Herkesin Kıyameti Öldüğü Gün Başlar

Ölmek böyle bir şeydi işte birileri gelir ölünle karşılaşır, polis aranır savcı gelir nasıl ölüp gittiğini bilmek ister. Şüpheye düşerse otopsi ister, ölmüşsün artık hissetmezsin etrafındaki olanları. Nasıl bir tabutun içinde olduğunu nasıl o arabaya bir canlıyı koyduklarını sorgulamazsın... Dışardan meraklı gözler inanmak istemez öldüğüne...

Sen o arabanın içinde edebi yolculuğuna çıkarken arkanda bıraktığın soru işaretlerini seni tanıyanlar cevaplar... “ İyi kadındı kimseye zararı yoktu, yazık oldu kimsesi yok, nasıl ölmüş doktor ne diyor? ” Sen giderken arkanda bıraktığın bir sürü cevaplanacak soru bırakırsın ne kadar tanınmış bilinmiş olsan bile soru işaretleri kalır işte... Ne kadar nalıkdı her şey insan daha iyi anlıyordu... Ölüm haberinin nasıl hızlı yayıldığını şimdi daha iyi anlıyordu, kötü haberin nasıl tez ulaşıldığına, gözleriyle görüyordu yaşıyordu, bu anı şahitlik ediyordu... Ölmüştü ya, gerçekten bir şey hissetmiyor muydu? O tabutun içine koyulduğunun ve soğuk bir mermerin üzerinde sabaha kadar beklemenin çaresizliğini anlamayacak mıydı? Gerçekten ölmüş müydü? ÖLDÜ... ÖLÜM... ÖLÜ... Artık yabancı bir kelime olmaktan çıkmıştı onun için.''

Tabut cenaze arabasına konulurken bunları düşünmüştüm. O küçücük cenaze arabasına nasıl koyarlardı bir insanı aklım hala almıyordu dışardan ne kadar da ürkütücü kan dondurucu acı bir gerçekti... Bir gün ölürsün öldürülürsün sebep ne olursa olsun ve bir gün gelir o arabaya konulur gidersin... Ölmek buydu işte bir daha olmamaktı başka ağızlarda isminin tekrarlanmamasıydı elle tutulur gözle görülür seni ne biri görür nede tutabilirdi... Yoktun işte yok oluyordun ölmeden önce yaşadığın her andan her yaşanmışlıktan silinip gidiyordun hayatına artık nokta koyuyordun bir daha devamına yazı yazılmıcak bir nokta bu...

Annemin uzaktan cenaze arabasına isteksiz bakışına şahitlik ettim. Sevmezdi annem ölümleri kendi annesini gencecik kaybettiği günden beri ölümü cenaze arabalarını sevmez ve o sert kadın yufka yürekli dokunsan ağlayacak biri olurdu şefkatini daha bir yürekten hissederdin. Ardı ardına sigara yakıp durdu bütün gece kaybetmenin ne demek olduğunu bir kez daha yaşamıştı annem geçmişte bir yerlerde izi kalmış bir acıyı hatırlatmıştı bu ölüm ona... Apansız aniden hiç beklenmedik bir anda gelen bu ölüm haberi onu eski bir zamana götürdü orada takılıp kaldı aklı saatlerce sigarasını içine çekerken kim bilir neleri yaktı içinde bilemedim sadece uzaktan şahidi oldum sessizce.

Bundan bir ay önce bir arkadaşım babasını kaybetmişti ölümüne artık babasının olmayacak olmasına alışmış gibiydi. Ne zaman görsem takılırdık bir birimize ve yüzünde hep bir tebessüm olurdu kimse inanmazdı babasının öldüğüne...

“Alışmak”

“Alışabilmek”

“Alışmaya çalışmak”

Böyle bir şeydi demek ki birileri hayatınıza girer nasıl sizinle birlikte olduğunuza “alışırsanız” yanınızdan dünyadan göçüp gittiğine de “alışırsınız.” Acısı hep bir yerlerde durur ateşi, zamanla söner ama hep kıvılcım halinle yanar durur ve o kıvılcımı yakmaya bir söz, eski bir hatıra, yakında yaşanılan bir ölüm yeterdi.

Şimdi dudaklarımda bir şarkı “dünyada ölümden başkası yalan” diyor sözleri... Dünya yalan ama ölüm gerçek görmezden geldiğimiz gün gelir bizi de bulur dediğimiz ama içten içe biraz korktuğumuz bir gerçek...

sessiz...
sessiz...
24 Ekim 2009
Bu yazarın ‘İstanbul, Yalnızlık ve Bir Minik Tebessüm...’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Bu Yazıyı Beğenenler

Default Avatar
sessiz...
theguray

Okur Yorumları

rahmi - 24 Ekim 2009 15:46
Default Avatar
doğmak ve ölmek hali Allahı değişmez bir hukukudur ve ayetle tespitlidir her canlı ölümü tadacaktır ayeti bunu ifade ediyor.

Allah insanı yaratı ve sora bu insanı bu dünyaya bir vesile ile gönderdi ve burada doğup burada yaşayıp ve gene burada ölmekteyiz.

bu dünya hayatımız bir kanun üzerine kuruludur, onu öğrenmek her insanın temel görevidir bunu kuran da görüyoruz. yani islam dini demek bir dünya hayatını yaşama kanunudur insalar ister bunun üzerinde çalışırlar ve bunu öğrenip onun üzerinde yaşarlar.eğer isterlerse kendi mantıklarını kendilerine kanun ve din yapıp onları yaşarlar.çünkü din eşit kanun demektir bunu bilelim.

onun için bu dünyada her şey Allahın hukukuna dayanır ki, bu kendi mantıklarımızla yaptıklarımız, geçerlimi yoksa batılmıdır,bunun özünüde gene bu kurandan anlarız. ve hesalarımızı ona göre yapmalız derim .

ve bizler bu kendi mantığımızı bir tarafa bırakmalız derim, çünkü bu mantığımız yüzünden neler çektik neler daha de çekeceğimiz hiç belli değildir mesala beş bin senelik insantarihimiz beş bin harple doludur.

aynen kıyma makinesi gibi bir bahane bulup hep bir birlerimizi kıyıp durmuşuz işte bu ölüm hali bu makinemizin durması ve bu yaptıklarımızın hesabını vermek için açılan yeni bir alemin yeni bir dünyanın kapısıdır, ve kıyamete kadarda bu bekleme yerinde beklemeye alınmış durumdayız. ve burasıda böyle bir alem ve böyle bir ortamdır olduğu kurandan anlaşılyor ve bu sözümüz yoruma açıktır.


ve gün gelir her insan bu dünya hayatının hesabını bu kurana göre bu yüce divanda Allaha verir, kul hakları, hayvan hakları, Allahın ilahlık hakları, her insandan alınır ve her insan hak ettiği makamına gider. ve ölümsüz olan bu yeni bir alemde sonsuza kadar hepimiz oradayız. çünkü bu dünyaya geldik bir kere olay budur.

doğarken ağlayıp doğduk, gülenler hep divanedir, gelen bilmez giden gelmez, bu dünya bir misafir hanedir. demiş bir şairimiz.

işte her insan bu dünyada Allahın bir fisafiridir her misafirde ev sahibinin kurallarına uymak zorundadır. çünkü kendi kuralları orada geçersizdir bilmem bu durumu anlatabildimi.

Allah sağ olanlara sağlıklı uzun ömürler versin ölenlerimize de onun sonsuz affına sığınarak hak ettiklerini versin deriz. ve baki selamlar.
demlikbau - 24 Ekim 2009 18:48
demlikbau
sevgili sessiz ölümü sanki yaşayarak anlatmışsın. yazıyı okurken kendimi o mezarda hisettim. ve çevremdeki insanları gözümün önüne getirdim. annemin feryatları, arkadaşlarımın gençliğine doyamadan gitti diyişi, o direk gibi sapa sağlam ayakta duran babamın çaresizliği geldi gözümün önüne. kendimi öldüm sandım. aslında ben burdayım diye haykırı vermek istedim, daha ölmedim, yaşıyorum diyesim geldi. sonradan uyandım ben dha ölmedim. ölüm kelimesinin aslında ne kadar korkutucu olduğunu anımsadım. çevremdeki insanların, sevdiğim insanların, ailemin değerini bir kez daha anladım. teşekkür ederim güzel yazın için. ellerine sağlık..
bir bakarsın düşündeyim!!!
theguray - 24 Ekim 2009 19:02
theguray
Dost yitimi gibiydi yazin klavyene saglik...Umarim gec yasarsin olumleri...
www.gurayyalincak.com
sessiz... - 24 Ekim 2009 19:34
sessiz...
Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
Demek günah işleten de sensin bana:
Öyleyse nedir o cennet cehennem?...

Ömer Hayyam

Ne güzel söylemiş Ömer Hayyam...

Ölüm gerçeğini hep görmezden geliriz sanki bize hiç gelip uğramıcakmış gibi yaşarız hayat denen bu renkli sınavı...Ama her yolculuğun bir sonu var.Hayatta her şeyin bir sonu var bunu bilerek yaşamalıyız...Bu dünyevi meseleleri fazla büyütmeden bir birimizi kırıp inciltmen geçirelim bu emanet ömrümüzü...

Sevgiyle kalın dostlar.Yorumlarınız için teşekkür ederim.
Melek KVRZL.
delidivane - 24 Ekim 2009 19:47
delidivane
Dünya yalan, Ölüm gerçek...
www.siirlerle.com
theguray - 24 Ekim 2009 19:50
theguray
yalanin icinde gercek yasanir mi? cikarsama yapalim ozaman : dunya da gercek:)
www.gurayyalincak.com
theguray - 24 Ekim 2009 20:02
theguray
Ama durunnnnnnbir klavye yazim sureci lutfen...Her yalnda bir gercekte ok mudur? eee vardir degil mi?.... Haydaaa! sorular zorlasiyor ....
www.gurayyalincak.com
delidivane - 24 Ekim 2009 23:10
delidivane
zor soru biraz şeyy ben telefon hakkımı kullansam :)))
www.siirlerle.com
lyra7 - 25 Ekim 2009 04:09
Default Avatar
yalanın içindede gerçek var elbette . aslında doğru ve yanlış göreceli kavramlardır.
kime göre doğru,
kime göre yanlış
bu pencereden baktığımızda kişinin bize göre yalan, dediğimiz unsurun gerçekliğinde yaşadığını görürüz.
yani herşey kişinin seçimi ile ilgili.
D.T
rahmi - 26 Ekim 2009 11:49
Default Avatar
yanlış anlaşılmasın biz burada din dersi vermeye kalkmadık çünkü her insanın dini kendinedir bu adalet te Allahın hükmüdür. biz sadece burada bir ölüm hali konusu açılınca bu konuda bende bir şeyler söylemek istedim. ve bu konuda kurandan bazı örnekler verdim ve onu paylaştım mesele budur derim.

ve gene kurandan anlaşılıyor ki Allahın emri üzerinden şeytan insana itaat etmeyince o zaman şeytan Allaha itaat etmemiş oldu ve cezalandı, bunun üzerine şeytanda ömer hayyam misali beni azdıran sensin bu cennet ve cehennem niye dedi ama bu şeytanın cezasını silmedi.

mesela ömer hayyamda birilerine bir takım kötü işler yapmış olsa oda Allaha şeytan gibi beni azdıran sensin derse ve bu cennet ve cehennemde neyin nesi diyorsa, mesela onun kötülük yaptığı kişide, Allahım onu cezasız bırakma diyor. çünkü bu kainatta hak vardır bunları öğrenmeden ve bu hakka tabi olmadan insan değil hayvan kadar dahi olamayız adalatide vardır ve hiç bir şey başı boş değildir.

mesela bakalım birimize birileri bir kötülük yapsın o zaman bizler onlar için boş ver olur böyle şeyler diyormuyuz bunu bir görelim, ama onlar hemen adalete koşarlar ve orada da cennet ve cehennem vardır bunu kimse yok edemez onun için (doğru ve yanlış göreceli kavramdır) diyerek hak ve adaleti yok sayamayız çünkü adalet hakkın temsilcisidir ve orada hak vardır.

hani iğneyi kendine sonra çuvaldızı başkalarına batır benzetmesidir, işte hakkı inkar edenler için bu cehennemde neyin nesi diyenler için Allah bu kuranda sizler
nereye gidiyorsunuz diyor ve uyarıyor.

ama kimsenin buna pek aldırış ettiğide görülmüyor, mesela buna ömer hayyam dahi aldırış etmemiş olduğu açıktır çünkü oda bu cennet ve cehennem niye diyor ve onu kendine örnek yapanlar olmuşsa buda onların bileceği bir iştir.

mademki adalet yok sayılıyor, doğru ve yanlış görecelidir. deniyorsa o halde kendi düşenler ağlamaz derler artık nediyelim.

not: (insan ölmez ölen tendir.) diyen yunus emredir. onun için biz insanlarda zaten sonsuzluk aleminden geldik ve gene oraya döneceğiz,o halde bizde ki bu ölüm korkusu niye. önemli olan bu korkumuzu yenmektir, bu dünyada doğmak güzeldir ölmek insana nedense zor gelir halbuki bu ölüm ile rabbimize döneceğiz buna inansakda inanmasakda böyle olacak diyen Allahtır. bunu kuran gösteriyor derim.
delidivane - 26 Ekim 2009 12:05
delidivane
Sevgili Rahmi Bey

Kendi adıma sizin yorumlarınızdan büyük bir feyiz alıyorum ve din dersi olarak algılamıyorum haktan bahseden herkesin başım gözüm üstünde yeri vardır.Ayrıca kafanıza göre değilde ayeti kerimelerle cevap vermenizde çok daha güvenilir olduğundan bunun için size teşekkür ediyorum.
www.siirlerle.com
muratmoon - 26 Ekim 2009 13:25
muratmoon
Neredeyse ölmek için can atacaksınız :D

Dünya yaşıyor da sanırım bazılarımız yaşarken ölmüş ki yaşadığını hissedemiyor :D
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
lyra7 - 26 Ekim 2009 13:38
Default Avatar
RAHMİ bey yaşınıza, kendinize göre bilginize, vede sadece sizi tatmin edebilecek din bilginize saygı duyuyorum.
sizi asla vede asla (severiz yaradılmışı yaratandan ötürü) babında incitmek istemem.
ama ;
bilgiyi eksik bilginizle çarpıtırsanızki bunu bir çok kez yaptınız o zaman banada cevap hakkı doğar.
"evet yalan tıpkı güzellik vede çirkinlik gibi göreceli kavramdır."
çok kısaca belirticem, bu yaşamda herşey imtihanlarla öğrenilir velev'ki bir insan başkasının yaşadıklarından ders alsın ve o yanlışı yapmasın. o zaman o konuda imtihan yok ama bunu ALLAH'ın verdiği üç değerli hazine ile yani; AKIL,MANTIK,ŞUUR; AKLINLA DÜŞÜN ,MANTIK TERAZİNE VUR, BULDUĞUN DOĞRU YOLDA ŞUUR İLE YÜRÜ. bunu başaramayanlar maalesef yaşayarak öğrenme programında imtihanları her öğrenemediklerinde zorlaşarak önlerine çıkacaktır.
yalan konusuna gelince, dünyada her çeşit karakterde varlık var siz,ben,her birimiz farklı karakterlerdeyiz.
yalan' ın kötülüğünü öğrenememiş varlıklar deneyimleyerek ,yani yaşayarak öğrenecekler. bu her sapkın karakter unsuru için geçerli işte o yüzden

"yalan göreceli kavramdır" derken o henüz yalan söyleyerek kendini kurtarma çabasında olan varlık böyle yaşayamacağını imtihanı ile öğrenecek vede yalan yüzünden çektiği acı ile yalan söylemekten vazgeçecek.imtihanlar bizi, bize tanıtmak içindir.
ALLAH hiç bir şeyi eksik yada yanlış yaratmaz, biz insanlar dünya boyutuna sıfır frekans ile doğduğumuzda geldiğimiz allah boyutu bilgilerini hatırlamayız dünyaya geliş sebebimiz (sizin diliniz ile yazayım) gerçek MÜMİN yani İNSAN olabilmek içindir. (MÜMİN kelimesinin karşılığı arapçada İNSAN demektir).

üstelik ÖMER HAYYAM gibi bilgide kendini vede toplumun sınırlarını aşmış bir zata sözlerini anlamayarak o anlamlı sözleri ile yargılamak bilgi eksiği demektir.

KURAN bilgisi vermenize gelince lütfen böyle bir iddiada bulunmayın yorumlarınızdaki bilgiler kulaktan dolma yılların sizde okuyarak değil ama toplumda sohbetlerde anlatılan bilgi den öteye gitmiyor. yuvarlak kelimelerle dini bilgiisini anlattığınızı söylüyorsunuz gerçekten bunu yapmak istiyorsanız kurandan ayet, sayfa hüccesi vede açıklaması ile yazmalısınız bakın sizin yazdıklarınızdan feyz aldığını söyleyen genç arkadaşlarımız var. bilirsiniz kuranda yeri önemlidir eğer özellikle KURAN bilgisini eksik yada yanlış bir başkasına anlatırsanız o yanlış bilgiden feyz alma çabasındaki tüm insanların günahını yüklenirsiniz. eminim bunu biliyorsunuzdur. ama bir büyük olarak bilginizi benim bildiğim budur diyerek aktarabilirsiniz ama sakın kuran bilgisi diyerek yuvarlak kelimelerle bilgi verdiğiniz savunmayın lütfen.
son bir söz:
" Değişim çağında öğrenenler dünyayı ele geçirecekler,
Herşeyi bilenler ise artık varolmayan bir dünyaya ait bilgileri ile başbaşa kalacaklar"
sözün sahibi: N.L.P kitabı yazarı: Eric Hoffer.

daha doğrusu herşeyi bildiğini sananlar.
D.T
muratmoon - 26 Ekim 2009 13:51
muratmoon
Tüm dinlerin ortak amacı insanları daha iyi bir insan yapmak olduğu halde ne yazık ki din uğruna yapılanların çoğu dinin özüne aykırı. Dini kendine araç edenler dini öyle bir hale getirdiler ki insanlar kulaktan duyma kural ve detayların içinde dinin özünü kavrayamıyorlar.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
lyra7 - 26 Ekim 2009 13:59
Default Avatar
sözlerinin sonuna kadar haklısın çok teşekkürler muratmoon. keşke tembelliğimizden sıyrılıp yatak odalarında başucumuzda bekletip te okumaktan acze düştüğümüz kitabımızı okuma vede anlama zahmetine girebilsek.
işte o zaman birilerinin sözü ile sürü olmaktan çıkıp kendi, kendimizin hem koyunu hem çobanı olma hasletine kavuşucaz.
D.T
muratmoon - 26 Ekim 2009 14:26
muratmoon
Sadece okumak yetmez okurken düşünmekte gerekiyor. En büyük sorunumuz da bu zaten, bizim insanımız düşünmeyi sevmiyor, birisi onlar için düşünsün onları idare etsin istiyorlar.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
delişey - 26 Ekim 2009 14:34
delişey
nasıl ki herbirimiz Allahın yanında özel bir yere sahipsek, bizim de Allahı ve dini kavrayışımız, ayrıca dünyayı anlayışımız tek başımıza ve bize özel olacaktır.


ilmine ışığına yakın hissettiğimiz yol göstericiler de olmalıdır, insan her şeyi bilerek doğmaz lakin öğrenme yolu her daim açıktır.

tek doğruyu bulmak değil bir doğruya ulaşmak ise ışığın ta kendisidir...
( İnsandır, insanın zehrini alan...)
lyra7 - 26 Ekim 2009 15:56
Default Avatar
evet murat sorunumuz bu doğru delişeyede katılıyorum ama cümleyi naçizane biraz tamamlayarak." İNSAN doğarken eski bilgileri hücrelerinde kayıtlı olarak doğar " dünyada yaptığımız ise o sahip olduğumuz bilgiyi hatırlamak için gösterdiğimiz çabadır.
MEVLANA " ey TANRI'yı ARAYAN ARADIĞIN SEN,sin demiş.

ALLAH hakkında ne hatırladığınızı bilmek istiyorsanız ZİHNİNİZE bakın.
ALLAH hakkında ne hissettiğinizi bilmek istiyorsanız BEDENİNİZE bakın
ALLAH hakkında ne bildiğinizi bilmek istiyorsanız RUHUNUZA bakın....

yani muratın dediği gibi sadece okumak yetmiyor okuduğunu anlamak için düşünmekde gerek.
ve tek doğru ALLAH' ın yarattığı tüm evrenlerde geçerli olan tek doğrudur. çünki bilginin geldiği yer TEK,tir.
D.T
delişey - 26 Ekim 2009 16:08
delişey
Lyram "İNSAN doğarken eski bilgileri hücrelerinde kayıtlı olarak doğar "

açıkçası bunu bilmiyordum. benim hücrelerimde kayıtlı bişi yok sanırım ama sayende bir bilgi daha kattım bünyeme :))


amannn ben deliyim zaten doğduğum ve kendimi anlamaya başladığımdan bu yana ne ben anlaşılabildim ne de ben anlayabildim insanları:))) boşverdimmm gittim:))
( İnsandır, insanın zehrini alan...)
delidivane - 26 Ekim 2009 17:55
delidivane
Neyin çarpıtıldığını öğrenebilir miyim?
www.siirlerle.com
lyra7 - 26 Ekim 2009 18:22
Default Avatar
:=) . delişeyim canım ,çok basit bir örnek vericem daha fazlasını öğrenmek istersen kaynak bilgiyi gösteririm kalanı senin bileceğin şey.
örnek: Herhangi bir konu yani yaşamınız içerisinde ilgilenme gereği vede fırsatı bulamadığınız bir konu hakkında bir gün birileri ile konuşurken fikir yürütüverdiğinizi fark edersiniz bilnçsizce ,
ve doğru fikir yürüttüğünüzü o konu hakkındaki bilgi sahibi olan kişiler evet derler bu doğru kendi, kendinizle kaldığınız zaman farkedersiniz ben bu konu hakkında bir şey okumadım, eğitim görmedim, ama bu konu hakkındaki bilgi sahibi kişilerin yanında fikir teatisinde bulundum
ve onlarda kabul ettidoğru dediler. işte kendinize şaşırdığınız bilgi sizin önceki yaşamlardan hücre kaydı yaptığınız o bilgidir.

hücrelerimiz bedeni ayakta tutmaya yaramanın dışında tam bir kompitur gibi görev yaparlar.

ve bu hücre kayıtları DNA sarmalından yönlendirilir. bu bilgi kabaca bir bilgidir dahasını merak ederseniz okumak zorundasınız dostlar.
bilgi ancak kendi emek ve çabanızla elde ettiğinizde sizde kalır.
emanet alınan bilgi kırıntısı insana pekde fayda sağlamaz. ışık ve sevgiyle kalın.
D.T
rahmi - 26 Ekim 2009 22:01
Default Avatar
sayın deli divane: öteki arkadaşların merak ettikleri cevabını sonra daha geniş veririz inşaAllah. önce şunu belirtelimki, feyiz almak bilgilenmektir. kişiye puta tapmak değildir. ama tapanlar varsa onu bilmem.mesela bir gazete okursak ondan bir haber öğrenirsek buda bir feyizdir. uzatmaya değmez neyse bunuda geçelim,
siz bir yazı yazdınız onun üstünde biraz çalışılınca bu konuda meraklılarda çalışmaya başladılar çokta iyi oldu derim bir dopink oldu bir hareket oluştu,

ömer hayyam da bir insandır her kes bir insandır onun her sözünü mutlak doğurumu sanıyorsunuz elbetki oda eleştirilir. çünkü o bu cenneti ve cehennemi neden yaratın diyor ve allahı sorguya çekiyor. elbetki bu eleştiriye açıktır.

bizde bunu yaptık fenamı oldu. demekki cennet ve cehennem gereli imiş olduğu meydana çıktı onun kuran dini bilgiside ortaya çıktı.

bu işler D N A ile yürümez çalışmak ister eğer öyle çalışmadan olsaydı ezelden ebede bir dürtü ile her şeyi yapardık, demekki öyle olmuyor. (d n a) nın yeri ayrı öğrenimin tecrübenin yeri ayrıdır.

mesela arkadaş düşünce çağından bahsediyor N.L.P. kitabını yazan eriç (hoffer) ler zaten güdüyorlar bu dünyayı, onun için bizler her şeyden kısırız sebebide odur. daha fazla ne diyeyim. haydi yapında görelim bakalım ne yapacaksınız,

eğer onlar işleri kapatsalar dünya aç kalır işte yapılanlar ortada bu krizler neyin nesi onlardan başkası olanlar iki kişi bir araya gelemiyorsak açaba bu kimin eseri.

her neyse her şeyin bir bedeli vardır buda Allahın kanunudur inananlar için. çünkü düşünüp birleşmeyen ortak işler kurmayan milletlere böyle kölelikte hak olur deriz.ve böylede devam eder.

siz ortaya ne koydunuz birde onu anlatınız da onlardanda feyiz alalım derim istediğiniz kuran ayetlerini sonra veririm siz tembel tembel oturun kendi düşenler ağlamazlar buda kaderdir bunuda öğrenin derim.

not sayın kardeşim deli divane eğer sen istersen sizin açtığınız bu ölüm ve hayat konusunu biraz daha açarız biraz şenlik olur derim. bir not bırakırsan biraz daha yazarım eğer yeterli dersen bu konu yu kaparız. ve iyi eğlenceler derim.selamlar.
lyra7 - 26 Ekim 2009 22:37
Default Avatar
:=) . kendinize göre çok haklısınız ne söylersek söyleyelim herkes kabı kadarını alır. saygılarımla ..:=) .
D.T
delidivane - 27 Ekim 2009 08:28
delidivane
Rahmi Bey hassas konular bunlar helede insan inciteceksek duralım derim,bakınız çok araştıran çok okuyan kişiler nasılsa ölüm ve yaşam konularınıda değinirler bir gün...
www.siirlerle.com
muratmoon - 27 Ekim 2009 10:17
muratmoon
Ölmek marifet olsaydı kendini öldürmek günah olmazdı değil mi? Demek ki yaşamamız isteniyor. Herşeyin zamanı vardır, şuan size yaşam verilmiş buna odaklanın derim ben.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
delidivane - 27 Ekim 2009 12:00
delidivane
Ölüm marifet diye bir benzetme yok sadece bir gün öleceğimizi bilerek yaşamalıyız...

Ölüm yokluk değildir. Daha güzel bir alemin kapısıdır. Nasıl ki, toprak altına giren bir çekirdek, görünüşte ölüyor, çürüyor ve yok oluyor. Fakat gerçekte daha güzel bir hayata geçiş yapıyor. Çekirdek hayatından ağaçlık hayatına geçiyor.

Aynen bunun gibi, ölen bir insan da görünüşte toprağa giriyor, çürüyor ama geçekte berzah ve kabir aleminde daha mükemmel bir hayata kavuşuyor.

Evet bize zaman verildi ve bu zamanı en iyi şekilde kullanmak gerek.Boş işlerle değil...
www.siirlerle.com
lyra7 - 27 Ekim 2009 12:03
Default Avatar
:=). ŞENLİK: yazık tüm bu sohbete ancak sizin gibi küflü düşünce sahipleri şenlik gözü ile bakar. vecizelerden hiç bir şey anlamıyorsunuz bari MEVLANA' nın yaşadığı bir anekdot ile anlatayım.

Mevlana dönemin alimleri ile sohbete oturmuş derken konu mevlana,nın müzik eşiliğindeki ibadetine dayanmış

( biliyorsunuz o dönemdede bilgiye ulaşamamış kendini aşamamış toplum yani (güruh) mevlanayı ibadet şekli ile yargılamıştı) şimdi ise izlemek ve o değerli düşünürün ibadet şeklinden izleyip feyz alabilmek için can atıyor aynı toplum.

çok bildiğini düşünen alımın biri ısrarla kuran,da böyle bir ibadet şeklinin olmadığını mevlananın böyle yaparak kurana ters düştüğünü iddia etmiş

mevlanada yaptığının müzik eşliğinde ibadet gözü ile bakılmamasının.

bunun bir trans hali olduğunu TANRI' ya ibadette arkasını dönmüş olmadan heryerde olduğunu ifade etmeye çalışır. ama ne anlatırsa ,anlatsın kabı küçük olduğu için anlayamayan zat en sonunda sinirlenmiş.iyide mevlana bizde bir eşşek yükü kitap okuduk demiş.
mevlana, da iyide muhterem okumuşsunuzda EŞŞEK,çe okumuşsunuz demiş.
:=).

muratmoon genç arkadaş o bile ne hoş üç cümle ile bilgisini ortaya koymuş

"Ölmek marifet olsaydı kendini öldürmek günah olmazdı değil mi? Demek ki yaşamamız isteniyor. Herşeyin zamanı vardır, şuan size yaşam verilmiş buna odaklanın derim ben."
teşekkürler.
buyrun şenliğe :=) yazanın tabiri ile , aslında bilgi alışverişi yapıldığını düşündüğüm bu platformu böyle basit (ŞENLİK) gibi bir kelime ile adlandırmak bana ters ama ben diyenin yalancısıyım.
D.T
muratmoon - 27 Ekim 2009 14:07
muratmoon
Fikir beyan etmekle, birbirine hakaret etmek arasındaki boyutun aşılmakta olduğunu görüyorum.

Renkli Dergi her renkten fikre açıktır ama bu yapılırken saygı sınırlarının aşılmaması şarttır.

Özellikle konuştuğumuz konu bizi iyi insan yapma konusu ise bu konuda daha bir dikkat etmemiz gereklidir.

Lütfen karşımızdakine ve tabiki öncelikle kendimize olan saygımızı yitirmeyelim.

Anlayışınız için teşekkürler.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
rahmi - 28 Ekim 2009 03:00
Default Avatar
sayın deli divane, mejalınızı aldım. ve sizi islama karşı çok açık olduğunuzu anladım ve ayrıca beni siz daha iyi anladınız, önemli olan dünyayı ve insani hayatı paylaşımdır ve bu dünya esasta öyle oluması gereken mubarek bir yerdir.

işte böyle yapılmadığı için insanlar beş bin senedir bir karanlık kuyuda hep birlikte debelenip duruyaruz ve insan öldürmeyi bazen bir kahramanlık sannediyoruz. onun için yüce Allah bir ayetinde ben sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak istiyorum diyor ama buna insanlar kulak tıkıyorlar buda onların bileceği iştir.

bir başka bir ayetinde de beni dilemeyenlerin üstüne pislikler yağdırırım diyor bir ölüm kalım meselesini açtığınız için bu konuda bir şeyler söylemek istedik ama kıyamet işte o zaman koptu.

ve her bilen kendi kendi bilgi taşlarını ortaya koydu bunun adına ister şenlik deyin ister sohbet diyelim ne fark eder mesela sohbette fikir beyan edilmez sadece hoca dinlenir bunu hep şeyhler yapmışlar.

ama şenlikte demokrasi vardır, bunda bilgiler ortaya sürülür. yani açık oturumdur. ve şura suresin 38. ayeti de bütün insanlara yüce Allah bunu önerir bizde zaten bunu yaptık ve dostane bir şekilde. bunlar bırakıldı mızıkcılıklar başladı ve eleştimek yolu açıldı.

halbuki deli divane negüzel açıklamalar yaptı ve bilgilerini ortaya oda koydu.

benim kurandan anladığıma göre islamda müzik çalarak ibadet olmaz eğer varsa bu ançak kuranla çürütülür, bunun gerçek cevabı budur. mesela enam suresinin 70 ayetinde dinlerini oyun eğlence haline getirmeyin dünya zevkine dalmayın uyarısı vardır.

ve kitap okumak iyidir ve bu alak suresinin 1, ayetinde vardır. ve Allahın emridir
oku! yaratan rabbinin adıyla.

onun için onun bunun eşek sözü kimseyi bağlamaz, ve kem söz kem akçe daima sahibinindir bu mevlanada olsa bu böyledir.

ve nisa suresinin 150 - 151 - ayetine göre iman ile inkar arasında yol tutmak gerçek kafirliktir. daha fazlasını yerinden okuruz.

işte buna göre her insan kendi kendini tanısın ve tarsınlar ve bu gerçek aynada kendilerini görsünler derim.

biz hiç saygı sınırını aşmadık bu şenlik sözü daha çok bir katılma payı içindir yani soru ve cevap olabilirdi, bunu çarpıtmak hiç doğru değildi ben isterdim ki daha geniş açılımlar yapılsın ama ne diyelim düşünce değil başka şeyler üretildi. ve kayıp biz insanların oldu.

bunu sayın deli divanede gördü ve aman yeter dedi, ve bizde bunu burada kesiyoruz ve gerçek ortada ben kimseyi incitmedim, sadece gördüğüm hakikati söleymeye çalıştım,

eğer bu konuda daha iyilerini bilenlerde bu şenliğe katılsalardı da onları da dinlerdik. ve bilgi zenginleri olurduk derim. ve son sözüm şudur.

mal oburu değil, bilgi oburu olmayı, tavsiye ederim. r.ç.
delişey - 28 Ekim 2009 09:43
delişey
rahmi amca günaydın:)

burada söylenen bir şarkıysa ve bende bu koroya dahilsem bu şarkıda benimde sesim olmalı diye düşündüm:)

"benim kurandan anladığıma göre islamda müzik çalarak ibadet olmaz eğer varsa bu ançak kuranla çürütülür, bunun gerçek cevabı budur. mesela enam suresinin 70 ayetinde dinlerini oyun eğlence haline getirmeyin dünya zevkine dalmayın uyarısı vardır. "


bu üstteki yazı sizin kurandan anladığınız kadarıyla ,

müziğin bir ses olduğunu düşünerek neden ses ile ibadet olmaz? ...ve sizi kuranın hemen hemen her ayetinde yazan namaza ibadete davet eden ezan da bir sestir. ve "ney" insan sesine en yakın tınıdır. ve daha da önemlisi Allahı hissetmek onunla bütünleşmenin şekli mi vardır?

Kimimiz dönerek, kimimiz dövünerek, kimimiz sessizce, kimimiz okuyarak ona yönelmiyor muyuz? sonuçta onunla bir olmak değilmidir amaç? hem o zaman ilahileri ne yapacağız? sizde müzik var gidin şurdan mı diyeceğiz?

Hz. Mevlanayı tüm dünya tanımaya öğrenmeye felsefesinin içine girmeye çabalarken "bu Mevlana da olsa böyle" cümleniz hiç şık durmadı bence sizin gibi Kuran-I Kerimi sayfa sayfa bilen birinde...


ve kısacık bir hikaye

Çobanın biri dağın tepesinde
- Ey güzel rabbim seni çok seviyorum beni yanına al, ben senin ayaklarını yıkarım, sana yemek yaparım ne işin olsa görürüm yeterki yanına al burada çok yalnızım diye diye namazını kılıyormuş

yakınından geçen Musa Peygamberde çobanın bu sözlerini duyunca bree cahil böyle ibadet mi olur? hiç allahın ayakları olurmu ki sen onu yıkayasın. onun ağzı var mıki sen ona pilav pişiresin diye azarlamış çobanı. ve eklemiş o herde her şeyde dir. ibadette böyle olmaz gel ben sana öğreteyim...

çobana bir sürü dua ezberletmiş ve artık namazını bu şekilde kıl demiş geçmiş gitmiş.

çoban namaza durmuş ama dualarda yalnışlık yapmamak için sürekli kafasını bu işe yoruyor allahla bütünleşemiyormuş.

aynı gece Musa ya Rab görünmüş ve

sen çok yalnış bir şey yaptın demiş. ve hemen yarın git hatanı düzelt. Ve benim bilgim dışında da kulum la arama girme.

ve hatasını anlayan Musa ertesi gün çobana gidip özür dilemiş ve ibadetini yalnızca yaradanı içinde hissedebildiği gibi yapmasını öğütlemiş...


ben bu hikayeyi çok seviyorum paylaşmak istedim:)))

sevgi daima pusulamız olsun...
( İnsandır, insanın zehrini alan...)
muratmoon - 28 Ekim 2009 10:18
muratmoon
Rahmi bey dediğime geliyorsunuz yine, asıl amaçtan uzaklaşıyorsunuz.

Amaç ibadet etmese ve bunda samimiyseniz kullandığınız araçların önemi yoktur bence.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
lyra7 - 28 Ekim 2009 17:19
Default Avatar
delişey hikayeyi bende biliyordum yeri ve zamanında üstelik siz genç arkadaşlardan duymak ayrı bir keyif verdi çok güzel hikaye idi teşekkürler.
D.T
rahmi - 29 Ekim 2009 06:00
Default Avatar
önce merhaba diyeyim

bu işin içine mevlanayı karıştırdınız oda bir insanadı haç suresinin 52. ayetine göre şeytan peygamberlere dahi musallat oluken biz bu hususta basit kalırız buna her
insan dahildir onun için birilerini değil daima bu kuran esas alınmalıdır.

ama buna hiç yanaşanı görmedim bunu tarih dahi yazmıyor veya ben raslamadım hep hikaye menkibe dinliyoruz bunlarlara bu önemli dünya işleri yürümez biz artık esasa bakalım yeni nesil bunun peşine düşsünler derim. ve doğruları bulalım derim.

mesela mevlananın seması onu bağalar yazdıklarıda bağlar o bana ölçü değildir başkalarının işinede hiç karışmam. çünkü devreve maide suersinin 60 ayeti giriverir onun için dikkatli olmamız gerekiyor derim.

bu konuda karıştığım şu oldu. siz onu ölçü olara ortaya koyunca onu eleştiriye alırım çünkü ona bir şey sorana sen o kitapları eşekce okumuşsun demiş,

belki o adamın dedikleri doğruydu onu hiç söylemiyor ki, bizde onu taktir edelim eğer mevlana bu işin doğususu bilseydi mademki o kuran bilginiymiş onu ona kuran ile ona iyice anlatırdı ve ona böyle hakaret etmemiş olurdu. ve onun ona yaptığı bu hakareti hepimize bulaştı. onun için onun sözünü ona iade ettim.

musa peygamberin hikayesine gelince eğer bu hikaye kuranda varsa onu başımın üstünde tutarım bunun ayetini gösterin bana.derim. ama öyle değilse ona hiç bir değer veremem o masal bile olamaz bence. ama isteyen inanır o onun bileceği iştir

mesela haç suresinin 18. ayetinde Allah kimi alçartırsa onu yükseltecek yoktur Allah ne isterse yapar. diyor ve bu ayet herkeze güvenilmeyeceğini gözteriyor onun için kişiler hele böyle namlı kişiler mutlak ayetleri yerine göre açıklamadıldır. onun ne dediğini her insan anlasın ve faydalasın derim.

islamiyet dini ne uymak çok kolaydır. ama şu anda ismini hatırlayamadığım bir tanınmış kişi derki, (bu islam bana çok kalın geldi) demiş bu da doğrudur çünkü islam ilk işi aleyhinede olsa yalan konuşmayın. kanununu insanlığa yüklemiş bu ayet ile tespitlidir.

işte islamın ilk temeli buradan başlar. ve yalan ile iman bir arada yaşamaz. buda galiba bir hadisi şeriftir. ve zaten bunu insanın aklı kabul ediyor öyle diğilmi. çünkü hiç kimse aldatılmak istemez ölçü budur. işte onun için işlerimiz uydur uydur söyle ve yap olursa onun sonu hep hüsran oluyor.

işte bütün insanlık olarak önce bunu düzelmeye çalışalımderim.

not: eğer isterseniz ibadet konusunda yakın zamanda bir ön açıklama yaparım ve her kez bu konuda da biraz düsünsünde şuna buna teslim olmayalım yanlız ve allaha teslim olalım onun da biz insanlıktan istediği zaten budur derim.
rahmi - 29 Ekim 2009 06:07
Default Avatar
not arkadaşlar size birşeyler yazdım ama bir yanlışlık yatıp her halde yazılarızaten çokta ustası değilim emeklerim kayboldu çok geçte oldu sonra bir daha yazarımı inşaallar epeyde uğraştıydım kismet değilmiş.
rahmi - 29 Ekim 2009 06:22
Default Avatar
not: arkadaşlar yazılarım kaybolmamış çok şükür kayıt olmuş çünkü ben bu işin öyle ustası değilim kaybetiğimi sandım ama neyseki kayda geçmiş bir daha yasmaktan kurtuldum saten a nerede be nerede diye arayarak zor yazıyorum çünkü bu daktiloyu bilmem benim esas işim mekanik işlerdi bizde kalktık birde buna da gişinice böyle oldu emeğim ziyan olmadı ençok onu sevindim .r.ç.
lyra7 - 29 Ekim 2009 09:49
Default Avatar
"mesela mevlananın seması onu bağalar yazdıklarıda bağlar o bana ölçü değildir başkalarının işinede hiç karışmam. çünkü devreve maide suersinin 60 ayeti giriverir onun için dikkatli olmamız gerekiyor derim.

"bu konuda karıştığım şu oldu. siz onu ölçü olara ortaya koyunca onu eleştiriye alırım çünkü ona bir şey sorana sen o kitapları eşekce okumuşsun demiş,

belki o adamın dedikleri doğruydu onu hiç söylemiyor ki, bizde onu taktir edelim eğer mevlana bu işin doğususu bilseydi mademki o kuran bilginiymiş onu ona kuran ile ona iyice anlatırdı ve ona böyle hakaret etmemiş olurdu. ve onun ona yaptığı bu hakareti hepimize bulaştı. onun için onun sözünü ona iade ettim.

musa peygamberin hikayesine gelince eğer bu hikaye kuranda varsa onu başımın üstünde tutarım bunun ayetini gösterin bana.derim. ama öyle değilse ona hiç bir değer veremem o masal bile olamaz bence. ama isteyen inanır o onun bileceği iştir "
(hakaret değildi eğer hakaret etmek istersem kesinlikle doğru kelimelerle yaparım.) amacım (arif olan anlar) idi. kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş...


Hz. Muhammed, “Bir cennet ağacına rastladınız mı gölgesinde oturun, meyvesinden yeyin”, der.

Sorarlar ona,“ Ya Muhammed, bu dünyada cennet ağacını nasıl bulacağız?” “Bir alime rast gelince, bir cennet ağacına rast gelmiş olursunuz. Onunla sohbet edin ve öğütlerini dinleyin”. Mevlana da böyle bir alimdir işte.

Ölüm döşeğinde kendini ziyarete gelen Şeyh Sadreddin ona şifalar dileyince, Mevlana ona” Şifa sizin olsun, sevenle sevgili arasında zardan bir gömlek kaldı. Nurun nura kavuşmasını istemez misiniz”, diye karşılık verdi ve kısa süre sonrada ölüme, sevgiliye kavuştu

(2). “Ben Kuranın bendesiyim” diyecek kadar Kuran’a ve İslam’in Peygamberine hayran ve aşık derecesinde bağlı idi.

“Ben Muhammedi- Muhtar’ın yolunun toprağıyım, benim bundan başka bir sözümü naklederlerse ben o kimseden de, o sözden de bizarım(rahatsızım)” demiş.

“Hak yolunun yolcusu küfürden de, dinden de beridir. Gönlüme baktım: Allah’ı orada buldum. Yoksa başka yerde değil. Ben ne Hıristiyan’ım, ne Musevi, ne de Zerdüşt, ne de Müslüman. Ne Şarktanım, ne Garptanım, ne topraktan, ne de denizden. İkiliği bir yana attım. İkinin bir ettiğini gördüm. Bir’i arar, Bir’i yaşar, Bir’i çağırırım ben. Maksadımda birle bir olmaktır” diyor Mevlana (4). Şimdi sizlere soruyorum: aradan geçen 800 sene sonra “benim dinim yok” diyene nasıl bakarsınız?. O günün koşulları ile özgür düşüncenin en güzel örneği değil mi?.

” Sen alemde benim ünümü duymadın mı?
Ben hiç kimse değilim. Ben hiçim, hiç, diye ekliyor....

Prof. Dr. U. Erdem Işıkan

Kaynakca:
1-Mevlevi………….. Mevlana
2-Mevlana’dan………. Ahmet Çağlayan
3-Bilinmeyen Mevlana…. Burhan Yılmaz
4-Mustafa Balıkçıoğlu’nun konferansları

NOT: eğer bu prof.da kimmiş yada bu isimler kimki diye kafanız karışırsa sorun lütfen tüm bu insanların ilim geçmişini sizlere bildireyim. ama lürfen şunu yapmayın okuduğunuzu anlamadan içinden cımbızla bir kelime bir cümle seçipte bak bu yanlış demeden önce iyi düşünün. gerçeği hazmedemeyince hakaret olarak algılanıyo.

"bu ayet herkeze güvenilmeyeceğini gösteriyor onun için kişiler hele böyle namlı kişiler mutlak ayetleri yerine göre açıklamadıldır."

açıklamış hemde herşeyi açıklamış ama erkişi okumayınca, açıklayan ne yapsın . :=)
D.T
delidivane - 29 Ekim 2009 10:12
delidivane
Hz. Muhammed, “Bir cennet ağacına rastladınız mı gölgesinde oturun, meyvesinden yeyin”, der.


Sorarlar ona,“ Ya Muhammed, bu dünyada cennet ağacını nasıl bulacağız?” “Bir alime rast gelince, bir cennet ağacına rast gelmiş olursunuz. Onunla sohbet edin ve öğütlerini dinleyin”. Mevlana da böyle bir alimdir işte.


sonuna kadar katılıyorum alim zatların tuttuğu ışıkta yol almak gerekir.

Not:Kuranı kerim bir sözlük değildir herşey orda yazıyor mu diye nitelendirmeyelim elbetteki kurana dayalı davranılmalıdır,hadisler ve alimlerin dediklerinede ehemmiyet verilmelidir ve unutmayınki bir Allah dostuna laf eden Rabbime etmiş kadar günaha girer.
www.siirlerle.com
delişey - 29 Ekim 2009 10:14
delişey
Mevlana…

Gel ne olursan ol yine gel diyerek hoşgörü kapısını sonuna dek açan,

Mevlana…

Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol diyerek kişinin dünya ile barışmasının, kendi aleminde huzuru yakalamasının yolunu gösteren, barışın ve iyi niyetin vücuda gelmiş hali…

Mevlana…

Bizler uzaklarda ararken mutluluğu huzuru, kimi zaman maddede, pulda; kimi zaman günübirlik sevdada, raksta, dönüp de tam içimize bakmamızı bize hatırlatan…

Gerçek aşkı arayan, bulmaya çalışan, kavuşan, kaybeden, isyan etmeyen…



"Kim kötü bir gelenek koyarsa, ondan sonra halk cahilliginden bu gelenege uysa,
bütün bu adeti isleyenlerin günahi, o adeti ilk koyana da yazilir. Çünkü o bastir, digerleri kuyruk"

(mesnevi)
( İnsandır, insanın zehrini alan...)
muratmoon - 29 Ekim 2009 11:05
muratmoon
Bugün Cumhuriyet bayramımız biraz da o konuda fikirlerinizi alalım :D
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
rahmi - 31 Ekim 2009 03:33
Default Avatar
cumhuriyet bayramı hakında fikrimi sormuşsunuz onu kısaca açıklayayım.

islamda devletin tameli cumhuriyetir onun yönetim şeklide demokrasidir islam dini insanı iki açıdan ele alır bunun biri kişileri kendi dualarıdır ki ona kimse karışmaz

bunun ikinci hali ekonomidir duada her insan serbestir ve laiktir ama ticaret hayatında.uyum ister mülkiyet sahibi olmakta eşitlik haklarının fert başı alınmasını ister işte bu bütün insanlığı bağlar işte bu islamın savaşı bu eşitliği kurmak içindir işte bunu başaralım savaşları tümü biter .ve yurta sulhu, cıhanda sulhu o zaman yaşarız.

Atatürkte bunun savaşını verdi ben onun izindeyim. ve ben iki insana haranım.
bunun birisi hazreti muhammetir, diğeride Atatürktür, muhammet alehisselam ümmetinin haklarını zulümcülerin ellerinden almak için savaşmıştır.

Atatürkte milletinin insanlık haklarını aramıştır yani her ikiside kendilerine inananlar ile birleşip zulümcülerle karşı ölümüne savaşmıştır. her ikisininde hedefi ve imanı ayni olduğu onların eserleri ile görülür bunda yalan yoktur.

rahmetli aşık veyselin dediği gibi bir çekirdek diktim on bostan verdi ve bunu herkez gördü diyor ben insanların lafına değil eserine bakarım.

ve ben ne hazereti muhammedi ve nede Ata türkü gördüm ama eserlerini görüyorum körler görmezlerse benim suçum ne derim.

onun için hazreti muhammede bize bu kuran mucuzesini teslim ettiği için ona müteşekkirim ve hayranım.

Atatürkünde ilkelerine inkilaplarına hayranım çünkü onu ilkeleri ile bu kuran uyumludur aksini ispat eden çıksın meydana hesaplaşalıp onunla derim. hemde bu kuranla derim.

ve ne mutlu türküm diyorum. ve milletim ve bu devletim için bu uğurda canımı hemen veririm ve her an hazır onların askeriyim ve burdayım.

ve ben paralı askerliğide kesinlikle kabul etmiyorum çünkü can satın alınmaz o hak uğuna feda edilir işte bunu önce hazreti muhammet sonrada Ata türk bunu yapmıştır bende her an onlarla beraberim derim.

not: madem ki bu konulara girdik ve öylede istiyorsunuz biraz sabır edin hem sorularınıza cevap vermeye çalışacağım hemde kuranı sizlere elimden geldiği kadar tanıtmaya çalışaçağım. çünkü (ne olursan ol bana gel) demek ancak Allaha mahsustur

benimde kendime göre işlerim oluyor bu arada sizede birşeyler anlatırım kabul etmezseniz siz bilirsiniz çünkü dinde zorlama yoktur diyen Allahtır derim.
rahmi - 01 Kasım 2009 15:47
Default Avatar
önce merhaba arkadaşlar diyelim.
yüce Allah nereye gidiyorsunuz diye soruyor biz insanlığa önce biz onu düşünelim
ben en çok kuranın türkçe mealini okurum ve o beni akıllandırır. çünkü Allah önce beni okuyunuz diyor, bende onu yapmaya çalışıyorum.

tarih önünde bilinmektedirki 800 sene evvel dünyada bir ahilik ticaret sistemini bir türk olduğu kesin olan rahmetli ahi evren kurmuştur, eğer onun kurduğu bu sosyal sistem yaşatılsaydı şimdi dünyada insanlık alemi nahl suresinin 71. ayetinin gereğince rızıkta eşit hale gelmiş olacaklardı, ve zulüm dünyada çoktan bitmiş olacaktı.
çünkü ahilik insani olan sosyal hayatın ortakça çalışma sistemiydi ve halkın ticaret birliğinin temeli o zaman atılmıştı fakat ne yazıkki mevlana ile o vaktin hükümdarı olan keykubatın işbirliği ile bu sosyal sistem ve onun kurucuları çökeltilmiştir .

şimdi ise bu ahiliğin ölüsünü arıyoruz ve daha çok ararız derim.eğer giden gelseydi babam dünyaya tekrar gelirdi derlerya buda onun gibidir.

teşekkür ederim sizler bana bir çok kitapları okumamı tavsiye etmişsiniz ama bende size müsadenizle şunu söyleyeyim, bütün bu kitapları yazanlar başta mevlana olarak ve alim kişileriz diyenler eğer kurandaki sadece şu fatiha suresinin ilmi açıklamasını yapsalardı onlar ciltler dolusu kitaplar olurdu onları okurduk bu islamı ve bu kuranı onların diliyle ve eliyle daha iyi anlardık.

ama onlar profösörler gibi hep bir birlerini met edip onları aklayıp biri birlerinin sırtından hep yüklü paralar kazanmışlar olduğu görülüyor. ve işte onların eserleride onlarmış.
ve ahi evrenin kesin olarak bir türk olduğu. söyleniyor ama mevlananıl asıl kimliği pek belli değil bunda bir açıklık göremedik.

yüce Allahın kimliği ortada onun ki en azından ihlas suresinse açık ve net şekilde görürüz de. her nedense mevlananın gerçek kimliği gizli tutulmuş.demekki zulümcülerin kimlikleri hep gizlidir her halde ki. oturup düşünelim diye bunda da bir hikmet vardır insanlık tarihi hep bunu böyle gösteriyor.

hazreti muhammete dahi kuranda ben bile kendimden emin değilim de o insanlara dedirten yüce Allahtır. bir başkaları çıkıpta ben Allah dostuyum nasıl diyebilirler,ve hesap ortada değilmi derim. Allah dosları ancak hesap günü belli olur o gün her insan kendi derdine düşer diyen yüce Allahtır.
ve Allahtan başkasını veliler edinmeyin diyen de gene Allahtır onun içindirki islam dini bu kuran oyun eğlence yapmayın diyor çünkü bu kuran insani hayatın en temel hukukudur o oyun eğlence yapılamaz .ve bu ayetle tespit edilmiştir,
(ezanı muhammediye islamın istiklalini dünyaya ilan eder. ve o bir şarkı olmaz)

fakat ilahiler ancak bebekler için uyusun diye ninni olurlar, ve ona iyi gelir.
büyüklerde onu okurlar ve dinlerlerse iyi kafa bulur motive olurlar rahatlarlar deriz.
onun için yüce Allah şimdi bizlere siz geçmişi bana bırakın onlar gelip geçtiler diyor. ve şimdi sizler neler yapacaksınız onu yapın ve sizinde ona göre nutunuzu vereyin bu kuran ile diyor.
ve bizler yeni bir tür ahilik sistemini bulup, onun kurmaya ve onun yaşamaya çalışalım ki var olan bu zulmün artık beli kırılsın derim. ve yüce Alahın islam dini bakara suresinin 193. ayeti gerince dünya hakimi o olsun çünkü inananlardan bunu yüce Allah öyle istiyor derim.
bu internet sitelerinde bir birimize memnuniyetimizi yazalım küfrümüzü kızgınlığımızı kendimizde saklayalım bunun temel kuralı budur.

türbecilik! mezar taşlarıyla öğünmeyin ayetine göre bu tutumlarımız islama ters olduğu açıktır, ve belkide günahtır. ama birileri hep bu işleri yapıyorlar.

şimdilerde dahi sokuşturulmaya çalışılan yeni dünya düzeninin temelini 1260 tarihinde yani (747 sene önce mösyü thomas cumpanella) diye bir zat etmış bize bu kazığı) şimdi onun sürecini yaşıyorur ve onu hazmetmeye çalışıyoruz bunuda vaktiyle bay jak bir gazetede söylemişti senelerce evvel yanİ bu Zehire alışmaya çalışıyoruz galiba sizler bu işe ne dersiniz bilemem derim.
sessiz... - 27 Kasım 2009 11:26
sessiz...
MUTLU BAYRAMLAR RENKLİ DERGİM, AİLEM....GÜZEL BİR BAYRAM GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE.
Melek KVRZL.
rahmi çelik - 29 Kasım 2009 01:20
Default Avatar
hepinize sağlık ve afiyetler dilerim sağ olun var olunuz derim baki selamlar r.ç.