İki gündür ben ve benim gibi askere gitmesi gereken milyonlarca genç, haber programlarına adeta kilitlendik. Genelkurmay başkanımızın yaptığı açıklamayı, adeta bir kıyamet havasında izleyip duruyoruz.
İşin özü, şuanda yükseköğrenim görmüş herhangi bir gencin yaptığı 6 aylık askerliğin, eşitlikçi bir sistemle 12 ile 15 aya çıkarılacak olması. Yani asker kısaca "benim için hepiniz birsiniz, yüksek okul müksek okul fark etmez" demiş olması. Peki ya satır aralarında kalanlar. İş bu yönüyle incelendiğinde aslında askerin çok da korkulacak bir şeye imza atmadığı tersine, hayırlı bir iş yaptığı görülecektir.
Sistem aslında herkesin aklında olan ancak bir türlü ortaya konulamayan bir sistem oluyor. Asker, terörle mücadele hususunda artık köyünde çobanken iki aylık eğitimle dağa teröristin karşısına asker dikmek istemiyor. Bunun yerine profesyonel birlikler oluşturarak mücadeleyi bunlarla yapmak istiyor. Zorunlu asker olanlar ise 12 ay gibi bir sürede yine askerliğini eşit şartlarda ve savaşın göbeğinde değil, geri hizmette yapacaklar. Bu şekilde her gün onlarca şehidin önüne geçilirken, boş operasyonlar yerinde içi dolu ve tam anlamıyla 12 den vurulan operasyonlar yapılacak.
Tüm bunlar iyi güzelde, yine okuyan kesimin bir yerde itirazı var haliyle. Bu gün Türkiye’de 24 senesini okumaya veren binlerce gençle, okumanın yanında bile geçmemiş, işsiz ve umutsuz binlerce gencin aynı kefeye konulması. Çünkü hali hazırda 1 yılını askerde geçiren okuyan insanlar o 1 sene boyunca, bilgilerinden geri kalmanın yanı sıra, birçok mesleki durumdan geri kalacaklar.
Yani nereden tutarsan elinde kalan bir durum, ama tek bir ortak payda var o da vatan borcunu okuyan okumayan tüm gençlerimizin bir şekilde ödeyecek olması.