Ellerin nerede hani, hiç ayrılmamak için tutuştuğumuz ellerin?

Avuçlayıp yanaklarıma dokunduğun,

Saçlarımı okşadığın, kenetlendiğim, güç aldığım ellerin nerede?

Gözlerin nerede, o yemyeşil bozkırları andıran derin bakışlı gözlerin

18 Mart 2010
delidivane

Bazen düşünüyorum da destanlara konu olan o güzel sevgiler hala var mıdır dünyada? Gelip bulur mu bir gün herkesi? Anlatmak istediklerim çok aslında ama boğazımda kelimeler her defasında düğümlenip takılıyor, ne yapacağımı bilmeden çaresizce dolaşıyorum yorgun şehrin ıssız sokaklarında... Buğulu bir sevdanın içinde kayboluyorum... Bir çok kez ölmeyi düşündüm, sonra aklıma yanımda olan ailemi ve dostlarımı getirdim en çok üzülen de yine onlar olurdu. Ne için ölecektim, kim için? Ciğeri beş para etmez bir adam için mi bütün bu düşüncelerim?

16 Mart 2010
seymaa2828

"Budala" küçükken buda'ya tapanlara dediklerini sanar; Saffeti, "Salako"nun ismi, "Hababam" filminde "Mahmut hoca"nın zalim olduğunu, yumurtanın tavuğun kanatları altından çıktığını, evden çıkarılmadıkça dışardaki çocukların aslında evsiz olduklarını düşünürdüm. Şimdi gerçekleri öğrendim ve... Telaşlanıyorum...

16 Mart 2010
antikayazar

Yalnızlık, bir mekanda tek kalış mıdır? Yoksa sevdiklerinin birer birer çekip gitmesi midir hayatından? Çekip gidenlerin ardından bir kayboluş mudur?

Aslında her insan yalnızdır başını yastığa koyduğunda. Düşünceleriyle, kendiyle tamamen baş başadır. Doğuştandır yalnızlık. Sevdiklerimiz yanımızdayken yalnız değilmişiz gibi hissetmemiz bu anların bir aldatmacasıdır.

14 Mart 2010
sallanarock

Sana dair hiç bir şeyi silmedim hayatımdan. Hatta en kötüsünden bile öğrendiklerim var. Bana çok şey öğrettin. Bu hayat denen oyunun her perdesinde farklı duygular, çıkartılması gereken sonuçlar var.

12 Mart 2010
seymaa2828

Büyük bir hayata giden yol dümdüz, hatasız, pişmanlıksız değil, asimetrik, dalgalı, karmaşıktır. Büyük bir hayat çevredekilerin aynısını yaparak gidilen bir yer değildir. Çoğu kez çevreye kafa tutarak, aklına koyduğu için alay edilmeyi göze alarak, zekasını alışılmışın dışında çalıştırarak ulaşılan bir yerdir. Hiç hata yapmadığımızda değil yanlışlarımız doğrularımızı, götürdüğünde kalan kadar başarılı sayılırız.

11 Mart 2010
nazlı
Teneffüs zili çaldığında öğrenciler zaman kısıtlılığının da bilinciyle okul bahçesine koşturarak; ip atlıyor, top oynuyor, ismini dahi bilmediğim bin bir çeşit oyunlarla eğleniyorlardı. O ise ya bir köşede dalgın gözlerle çevreyi izliyor yada ağabey-abla diyebildiği, yakınlık kurabildiği bir öğretmenin etrafında dolanıyordu. Bu özelliğidir ki dikkatimi çeken, beni ona onu bana yakınlaştıran…

10 Mart 2010
Tamu

Bazen kendini yalnız hisseder insan. Ne günün yoğunluğu, ne de koşuşturmalar tatmin etmez, garip bir daraltı gelir yapışır üstüne. Bu ne sıkıntılı bir durumdur. Yaşayanlarımız tanır yakınen. Motive edesi gelir insanın kendini. Neresinden başlayacağı konusunda dalar düşüncelere...

04 Mart 2010
delişey

Neden bu sahnedeyiz? Neye ağlıyor, neye gülüyoruz? Oynuyoruz aslında ve oynadığımız şey kahkalarla göz yaşları arasında geçen ne zaman biteceğini bilmediğimiz yalanlarla dolu oyun.

Arasıra çekilir bir köşeye izleriz bu oyunu oynamak yerine yalanlara göz yaşlarına gözyumarız. Mutlu oyuncuları görünce yüzümüzdeki tebessümün yerini istenmeyen olaylar karşısında göz yaşı alıverir.

02 Mart 2010
nur

Güçlü kadınlar vardır, her işlerini kendileri halletmeye çalışan.

Anne ve babaları tarafından böyle yetiştirilen. Onlar kendi paralarını kendileri kazanmak isterler. Evdeki tüm tamirat, tadilat işlerinden anlarlar.

02 Mart 2010
mel-tem78
< Önceki1234...