Gelin İle Damat - Gelenek ve Göreneklerimiz

adet,anane,düğün,evlilik,gelenek,kültür,örf,töre,törenSizce de düğünlerde gelin kraliçeye damat da krala benzetilmemiş mi? Sünnet düğünlerinde de çocuk prens kostümüne bezenmiştir. Kraliçenin tacı olur; gelinin de var! Prensin asası ve pelerini olur; sünnet çocuğunun da var! Acaba bu gelenek bize kimden geçmiş? Hepimiz biliyoruz batıdan ama ilk kim yapmış? Zengin bir aile yaptıktan sonra herkes ona özenerek mi yapmış acaba? Bence biraz utanç verici bir durum… 
Neden kendi Türk geleneklerimizdeki gibi bir düğün yapmazlar ki? Bence bizim geleneklerimiz çok güzel. Hiç değişmesini istemezdim. adet,anane,düğün,evlilik,gelenek,kültür,örf,töre,törenAma iş işten geçmiş. Mesela geçen gün resim dersinde öğretmen "Bir ülke seçip onun bir geleneğini çizin” dedi. (Ben Japon kültürüne olan aşkımdan kimono çizdim.) Bir arkadaşım Türkiye'de ki evlenmeyle başka ülkedeki evlenmeyi karşılaştırarak çizecekmiş. Sonra bir baktım Türkiye yazan yerin altına çizdiği resimde bir gelin bir damat vardı. Ama gelinlik beyaz damatlık da bir takım elbiseydi. Çok şaşırmıştım. Oysa yandaki fotoğrafta gördüğünüz üzere durum sadece bundan ibaret değil.
Peki, bu konu ile ilgili olarak sizin yorumlarınız ile olabilir?
Yanıtlarınızı bekliyorum...
hinata996
hinata996
22 Ağustos 2009
Bu yazarın ‘Basketbol Ve Kız’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Bu Yazıyı Beğenenler

Default Avatar

Okur Yorumları

lyra7 - 22 Ağustos 2009 18:45
Default Avatar
sevgili hinata sanırım konuya biraz tek yönlü pencereden bakmışsın . gelin ve damat kuracakları yuvanın padişahı ve sultanı,dır. yada (kral ve kraliçesi) sünnet edilen çocuk iseki hristiyan aleminde sünnet edilme yoktur . padişah çocuklarına

osmanlıda şehzade denir ve genelde sünnet kıyafetleri şehzade giyimi benzeridir.
bence toplumun şu dar açılı görüş lerinden siz gençler bari kendi akıl,mantık ve şuurunuzla etkilenmeyin dünyaya bakışınız vede ufkunuz geniş olsun . gelenek ve görenek dediğimiz bir çok gereksiz davranış etrafına tahakküm etmek isteyen bencil bir beyinden çıkmıştır ama bunun yanısıra birde olmazsa ,olmazlar vardır ki bunlar EVRENSEL kurallardır .yani insanı İNSAN yapan kurallar. ve aslolan budur.

'' Değişim çağında öğrenenler dünyayı ele geçirecekler .herşeyi bilenler ise artık var olmayan bir dünyaya ait bilgileriyle başbaşa kalacaklar.''
N.L.P yazarı Eric Hoffer...
herşey değişir değişmeyen tek şey değişimdir. değişen ufuklarınızın olması dileği ile.
D.T
delişey - 22 Ağustos 2009 19:36
delişey
merhabar hinata996,




Günümüzde evlenen çiftlerin değişik kostümleri kullandığını görüyoruz aslında..kısa etekli gelinlikler değişik renkteki damatlıklar..süsler püsler v.s...simge olmuş beyaz gelinlik ve takım elbise aslında..marjinal yapıdaki insanlar çok az da olsa bu tutumu değiştirmeye çalışıyorlar falan filan...

Evlilik bir paylaşımsa, bu paylaşımı paylaşanların niteliklerini taşıyan giysilere ne dersiniz ?

laf aramızda ben başıma taç yerine huni takmak isterdim şahsen:))

zaten evlendikten bir süre sonra bir çok evlilikte takılmıyormu?

cümlelerine sağlık hinata...
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
kaybolan yakamoz - 23 Ağustos 2009 15:50
Default Avatar
"Değişmeyen tek şey değişimdir.!"
Ne kadar doğru bir söz. Ve aynı zamanda doğru algılandığında da o kadar gerekli bir tespit... Oysa değişimle yoketmeyi karıştırırsak eğer bu doğru ve gerekli olan
bir anda yanlış ve gereksizse dönüşebilir.
Değişimi bilimde, teknikte ve yaşam standartlarımızı iyileştirmekte kullanabilsek, yani yönelişimiz öyle olabilse. Hiç itiraz edilmez buna... Ama biz değişimi kimliğimizi yoketmeye yöneltirsek, bizi biz yapan değerleri gerici, tutucu yada bizi engelleyen lüzumsuzlar olarak görürsek... İşte burada itiraz var.!
Batı kültürü dediğimiz ve hep özendiğimiz şeyin bir emperyalist işgal olduğunu kavramakta gecikir, yada hatta hiç göremezsek sonucu yokolmaya davetiyedir.
Kapitalistler; silahlı işgal dönemini geride bırakıp, ekonomik işgalle ülkeleri teslim almaya başladığı dönemde: dillerini , kültürlerini de o ülkelere ihraç ederek asimilasyonu özendirmiş. Ve insanlar değişim adına, modern olmak adına... ekonomileriyle ülkelerini teslim ettikten sonra kültür ve gelenekleriylede kendilerini teslim etmişler. Hala da devam ediyorlar buna...
Bir topluluğu millet ve ulus yapan kavramların başında toprak gelmez, En başında dil, sonrada kendini ifade etmek olan yaşam tarzlarıdır öne çıkan. Yoksa bir kara parçası üzerinde birlikte yaşadıkları için millet yada ulus olamazlar.
Konuya birazda böyle bakmak gerek sanıyorum. Ve bu bakışla gelin damat kıyafeti güzel bir yaklaşımdı. Fakat bunu yitirmişiz sevgili hinata996. Artık geriye dönüşüde çok zor gibi görünüyor.
Henüz kaybedilmemiş değerlerimize sahip çıkalım.
h. özcan
delişey - 23 Ağustos 2009 16:23
delişey
Ehemm ehemm biraz ciddiyet bakalım delişey...

şimdi efendim küçük bir araştırma yaptım ve alttaki bilgileri paylaşmak istedim sizlerle...her ne kadar ben halaa birilerinin bulup çıkarttığı ve simgeleştirliği bir takım şeylere pek pirim vermesemde.. kim bilir belki bir gün fikrim değişir böleee beyaz beyaz uçuşan bir elbisenin içine bulabilirim de kendimi fikirlerimi içinde taşıyan başımada bir duvak takarım belki ... belkiii....

öncelikle biraz gülümseme..

Çocuk annesine sormuş: 'Anne gelinlerin giysisi neden beyaz renkte?' Annesi cevaplamış: 'Beyaz renk masumiyetin ve mutluluğun sembolüdür.' Çocuk tekrar sormuş: 'Peki o zaman damatlar neden siyah giyiyorlar?'


Eski Roma'da gelinliklerin rengi sarıydı. Gelinler yine sarı renkte peçe takıyorlardı. Peçe evli ve bekar kadınları ayırt ediyordu. Ortaçağlarda ise gelinliğin rengi üzerinde pek durulmadı. Kumaşın kaliteli ve gösterişli olması daha önemliydi. Herkes en iyi elbiselerini giyiyordu, renk de herkesin kendi tercihine göreydi.
Beyaz gelinlik adetinin yaygınlaşması 16. yüzyılda olmuştur. Bu yıllarda kraliyet ailesi gelinlerinin gümüşi renkte gelinlik giymeleri gelenekti. Kraliçe Viktorya bunu reddetti ve beyaz gelinlik giymekte ısrar etti.
Bundan sonra İngiliz ve Fransız yazarlar, beyaz rengin masumiyetin simgesi olduğu konusunu işlemeye başladılar. O dönem
ahlakına göre bekaret evliliğin vazgeçilmez koşulu olduğu için beyaz gelinlik adeti tuttu. Evlenirken beyaz giysi giymek genç kızların bekaretlerini topluma ilan etmelerinin vasıtası oldu.
Gelinlikle ilgili bazı batıl inançlar da var. Bunlara göre gelinin gelinliğini bizzat kendisi dikmesi, damadın düğünden önce gelini gelinlikle görmesi, gelinin gelinliği düğünden önce giymesi uğursuzluk getiriyor.
Söz evlenmeden açılınca evlilik yüzüğünden de bahsetmek gerekiyor. İnsanların evlenince yüzük takmaları eski Mısırlıların inançlarına dayanıyor. Milattan 2800 yıl önce Mısır'da yaşayanlar dairenin veya halka şeklindeki cisimlerin, başlangıç ve bitiş noktalarının olmaması nedeni ile sonsuzluğu - temsil ettiklerine inanıyorlardı. Yüzük evliliğin sonsuza dek süreceğini simgeliyordu. Sonra bu inanç ve adet Romalılar vasıtası ile iyice yaygınlaştı. Kazılarda o devirlere ait çok ilginç evlilik yüzüklerine rastlanılmıştır.
Evlilik yüzüğünün sol ele ve sondan bir önceki parmağa takılmasının sebebi ise modern tıbbın gelişmesinden önceki devirlere ait yanlış bir insan anatomisi bilgisidir. O zamanlarda dolaşım sistemimizdeki ana damarın sol elimizde bu parmaktan başlayıp kalbimize gittiği sanılıyordu. Böylece buraya takılan yüzükler evli çiftin kalben bağlılığını simgeliyordu. Gerçi şimdi damarların nereden gelip nereye gittiği biliniyor ama bu da bir adet olarak kaldı.
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
Serkan Aygören - 23 Ağustos 2009 17:03
Serkan Aygören
eline dimağına sağlık sevgili @delişey. Güzel bir araştırmayı bizlerle paylaşmışsın. Şahsen bu bilgilere haiz değildim. Pek mutlu oldum, bir çırpıda okudum, bir bardak su gibi içtim.

Kişisel tercihlerle sınırlı sevgili @hinata. Senin gibi örfüne, adetine dikkat edenler zaten bu şekilde evleniyorlar. Lakin şehrin göbeğinde (İstanbul) ata binip dolanmak da biraz güç olsa gerek.

Sevgili Delişey'in araştırmasını bizlerle paylaşması da duruma yeterince açıklık getirmiş durumda. Ama hatları biraz yumuşatmalı diye düşünüyorum. "Elin gavuru yapmış biz niye yapıoz" şeklinde bir itiraz özellikle global olmaya çalışan, hal-ı hazırda sanal ortamda sınırları çoktan yıkmış bir dünyada biraz demode bir fikir olarak kalıyor gibime geliyor.

Peki sen ne derisn bu konuda, sevgili @hinata? =)
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
delişey - 23 Ağustos 2009 17:47
delişey
Rica ederim sevgili Sekan .... siz bizim için vakit harcayıp bir arada toplanıp paylaşmamızı sağlarken, her yazımızın süslenmesi hatta yazı ile bütünleşmesi adına seçtiğiniz resimleri bir bir araştırıp bulurken, benim küçücük bir katkımın lafımı olurmuş:)) biz bir aile değilmiyiz?
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
Serkan Aygören - 23 Ağustos 2009 18:06
Serkan Aygören
Evet, evet, evet... =)
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
lyra7 - 23 Ağustos 2009 18:24
Default Avatar
delişey uğraşıp bu bilgileri bizlere aktardığın için teşekkür ederim bazılarını bende bilmiyordum teşekkürler cnm.

hinata sana bir konuda tebrik ve teşekkürlerimi belirtmek istiyorum.
genç yaşına rağmen bu toplum için klişe olmuş bir geleneği ameliyat masasına cesaretle yatırdın lütfen hep böyle ol toplumun geneli henüz farkında olmasada bildiğini. düşüncesini vede inandıklarını böyle cesaretle ortaya koyabilecek genç beyinlere ihtiyacımız var tekrar teşekkürler .
D.T
delişey - 23 Ağustos 2009 19:19
delişey
lyra(m) rica ederim..burası bizim sohbet salonumuz ve bizler bir aileyiz dedik yaa:) aile içinde konuşuyosss iştee:)) evet hinata'dan can alıcı yazılar da bekliyosss...
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
lyra7 - 23 Ağustos 2009 20:20
Default Avatar
eee delim benim ailedeki gençleri kötü yazı olduğunda nasıl irdeliyorsak güzellikler içinde onore etmek gerek demiiiii.
D.T
hinata996 - 29 Ağustos 2009 22:53
hinata996
yorumlarınız için teşekkür ederim =)
~miku~
_dilosh_ - 02 Ekim 2009 14:52
_dilosh_
güzel
sitem http://00sheker_dilosh00.sitemynet.com/7_G/

üye olun, siz de katılın