Genç Kız Ve Küçük Yağmur Damlası

Yağmurlu bir Eylül günü
Görmüş küçük yağmur damlası genc kızı taa gökyüzünden
Sevivermiş.
 
Tüm cesaretini toplayı atıvermiş kendini boşluğa
Yol boyunca onu düşünmüş,onunla yoğrulmuş ve büyümüş
En nihayetinde genç kızın saçlarına konuvermiş.
 
Nekadar huzurluymuş ve nekadar sonsuz görünmüş gözüne
Oradan kaymış yanaga oradan ''dunak''a
Hep orda kalmak istemiş.
Ama belli yasalar varmış yeryüzünde onun bilmediği
''Yerçekimi'' gibi
Kaymış tutunamamış
 
Kız aniden irkilmiş,
Bi tazelik,bi serinlik ve huzur çökmüş bedenine
Yanağından süzülen damlayı görmüş
Dokunamamış.
 
Herşeyin bitmesinden, parmak uçlarında eriyip gitmesinden korkmuş
Küçük yağmur damlası kızın elbiselerinden süzülerek karışmış toprağa
Kız gidişini derin bir üzüntüyle izlemiş.
 
Bilmişki doğanın döngüsü böyle
Gelecek ve konacak üzerine
Yine yağmurlu bir Eylül günü
 
Böylece kadim bir sevgiyle bağlanmışlar birbirlerine
Ve beklemeye koyulmuşlar Eylül'ü.
 
Bu zaman içinde küçük yağmur damlası
Yaşadıkları üstüne çokca düşünmüş
Bukadar büyük bir zevk ve mutluluk
Tekrar tekrar yaşanmalıymış, denenmeliymiş
Farklı tenlerde, renklerde, dokularda ve kokularda
 
Derken Eylül gelivermiş
Genç kız Eylül'ün ilk yağmurunu sancılar içinde beklemiş
Gelecekti, biliyordu
Dönecekti ona
 
Eylül'ün ilk yağmuru yağmış sonunda
Genç kız üzerinde incecik bir elbiseyle çıkmış sokağa
Damlalar peşi sıra düşmüş üzerine
Her damlada bambaşka olmuş
Hissetmiş, irkilmiş
Ama küçük yağmur damlası yokmuş aralarında.
 
Genç kız sırılsıklam eve döndüğünde mutluymuş
Üzülmemiş, kırılmamışta.
 
Ama her Eylül kendini sokaklara atıp
Sırılsıklam olana kadar
Onu aramaktanda vazgeçememiş
Dönmesini beklemiş...
Default Avatar
Periru
21 Mayıs 2009
Bu yazarın ‘Genç Kız Ve Küçük Yağmur Damlası’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Okur Yorumları

delidivane - 21 Mayıs 2009 09:51
delidivane
BU YAĞMUR

Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince,
Nefesten yumuşak, yağan bu yağmur.
Bu yağmur, bu yağmur, bir gün dinince,
Aynalar yüzümü tanımaz olur.

Bu yağmur, kanımı boğan bir iplik,
Tenimde acısız yatan bir bıçak.
Bu yağmur, yerde taş ve bende kemik,
Dayandıkça çisil çisil yağacak.

Bu yağmur, delilik vehminden üstün,
Karanlık, kovulmaz düşüncelerden.
Cinlerin beynimde yaptığı düğün,
Sulardan, seslerden ve gecelerden...

Necip Fazıl Kısakürek



Yağan her yağmur damlası kadar sevilmeniz dileğiyle...@periru muhabbetle...
www.siirlerle.com
Serdar Keskin - 21 Mayıs 2009 23:26
Serdar Keskin
özletiyor seni bu yağmurlar derdi Ahmet Telli...
tamda yağmur zamanı ve tamda özlem zamanı..
bir de yağmur kız ile şeker çocuğun hikayesi vardır
Sevinç Erbulak'ın "gözünü kırpma düşerim" kitabında...
o geldi aklıma...yağmuru seven çocuğun erimesi..
sevmek dediğin böyle birşey işte
bazen bir damlayı bazen koca yağmuru kucaklamak...
yağmuru kokladım
özlemi koklar gibi..

güzel olmuş elinize sağlık..
tanrım sessiz harfleri koru!!!!