Neler yaşadım, bir ben bilirim birde Allah. Şimdi sende bileceksin okuyucu kardeş. Sevgili ebeveynciklerimin severek geldiği ve getirdikleri kısacası evlatları Tarzanlık yapsın diye getirdikleri ormanın ortasında ki, şato mu desem saray mı bilemediğim yerde, korku dolu saatler geçirdim.

29 Ağustos 2010
cadı_ici

Dünyanın en yaşlı kedisi unvanına sahip kedinin yaşı insan yaşı cinsinden hesaplandığında tam 120 yaşında.

İngiltere'de yaşayan 26 yaşındaki kedinin dünyanın en yaşlı kedisi olduğu tahmin ediliyor. İnsan yaşı cinsinden hesaplandığında ise kedi tam 120 yaşında. Kedilerin yaşı insan yaşı cinsinden hesaplandığında 3 aylık kedi 5, 6 aylık kedi 10 ve 1 yaşındaki kedi ise 15 yaşında oluyor.

30 Temmuz 2010
mel-tem78

Yaşam Hakkına Saygı 2006 yılında insan dışındaki canlılara sahip çıkmak amacıyla Özgün Öztürk tarafından kurulmuş. Daha sonra da 2008 yılında dernek olmuşlar.

Kendilerini Yaşam Hakkı Savunucuları olarak nitelendiriyorlar. Öncelikle vurguladıkları bu. Bunu da çok güzel örneklemelerle, anlatımlarla açıklamışlar sitelerinde.

16 Temmuz 2010
Serkan Aygören

Eğlence amaçla yazmaya başladığım ummadığım şekilde masala dönen yazımın devamı… (Büyüklere Masal 1)

En sonunda akşam oldu her yer süslenmiş, yemekler yiyecekler her şey harika olmuştu. Beklediğim an geldi hediyeyi ormanda tek konuşarak anlaştığım Maymun Koma verecekti Kısa bir konuşma:”Burada bizimle olduğun için çok mutluyuz hep bizimle kalman dileğiyle (benim gözlerim hep hediyede idi) lütfen bu hediyeyi kabul et. En sonunda elimdeydi otlarla süslenmiş hediye paketi gibi yapılmıştı yırtarcasına açtım içinden o zamana kadar görmediğim otlardan yapılmış bir bileklik çıktı… Tam bir hayal kırıklığı ama gönüllerine de kırmak olmazdı taktım teşekkür ettim. Bir sessizlik? Aslan Toki konuşmaya başladı şaşırdım maymuna 2 yılda zorla öğretmiştim konuşmayı. Aslan nasıl öğrenmişti ki… Aslan Toki bu bilekliği taktığım sürece dünyadaki tüm hayvanları anlayabileceğimi ve bu bileklik kolumdayken bir şeyi çok istersem olabileceğini söyledi.

20 Ekim 2009
icimdekises

Osmanlı tarihinde birçok seyyahın ortak bir ağızdan konuşur gibi yazdığı bir konuya dikkat çekmek isterim. Nedir bu biliyor musunuz?

Çevre ve tabiatı koruma hassasiyeti…

Eski zamanlarda bırakın bahçelerdeki ağaçların kesilmesini, kamuya ait yerlerdeki ağaçlara bile kimseye dokundurtmazlarmış. Şöyle bir düşünün lütfen; koca Çınar ağaçları ya bir köy meydanının ya da bir mahallenin merkezidir. Hatta öyle ki kimi zaman da bir evin ya da dükkanın duvarı, sütunu haline gelir.

28 Eylül 2009
Osmanlı

Tuhaf tuhaf yazılar görüyorum “Buraya çöp atan eşektir” gibi… Geçen gün bir öğrencim okumuş “Öğretmenim” dedi “dayım dün çöp attı oraya şimdi eşek olur mu?” Sizin ailede de bu tür şeyler yapan var mı? (Kibarca sizin ailede de eşek var mı?) diyor.

26 Ağustos 2009
icimdekises
< Önceki1Sonraki >