Hayaller kurarsınız. Kurduklarınıza öyle inanırsınız ki hayatınız olur. İnandıklarınıza öyle bağlanırsınız ki gücünüz olur. Gücünüze öyle inanırsınız ki gerçekliğiniz olur. Bir de bakmışsınız ki hayalleriniz gerçekliğiniz oluyor.

Sonra tek bir silgi darbesiyle silinirler. Geriye sadece silgi tozları kalır. Hayallerinizi yazmaya karar verirsiniz bir daha. Bir daha. Ama ne elinizde kaleminiz vardır ne de gücünüz. İşte o anda yere çöker düşünürsünüz. İlk önce neden dersiniz? Neden? Sonra çünkü gelir.Çünkü dersiniz böyle olmalıymış. Ardından gözleriniz dolar içinizdeki tümörü sökmek istercesine haykırırsınız. Öyle bir haykırıştır ki bu bakmışsınız bütün silgi tozları her yere saçılmış.

02 Haziran 2016
hayal

Bitmiş bir günün ertesin de uyandı. Sanki kıyamet kopacakmış gibi her şey bir gün de olup bitmişti. Sokaklar da çöpleri temizliyordu, ama hayatındaki olumsuzlukları bir türlü süpürüp atamıyordu. Herkes yataktan kalkınca, odadaki bütün havayı tek seferde çekmek istercesine nefes alırken, Sinem öyle bir "of" çekmişti ki, karşısındaki dağları sarsmasa bile, oturduğu evi derinden sarmıştı. Evet, işi varken çöpçüydü, Sinem. Ne yaptığı işten gocunmuştu, ne de aşkını bir gün olsun ihmal etmemişti. Neden bu kadar dert bir defa da olmuştu, hala anlam verememişti... Tam derinlere dalmıştı ki, telefonun sesiyle tüpsüz dalgıç misali, bir nefeste çıkıverdi. Arayan askerdeki kardeşiydi:

07 Mart 2013
AntikAyna
< Önceki1Sonraki >