Artık Veda Vaktidir...

aşk acısı,aşk bitti,aşkın sonu,ayrılık acısı,ayrılık vakti,vuslatNereye gitsem orada, nerede dursam art arda. Hep seni soruyorum ya... Bir resmin bile yoktu elimde. Bir adres sadece, bir adres defterimde... Açıp onu yazsam sana. Durma desem, gel desem, bul desem... Diyemem ki…

Seninle söyleşirken sahilde… Sen yoksun ellerimde. Ama seninle söyleşirken sahilde...

Yüreğime yasak koysan...  Koyamazsın!  Kâr etmez…

Gözlerime yasak koysan...  Bil ki seni dinlemez.

Ellerime yasak koysan...  Onlar yazmaktan vazgeçmez.

Seni aramama ve yazdıklarımı yollamama yasak koysan...  İşte bu olur. Koydun sende zaten. Seni arayamıyor, sana yazamıyorum. Ve yine sana yazdıklarımı, yine sana yollayamıyorum.

Öyleyse doldur!  İki kadeh var, boşalmış ikisi de. Doldur da senin ellerinden içelim. Doldur da bu olmazlarla dolu akşamda, efkâr kadehini seninle bitirelim.  Bitirelim ve dönelim artık. Dönüş vaktidir çünkü... 

Evet, dönüş, yani veda vaktidir yine.

Bir zaman geçince, bir yer geliyor ve bitiyor nedense.  Söylemi sıkıntılı, anlatımıysa hüzünlü olan bir kelimenin zamanı geliyor. Hoşça kal zamanı şimdi…

...

Geldik... Gelmek güzeldi... Ne özlemler vardı içimizde... Dinmese de avuttuk biraz... Anlattık kendimize... Nasıl birikip, nasıl yüklediğini gördük. Nasıl tükenmeyip, nasıl kanadığını... Nasıl canımızı yaktığını yaşadık an be an.

Ve bir öfkeyle, bir isyanla satmak istedik, acıtanların, kanayanların bir kısmını. Olmadı yine. Özlemler öylece duruyor heybemizde. Ayrılıkların acısı öylece, kan revan içinde yüreğimizde. Ve dönüyoruz böylece.

Bizimle gelende durmadan, dinlenmeden bizimle dönüyor yine. Burada bir şey bırakmıyoruz.

...

Sahile, sulara, Toroslara hoşça kal diyeceğiz. Bir daha “görüşmek üzere” diyerek… Bunun istemini ve özlemini biriktireceğiz içimizde.

Rakıya, meyhaneye, yazmaya devam. Onları gittiğimiz yerde de bulacağız, bu belli.

Ama döndüğümüz yerde... Asıl aradığımızı bulmak değil, sadece unutmak bekliyor bizi. Unutma çabası, unutma gayreti bekliyor. Profesyonel bir edayla, acemi bir şekilde…

Unutmanın mümkün olmadığını bile bile, bunu söyleyeceğiz her seferinde. Bunu isteyeceğiz yüreğimizden, bunu saklamaya çalışacağız görmeye can atan gözlerimizden...

Default Avatar
kaybolan yakamoz
16 Kasım 2010
Bu yazarın ‘Bir Yakamoz Kayboldu’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Okur Yorumları

üye olun, siz de katılın