Büyük bir hayata giden yol dümdüz, hatasız, pişmanlıksız değil, asimetrik, dalgalı, karmaşıktır. Büyük bir hayat çevredekilerin aynısını yaparak gidilen bir yer değildir. Çoğu kez çevreye kafa tutarak, aklına koyduğu için alay edilmeyi göze alarak, zekasını alışılmışın dışında çalıştırarak ulaşılan bir yerdir. Hiç hata yapmadığımızda değil yanlışlarımız doğrularımızı, götürdüğünde kalan kadar başarılı sayılırız.

11 Mart 2010
nazlı
Teneffüs zili çaldığında öğrenciler zaman kısıtlılığının da bilinciyle okul bahçesine koşturarak; ip atlıyor, top oynuyor, ismini dahi bilmediğim bin bir çeşit oyunlarla eğleniyorlardı. O ise ya bir köşede dalgın gözlerle çevreyi izliyor yada ağabey-abla diyebildiği, yakınlık kurabildiği bir öğretmenin etrafında dolanıyordu. Bu özelliğidir ki dikkatimi çeken, beni ona onu bana yakınlaştıran…

10 Mart 2010
Tamu

Bazen kendini yalnız hisseder insan. Ne günün yoğunluğu, ne de koşuşturmalar tatmin etmez, garip bir daraltı gelir yapışır üstüne. Bu ne sıkıntılı bir durumdur. Yaşayanlarımız tanır yakınen. Motive edesi gelir insanın kendini. Neresinden başlayacağı konusunda dalar düşüncelere...

04 Mart 2010
delişey

Neden bu sahnedeyiz? Neye ağlıyor, neye gülüyoruz? Oynuyoruz aslında ve oynadığımız şey kahkalarla göz yaşları arasında geçen ne zaman biteceğini bilmediğimiz yalanlarla dolu oyun.

Arasıra çekilir bir köşeye izleriz bu oyunu oynamak yerine yalanlara göz yaşlarına gözyumarız. Mutlu oyuncuları görünce yüzümüzdeki tebessümün yerini istenmeyen olaylar karşısında göz yaşı alıverir.

02 Mart 2010
nur

Güçlü kadınlar vardır, her işlerini kendileri halletmeye çalışan.

Anne ve babaları tarafından böyle yetiştirilen. Onlar kendi paralarını kendileri kazanmak isterler. Evdeki tüm tamirat, tadilat işlerinden anlarlar.

02 Mart 2010
mel-tem78

Çirkin yapıların birbirine geçip, dip dibe oluşturduğu, kenar mahallelerin birleşmesinden oluşan, basit bir semtte oturuyorum. İstemediğim insanlarla, hoşlanmadığım bir hayatı paylaşmak zorunda kalıyorum. Ve bu hayattan, kendime ait küçük ama anlam yüklü zamanlar çalıyorum. Çalıyorum?

02 Mart 2010
delişey

Bir avcının acımasız kurşununa yakalanmış yaralı bir kuş gibiyim. Ne kadar çırpınsam da gökyüzüne doğru kanat çırpamıyorum. Tam ümidim kesilmişti derken, biri kaldırıyor beni yerden ve yaralarımı sarmaya başlıyor. Uçmak için cesaret veriyor bana. Ama nafile…

01 Mart 2010
nazlı

Yaşadın da büyüdün sanma, gün gelecek neler yaşayacaksın ve hiç büyümemişim, bunca yaptıklarım büyümemi değil de, sanki daha da küçülmemi sağlamış diyeceksin.

Belki yağmurun yüzüne dokundurduğu damlalarla büyüyeceksin, ya da kar tanelerinin soğukluğuyla üşüyeceksin.

27 Şubat 2010
emirhan.k

Evlenenler aşk gemisinden, sevgi sandalına atlarlar. Hayat okyanusunda bu bazılarına rotayı şaşırttırırken, bazıları da yeni yerler keşfettirir. Her dalgada daha da sıkı sıkı sarılan eşler, bir süre sonra birbirlerine o kadar bağlanırlar ki en kötü fırtınalardan bile en az hasarla kurtulmayı başarırlar. Zamanla hem sandallarına, hem de birbirlerine alışırlar. Aralarındaki bağ güçlendikçe sandalları daha da hızlı yol alır....

26 Şubat 2010
Alabegüm

Hayata küstüğünüz, hiçbir şeyden zevk almadığınız, hiç ummadığınız bir zaman biri çıkar karşınıza.. Gözleriniz kenetlenir birden içinizden ılık ılık bir şeyler akar ama sözler dile gelmez bir türlü. İçiniz ısınmıştır sımsıcak olmuşunuzdur; dışarıya atarsınız kendinizi ne soğuğu ne de dışarıdaki kalabalığı hissedersiniz. Yüreğiniz serinlesin diye dışarı atmışınızdır kendinizi ama daha da ısınır içiniz…

19 Şubat 2010
icimdekises
< Önceki1234...