Şu sıra düşündüğüm tek şey bu..

''İNSAN YARATILDIĞINDA YARIM YARATILMIŞ OLSA GEREK''

Bunu düşünmekten kendimi alamıyorum bir türlü.. Yaşadığım herşeyi gözden geçiriyorum.

''Tamam'' dediğim hiçbirşeyin olmadığını farkediyorum.

18 Şubat 2013
Selma Gözenn

GÜN OLUR ASRA BEDEL

Öyle günler vardır ki anlatılmaz yaşanır. her anı her dakikası içine işler. yapmak istediklerini yapamazsın.söylemek istediklerini söyleyemezsin.çaresizlik hep seninledir.hayatının tümünü bir günde yaşamış gibi hissedersin.

20 Kasım 2011
yazar

Denilir ki;

Vefa, arkada bıraktığını, giderken bir hiçe terk ettiğini yabana atmamaktır..

Vefa, dostluğun asaletine, bir merhaba sonrası edilen sohbetin bal gibi tadına

Verilen sözlerin ,edilen vaatlerin kavline ve de

03 Kasım 2011
zuvay

Artık vazgeçtim yazmaktan,

sözlerim incindi kalemim kırgın.

Bıktım seni sana anlatmaktan,

Cümleler ezildi yüreğim dargın.

İlhamım seninle gitti gideli,

ruhumun kalmadı hiç bir emeli.

04 Temmuz 2010
LEADRİ

Yaşlı kadın yatağından kalktı. Sabah ezanının insan ruhuna huzur veren sesi oda içinde yankılanıyordu. 88 yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte odaya ezan sesi ile birlikte baharın güzel kokusu ve kuş cıvıltıları doluştu. Penceresinden gözüken Kurtuluş Parkına bakarak yaşlı ciğerlerine sabahın ılık esintisi ile doldurdu.

02 Temmuz 2010
dostzade

“aşk olsun Barış abi aşkolsun

aç koynuna kuş konsun”

öğütlerinin gökkuşağında

rengarenk açan yaşamlardık

on puan alma hevesinde

öykünürken üstelik

gezdiğin diyarların yaşamları

02 Şubat 2010
Serdar Keskin

Ben şimdi bir parça kâğıda ne yazayım Atatürk’ten başka… ?

Atatürk’ü de böyle anlatırdı kendi bildiği kadar. Görmedi ama bildiği birçok şeyi gözü önünde canlandırır ve aynısının bende oluşmasını isterdi. Anlatırken her nefes aldığında her kalbi attığında büyüyen heyecanını göstermek isterdi herkese ki istese bile tutamazdı bunu… Bastonu at, gözlükleri dürbün, tespihi silah olmuştu adeta anlatırken. Buz gibi ama yüreklerin kokusu toprakları tüttürmüş bir savaşın ortasında bulmuştum kendimi… Anlatırken titriyordu elleri. Tespihi tutmaya çalışıyordu sanki onu. Kolay değildi tabii onun için… Dünya sahnesinin asırları yerle bir eden oyununu anlatıyordu. Kimse için kolay değildir bu… Kursakta düğümlenmiş sözleri çözüp de anlatabilmek, sözcüklere karşı koyup gözyaşların iplerini sökmek hiç kimsenin göze alabildiği bir durum değildir…

11 Kasım 2009
Pamuk Şeker

20. yy başlarında İstanbul Bahçekapı'da ünlü mü ünlü Macar bir terzi var imiş. Ünü o kadar yaygınmış ki, İstanbul'da ne kadar kalburüstü zengin varsa hepsini o giydirirmiş. Saygı değer Mösyö Back.

25 Eylül 2009
Osmanlı

Allah'ım,

Bu çelişkilerle dolu yaşamda, iç sesimi duyup, duyduklarımı iradem ile pekiştirip olayları kavrayabileceğim bir "AKIL" verdiğin için...

Baktığımda siyah ile beyazı ayırt edebilecek berraklık ve netliği gören "GÖZLER" verdiğin için...

21 Ağustos 2009
delişey

Her sabah iş yerime gelir, cafeteryanın kapısından kafamı uzatıp "odama bir çay lütfen!" deyip yerime öyle geçerdim. İçmesem uyanamam, kendimi çok iyi bilirim... Sonra bilgisayarımı açar, evraklarımı elime alır, çayımı yudumlayarak güne sakin sakin başlardım.

04 Mayıs 2009
delidivane
< Önceki1Sonraki >