Türkçe Yozlaşıyor Diyenlere Cevabımdır!

İnsanın doğasına yerleştirilmiş birkaç güdüden ikisi. Yalnız insanı insan kılan tek unsur “düşünmek”. Düşüncelerimizi hangi dili bilirsek bilelim, kendi anadilimiz üzerinden düşünürüz. Düşünmek duygularımızın yatağıdır.

Diller arasında düşünmek, bir dili çok iyi derecede bilmek, sonradan öğrenmiş olduğumuz bir dilin kültürünü yaşamamızı sağlamaz. Sadece taklitten ibaret bir konuşma yeteneğine sahip oluruz. İnsan anadiliyle ağlar ve güler. Ve hiçbir beşer ana dili haricindeki kelimelerle betimlenemez. Bir Türkün, bir Fransız’ın, bir İtalyan’ın İngilizce bilmesi İngilizler gibi düşünmesini sağlamayacağı gibi, halkın seçtiği ortak kelimelerde (yoğurt, hamburger, pardon, kebap, lokum vs…) ne onları biz, ne bizleri onlar gibi kılar. Ne de diller yozlaşır…

dil,tdk,türkiyeDüşünsenize bundan yüz elli, iki yüz yıl sonra belki de “özür dilerim” kelâmı tamamen kalkıp yerini “pardon’a” bırakacak. “Perspektif” kelimesine de “yörünge” diyenine pek rastlanmaz. Halk diline ne katmışsa bu onun anadilidir. Pardon artık cihanşümul bir kelâm olmuştur (her ne kadar benimseyemesek de) Bunu değiştirmek dil bilimcilerinin elinde değil, halk yaşar, biz yazarız… Bu kelimeler benimsendikçe biz bunlara Fransızca, İngilizce, Almanca diyemeyeceğiz, kökenleri her ne olursa olsun Türkçedir.
Dil düşüncenin evidir, evet öyle. Ama diller düşüncenin evi değildir…

Dikkat! Düşünce dilin evi değil, dil düşüncenin evi… Yine dikkat! Diller düşüncenin evi değildir!

Yanlış anlaşılmasın ama dünyadaki hiçbir dil ham değildir. Karma diller üzerine bir dünyada yaşıyoruz. Geçen sene Rusya’ya iki bin, İngiltere’ye dört yüz Türkçe kelâm girdi, bunların içinde Arapça olan bakkal bile Türkçe sayıldı. Ne onlar Türk oldu, ne de Türk kültürlerini benliklerine taşıdılar. Dünya kebaba kebap, lokuma lokum, bakkala bakkal demeye alışınca göğsümüz kabarıyor ve bir hindi gibi kabarıyoruz. Ama halkın istediği “pardon” dilimize nüfuz edince nasıl da bas bas bağırıyoruz. Bunu yozlaşmak olarak algılamayın artık. Bunlar olağan evrensel alışverişler... Olayı “dil” olarak değil de “insan” olarak ele alalım.
Tekrar yanlış anlamayın “özür dilerim” demek tabiî ki “pardon’dan” daha iyi, daha güzel. Ama halkın bakışıyla görmek lazım. Hangimizin annesi, babası bu kelimeleri kullanmıyor ki “saat, kravat, burun, ağız, minibüs, otobüs, tramvay, limon, leylak vs…” daha niceleri. Şayet bunlar Türklüğe hakikaten de zarar veriyorsa… Politika, demagoji, siyaset gibi kelâmları; parlak deri koltuklardan hiç durmadan sarf eden, medyada kullananları başlarınıza getirmeyin esas...

Esas 21. yy.da günümüz tehdidi televizyondur. Birçok ilginç televizyon dizileri “dermişiiiiiim” diye uzatmalar yapıp Türkçeyi Türkçeyle yozlaştırıyorlar. Aslolan yozlaşma budur.
Eğer ki bunlar; dünya dilleri arasında halkların istediği gibi bir alışverişse, kimse kalkıp dilimiz yozlaşıyor demesin.

Yoksa mantığımız mı yozlaşıyor ne?

ltfsener
ltfsener
21 Mayıs 2008
Bu yazarın ‘Yaz Kızım!’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Bu Yazıyı Beğenenler

Default Avatar

Okur Yorumları

lyra7 - 22 Aralık 2010 00:57
Default Avatar
teşekkürler ltfsener.
en sonunda bir toplumun dışardan dilimize yerleşen bir kaç kelime ile değil toplumun sağduyusunu, özgürlüğünü, hürriyetini kısıtlayan etkenlerle yozlaşacağını algılayıp, dile getiren bir yazı okudum sonunda.

bence bunu savunanların tek korkusu halkın öğrenme güdüsünü milliyetçilik adı altında baskılamaktan başka bir şey değil. teşekkürler.
D.T
delişey - 22 Aralık 2010 10:44
delişey
Mehaba,

yazı güzel bilgilendirici ama Türkçe yozlaşıyor diyenlere cevabınız "mantığımız mı yozlaşıyor ne" ise bende fikrimi belirtmek isterim: sizinde örneklediğiniz gibi "“dermişiiiiiim” ... evet bu bağlamda türkçeyi tükçe yozlaştırıyor.

mantığımın almadığı dilimize katılmış ve kanıksanmış kelimelerin kullanılmasından ziyade,(pardon, kravat, minibüs v.s) türkçe ve diğer dillerden hatta toplumun kendi ürettiği kelime kısaltmaları da dahil ortaya karmakarışık bir konuşma şekli çıkması. önemli olan buna prim vermemek:) yoksa; alttaki örnekteki gibi

"özür dilerim” demek tabiî ki “pardon’dan” daha iyi, daha güzel"

eğer pardonun anlamını biliyor ve anlıyorsa konuşan ve karşısındaki sorun yok. ama yayvan bir konuşma, kelime kısaltarak yazma yozlaşmanın habercisi bence:)

geçen bir arkadaşım yazdı mesajın sonunda çözmek için epey uğraştım. ilk kez karşılaştığım için tabi bundan sonra gelirse böyle yazılar şıp diye anlıyacam:))

s.k. i.b (sende kendine iyi bak) " anlamı taşıyormuş...

sanırım sorun biraz da düşünceleri ifade ederken destekleyici anlam yükleyici kelimeleri seçememek. 16,451 adet kelimenin var olduğunu yazıyor tdk: bir çoğu kullanılmıyor. bunun sebebi de belirttiğiniz üzere dili iyi kullanamamak...

ve düşüncelerimizi ifade edebilmek için dil icat edildiğine göre, düşüncelerde mi yozlaşıyor ne:))))
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
ltfsener - 02 Ağustos 2013 07:23
ltfsener
Turkmagden koptuktan sonra renklidergi için ilk yazım. aradan yillar geçmiş...
http://instagram.com/hankapisi
Serkan Aygören - 02 Ağustos 2013 09:30
Serkan Aygören
=)
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)

üye olun, siz de katılın