Bu gece uyuyamadım sevgili,

Seni, beni, bizi düşündüm,

Bu çocuk sensiz ne yapar hiç düşündün mü.

Ellerini tutmadan, gözlerine bakmadan,

Seni saramadan, göz yaşlarımı silmeden,

02 Temmuz 2010
demlikbau

Unutmuşum yazmayı bu sonbaharda

Aldım kalemi elime

Adınla başladım yazmaya

Defalerca sana olan hasretimi karaladım..

Ellerim titriyor

Sana yazarken

Gözlerim ağlıyor

28 Nisan 2010
kanatsız melek

bir tek o benim olsun dünyalar sizin

fazla değil beş dakikaya da razıyım senle geçecek...

gel ne olursun gel artık...

can tanemsin sen... nasıl kırılırım sana..

ben sensizken acizliği öğrendim..

31 Mart 2010
melike71.

Sen susunca;

Bu şehir bana dokunuyor..

Yaralarıma denk geliyor her seferinde

Kalkıyor kabuğum. Kilitleniyor dilime

Susuyor acılarına, susuyor yarınlarına...

Sen susunca;

29 Mart 2010
kanatsız melek

Bu çiçeğin adına hemen gitme daha çok vaktimiz var koydum... Ve bu çiçeği kocaman bir şehirmiş gibi incelemenizi istiyorum...

Bakın desenlerine, saflığına, ve anlayın bizi nasıl bir yaratıcı yarattı... Ve yaratanın müthiş işçiliğini görün. Kavrayın...

16 Ocak 2010
düşhekimi

Henüz olgunlaşmamış sevgi tanelerini, toplayamazsın.

Haydi diyelim ki; topladın!

Zorla kopardın dalından, hunharca çektin aldın.

Ekşimsi, hatta acımtırak bir tadın, lezzetsiz meyvesinden,

08 Ekim 2009
delişey

Hey dost!..

Nerelerdesin, neden bırakıp gittin de bir başıma bıraktın beni?

Kavlimiz birlikte yürümek değil miydi?

Sabahın seherinde başlayan yolumuz öğlenin güneşinde kesiştiğinde dememiş miydik kararan göğün altında yıldızları avuçlayalım sonra beraber gideriz karanlığa.

06 Ekim 2009
nilanya

Kitap sayfaları gibiyiz biz,

Satır aralarında sırrımız.

Ne sen okuduğunu anlıyorsun,

Ne ben yazdığımı.

Belki de üç noktayla biten cümlelerdeyiz biz

Akşama farklı şey getiririz akla,

05 Ekim 2009
devrim_deniz

“Sorunları çözecek cesareti vardı her zaman. Sorgulayarak yaşıyordu bu hayat denilen sınavı... Ve gözyaşlarını yoldaşı olarak taşıyordu göz pınarlarında. Amansız bir sancıyla boğuşurken daha da amansız bir sancı yerle bir etmeye geliyordu yanan tenini. Boncuk boncuk terliyordu. Yanıyordu... Öylesine bakıyordu sadece susuyordu ve bakıyordu. Bu beden bu dünya ona ait değildi. Ait olmadığı hayatı ve sancıları yaşıyordu. Peşi sıra geliyordu hayat önüne ve yapacak fazla bir şeyi yoktu. İçi cehennem ateşinde yanarken, dudağı başka bir dudağın ateşini de hissediyordu. Kendinden başka herkesi kandırıyordu. Kendine kanıyordu kendine. O kandırmaların içinde boğulurken uzaktan iki çift göz bu boğuluşa izin veriyordu bu boğuluşu görmezden geliyordu...”

20 Eylül 2009
sessiz...

Biz

Henüz mükemmel değiliz

Sevda kulelerinden ötmüyor borazanlarımız

Üzerimizden trenler geçerken

Silkinip kalkacak kadar güçlü değiliz

Biz henüz mükemmel değiliz

Nereyedir bu yalınayak yarış

16 Eylül 2009
ihtiyar_zeus
< Önceki12