satır aralarında harfler saklanıyor

cümleler bir araya gelemiyor

bir türlü

hikayeler anlatılmayı bekliyor

dinleyen olmasa bile,

sesleri yankılanıyor sanki

zihnimin koridorlarında

yolculuğu çok uzun aslında

24 Mayıs 2013
hicran

*Selamlar.

*Ey fotoğraf çekenler! Artık sokakta yaşayan yaşlı adamları, yaşlı ve temiz yüzlü köylü amcaları, teyzeleri falan rahat bırakın. Tamam yeterince çektiniz adamları-kadınları, tadında bırakın. Adamlar rahat rahat yürüsün sokakta. Sıktınız iyice insancıkları.

21 Temmuz 2012
Gökhan Duranal

“Seni Allah gönderdi, Allah seni bize geri gönderdi. Ya rabbi şükürler olsun.”

Birkaç dakika sürekli aynı sözleri yineledi. Ne diyeceğimi bilemedim gözleri ıslak

Islak bana bakıyordu. Beni gördüğüne çok sevindiği her halinden belli oluyordu.

28 Aralık 2011
delidivane

Avlunun içinde etraftaki herkes kayboldu sanki tek başıma başımı eğerek girdim türbenin içinde değerli yazılarla süslenmişti sanki eski zamanlarda bir şehre yolculuk eder gibiydim işlemeli kilimler, kudümler ve neyler vardı. Mevlana'nın babasına, Mevlana'ya, eşi ve çocuklarına, akrabalarına ve postnişinlere ait sandukalar bulunmaktaydı. Yeşil kubbenin altında Mevlana ve oğlu Sultan Velet’in mavi mermerden yapılmış sandukaları bulunmaktaydı. Sandukanın ön, arka ve yanlarında Ayet-ül Kürsi, Mevlana’ya ait beyitler, Divan-ı Kebir’den seçilmiş gazeller ile Mesnevi’den alınmış beyitler yazılıydı.

26 Aralık 2011
delidivane

Pamukkkkkkkkkk!!!

- Efendim serap kulağımın dibinde neden bağırdığını öğrenebilir miyim?

- Uyan diye J

- Allahım neydi günahım

- Aman sende gıcıkkk

23 Aralık 2011
delidivane

1 hafta su gibi geçmişti ve yolculuk yarın sabah 07.00 gibi başlayacaktı. Öğle vakti orada olmak istiyorduk. Ben hazırlıklarımı yapmıştım Gamze ve Serap benim aracımda yolculuk edecekti. Aykut, Leyla ve eşi kendi araçlarıyla gidecekti. Gamze bizim için güzel birkaç mola yeri ve gideceğimizde konaklayacağımız yer, turda nerelere gidileceğine varana kadar organize etmişti bütün sorumluluk üstünde olduğundan bizi memnun etmek için baya uğraşıp yorgun düşmüştü ama birlikte olmanın verdiği güzel anları düşününce bunlardan eser bile kalmamıştı.

16 Aralık 2011
delidivane

" Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar

Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın."(Ataol Behramoğlu)

Öyle bir çekim var ki hem de uzak ülkelerle aramda aşk gibi, düşünmek bile yüzümü güldürür, günümü güzelleştirir. Bütün fedakârlığı yapmaya hazırım "gitmek" için. Yeni yerler görmek, gezmek, keşfetmekten de öte bir yaşam tarzı bende bu. Dünyayı evim gibi düşünüyorum. Evde neye ne kadar şaşırıp, keşfetme dürtüm canlanıyorsa seyahat ederken de aynen öyle. Yemek yemek gibi, su içmek gibi ihtiyaç meselesi… Hangi araçla hangi sebepten nereye ulaştığının hiç önemi yok. İçimde bir yer hep "git" diyor bana. Bütün hayatımı bunun üzerine kurmaya hazırım.

18 Mayıs 2011
huzursuz ruh

Sabaha kadar sadece gözlerime bakarak, saçlarımı öpüp koklayarak bana güzel sözler söyleyerek geçti. Bir kez daha anladım ki aşk tene dokunmadan bedenle değil, yürekle sevmek işiydi. Gönüle aşk girince yangını söndürecek olan şey sevdiğinin derin bakışlarında gizliydi. Uzun konuşmalar yaptık saatlerce. Biten sevdaları gelenleri gidenleri her şeyi konuştuk ama gideceğimden dönüşümden tek kelime söz etmedik. Göğsüne kafamı koydum kulağımda onun sesi, uykuya dalmışım birden ezan sesiyle irkildim. Ali’de uyumuş, kollarının arasından sessizce sıyrıldım. Üzerimi değiştirdim bir süre öylece izledim onu. Eşyalarımı bavula koymuş hazırlamıştım. Odadan yavaşça çıktım merdivenlerden usulca indim. Annesiyle karşı karşıyaydık. Kıpkırmızı oldum oğlunun odamda olduğunu biliyor muydu? Yanlış anlamış mıydı? Off…

08 Nisan 2010
delidivane

İçerde bir bayan vardı ve karşılıklı oturmuşlardı. Seslerini duymak için biraz daha yanaştım ve bu defa kalbim yerinden çıkacakmış gibiydi. Bir endişe sarmıştı, kimdi bu bayan ayağa kalkıp yanına yanaştığını ve saçlarını okşadığını gördüm Kahretsin bu kısa zaman içinde nasıl olur da bir başkasına gölünü açabilirdi.

18 Şubat 2010
delidivane

Hala uykuya doymadığım halde uyandım, gözlerimi ovuşturdum hafif gerildim ve etrafa bakındığımda bir başka yerde olduğumu hatırladım. Toparlandım, hızlıca kalkarak üzerimi değiştirdim ardından belli belirsiz bir makyaj yaptım. Odadan çıkıp merdivenlere doğru ilerledim, duraksadım evde çıt sesi dahi yoktu. Nerdeydiler, kimseyi rahatsız etmek istemiyordum. Usulca inmeye özen gösterdim. Sehpanın üzerinde cam kâsede bir sürü şeker, çikolata ve kolonya şişesi gözüme ilişti. Öyle ya bayramdı bugün, ne tuhaf unutmuştum. Bir bayram sabahı ailemden, sevdiklerimden uzaktaydım, İlk defa onlardan ayrı kalacaktım.

07 Şubat 2010
delidivane
< Önceki12