Uzun zamandır gitmemiştim tiyatroya. Çalıştığım film setlerindeki oyuncu arkadaşlarımın oynadıkları tiyatroları ziyaret etmek vardı hep aklımda. Uzun süredir facebook dan gönderilen mesajını artık görmezden de gelemezdim. Bide mesajı gönderen benim çok sevdiğim Nebil abim olunca, oyuna gitmek de farz olmuştu. "Tiyatro Z" Galata’nın tam karşısındaki sokakta küçük ama oyuncularının yüreği kocaman bir yer. İçeri girince etraftaki kedilerden, çalışanların ilgisinden tiyatroya değil de sanki arkadaşınızın evine gelmiş gibi hissediyorsunuz. 20-25 kişilik minik bir salonda oyunlarını oynuyorlar (benim izlediğim yer o kadar da alt katında daha büyük bir salon olabilir)
"Kentsel Bölüşüm Kar Hanesi" gerçekten mükemmel bir oyundu. Senaryonun her detayı o kadar ustaca yazılmıştı ki, Nebil abiye duyduğum hayranlığım katlandı diyebilirim. Uzun süredir senaryo yazıyorum ve ilk defa bir senaryo hakkında negatif tek bir yorum düşünemedim. Oyuncuların hepsi çok ustaca sergilediler bu akıl dolu senaryoyu. Belki de bana eleştiri yapacak hiçbir şey bırakmamaları oyuncu ve senaristin dolu dolu, hiçbir şeyden çekinmeden ortaya koydukları performanslarındandır.
Oyunu burada fazla anlatmak istemiyorum. Çünkü bazı filmler, gösteriler anlatılmaz yaşanır. Ama şu kadarını söylemek gerekirse, Türkiye'de herkesin dilinde olan ve bolca atıp tutulan konuların hemen hemen hepsi irdelenmişti. Hem de uzun süredir görmediğiniz kadar tarafsız ve realist bir gözle. Tüm görüşler hem övülüyor bir o kadar da yeriliyordu. Tüm bunlar o kadar komik bir hikayede birleştirilmişti ki bir çok kez içinde bulunduğumuz duruma gülmekten ölüyorduk doğrusu. İzlerken düşünmek denilen şey, cem yılmazca silinmişse de, cem yılmaz kadar güldüren bu grubun aynı anda insanı düşündürmesi Nebil abinin bu usta senaryosundan olsa gerek diyorum ve sizi oyunun tanıtımını okumaya davet ediyorum, ha bu arada, oyun 28 - 29 mayısta bir daha gösterime sunulacak, yerinizde olsam kaçırmazdım. Bu tarihlerde saat 20.30 da.
Bir Dolap Komedisi hiç bu kadar İdeolojik olmamıştı!
Tiyatro Z’nin onuncu projesi olan “Kentsel Bölüşüm Kar Hanesi” oyunu, Devletin çatırdayan çekirdeği olan aile kurumunu masaya yatırırken Avrupa Birliğine sunulacak bir “Büyük Proje” çılgınlığı ekseninde geçiyor.
Ülkenin her santimetrekaresine sirayet etmiş bir yalanı, farklı saflardan aynı coşkuyla besleyen, duyarlılıklarına, imanlarına, ideolojilerine had safhada bağlı insanlar düşünün... Ayrı saflarda olmalarına rağmen bir büyük projede; Bir büyük yalanın içinde yan yana kavgaya duruşlarına bakın.
Her şey barış, kardeşlik ve istikrar dolu global bir dünya anlayışı için!
Proje, dosya, konsept, vs… Son günlerin en çok telaffuz edilen sözcükleri. “Proje” öyle büyülü bir sözcük ki; yurdumuzun asla bir araya gelemeyecek iki kesimini; kent soylu küçük burjuva ile yükselen taşra burjuvasını bir araya getirebiliyor, ortak hedeflere yöneltebiliyor.
Burası Türkiye, Beyoğlu, Cihangir Semti...
Toplumun 6 ayrı kesiminden gelen, farklı kültürler, inanışlar ve sosyo- ekonomik yapılardaki altı insan Cihangirde, aydın görünümlü bir köşe yazarının evinde nasıl buluşur? Ilımlı müslümanından seks işçisine, öğrencisinden Kürt mafyasına kadar Türkiye’nin tüm renklerini görmek için büyük fırsat.
Bir Dolap Komedisi hiç bu kadar İdeolojik olmamıştı!
Nebil Sayın’ın yazdığı Kentsel Bölüşüm Kar Hanesi, %47’lik çoğunluğa karşı “amansız savaş” veren bir köşe yazarının nazik başlayan ama günün ilerleyen saatlerinde çatışmaya dönüşen hikayesini anlatır. Dünyaya farklı yerlerden bakan iki “dava adamının” karşılaşması, ortak paydada bir eylem birliğine girişmeleri, inanılmaz ama son derece gerçektir. Evin içindeki çatışma bir kadın satıcısının hakemliğinde gelişirken, işin içine Ukraynalı bir seks işçisi girer. Ve, yaşadığımız ülkenin garip fotoğrafı gözler önüne serilir.
Politik vodvil tadında yazılan oyun Tiyatro Z’nin kafe bölümünde izlenebilir.
Yazan : Nebil Sayın
Yöneten : Üveys Akıncı
Yönetmen Yardımcısı: Eren Azak
Yapım Asistanları: Eylül Başoğlu, Nezih Tüzel
Oyuncular : Tarkan Çeper, Sena Işıldar, Haluk Yüksel, Senem Begisi, Hilal Özbay ve Nebil Sayın
Grafik Tasarımı: Togay Kılıçoğlu