Bir türkü vardır “gurbete giden döner mi dönmez mi bilinmez” diye.
İşte bu günlerde o türkünün anlam taşıdığı günler, gurbette her şey gelebilir bir insanın başına.
Mesela sarhoşlarla uğraşabilirsin ya da ekmek peşinde koşarken içindeki saf Anadolu çocuğunu kaybedebilirsin. Birileri kimin kimsen yok diye sana zorla bir şeyler yaptırabilir. Ekmek parası kazanacağım diye bilmediğin bir yola, karanlık yollara düşme ihtimalin çok yüksek. Geri dönüşü olmayan içinde ki saflığı bitiren bir yol.
Ne umuyordum ne buldum diyebilirsin çoğu kez. Çoğu kez ana hasreti çekersin memleketini, köyünü, tarlanı özlersin, annenin sıcacık çorbasını özlersin. Üşüdüğünde üstünü örtecek kardeşini özlersin. Yüreğin kan ağlar, için içini yer, benliğini kemirir bu gurbet eller, çoğu kez herkesten uzak bir köşede sessizce oturur ağlarsın. Gözyaşın sel olur akar ama gözyaşını silecek kimse yoktur etrafında.
O zamanda aklına dostların gelir. Gurbette dostunda yoktur herkes yabancıdır sana, iyilikle yaklaşır kötülükle devam eder sana dost olmaya çalışanlar. Ama yinede dimdik ayakta durmalısın seni bekleyen bir annen bir baban kardeşlerin dostların vardır. En önemlisi seni bekleyen bir nişanlın vardır. Ona kavuşma umudu… Bu umut seni ayakta tutar yeniden savaşırsın hayatla, dimdik ayakta durmanı sağlar.