Hadi beni inandır aslında bugünün, dün olduğuna…
Neden mi, çünkü sen vardın dünlerde...
Dünlerde seninleydim, sevdalıydık, aşıktık.
E ne oldu bugün? Bugün yüreğimiz buz kesti.
Konuşabilsem...
Dilimin ucunda bekleyen o hain, o kızgın, o yorgun
sözcükleri bir çıkarabilsem!
Ama yut yudum yudum gözyaşınla
İçine aksın, için kavrulsun
Bırak kızgınlıkların içinde kalsın
Adam kayırmanın, torpilin olduğu bu ülkede bu şartlarla bir adım ileri gideceğimize inanmıyorum.
Bu kelimeleri hep duyuyoruz ama bilmeyenler için açıklayalım yinede başkasını haksızca bir yere getirmek yada hak etmediği bir şeye ulaşmasına sebep olmak anlamına gelen gıcık olduğum karşı durduğum deyim.Bir diğer ibare şekli ise torpil yapmak olup yapanın yada yaptıranın cebine bayramlarda seyranlarda çocukların patlattığı torpilden bolca miktar yerleştirilmesi bu deyimin kullanımını azaltacaktır.Maalesef ülkemizde ve gelişmemiş ülkelerde bu deyim insanların en sevdiği hobilerindendir.
Ben yine o pencerede, damlalar saçmakla meşguldüm titreyen dudaklarımdan gizlice…
Sanki hala ordasın gibi, donuk bir suratla bakakalışıma şaştım iki ay sonra bile... Hissedebildiğin kadar yakındım ruhuna ve aslında hissedemediğin kadar yalnızdım yanı başında. İki yabancıyı oynamak ne ağırdı? Ya yabancıydık, ya “hiç”
Öyle derin ki içimdekiler, bastıramıyorum
Artık savaşamıyorum... Denemekten yoruldum, beceremiyorum... Eksik, her şey eksik… Ya da her şey çoktan gitmiş, boşluğa bakıyorum…
Kaybettiğimi anlıyorum zaman zaman,
Güven…
Ya çok abartırız: “Arkadaşlarımdan nefret ediyorum, ailemi sevmiyorum hayatta güvenebileceğim bir kişi bile yok…”
Ya da çok tozpembe bakarız: “Harika bir çevrem var, ailem her istediğimi gerçekleştiriyor herkesi seviyorum ve çevremdeki herkese güveniyorum…”
Son günlerde işyerinde kendimi kaktüs gibi hissediyorum.
Her sabah mesai arkadaşlarımla yaptığım "günaydınlı-nasılsın iyi misin’li" beni adeta bayıltan moda sokan sohbetlerde, onların kuş tüyü rahatlığı içinde; "Bugün bomba gibiyim. Harikayım..!" demelerine artık dayanamıyorum. Yüzlerine şaşkınlıkla bakıyorum çünkü onları anlayamıyorum. Bir insan her sabah nasıl harika(!) ya da bomba gibi olabilir? Ya hakikaten çıldıracağım. Bomba olmanızı gerektiren şey ne? O cümleden sonra bu hissinizin açılımını yapabilirseniz bana, normal insanları anlıyor olabilmenin huzuruna ereceğim. Bir süre şaşkınlıkla bakıyorum insanların yüzüne, sonrasında; "sakin ol Rukiş, seni sabah sabah böyle mutlu(!) eden bu insanları demolarize etmenin ne gereği var? Bırak öyle sansınlar" deyip geçiyorum ofise.
sinema aşıklarının buluşma noktası
internet adresi kısaltma servisi
resimlerinizi yükleyin, internette paylaşın