Senin Gibi

Bir varmış, bir yokmuş diye başladık yaşamaya… Öncede her şey vardı. Her şey vardı bizimle birlikte olan… Yok olmaya başladı zamanla…

Bir var oldu, bir yok oldu evvel zaman içinde…

Masal gibi yaşamayı tanıdım… Özenerek, severek, ibret alarak yaşadım masallar dünyasını… Yaşadım bugüne kadar masal gibi, yol olacağımı bile bile yaşadım… Bebekler gibi… Çocuk kalan yaşlılar gibi… Yaşamayı bilenler gibi değil mi? … Senin gibi…

Batmak üzere olan bir gemi gibi çaresiz,

İpleri çözülen bir filika gibi sevinçli…

Fazla değer verilmemeli yazılara, düşüncelere, duygulara…

Her düştüğünde, her üzüldüğünde, her özlediğinde durup zırıl zırıl ağlayan bir çocuk kılığına bürünmemeli çünkü… Şımarmamalı bir nevi… Çünkü senin gibi, benim gibi kısacası herkes gibi büyümeli yazılarım, sana hani belki de şımarıkmış gibi görünen düşüncelerim, özlediğinde içinden ağlayarak seni bekleyen duygularım… Biraz yazılarım, biraz düşüncelerim, duygularımı da katarsak biraz; büyümeli herkes gibi, benim gibi, tıpkı senin gibi…

Belli bir değer görmek için yazmıyorum bunu sana… Yazdıklarımı gözlerine bakarak söylesem; gözlerindeki sevginin büyüklüğü altında ezilip seni ürküteceğimden, titreyip üşüteceğimden, ağlayıp bunaltacağımdan, utanıp gözlerimi kaçırınca seni huzursuz edeceğimden korkarım… Ağzımı açıp söylemeye kalksam; daha kelimeler dökülmeden yüreğimden kursağımda yarışa girer sana söyleyeceğim ama sana yakışıp yakışmayacağına emin olamadığım sözcüklerim…

Bir insanın içine işleyen duygular nasıl anlatılabilir ki? Nasıl anlatmalı seni..?

… Ne bir kalem, ne de bir kâğıt yeter duyguları anlatmaya… Ya da yürek bile cesaret edemez titreme korkusundan… Korkuyorum.

Aslına bakarsan korkum; rahatsız ederse seni kelimelerim, gözlerinin aşağı çöküşüne seyirci kalamam… Yetmezse düşüncelerim sevgimi anlatmaya, ellerinin ellerimden uzaklaşmasına dayanamam… Duygularım henüz büyümemişse, yüzüne bakmaya kıyamam…

Ne de kolaydır masallarda duyguları anlatmak…

Yaptıkları fedakârlıktan sonra ne de çok kıymete biner o sözler, sözcükler…

Gözlerini gözlerine kilitlemek ne de hoştur…

Sen de uzat saçlarını tırmanıp geleyim ben senin yanına…

Ya da elmanı yedikten sonra ben kurtarayım seni…

Uykundan ben uyandırayım bir tanem…

Gece yarısına kadar seninle ben dans edeyim…

Yeter ki kolayca anlatayım seni…

İste masallara götüreyim veya masal olayım senin için…

Senin gibi…
 
/B.Ç.
Pamuk Şeker
Pamuk Şeker
02 Temmuz 2009
Bu yazarın ‘Uçurtmam...’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Bu Yazıyı Beğenenler

Pamuk Şeker

Okur Yorumları

kingfatih - 21 Temmuz 2009 20:41
Default Avatar
aslında çok iyi değil ama yinede başarılı.özellikle bikaç özgün cümle varki yazıyının genelini omuzlamış..
Serkan Aygören - 21 Temmuz 2009 23:03
Serkan Aygören
Bir o kadar da duru, anlaşılır, keşmekeş değil. Lafazanlıkla bir şeyler kotarmaya çalışan yazılardan değil en azından. İçinden geldiği gibi, dedim ya duru işte... =)
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)