Ahmet ÜMİT / Bab-ı Esrar

ahmet ümit,aşk,bir,gönül,hz. mevlana,mevlana,sevda,şems,tekOkuduğum kitaplar bende çoğu kez, sevdiğim yemeği özleme isteği uyandırır. Yeniden okurum. İlk okuduğumda beğendiğim ve altını kırmızı kalemle işaretlediğim cümleleri, kelimeleri, paragrafları yeniden gözden geçiririm. İşte Bab-ı Esrar bende bu duyguyu bir çok kez uyandıran bir roman. Ve ben Ahmet ÜMİT’in Bab-ı Esrar kitabını paylaşmak istedim sizlerle eğer kabul ederseniz...

Farklı zamanlarda yaşayan insanların yollarının, bu günde kesiştiği bir roman Bab-ı Esrar... Yıllar geçse de, dünden bu güne pek çok şey değişse de, ruhun değişmezliğini görüyor anlıyoruz... Hakikati aramak, insanların bencilliğini sorgulaması, kurban - katil ilişkisinin nedenleri, din sanarak yaşadıklarımızı yeniden irdelemek ve bir çok yaşanmışlığın üzerine cesaretle bir çizik atabilecek derecede güçlü olan aşk...

“Tanrı merhametten de, şefkatten de daha büyüktür. Tabii, şiddet ve cezadan da. Onda hepsi vardır, onda hepsi birdir. Bir olmak demek, çok olanı bir görünümde toplamak demektir, ama farklılıklarını silmeden, aynılaştırmadan, birbirine benzetmeden... Çünkü her var oluşun bir anlamı, bir gereği vardır. Çoğu zaman mesele Tanrı'nın ne olduğu değil, bizim onda ne gördüğümüzdür. Sevgi dolu olanlar merhameti, zalim olanlar şiddeti, zeki olanlar aklı, aptallar kör inancı, alimler bilimi ve cahiller mucizeyi görür…"

Batıdan doğuya yapılan bir yolculuk ve bu yolculuk boyunca, yaşanılan olayların içsel başka bir yolculuğa dönüşmesi... Sonuç, kendiyle barışan, affetmeyi öğrenen bir ruh...

Bu ruhun aydınlanmasına en büyük etken ise Hz. Mevlana ve Şems'in birleşen yaşamları...

Bir dönüşüme ortak olmak mümkün romanın sayfalarında. Önce maddi aşk için maneviyattan geçip, sonra maneviyat için maddi aşktan vazgeçiliyor... Bu duygu dönüşümleri bir çok gel - gitler yaşanmaya sebep olsa da, anlık ihtiyaçların ağır basarak, bizi fedakarlık yapmaktan alıkoyduğu zamanlarda, eğer maneviyattan söz edemiyorsak hep bir yanımız aç kalır. Tamamen insana özgü bu durumdan kurtulma isteğinin sürecini görebiliyorsunuz romanda...

ahmet ümit,aşk,bir,gönül,hz. mevlana,mevlana,sevda,şems,tek"Anlamadılar. Onlar anlamadıklarını kötü sayarlar. Ulemalarını ellerinden alacağımı sandılar. Oysaki ben onu dünyanın sulatanı yapmaya geldim. Geçmiş bütün zamanların sultanı. Ama anlamadılar, Çünkü onların din diye bildikleri, küfürdü. İbadet diye bildikleri günah. İnsan eti yiyip, insan kanı içiyorlar ve bunu Tanrı adına yapıyorlar. Din zannettikleri kitapta yazanı harfiyen yerine getirmek ti sanki yaratanın gönüllü kölelere ihtiyacı varmış gibi. İbadet zannettikleri, hoşgörüsüzlüktü, sanki yaradan nefretten hoşlanırmış gibi. İnanç zannettikleri, onların kurtuluş garantisiydi her iki cihanda, tövbee tövbee, sanki yaradan tüccarmış gibi..."

Şems-i Tebrizi olmasaydı, Hz.Mevlana sıradan bir din adamı olarak mı kalırdı?

Mevlana iyi eğitim almış, hoşgörü sahibi, görüş ve fikir deryası derin, eğitmen ve din adamıydı. Şems, onun içindeki coşkuyu, ateşi, marifeti, yeteneği ortaya çıkarmasını sağlayan bir itici güç idi... Bunu güven, sevgi ve sadakatle başardı...Zira canını bu dostluktan esirgemedi ve Mevlana'nın görüş olarak bir devrim yaratmasını sağladı.

Romanı okurken fark edebiliyorsunuz ki; tasavvufta bilgi, Tanrıya ulaşmanın tek yolu değil. Yaşamak ve deneyimlemek şart. Bilgi ve yaşayarak öğrenmenin tanımını "Hamdım, piştim, yandım" dizeleriyle  Mevlana'nın şair ruhundan görebilmek mümkün...

Cinayet, kurban - katil ilişkileri, iç sorgulamaları, affedebilmenin hafifliği, ilahi ve tensel aşk, yaşam, umut ve daha bir çok şey...

Ve son olarak, Mevlana ve Şems ilişkisi, ilahi bir aşka ulaşmanın, ahlakın, dinin, yaşamın, umudun, cesaretin ta kendisi... Bu bir tür sevgi deliliği, aşk gözü dönmüşlüğü... Ve bir hiçlik olsa gerek...

"Ey kerim olan Allah ! Eğer sen yalnız iyileri kabul ediyorsan, suçlular kime yalvarıp yakarsın?"

Muhabbetle cancağızım...

Ayşe ÖZEN

delişey
delişey
14 Ocak 2010
Bu yazarın ‘Bir Simit Versene Abi!’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Bu Yazıyı Beğenenler

emel serin
sessiz...

Okur Yorumları

lyra7 - 14 Ocak 2010 23:27
Default Avatar
delişeyim özlemişim yazılarını, okurken konuyu nerden alıp taşıyıp uzaaak diyarlara taşımanı bilgine, bilgiyi algılayan yüreğine sağlık can. kitap türk yazar olmasına rağmen ilgimi çekti alıp okuycam.

O zaten her kitabında söylüyor;
"Biz dileyene, dilediğini veririz." o yüzden ne dilediğinize dikkat edin der alimler.
ben şimdi bir dilekte bulunayım yeri gelmişken belki saatine denk gelir:=)

" Beni algılama aczine düşmeden, akıl sağlığımı yitirmeden; bu yaşamımı bitirmeme yardım et yarabbim"
kalanını senin bana yani (İNSAN,a ) verdiğin güç ile ben zaten hangi yük olursa altından kalkarım. teşekkür ederim amin.
D.T
rüyaadam - 15 Ocak 2010 02:00
rüyaadam
Ahmet ÜMİT'in sevdiğim ve takip ettiğim yazarlar içinde olmasından dolayı 'Bab-ı Esrar' kitabını da okuma ve inceleme fırsatım oldu.Konunun işlendiği bölgenin kültür ögelerini polisiye bir kurgunun içine yedirmeyi başarmış. Sürükleyici ve içine hapsedici bir eser olmuş. Eserin dili son derece akıcı ve duru; böylece okuyanın kafasında soru işareti bırakmıyor. Bence okumaya değer bir roman ; )
http://www.facebook.com/group.php?gid=367240885144
delidivane - 15 Ocak 2010 10:36
delidivane
En kısa zamanda alıp okuyacağıma emin olabilirsin.Aşk kitabından sonra sürekli bu kitabı tavsiye ettiler ama son nokta sen oldun. Eee nede olsa dilimden anlıyan birisin delilerin piri =)
AşıkLarın Şeriatıda Allah'tır, Mezhebi de...
delişey - 15 Ocak 2010 10:47
delişey
Lyram:) inan bende özlemişim yazılarımı... Uzun zamandır onca uzaklaştım ki kendimden... Tatil yaptı beynim, yüreğim ama döndüm artık bu kadar tatil yeter,

ve dileklerine yürekten katılıyor "amin" diyorum... ( adresini bildirirsen kitabı sana hediye etmekten zevk duyarım Lyram)

Rüyaadam, dediğim gibi bazı kitapların yeri özel oluyor. Bir zaman aralığı dönüp yeniden okuma hissine kapılıyor insan. Ben ilk okuduğumda Bab-ı Esrar'ı, Şems'e hayranlığımdan olsa gerek, sadece Şems ve Mevlana ilişkilerini dikkate almıştım:) Bütününe bakmak istemedim. Yeniden gözden geçirdiğimde, senin de belirttiğin gibi, farklı bakış açılarını da gördüm değerlendirdim.

Polisiye kurguda severek okuduğum Ahmet ÜMİT'in uslübü okuyucunun kendini romanın içindeki bir karaktermiş havasına bürünme hissi veriyor. Böylece okumakla kalmayıp romanı yaşıyorsun:)

Hatta aklıma gelmişken, yine Ahmet ÜMİT'in "Beyoğlu Rapsodisi" isimli romanında, Beyoğlunu bildiğini sanan ben:) meğer ne kadar az biliyormuşum deyip, Beyoğlunu yeniden keşfetmiştim...

her ikinize de teşekkürler yorumlar için...
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
delişey - 15 Ocak 2010 10:55
delişey
delidivanem:) ben her ikisinide okudum lakin dediğim gibi Ahmet ÜMİT'in üslubunu ve araştırıcılığında öne çıkardığı unsurları çokkkça beğenirim... ( sanada geçerli sözüm, adresini bildirirsen hemen gönderirim kitabını)

Not: son bir tane kaldı isteyen varsa haberim olsun:))
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
delidivane - 15 Ocak 2010 11:36
delidivane
Ben istiyorum ellerinle altı çizili olanı hemde =) ö.m den adres attım...
AşıkLarın Şeriatıda Allah'tır, Mezhebi de...
delişey - 15 Ocak 2010 11:40
delişey
Tamamdır benim olanı sana göndericem... sevgimlesin:)
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
delidivane - 15 Ocak 2010 11:47
delidivane
Yüreğinden nakış nakış işlenmiştir dostluk seli her sayfaya,ben her okuduğumda senle aynı frekansa bağlanıcam can...
AşıkLarın Şeriatıda Allah'tır, Mezhebi de...
delişey - 15 Ocak 2010 13:19
delişey
öyle güzel belirtmişsinki:) bu cümlenin üstüne susmak yakışır can...
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
Serkan Aygören - 15 Ocak 2010 13:52
Serkan Aygören
hey gidi delşey be kalemine sağlık valla...
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
delişey - 15 Ocak 2010 14:24
delişey
sağolasın can:) hepimizin canına sağlık:)

ha bak bu arada tek atımlık kitap var elimizde arzu edersen adresini bildir... adrese teslim çalışmaya başladım artık:)))
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
lyra7 - 15 Ocak 2010 20:06
Default Avatar
sayemizde ikinci bir mesleğin oldu kargoculuk. :=).
D.T
Serkan Aygören - 15 Ocak 2010 23:06
Serkan Aygören
o ne ki? anlamadı ben?
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
emel serin - 16 Ocak 2010 00:32
emel serin
Yhu bende özlemişim bu kadroyu=)
Ben boşuna sevmiyorum sizleri...
Böyle yürekleri dopdolu hazinesi geniş ruhu güzel,
Lep demeden leblebiyi anlayan canlar sevilmezmi?
Üstelik Hz Mevlanın ışığının etrafında dönen pervaneler...
Düşünen, algılayan,paylaşan dostlar...
Gönül gözünüz hep doğruyu görsün canlar...


Sevgili delişeyim
Emeğine sağlık
Hemen alıp okuycam...


Sevgi ve muhabbetle kalın...
Ya yaşamak için sev! Ya sevmek için yaşa!
lyra7 - 16 Ocak 2010 14:08
Default Avatar
heeeyyy bende diyom zincirin eksik halkası nerelerde emeeelll kaybolma bi yerlere sakın!
D.T
delişey - 17 Ocak 2010 23:23
delişey
emelcan teşekkür ederim çokkça değerli yorumun için... nacizhane, elimden geldiğince içimden geçenleri döktüm saçtım işte buralara...
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
delidivane - 19 Ocak 2010 12:47
delidivane
Yemeğe gidip geldiğimde masamda kargo poşedini buldum,tabi ağzım kulaklarımda hızlıca açtım veeeee kitabım gelmiş cancağızım yollamış delilerin piri DELİŞEYİM çokca teşekkürler...
AşıkLarın Şeriatıda Allah'tır, Mezhebi de...
delişey - 19 Ocak 2010 13:00
delişey
insanların yüzünde bir tek tebessüm ettirebilmek ne hoş bir duygu bunun hazzı bir çok şeye bedel inan... bende mutluyum ki:) ve teşekkürler benden gelsin...
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
delişey - 19 Şubat 2011 16:16
delişey
Ahmet Ümit - İstanbul Hatırası da çok güzel bir eser... eser diyorum zira o kadar kaynakça kullanmış ki:) yani onca sayfayı leblebi gibi yiyip yuttm valla billa:))

kitap yaa kitap bilgi bilgi bilgi işte:) küçüklüğümde ben sinema hastasıydım. her filmi izlemeye çabalardım bölee gözüm ekranda yanımda gangın çıksa havaa:) o kadar yani...

eee tabi ayşecik filimleri, yok kezban bilmem nerede, yok köyden geldim şehire filan böle bi türk filmi tutkunluğumda vardı... henüz altı - yedi yaşındayım bu tür filimlerden en çok ilgimi çeken köyden şehre gelip adabı muhaşeret öğretilen vatandaşlardı... kızın kafasının üstünde bir kitap doğru yürütme dersi verilirdi filimlerde. hep kafama takılırdı bu kızın kafasının üstünde bir kitapla doğru yürüme dersi ne olaki diye!!!

büyüdükçe bakındım sağa sola ama hiç bir okulda ne doğru yürütme bölümüne nede öğretmenine rastlamadım... düşündüm düşündüm en sonunda kendimce bir açıklama buldum !!!

kitap kafanın üstünde olacak ama içindekilerde beyninde... yani seni doğru yürüten bilgi dengesi sanırım dedim, doğru yolu bulup bilgilerinle doğru yürüyeceksin ... bu mudur dedim? evet dedi iç sesim budur:)) öle işte o gün bu gün ayrılamadık bi dahaa:P
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
delişey - 16 Kasım 2012 09:24
delişey
Konu Ahmet ÜMİT... Sultanı Öldürmek! İnanın, Ahmet Ümit takipçileri bu kitap konusunda aynı kanıdadır tek kelime ile söyleyecek olursak:

Harikulade...
( İnsandır, insana her haltı yapan...)

üye olun, siz de katılın