
Tam 16 yıl evvel, 2 Temmuz 1993'te Pir Sultanı anmak için Sivasa gelen aydın ve sanatçılar, karanlık, yobaz mahlukatlar tarafından diri diri yakıldılar. O zaman küçük bir çocuktum ama o çocuk halimle bile bu katliama öfkelendiğimi hatırlıyorum.
İnsanları kapalı kaldıkları yerde savunmasızca diri diri yakmanın ne dine, ne insanlığa sığan bir yanı vardı. Yüce rabbimin adını anarak bu vahşeti sergileyenler, bu gün hiçbişey olmamış gibi gene Allah'ın adını ağızlarından düşürmeden insanları kandırmaya devam ediyorlar.
Kaybedilen onca can, onca yürek, bu gün milyonlarca insanın yüreğinde kor alev olarak yanmakta. Daha aylar öncesine kadar bu vahşetin sergilendiği madımak oteli bir kebabçı olarak rezilce işletilmesine rağmen, hiç kimse sesini çıkaramamış, anca şimdilerde bu rezillik durdurulabilmişti.
Acıyı içinde hisseden milyonlarca yüreğin şimdi bir talebi daha var. Aslında bu talep senelerdir gündeme getiriliyor ama birileri tarafından hep sümen altı ediliyordu. Madımak' a o vahşetin yaşandığı oteli bir müzeye çevirmek.
Artık bu müze açılsın ve insanlar o zamanları unutmasınlar. Unutmasınlar ki, karanlık güçlerin, yobazların birlik olduklarında nasıl vahşileştiklerini herkes görsün ve ibret alsın. Umarım güzel ülkem bir daha böyle bir vahşeti yaşamaz, umarım demokrasi bir gün gerçekten bu topraklara da uğrar ve bizler çocuklarımız için endişelenmeyiz...
Saygılarımla...