“Gözlerinden bir şilep sızıyor...”
Kenarlarında kıyısı gönlünün
Kömür karası parlak granit tozu
Güneşin şavkını tutmada
Gözlerinden mor salkımlı bir taka geçiyor
Alnın yücesine demirlemeye çalışan
Çember örmüş kanaviçeli başın çevresinde
Ömrünü tavaf ediyor garip yolcu
Güneşe nazire olsun bu son
Karaya çıkmaya hazırlanıyor gözlerin
Kül olmamış pınarlar coşuyor
Ay tutulmuş gözlerinde
Görüyor gözlerim özlemlerin attığı demirleri
Bir miço tutuyor elimden kaptana inat
Ayaz yemiş dizlerim lodosu seviyor
Gözlerin bakmıyor karaya - takılmış
Akmış nur olup aya vermiş kendini
Bir şilep boğazımda düğüm düğüm
Ölüm gelmez yadıma çıkmadan gözlerin karaya
Mor salkımlı takalar fener alayında
Geçiyor gözlerinden, güneş tutmuş
Vurmuş, vurmuş alnın şakına
Gözlerin boncuk boncuk
d
i
z
i
l
m
i
ş
Gök kubbenin nazarı değmiş ortasında sen
Sen bir bilsen gözlerin nasıl görünüyor gözlerin
Enlerin kıyısında izle-y-enlerin
Gözlerini alamadıkları gözlerin
Pervane olmuş yanıyor (g)özlerim…
26 Ocak 2009 / Kadıköy