Ivır Zıvır Aksesuarlar ve Fonksiyonlar - Fotoğrafa Yeni Başlayanlar İçin Kılavuz

foto,fotoğraf,fotoğrafçılıkEvet evet bu hafta daha ferah bir konuya değiniyorum. Nasıl ki kokoş ablalarımız küpe-kolye meraklısısıysa biz fotoğraf delileri de bayılırız malzemelerine.

Bu malzemelerden en önlemlilerinden biri kablo deklanşördür. Tabi ilerleyen teknoloji ile bunlarında uzaktan kumandaları çıktı. Peki ne işe yarar bu harici deklanşörler? Daha önce bahsetmiştik, uzun pozlama demiştik, örtücü hızı demiştik... İşte o uzun pozlamayla çekilmişfoto,fotoğraf,fotoğrafçılık fotoğraflarda adamı gıcık eden bir olay gerçekleşir. Makineciklerimiz çok hassas olduğu için ufacık bir titremeyi hisseder ve "Aha da bak beni titrettin, bende senin fotoğrafını rezil ederim" dercesine bulanık fotoğraflar çıkarır ortaya. Şaka bir yana bu fluluğu önlemenin yolları var. Birincisi ya zamanlayıcıyı ayarlarsınız ve makinenizin "bip" sesi eşliğinde geri sayım yaparsınız (ki ben ilk zamanlar gidip kablo deklanşör edinmeye üşendiğimden bu yöntemi kullanırdım, modellerimle hep beraber toplu baygınlık geçirirdik) ya da daha şipşak bir çözüm; kablo/uzaktan kumanda deklanşör kullanırsınız.

foto,fotoğraf,fotoğrafçılıkBir başka olmazsa olmaz malzeme... Tabii ki tripod, nam-ı diğer üçayak. Net fotoğraflar için şarttır. Tabi bir de panoromik fotoğraflarda da çok işe yarar. (Dip Not: Panoromik fotoğraflar, yan yana ve ya alt alta bazen 2, daha fazla 3 fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulan fotoğraflardır. Daha sonraki yazılarımda bahsedeceğim)

E tabii ki bütün ıvır zıvırımızı koymak için, makinemizi ve objektiflerimizi darbelerden ve sudan koruyacak bir de özel çantaya ihtiyacımız var. foto,fotoğraf,fotoğrafçılık

Parasoleyimiz var bir de... Ben kullanıyor muyum? Hayır, ama özellikle güneşe karşı çekilen ters ışık çalışmalarda çok işe yarıyor. Görevi ise istenmeyen ışınların objektiften içeri girmesini engellemek. Kauçuk veya çelikten yapılmış bir borudur aslında. Dikkat edilmesi gerekilen iç kısmının mat ve siyah boyalı olmasıdır.foto,fotoğraf,fotoğrafçılık

E tabi bütün bunların dışında bir de çok işe yarayan filtrelerimiz var. Aslında gözlemlediğim kadarıyla "modern aydınlık oda" (yani Photoshop) podyumda boy gösterdiğinden beri renkli filtreler pek kullanılmaz olmuş (ya da bana öyle geliyor)... Özellikle yüksek dağlarda ve deniz kenarında atmosferden süzülmeyi başaran mor ötesi ışınlar daha fazla bulunur. Bu ışınların objektiften içeri girmesini önlemek için UV filtre kullanırız. Bu filtremiz aynı zamanda objektifimi toz ve darbelerden de korur.

foto,fotoğraf,fotoğrafçılık

Bir diğer filtremizde Polarize filtredir. Polarize filtrenin en başlıca görevi su, cam gibi yüzeylerde oluşan parlamaları yok eder. Ondan sonra, gökyüzünün kontrastını arttırır (Dip Not: Kontrast bir fotoğrafın renklerindeki zıtlıktır. Yani şöyle açıklayayım, kontrast arttırıldıkça renkler daha doygun daha canlı olur, kontrast azaltıldıkça daha solgun bitkin olur. Anlatabildim mi? Hmm.. sanırım anlattım hehe) Bir de bu filtremiz iki kattan oluşmaktadır, dıştaki halkayı çevirdikçe renk doygunluğunu ayarlayabilir veya yansımaların girişini engelleyebiliriz.

foto,fotoğraf,fotoğrafçılıkBir de eğlenceli filtrelerimiz var ki tatlarından yenmezler :) . Star filtrede bunlardan biridir. Bazen öyle görüntüler yakalarız ki, muhteşemdir çok güzeldir, fakat kadrajımıza giren sokak lambaları görüntüyü "haşırt" diye mahveder. İşte bu istenmeyen ışıkları daha göze hitap eder, ruhumuzu okşar hale getirmek için star filtre kullanırız, böylece sıradan sokak lambalarımız ve benzerleri yıldızımsı tatlı bir hava kazanırlar.

Bunların dışında center spot filtresi vardır, ki bu filtrenin etkisine aslında yapancı değiliz. Google'ın Picasa programını kullananlar bilir, fotoğrafın orta kısmı kenarlarına göre daha nettir, kalan kısımlarda rüyamsı bir bulanıklık vardır.

Diffuser filtremiz vardır, bunlarda genelde portre çekimlerinde yumuşak bir etki elde etmek için kullanılır. Yüzdeki istenmeyen detayları kısmen belirginsizleştirmek için biçilmiş kaftandır.

Close-Up filtresi de makro fotoğraf tutkunları içindir. Makro fotoğraflar için özel tasarlanan objektiflerin fiyatları da pek özel tasarlandığı için genelde filtreler de iş-görür duruma gelmiştir. Close-up filtrede objektife takılarak bir nevi büyüteç etkisi yaratır.

Şimdi bütün filtrelerimizin bir ortak yönü objektiften içeri giren ışığın bir kısmını engellemeleridir. Pozlama değerleri filtreli ve filtresiz çekimlerde değişir ve bu değişiklik filtre faktörü olarak adlandırılır ve ve ve bu filtre faktörü de +1, +2 ve +3 gibi değerlerle ifade edilir; bu değelerde kaç stop arttırılacağını belirtir. (+1, 1 stop; +2, 2 stop...)

Mesela fotoğrafımızı filtresiz 125/8 değerleriyle oluşturabilirken filtre faktörü +1 ise 125/5.6 değerlerinde oluşturabiliriz.

Yine saat geç olmuş.. Yastık-yorgan beni çağırıyor... Bana iyi geceler tatlı rüyalar, sizlere de yazımı okuduğunuzda sabah olacağını varsayarak günaydın, iyi günler ve hatta iyi haftalar... :)

TarArseven
TarArseven
10 Mart 2008
Bu yazarın ‘Fotoğraf Makineleri ve Terimler-Fotoğrafa Yeni Başlayanlar İçin Kılavuz’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Bu Yazıyı Beğenenler

Beyaz Sayfa
Default Avatar

Okur Yorumları

janny - 10 Mart 2008 17:40
janny
Ah be Tara, bize fotoğrafçılık öğretebilmek uğruna uykusuz kalıyorsun :) Kablolu deklanşör, tripod ve parasoley gerçekten de her profesyonelde olması gereken aksesuarlar. Diğer filtreler ise sanırım iyice aşmış kişiler için, ayrıca çoğu filtrenin yaptığı şey Photoshop'ta da halledilebiliyor. Fakat UV filtresi, star filtre ve polarize filtre mutlaka çantada bulunması gereken aksesuarlar diye düşünüyorum... Bakalım senden daha neler öğreneceğiz :)
Herkes hakettiği gibi yaşıyor...
TarArseven - 10 Mart 2008 23:01
TarArseven
Aslında uykusuzluk değil, benim vücut fonksiyonlarım biraz tersine işlediği için genellikle geceleri ayaklanıyorum. Ama geçenlerde karar aldım "Artık normal insan saatinde yatıp normal insan saatinde kalkacağım!" diye, tabi nafile :) Bünye alışmış sabahlamaya :) Sevgiler!
Tara Arseven - www.taraarseven.com
janny - 11 Mart 2008 12:27
janny

Boşuna uğraşma canım, aynısını ben de denedim ve sonuç: Ne yaparsam yapayım gece 2'den önce mümkünatı yok uyuyamıyorum :) Sanırım bazı insanların bünyesi vampirler gibi gece gezip gündüz uyumaya programlanmış, ölümlü gibi yaşamak bu insanlara göre değil :P


Herkes hakettiği gibi yaşıyor...
Serkan Aygören - 11 Mart 2008 14:21
Serkan Aygören
Ben de, ben de... Hemen Facebook'da gece 2'den önce uyuyamayanlar diye grup açayım bari :D
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
Sarıkavak - 23 Nisan 2008 13:26
Sarıkavak
bence de hiç yormayın kendinizi ben iyce abarttım o meseleyi gece karanlığını göremezsem günüm güzl geçmio tam vampir gibi hissediom kendimi
Death solves all problems; no man, no problem!
kiraz - 17 Haziran 2008 19:37
kiraz
fotoğraf hakkında çook açıklayıcı bilgiler veriyorsun yazılarında bir de hangi fotoğraf makinesinin iyi olduğunu söylesen (yeniiii başlayanlar için ) çook makbule geçerdi
Serkan Aygören - 18 Haziran 2008 09:45
Serkan Aygören
sevgili kiraz şu makine iyidir, ya da bu kötüdür demek mümkün değil ki?
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)

üye olun, siz de katılın