Son günlerde işyerinde kendimi kaktüs gibi hissediyorum.

Her sabah mesai arkadaşlarımla yaptığım "günaydınlı-nasılsın iyi misin’li" beni adeta bayıltan moda sokan sohbetlerde, onların kuş tüyü rahatlığı içinde; "Bugün bomba gibiyim. Harikayım..!" demelerine artık dayanamıyorum. Yüzlerine şaşkınlıkla bakıyorum çünkü onları anlayamıyorum. Bir insan her sabah nasıl harika(!) ya da bomba gibi olabilir? Ya hakikaten çıldıracağım. Bomba olmanızı gerektiren şey ne? O cümleden sonra bu hissinizin açılımını yapabilirseniz bana, normal insanları anlıyor olabilmenin huzuruna ereceğim. Bir süre şaşkınlıkla bakıyorum insanların yüzüne, sonrasında; "sakin ol Rukiş, seni sabah sabah böyle mutlu(!) eden bu insanları demolarize etmenin ne gereği var? Bırak öyle sansınlar" deyip geçiyorum ofise.

23 Ağustos 2009
Yürekten Mısralar
Yeni bir başlangıç:

Birçoğunuza tanıdık gelen bir giriş yapalım istedik. Hani o "web tasarım" dediğimiz çorbaya, katkıda bulunmak isteyenlerin aşina olduğu türden bir giriş. Amacımız ise çok basit. Yeni bir yaşam biçimi olan sanal alemin, mümkün mertebe tüm katmanlarına tek tek inmek, keşfetmek ve sizlerle paylaşmak. İşte bu amaç uğruna basıyoruz klavye tuşlarına.

Tüm karmaşanın, eğlencenin ve yeniliğin içinde bizde varız, yanınızdayız diyebilmek adına...

09 Mart 2007
Serkan Aygören
< Önceki1Sonraki >