttı diyebilirim. Daha geç olmadan da eve gidip cüzdanımı almaya karar verdim. Kendime bunu itiraf etmesem de eve gidip sıcacık bir demlik çay demleyip iki börek, bir boyoz, bir de gevrek almak ve de günlük gazetelerin macun kokusunu içime çekmek istiyordum. Tabi ki bu eski püskü kıyafetlerden de bir an önce kurtulmalıydım, hatta hafif hafif kaşınmaya mı başlamıştım ne? Birkaç sokak ötedeki evimizin olduğu binanın önüne geldim ve anahtarımı çıkarmak için elimi cebime attım. Korktuğum başıma gelmişti, anahtarı evde unutmuştum. Sabah sabah kapıcıyı rahatsız etmemek, birazda sorgu suale tutulmamak için komşunun ziline bastım. Üst komşumuzun iki çocuğu vardı. Okul saati olduğu için uyanmış olduğunu düşünmüştüm. O sırada kameralı intelkom cihazında yüzümü gören komşum, sakaldan tanıyamadığından olsa gerek “Hadi be oradan…” deyip yüzüme kapattı ve kapıyı da açmadı. Alt komşumun ziline bastım benzer bir şekilde “Allah versin” deyip kapattı.Tam bu sırada gözüme bir yazı ilişti. Dış kapımızdaki yazı aynen şöyleydi: “Dilenci ve pazarlamacıların girmesi yasaktır!” Bu yazıyı eve geç saatlerde geldiğim için hiç görmemiştim ve işin komik tarafı kendi yaşadığım yere şu an giremiyordum. Bu sırada kapıcımız elinde sepetiyle omzuma dokundu “Siz miydiniz beyefendi?” deyip kapıyı açtı. Asansöre bindiğimde binanın çok sıcak olması beni mutlu etmişti  Ya da bana öyle gelmişti bilemiyorum. Aynaya baktığımda ise bu yüzün bana mı yoksa mimar BEY 'e mi ait olduğunu anlamaya çalışıyordum. Sahi ben kimdim? Üstümdeki kürkü çıkarınca kime dönüyordum? Belki de bu sorunun cevabı çok yakınımdaydı…
(Devamı soğuk güneş 5 'te)

Default Avatar
mesuturka2
13 Ekim 2008
Bu yazarın ‘Soguk Güneş - Bölüm 2’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Okur Yorumları

Nebula - 13 Ekim 2008 18:11
Nebula
Bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum... 5 bir an önce gelsin.
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
mesuturka2 - 13 Ekim 2008 23:02
Default Avatar
serkan BEY yine mükemmel bir resimle süslemişsiniz yazımı renklendirmişsiniz sağolun vermek istediğim ruh halini çok güzel anlatıyorsunuz elinize sağlık .Nebula kardeş yazılarıma verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ediyorum...
kskmst
aysunturko - 13 Ekim 2008 23:09
Default Avatar
MİMAR BEY,MÜHENHİS HNM....ASIL OLAN İÇİMİZDEKİ BENLİK VE ONUNLA NE KADAR TANINABİLDİMİZ...DEVAMINI BENDE SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM SEVGİLİ MESTURKA(Bu sefer doğru yazdım)
mesuturka2 - 13 Ekim 2008 23:35
Default Avatar
Valla Aysun hanım ben elimden geldiği kadar bişeyler yazmaya çalışıyorum belkide bubenim içimdeki sesi dişa vurmak için bir kapıdır bu kapının ardında birilerinin beni duyması çok hoşuma gidiyor gerçekten beni çok mahçup ediyosunuz herkeze çok teşekkür ediyorum SAYGILAR
kskmst
Nebula - 14 Ekim 2008 19:06
Nebula
Ne demek. Beğenmesem destek vermem zaten:). Sadece Serkan Bey'den biraz daha hız rica ediyorum
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
Nebula - 14 Ekim 2008 19:07
Nebula
Yorumlar fazla kaçtı ya.

:P
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
mesuturka2 - 14 Ekim 2008 19:35
Default Avatar
:) sağolasın nebula....yazılarımı okuma nezaketinizden dolayı ...
kskmst
Nebula - 14 Ekim 2008 19:37
Nebula
Ne demek. Birileri yazsın yeter ki. Bu aralar yazmak istediğim o kadar çok şey var ki aralarında boğuluyorum. Birilerinin kendini ifade edebildiğini görmek müthiş bir huzur veriyor.
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
mesuturka2 - 14 Ekim 2008 20:16
Default Avatar
valla şimdi kendimi yazar falan zannetcem ....yok yok öyle bir saçmalık yapma hadsizliğine düşmem daha imla kurallarını bile tam olarak uygulayamıyorum...
kskmst
Serkan Aygören - 15 Ekim 2008 13:30
Serkan Aygören
Rica ederim mesuturka yazılara eklediğim fotoğraf ve resimlerle ilgili olarak.
Ayrıca belirtmek isterim, resim/fotoğraf'lara tıkladığınızda eser sahibinin sayfasına ulaşacaksınız.
Ayrıca eser sahiplerine beğendiğinizi (türkçe/İngilizce farketmiyor) iletirseniz onları da mutlu edersiniz.
Kaldı ki ben hepsine tek tek yazıyorum :) Yorumlarımı görebilirsiniz orada. Çalışmalarını nasıl bir sitede, nasıl bir yazıda kullandığımı tek tek yazıyorum her seferinde :)
Eee emeğe saygı pek gösterilmiyor internet ortamında malum...
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
Nebula - 15 Ekim 2008 16:17
Nebula
13. bölümün sonunda fotoğraflarınızı bekliyorum -istiyorum:)
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
mesuturka2 - 15 Ekim 2008 20:38
Default Avatar
Mustafa haydar beye resmini bu yazıda kullandırma nezaketinde bulunduğu için sonsuz sevgiler gmail adresinede bu konudaki teşekkürlerimi sundum...Serkan Bey ede ayrıca teşekkür ederim
kskmst
mesuturka2 - 15 Ekim 2008 20:40
Default Avatar
13, bölüme kadar ölmez sağ kalırsak o da olur inşallah...burdan aşkıma sesleniyorum; bana bişey olursa bu öyküyü devam ettir lütfen...
kskmst
Nebula - 15 Ekim 2008 21:10
Nebula
Noluyoruz ya? Hayat güzel canım kim nereye gidiyor?
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
Nebula - 15 Ekim 2008 21:13
Nebula
Bu arada bu "Hayat güzel" lafını benden öyle kolay kolay duyamazsınız. Çok mutluyum da:D
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.