Dağdaki Çobanla Benim Oyum Bir mi?

bilgi,bilgili,birikim,dağdaki çoban,entellektüel,fırsat eşitliği,oy,oy eşitliği,oy kullanmak,seçimKimse çobanları küçümsedin edebiyatı yapmasın. Art niyetli olmadan o konuşmayı dinleyen biri bu lafı sarfeden kişininde böyle demek istemediğini çok rahat anlardı zaten. Ama bu şekilde yorumlansaydı magazin malzemesi nasıl çıkacaktı değil mi?

Bu soruya sorularla cevap verebiliriz. Ülkeyi yönetim bilimi eğitimi almışlar mı yönetmeli, yoksa halkın içinden gelmiş onları daha rahat anlayanlar mı? Atanmışlar mı önemlidir, seçilmişler mi?

Daha konuya yönelik sorular soralım. Dağdaki çobanların ne kadarı ülkenin tümünü ilgilendiren sorunlara vakıftır? Ülkenin sorunlarına daha vakıf olarak kabul ettiğimiz eğitimli kesim ne kadar halkın sorunlarını anlayabilir? Bilim ve eğitim herşeyi çözer mi? Halklar her zaman kendisi için en doğruyu seçebilmiş midir? Burada ki doğruyu doğru yapan ve yanlışı yanlış yapan nedir? Kime göre, neye göre doğru veya yanlış?

Demokrasinin bir gereği olan eşit oy ilkesine karşı bir söz söyleyene, ağır hakarette bulunanlar yine demokrasinin bir gereği olan düşünce özgürlüğüne saygısızlık etmiş olmazlar mı?

Tüm mesele objektif olabilmekte. Biz olaylara objektif bakabildiğimiz ölçüde varız.
pixares
pixares
17 Eylül 2010
Bu yazarın ‘Türk Sineması Yeniden Doğdu’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Okur Yorumları

rahmicelik - 17 Eylül 2010 23:13
Default Avatar
ben bu konuya birde şu açıdan bakacağım.


her bir devletin öz kurucuları vardır ve onlar orada öz evlat sayılırlar çünkü gerçek zahmeti onlar görmüşler ve kanlarını bu uğurda onlar dökmüşler bu işlerin zorluğunu en iyi onlar bilirler ve o devletin gerçek sahipleri daima onlardır. ve o devletin bütün sorunlarınıda hep onlar göğüslerler çünkü onların gidebileceği başka vatanlarıda yoktur.

onun için ya istiklal ya ölüm parolasıyla biz bu cumhuriyetide kurduk ve onun gerçek sahipleri mutlak biziz ve biz olacağız ve biz kalacağız derim önce bunu bilelim ve mutlak milliyetçilerden olalım derim.


birde bu devletimizin içinde şuradan buradan gelmişler ve osmanlıdan kalmışlarda vardır ve bunlar bir şekliylede vadandaş olup devşirmedirler onların asli kimlikleri dahi bilinmezse bir şekliye kırdı kaçtı çinsinden veya başka millete hizmet eden derin bir casussa işte onları tanımadan onların kimliğini derin derin aramadan onlara oy verek bu önemli işlerin başına onlardan getirmek başlı başına bir budalalıktır ve beladır.

bunu osmamlı vaktiyle yaptı ve sonuda battı şimdi de ayni oyunlarla türkiye cumhuriyeti olan bu devletimizde batırılmak isteniyor bunu hala göremeyenler milliyetçi ruhlu olamazlar va osmanlıdan da daha beter olurlar derim istiklal savaşımızla güç bela o hengamede bu vatanı kurmuşlar eğer bu vatanıda bir takım ayak oyunlarıyla kömür oyunlarıyla gibi neslelerle oy alırlarsa Allah onları af etmez bu millette hiç af edemez.

çünkü bunuda milletce vebalimiz çok çok büyüktür derim.

onun için devşirmelerle benim oyum hiç bir zaman bir olamaz ve olmayacaktırda bunu bu millete mutlak duyurunuz ki ve milli haklarınıza mutlak sahip çıkınız çünkü bu son kalemizde bir takım hilelerle sakın ola düşmesin derim.

ve atatürk bu konuda diyorki türkün hasiyeti gururu ve kabiliyeti çok büyüktür böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir diyor ve bende onun yanıdayım derim.

ve aziz nesinin kimliğini bilmem belki oda devşirmedir eğer devşirmelerden olmasaydı kendi milletini bu şekilde küçümsemezdi diyorum mademki o çok akıllıydı da niye bir hayrılı eser bırakmadı bu dünya insanlığına sadece küfretti bu ekmeğiyle büyüdüğ bu aziz vatanına ve milletine çünkü onun eserleri orta hep okuyoruz bumudur bilginlik. bence o içimizde en aptal kişi odur çünkü kendine sövene kim akıl sahibi der.

işte "devşirme olmayan Atatürk" işte "devşirme olan aziz nesin" ölçü ortada derim r.ç.
muratmoon - 18 Eylül 2010 10:44
muratmoon
Ayrımcılıkta yeni çığırlar açıyorsunuz Rahmi bey. Şimdi de öz devşirme diye mi böleceğiz ülkeyi? Bu ülkede yaşayıp bu ülke için emek veren herkes eşittir. Emek vermeyen köstek olmaya çalışanın da ırkı dini fark etmez.

Bu ülkede zeki insanı barındırmazlar, söz sanırım o yüzden söylenmiş, ülke aptallaştırılmaya kasıtlı olarak çalışılıyor diye.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
Sakarpiyon - 18 Eylül 2010 16:18
Sakarpiyon
Rahmi bey,

Benim referandum sonucu için yazmış olduğum son yazımı okumuş olsaydınız Aziz Nesin'in kime ne için aptaldır diye hitap ettiğini anlardınız (Hoş, yazımın altına yorum yapmışsınız ama sanırım yazının tamamını okumamışsınız veya anladıklarınız işinize gelmemiş!).

Aziz Nesin, bu milletin aptallığını değil, aptallaştırıldığını iddia eden birisi için kalkıp "devşirme" diyorsunuz, bunu da hakarete varır bir şekilde söylüyorsunuz. Kim kime göre devşirme kim değil bir söyler misiniz? Osmanlıyı kuranların eşlerinin bir çoğu Rum tekfurlarının kızları değil miydi? Peki bu Osmanlının sultanlarının anneleri özbe öz Türk değilse, bu sultanlar devşirme olmuyor mu? İlla insanların kökenlerini mi sorgulamak gerekiyor? Diyelim ki Aziz Nesin, ne Türk ne de müslüman (zaten, kendisinin inançsız olduğunu biliyoruz), bu durumda faydalı işler yapmaya hakkı yok mu? Ya da yaptığı her şeye "tü kaka" diyip karşı mı çıkmalıyız?

Aziz Nesin ne bıraktı diyorsunuz, kusura bakmayın ama dünyadan habersiz yaşıyorsunuz. Birincisi düşünür ve yazar olarak bir çok eser bıraktı. Zaten Aziz Nesin müteahhit falan değildi ki kalıcı eser olarak size binalar, parklar, bahçeler bıraksın. Ne bırakmasını istiyordunuz? Kaldı ki bırakabileceği en güzel şeyi bıraktı, çok sevdiği çocuklar için bir vakıf kurdu ve bu vakıfta bakıma muhtaç kimsesiz çocukların eğitimini üstlendi. Çatalca'daki bu vakıf halen oğlu Ali Nesin tarafından ayakta tutulmaya çalışılıyor. Çünkü geçen sene Trakya'da yaşanan sel felaketinden etkilenen vakıf, şu anda sadece Ali Nesin'in bireysel çabaları, az sayıda insanın yardımları ve bir de Aziz Nesin'in eserlerinden gelen az-çok telif haklarıyla yola devam etmeye çalışıyor.

Aziz Nesin benim babamın oğlu değildir ama bu ülke için yaptıkları ortadadır, yiğidi öldürüp yoğurdunu yemeyin! Lütfen, insanları; dinleri, dilleri, ırklarına, soylarına, soplarına göre değil, ne yapıp ne yapmadıklarına göre yargılayın. Sonra bir gün birisi de sizin DNA'nızdan kökenlerinizi araştırır, bir bakarsınız ki hiç ummadığınız bir soydan geldiğiniz ortaya çıkıverir, üzülürsünüz...
Böyle duyurdu Berduş!
pixares - 18 Eylül 2010 17:16
pixares
Rahmi Bey düşüncelerinize saygımız sonsuz, ancak benimde bir eleştirim olacak. Düşüncelerinizle, düşüncelerinizi belirttiğiniz altına yorum yaptığınız yazılar arasında direkt bir bağlantı yok. Devşirmelik konusuyla, demokrasınin eşit oy ilkesinin direkt bir bağlantısı bulunmamakta. Çok dolaylı bağlantıları olabilir, ama işin özünü tartışmadan o kısımları irdelemekte bana doğru gelmiyor.
kalite ayrıntılarda gizlidir...
pixares - 18 Eylül 2010 21:06
pixares
Ek olarak Atatürk insanları devşirme olan ve olmayan şeklindeki bir sınıflamaya nasıl yaklaşırdı sizce? Atatürkçülükte ırkçılık var mıdır diye sormak isterim?
kalite ayrıntılarda gizlidir...
rahmicelik - 18 Eylül 2010 23:36
Default Avatar
ırkçlık ile milliyetçilik ayrı şeydir bunu bilmemiz gerekir Atatürk ırkçı değil o milliyetçiydi ve bu türk milletinede ırkcılığı değil milliyetçilği miras bıraktı.

milliyetçilik bir şekliyle bir aile ortamıdır hısım akraba soy sop birliği ortamıdır böyle bir toplamdır milliyetçi olunca onun içine yabancıları sokmak fitnenin belanın başlalamasıdır işte osmanlı bu aileyi bozduğu için veya özellikle onlara bu kültürleri bozdurulduğu için osmanlı bundan battı bir millet diliyle kültürüyle ve simaları ile ve kan bağları ile evlilikleriyle ve yaptıkları eserleriyle anılır ve ayrışır ve tanınırlar bu ırkçılık değildir işte bunu bozanlar millet vede milliyetçi olamazlar şeklidir.

çünkü onu kimse nediye ve resinden tanıyacak işte bu milli yapısını ve bu kültürünü kaybedenler başka bir millete dönüştüler ve onlara demekki başka bir ad bulmak gerekiyor demektir.

mesela israil devletine değil bir yabancıyı bir sabataycıyı bile içlerine almıyorlar öz kimlik arıyorlar işte bu işin en doğrusunu onlar yapıyorlar işte buna yiğidi öldür onun bu hakkını yeme denir ve öyle yapmayanlara israil oğulları şöyle diyorlar bunu hazmedenlere onlarının erkekleri aygır dişileride kısıraktır diyorlar haydi susturun onlarıda görelim bu yiğit kişileri işte ölçü bu.

mesala konusu açılan aziz nesin kitaplar yazmış onlardan çok paralar kazanmış çünkü onun eseri dediğiniz şeyler kendi milli değerlerini uydurma hikayelerle karalamaktan başka bir şey görülmüyor vakıf sistemi değil kızılay sistemi vardır ben vakıfa değil kızıl aya bakarım işte vakıflar sistemi insanı böyle putlaştırıyorken kızıl ay sistemi ortak maldır o kişi değildir onun milli devleti anılır mademki bunu bilenlerdendi kalemini bu işleri düzeltmeye ilmi olan ölçülere göre kullanırdı ve doğruların yolunu insanlığa böyle açardı zaten padişahlık sistemi yanlıştı onun için biz türkler bu belaların içine böyle düşürüldük derim ve biz onların kurbanıyız derim.

işte derin derin düşünmeyenler derin düşünenlerin köleleri böyle olurlar ve birde onları böyle alaya alırlar gerçeğide daima ortadadır kendi milletini alaya alarak bu yüzden birde para kazanmak akıllı insan işleri değildir her insan her millet her devlet yanlışlar yapabilirler onları alaya almak ve bu yüzden birde para kazanmak ve birde onlara bu yoldan paralar kazandırmak ancak türk olmayanlara kaldığı görülür mesela sizlerden birine birileri kötü söylese alay etse elbetki onlara birşeyler söylersiniz ve kızarsında bu ekmeğini yediği milletini açık şekilde kitaplar dolusu alaylar dolu yazanlara eğer o kadar olsun kızmıyorsanız ve üstelik birde onu övüyorsanız ve birde ona çok paralar kazandırıyorsanız işte onlarda DNA demeki aramaya değer bir şeydir derim.

Atatürk devşirmeleri nasıl ayırsın binlerce yılın yanlışını o tek başına kısa yoldan o nasıl düzeltsin ancak ne mutlu türküm diyene dedi ama onu devlettin başında duranlardan bazıları hiç kabul etmiyor.

çünkü her gurup devletin kaymağını yürütmeye çalışıyor orada birleşiyorlar ve buda yıkım oluyor eğer bu ne mutlu kürküm diyene sözünde birleşilseydi bu işler böyle olmayacaktı bu demekki bunda bir yanlışımız daha var işte onu bulmadan biz ve bu dünya alemi dahi istedği huzur bulamayız çünkü zıt kuvvetlet çarpışıyor milliyetçili ile küreselcilk çarpışıyor.

bu küreselilik kimin esri o kendi kendine doğmadı onunda bulalım ve onun hesabınıda onlara soralım bunun sonu bizi nereye götürüyor diyelim ve bizde insanlık olarak boş durmayalım bizde bu konularda düşünelim bakalım bu işlerin sonu nereye gider şimdilik buda bilimmiyor.

haydi birazda sizler düşünün bunun ilmi ve ahlaki çarelerini bakalım işte Atatürk milliyetçiliği bu ekmeğini yediğimiz yere mutlak hizmettir yanlışa küfür edilmez onunla alayda edilmez o hemen düzeltilir işte o çalışmalar insani ve milli değerler kazanır benimde insani ve milli görüşlerim bu merkezlidir derim. r.ç.

not: eğer padişahın yaptığını biz yapsaydık bizim çocuklarımıza piç derlerdi bizim imamlarımız ve halkımız derim işte nerde o koca şehül islamlar bunu onlar o padişahlara neden anlatmadılar yoksa onlar insan değilmiydiler yoksa bizmi insan değiliz işte din adamlarının sorumluğuğuda çok büyüktür versinler onlarda bunun hesabını Allaha derim. r.ç.
pixares - 19 Eylül 2010 00:14
pixares
2 cümlede size aittir. Yorumsuz...

1) Atatürk ırkçı değil o milliyetçiydi ve bu türk milletinede ırkcılığı değil milliyetçilği miras bıraktı.

2) Atatürk devşirmeleri nasıl ayırsın binlerce yılın yanlışını o tek başına kısa yoldan o nasıl düzeltsin ancak ne mutlu türküm diyene dedi.
kalite ayrıntılarda gizlidir...
melek - 19 Eylül 2010 23:03
melek
Türkiye Cumhuriyetle yonetiliyor..Cumhuriyet halkin kendi kendini yönetme seklidir...ve bu halkin icinde conada vardir profosorde kimsenin hakki kimseden fazla degildir..kimsenin oyu digerininkinden daha kiymetli degildir.......bunu idrak ettigimizde demokrat olmusuz demektir.........
rahmicelik - 20 Eylül 2010 01:44
Default Avatar
biz bu seçimi tartışmayı değil onun sohbetini açalımki hiç bir kavga sonuç getirmez ama sohbet ve barış daima sonuç getirir.

eğer biz bunu takibe alırsak şunda görebiliriz millet olmak milliyetçi olmak insanın doğasında vardır her millette kendinden olanla daha iyi anlaşırlar mesela bir ordunun içinde karşı tarfın bir eri olması orada bir tatsızlık yaratır ve bu doğaldır onun için her zaman kendinden olanla birlik kurulur ilmi ölçü budur mesela milliyetçilik konusunda basit bir örnek verirsek farz edinki yabancı bir ülkede çalışmaya gittiniz orada ilk işiniz kendi dilini bilen kendi milletinden birilerini ararsınız ve sonra kendi vilayetinden bir hemşerini ararsın daha sonrada kendi kasabandan ve köyünden birilerini ararsın ve sonrada acaba yakın bir akrabam varmı diye onuda ararsın işte buda bir milliyetçiliktir her insan kendinden olanla daha iyi anlaşır ve kulüpleşirler onun için milli birlik deniyor işte bunu sağlamak için elene elene zaman içinde aslını neslini bulanakadar çalışmak insani haktır yoksa her insan Allahın kuludur herkesin bu dünyada yaşamak hakkı vardır bunu kazanmakta ançak birliktelikle olur eğer bunu kuramazsak tekler ezilirler onun için milli birliği bozmak insanlık haklarımızada terstir işte bunu birileri bozuyor insanları türlü yemeğine benzetince aralarında uyuşmazlıklar başlıyor çünkü insanlar milli karekterlerede sahiptirler eğer bunları bir birine harmanlarsak işte dünya bunun için yaşanmaz hale geliyor ve itilaflar başlıyor bir birini karalamalar başlıyor bunun çaresi cumhuriyet değildir cumhuriyet bir topluma aittir bu milli birliktir değişik milletlerdende cumhuriyet olmuyor iki kardeş bile anlaşamazken birileri bizleri türlü yaparsa hiç anlaşamıyoruz işte dünyanın hali ortada kan gölü değilmi o halde buna başka bir çözüm üretmek gerekiyor bu çözümün içinde katiyetle ben senden üstünüm olmayacak ki biz üstünüz gibi veya hitler gibi üstün ırk biziz olmasın görülüyorki burada bile en basit işin içinde bile anlaşamıyoruz mesela çeşitli kulüpler var her taraftar kendi ile iyi anlaşıyorda diğerine zıt oluyor bu ki sadece bir spor işidir birde bunu ticaret ve toprak meselesi siyasi meselesi mllili haklar meselesi yaparsak işte orada daha büyük sorunlar yaşanır onun için hiç bir millet kendini karalamaz ama başkalarına atar bir çamur temizle temizleye bilirsen şekli doğar işte türk bir türle ingiliz bir ingilizlen ayrıştımı buna kulüp veya millet ayrılığıda deriz ve her iki taraf kendinden sorumlu olur ve gerkli çarelerin de kendileri için üretirler vede yardımlaşırlarda onun için ağlarsa anam ağlar kalanı yalan ağlar demişler eğer aziz nesin türkçü olsaydı kendi milletini masallarla para kazanmak için hiç aşağılamazdı çünkü her insan sevdiğiyle birliktedir ilmi ölçüde budur deriz. selamlar. r.ç.
Sakarpiyon - 23 Eylül 2010 17:57
Sakarpiyon
Rahmi bey, o kadar uzun ve karmaşık yazmışsınız ki itiraf ediyorum, bir süre sonra okumaktan beynim yoruldu çünkü yazdıklarınızdan hiç bir şey anlamadım. Atatürk'ten Milliyetçilikten, girip Aziz Nesinden, Osmanlıdan çıkmışsınız. Arada Osmanlı'nın ve öncesindeki Anadolu Selçuluları olan öz be öz Türklerin kurdukları vakıf sistemini eleştirip, kızılaya dem vurmuşsunuz. Kızılay ne yazık ki bizim dediğimiz o işleri yapmıyor, kızılayın kuruluş amacına bakarsanız ne olduğunu görürsünüz. Kusura bakmayın ama size başka bir yanıt yazmayacağım çünkü, ırkçılıkla milliyetçiliği bile birbirine karıştırıyorsunuz. Daha fazla uzatmamın bana da okuyan diğer arkadaşlara bir faydası olmayacak anlaşılan, saygılarımla.
Böyle duyurdu Berduş!
rahmicelik - 25 Eylül 2010 23:59
Default Avatar
sayın arkadaşım.

sizlerle olan bu sohbetimizde belki biraz sertce davranmış olabilirim çünkü konu çok açıldı seçim meseleside haliyle başka boyutlara gitti işte burada benim rekli derğiyle bağlantımıda kestiler bu benim için hiç önemli değildi de acaba dedim bizim renkliye birileri bir cezamı kesti acaba diye düşündüm ve buna çok üzüldüm ve dört günkadar siteye giremedim site size kapandı penceresi açıldı bende sizinle bir irtibat kuramadım site bana tekar açıldı ve bunu size şimdi yazdım

zaten insanlar buralarda çorba tarifinden başka şeyler ele alamıyorlar ve dertleşip anlaşıp kaynaşamıyorlar ve birileri ne derse tepeden inme bu oluyor


halbuki Atatürk cumhuriyet halk evlerini türk milleti olarak kendi milli ve insani konularını bu evlerde tartışıp konuşsunlar dertlerine gereki çareleri milli birlikçe üretsinler amacı için kurmuşsada bunuda birileri bu amacından tamamen saptırdıkları için milletçe yanlız ve öksüz ve kimsesiz biçare kalmış hallere düştük

yani babam ne diyorsa hep o oluyor unun için insanlık köleleşmiştir bundan kurtulabilirmiyiz açaba demek istedik bütün meselede buydu buna bir çare üretmekti bunu anlatmaktı gayemiz başka bir şey değildi.

ne diyelim kendi düşen ağlamaz demişler bu milletler içinde bu böyledir ve selamlar r.ç.

not: zaten burası çala kalemdi bende öyle yaptım her şey konuşa konuşa düzelir ve yanlışada itiraz bir haktır bu herkez için geçerlidir.bu benim şahsi meselemde değildiki milletçe olan ve ortak olan bir sorumluluktu derim.r.ç.
Sakarpiyon - 28 Eylül 2010 12:46
Sakarpiyon
Bakın Rahmi bey, sitenin neden kapandığıyla ilgili hiç bir bilgim yok, ben de sizin gibi bir şeyler karalayanlardan birisiyim, onun açıklamasını site yönetimi yapar veya yapmaz onların bileceği iş.

Halen halk evlerindeki Türk Milleti diye dem vurmaktasınız. Anlayın artık, yıllarca sizin zihniyetinizdekiler yüzünden, itilip kakılan, hor görülen ve kökeni Türk olmayan insanlar artık günümüzde Türk kimliğinden nefret etmeye başladılar ve biz Türk değiliz "Kürt"üz demeye başladılar. Aslen Türk kökenli olmayan insanlara sadece kendi düşüncelerinizi anlatırsanız, öğretirseniz ve kendi benliklerini değil de sizin istediğiniz benliği kazandırmaya çalışırsanız bir süre sonra sizden nefret etmeye başlarlar. Türk kökenli olup da kendini Türklerin kurtarıcısı gibi görenler ise bir süre sonra Hrant Dink'i öldürür. Sizin düşünceleriniz katiller yetiştiriyor farkında bile değilsiniz. Türkiye'de yaşayan herkese "Türksün" derseniz olmaz bu işler. Kan bağıyla Türk olmayanlara ne yapacağız, ya Türksün ya değilsin mi diyeceğiz. Adam Türk kökenli olmadığı halde, tamam Türküm derse, siz yine geri durmayıp bu kez, "Türksün ama devşirmesin" diyeceksiniz.

Bakın ben baba tarafından arap kökenliyim, çocukluğumuzda ailemiz korkudan bize arapçayı öğretmediler, Türkler bizi dışlamasın diye. Oysa benim annem de öz be öz Kafkas Türklerinden gelmeydi. Benim derdim anadilimde öğretim de değildi sadece bu dili de öğrenebilmeyi isterdim, ama olmadı. Ben her zaman kendimi Türk gibi hissettim, çünkü biz Türkiye'de yaşamanın kan bağıyla olmasa da gönül bağıyla Türk gibi olmayı öğrendik. Üzerinde yaşadığımız bu toğrağa kanımızla bağlandık. Herkesin ailesindeki şehit ya da gazi hikayeleri bizde de vardı. Adını aldığım dedem, tam onbir yıl boyunca Yemen savaşında esir olarak kaldı. Bu toprak için savaşa giderken, sen arapsın, sen kürtsün, sen lazsın, sen çerkezsin gitme demediler.

Size göre ben de bir devşirmeyim, çünkü atam arap, anam türk. Kusura bakmayın ama siz bana ne kadar devşirme derseniz deyin; ben önce insanım, sonra müslümanım, ondan sonra arabım ve daha sonrasında da türküm. Olay benim için bu kadar basit anlatılabilir.

Saygılarımla.
Böyle duyurdu Berduş!
delişey - 28 Eylül 2010 13:39
delişey
Üzerinde yüzyıllardır farklı medeniyetlere, yıllarca Osmanlı'nın dünyanın birçok yerinden kabul ettiği topluluklara ev sahipliği yapmış ve yıllarca çeşitli ülkelerin (bölge bölge) işgali altında kalmış bir kara parçasının içinde yaşayan insanlar arasında safkan Türk'ü bulmak zor. Birçoğumuz meleziz bence=)))

Ondan diyorum işte aynı bütünü paylaşmak önemli olan ama samimice, yalandan değil
( İnsandır, insana her haltı yapan...)
muratmoon - 28 Eylül 2010 14:12
muratmoon
RenkliDergi bilişim ve altyapı sorumlusu olarak bana söz hakkı doğmuş gözüküyor.

Rahmi bey yaptığınız ithamların ne yazık ki elle tutulur bir tarafı bulunmamaktadır.

RenkliDergi sunucumuz kesinti yaşamadan tam olarak 112 gün, 12 saat, 30 dakikadır yayın yapmaktadır.

Sitenin size kapatılması gibi bir durum olmadığı gibi zaten teknik olarak olabilmesi de mümkün değildir.

İnternetinizde bir sorun olduğu veya başka bir şekilde sorun yaşadığınızı düşünmek isterdim ama "Site size kapatıldı penceresi açıldı" şeklinde olması asla muhtemel olmayan bir durumla karşılaştığınızı söylemeniz kasıtlı ve bilinçli olarak ithamda bulunduğunuzu düşündürüyor.

RenkliDergi insanların fikirleri ne olursa olsun saygı gösteren ve şimdiye kadar hiçbir üyesine yaptırım uygulamamış, hatta yaptırım uygulayacak bir alt yapısı bile olmayan bir sitedir. Olası sorun yaratabilecek üyeye yapabileceğimiz tek şey üyeliğinin iptal edilmesidir ki böyle bir durum şimdiye kadar yaşanmamıştır.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
rahmicelik - 06 Ekim 2010 01:15
Default Avatar
sayın muratmoon önce selam ederim.

ben yalanı sevmem ben kasıtlı bir şeyde yapmam söleyeceğimi açık söylerim
belki aksi bir tesadüf olmuştur.

çünkü sevdiğim bu renkli derğiyi ve sizleri sık kullananlara aldım her zaman ki gibi sık kulanılırdan açınca bir küçük percere açıldı oda bizim dergiyi açmadı buda en az dörtgün sürdü sonra kendiliğinden açıldı bende acaba ters bir şeymi yaptım diye buna üzüldüm bunuda size anlatmayada çalıştım mesele budur.

ve anlaşıldıkı sizden bir şey olmadığını duyunca bunada ayrıca sevindim demekki teknik arıza benden olduğu anlaşıldı bu cıhazlar bazen böylede yapıyorlar demekki.

zaten bu arada başka sorunlarda oldu internete o nedenlede giremedim onu düzeltirdim ve sizi yeni okudum ve bu cevabımı böyle yazdım mesele budur derim.r.ç. selamlar.

bizim gönlümüzde kötülük beslenmez gönlünümüz rahat olsun.

not: şimdi vaktim yok öteki arkadaşlarada birşeyler yazarım sonra derim.
muratmoon - 06 Ekim 2010 10:19
muratmoon
Dediğim gibi "Site size kapatıldı" şeklinde mesaj çıktı cümlesini yazmamış olsaydınız dediğiniz şekilde düşünebilirdim ama böyle bir mesajın size çıkması mümkün değil.

Ne windows işletim sistemi ne de kullanılabilecek herhangi bir internet tarayıcısında böyle bir mesaj bulunmuyor. Bizim sistemin böyle bir mesaj vermeyeceğini de siteyi hazırlayan ben biliyorum.

Kısaca size böyle bir mesajın görüntüğünü halen söylüyorsanız, size değil kendi bilgime inanmak durumunda kalacağım.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
rahmicelik - 07 Ekim 2010 06:31
Default Avatar
sayın muratmoon siz nasıl kendinize inanıyorsanız bende kendi gözümle gördüğüme inanıyorum.

çünkü başka sitelere açıldı ama sizin siteye açılmadığını sizin siteyi açmadığını sizi açtığımda o zamana kadar hiç olmayan bir pencere çıktı onun kaldırmak için ondaki kırmızı x tıkladığım zamanda sitenin hep ve hemen tamamen kapandığını söyledim demekki kusur bizim cıhazda da olabilir dedim. daha fazlasını bende bilmiyorum dedim daha ne diyeyim

ve benim kimseye yalan borcum yok ben olanı ve kalbimdekini açıkça söyledim hepsi bu.

siz buna ister inanın isterseniz inanmayın eğer siz bana yalan söylüyorsun.

diyorsan bunun gerisi hesap günene kalır derim başka ne diyelim.r.ç.
rahmicelik - 11 Ekim 2010 01:32
Default Avatar
sayın deli şey

bu konuya pek girmek istemiyorum ama burada sizinde bir sözünüz olduğu için bunada bir şeyler söylemek istedim.
benim acizhana anladığım kadar biz insanlar hiç bir şeyi kendi aklımıza göre yapmaya muktedir değiliz eğer yaparsak onlar mutlak yanlış olurlar diyen ayetler bile vardır.

mesla bir hukuk hakimi bir konuda bir karar verirken onun elinde olan devletin ona verdiği o kanun kitabına bakar ve o olaya ona uyumlu olan bir kanuna göre bir hüküm verir. eğer bu hakim ben kanun tanımam oda neymiş benim aklım var diyerek yanlız kendi aklına göre bir davada bir karar verirse o mutlak yanlış olur ve o hakim kişi o işten kovulur çünkü o kanun benim dedi devletini dinlemediği için bu bir isyan olduğundan ona cezada verildiği gibi.

biz insanlarda bir hukuk hakimi misalinde her bir işimizde bir karar verirken buradada aklımıza hiç güvenmeyelim ve aklımızın yanına birde Allahın kuranınıda kendimize rehber yaparsak yani her bir olaya göre kuranın verdiği hükme tabi olursak o zaman yanlış yapmayız ve ayni zamanda Allah sözüde dinleyen mutlu ve kutlu insanlar oluruz derim.
işte bu temel ölçümüzdür mesela yüce Allah kuranda ben insanları millet millet yaratımki bir birinizi tanıyasınız diyor ve eğer siz bunu bozarsanız sizin milliyetiniz yok olur ve sizin yerinize başka milletler gelir diyor.

yani ana başka baba başka nine başka dede başka milletlerin karışımından doğan o insanlar bu yaratılış sistemini kendi elleriyle kendileri bozarlar diyor ve buna dikkat ediniz diyor işte anne ve babalar olarak bu Allahın sözüne dikkat etmezsek ve kendi aklımıza göre bir evlilikler zincirini kurarlarsa onlardan doğacak olan züriyetler için başka bir millet adını koymak gerektiği görülüyor .

evet insan insanla evlenirler ama bunun birde milliyetçilik yönünde aranmasının gerektiğini Allah koymuştur eğer bunu insanlar kendileri bozmuşlarsa suç olarındır işte melezlik hali buradan başlıyor bu suç öncelikle ana ve babaya aittir olduğu açıktır.
mesela Allah kuluna hesap günü rabbin kim diye sorar onun cevabını o insan Allaha verir onun kimliğini Allah ona sormaz çünkü onu doğuran ana babayı o seçmedi ama rabbini o seçti ya kafir olur yada mümin oda onun bileceği işlerdir olduğu anlaşılmaktadır işte millet olmanın hakkı ve hali başkadır melez olmanında halide başkkadır çünkü Allah ona rabbin kim diyor.

fakat insanlar dinin yanında birde onun milli kimliğini sorguluyorlarki kiminle iş yaptığını ve kiminle evlendiğini bilsinler içindirki insanlar milli kimliklerini muhafaza etmeleride Allahın verdiği bir kuraldır olduğuda anlaşılıyor.

mesela osmanlı devletinin içinde 72 millet vardır dersek her millet kendi milletine uyanla evlenirse onlar melez olmazdı ve milli değerlerini böylede korurlardı. mesela ermeni ermeni ile rum rum ile rus rus ile türk türk ile arap arap ile arnavut arnavut ile laz laz ile evlenirlerde her millet aslın nesili böylede sürdürmüş olurki buda onların milli ve insani haklarıdır.

insan olmak şerefide ayrıdır ben aciz hane bu kurandan ve bu hayattan bunu anladım çünkü baba kimse doğan çocuklar odur eğer insanlar hangi soya dönmek istiyorlarsa bil hasa babayı ona göre seçmeleri gerekiyor bu hususta diyebilirim ve milleti millet yapanda anadır o erkeğini iyi seçerse milletlerde onlardan doğalar ulduğu görülüyor derim işte beni anladığım budur.

not: milletlerin birbirini aşağılamalarıda çok ayrı bir konudur onuda belki sonra bir ara anlatırım. r.ç. selamlar.
tutku - 11 Ekim 2010 08:30
tutku
Evet arkadaşlar yazılanlardan bazılarını okudum. Aziz nesin gibi türk edebiyatının usta kalemine yapılan saygısızlık beni çok üzdü. Rahmi bey kişileri eleştirirken lütfen daha saygılı olun siz bunu yaparsanız sizde saygıyla eleştirilirsiniz ayrıca, Aziz nesin dinsiz olarak bilinirdi evet fakat evinin kapına ne yazdırmıştı dersiniz bunu bi araştırın isterseniz..Bu ülke vatandaşları Çanakkalede ölen kendi dedelerine sahip çıkmadıkları gibi ne yazık ki aydınlarınada sahip çıkmıyor artık Gerçek Aydınlar kolay yetişmiyor ülkesi için savaş veren bu insanlara sahip çıkalım! saygılarımla.
TUTKU__
rahmicelik - 20 Ekim 2010 00:06
Default Avatar
sayın tutku eleştirinizi aldım.
aziz nesin türk edebiyatının usta kalemi ise oda Atatürk gibi milleti övücü sözlerle onları heyecana getirmeliydi derim ve bende ona türk milleti aptaldır sözünüde ona hiç yakıştıramadım derim. ve bu söz tam bir seçim zamanı vaktinde sanki özellikle seçilmiş gibi olsa gerekli ki türk milleti aptaldır diye tekrar bu konu ortaya çıkarıldı onun avukatlığınıda hiç kimse yapmasın ben onun ağzından bir canlı yayında bunu söylediğini duydun vede gördüm sonra o % 60 aptal % 40 akıllıda demedi tamamıdedi ve sonra birazı akıllıdır dedi ve bir mavi boncuk attı ortaya hepsi budur ve ona sordular Atatürk türk milleti zekidir diyor denilice o onu siyaset icabı söyledi dediği hala kulaklarımıza takılıdır. ve öyle türkler iyi beslenmedi de ondan aptal oldularda demedi işte onun bu sözünü onun hayranlarına iade ederim..

insan ekmek yediği vatanının milletine türkler aptaldır diyenler ve bu aziz mlletini yerenlere elbetki iyi söylerle onlar yad edilemezler olduğuda bir gerçektir. acaba o kürtler aptaldır deseydi, lazlar, çerkezler, yahudiler, araplar, aptaldır deseydi acaba ona onlar ne derlerdi mesela ingiliz milleti çok aptaldır deseydi onu oradan onlar sopayla kovarlardı.

işte bu aziz türk milleti onu kovmadı ve hep onlara sahip çıktı ama genede kıymetini bilen yok çünkü nankörlere Allah bile yaranamazken biz türk milleti onlara nasıl yaranalım çanakkale şehitliğide yapıldı içimizde her alanda yer alan çeşitli insanlar ve de kötü niyetli olanlarda olunca bir çok şeyler haliyle ters gidiyor geç kalıyor sanki her millet her şeyini tammı yaptıda bir bizmi eksik kaldık derim. mesela araplar adi millettir insanı sırtından vururlar deseydi. iranlılar salaktır cahildir deseydi. bakın o aziz nesini öldürmek için kaç militanını bu iş yapsınlar diye seferber ederlerdi işte bu işler böyledir.
türk milleti zekidir. türk milleti çalışkandır, vefakardır ve fedekardır. ne mutlu türküm diyene dedik. ama genede bir çoğuna yaranamadık bir çok insana sahip çıkıp onlara bir kimlik kazandırdık ama kıymet bilmeyen bilmiyor ne diyelim hani derlerya kem söz kem akçe sahibinindir herkezin sözü kendine aittir ve insaf denen bir şey vardır derim. r.ç.
rahmicelik - 20 Ekim 2010 00:18
Default Avatar
gökten gelen bela sözünün manası yoktur herzedir

en beyinsizler bile istikbali zira kestirir.

gökten inmez birde hiç bir şey bütün yerden taşar.

kendi ahlakı ile bir millet ölür yahut yaşar.

mehmet akif ersoy. r.ç.
yaseres - 21 Ekim 2010 00:57
yaseres
Aslında sadece yazıyı okudum ve şöyle bir düşündüm.Bir çoban ile bir profesör ülke sorunlarına aynı ölçüde vakıf değil.Oyları eşit ama.Dinimizde de aynı çoban ile profesör eşit.Fakat oy verirken insanların akıllarından çok gönüllerindeki tercihler mi ön plana çıkıyor acaba?Aynı konunun uzmanı iki profesör farklı tercihleri seçebilmekte o zaman ne oluyor peki?

Eşit olması lazım tabi ki.Eşit olmasının bir sürü sebebi var.Ama tepki verirken dikkatli davranılmalı.Aysun Kayacı'nın yemediği hakaret kalmamıştı.Milletimizin biraz soğuk kanlı olması lazım.O görüşünü belirtmek istedi çoğumuza göre yanlış.Peki ağır hakaretleri mi hak etti.Mesela bizde bir inanış vardır.Bir kişinin arkasından kötü konuşursan onun günahlarını almış olursun diye.O bir hata yaptı diye maalesef binlerce kişi hata yapmıştır.Belki o zaman bende hata yapmışımdır hatırlamıyorum.
tutku - 21 Ekim 2010 09:18
tutku
rahmi bey biz neyin tartışmasını yapıyoruz koyun bi kenara yazar olmasını kurduğu nesin vafkı yeter saygı duyulması için aziz nesin bu cümleinden dolayı birkaç kere dava edilmiştir fakat hepsinden beraat etmiştir. bunu sizde bizde biliyoruz aziz nesin kendi milletini aşağılamak maksatlı söylememiştir bu söylemi.gel gör ki insanlar işlerine geldiği gibi yorumladılar bu cümleyi aziz nesine ( bazı durumlarda ) hak vermemek mümkün değil.
TUTKU__
muratmoon - 21 Ekim 2010 10:33
muratmoon
ben her durumda hak veriyorum, şöyle kafanızı çevirip bir etrafımıza bakmamız yeterli.

biz millet olarak ne yazık ki iyi özelliklerimizi kaybedip, nerede kötü yön varsa almaya programlanmışız. bunun adı aptallık değilse nedir daha?

kendimizi geliştireceğimize git gide geriye gidiyoruz.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
rahmicelik - 24 Ekim 2010 00:59
Default Avatar
sayın arkadaşlar ben burada kimsiyi incitmedim burada bir oy konusu açıldı bende bir katkıda bulundun hepsi budur.

eğer ince düşünürsek değil türkiyede bütün dünyada baştan sona nice yanlışlar yapılıyor bende bunu dile getirmeye çalıştım sözümüzde o yanlışları yapanlaradır ve onları örnek verdim hepsi budur.

mesela bir örnek daha verelim bir padişah veya bir kral olmuşlarda onlar hiç mi yanlış yapmamışlar zaten yanlışın en büyüğünü onlar yapmışlar mesela sarayına kendi öz milleti dururken onların yerine hiç tanımadıkları kimseleri doldurmuşlar köle pazarından sözde cariyeler satın alınıp padişahlara krallara hediye edilmişller işte bunların çasuz olmadığını kim bilir.

ve onun oyu ile bir çobanın oyu bir değildir çünkü o çaban o milletinin öz evladıdırda o diğeri hiç bilinmez onun için o çobanın oyu o cariyenin o saraylının oyundan daha kıymetlidir.

dünyada kimler ileriye gitmiş hepside perişan amerikada % 80 insan kişi başına 2 dolar hindistanda 1 dolar alıyorlar ve çahalet diz boyu şu yapılan işlere bakalım hepside insanlık dışı korkutucu yok edici insanların neslini kesici olan silah üreterek insanları bunlarla korkutmak onları insanlık haklarını gasp etmemi onları sömürmekmi ileri gitmek.

işte kara çahalet budur buna çare üretmeyenler her zaman ezilirler ve köle kalmaya mahkumdurlar birisi malın kölesi olur diğeride ağasının kölesi olur ve dünya insanlığı köledir ve gücün köleleri olmuştur ve insanlıkların dahi unutmuşlardır onun için çobanın oyu bir profösörün oyundan daha kıymetlidir diyorum eğer onlar gerçek profösör olsalardı şu çahaletlerine bu yanlışlara çare üretirlerdi.

ve o çoban kişi onlandan daha namusludur vede bilgindir çünkü ona teslim edilen o emaneti kurda kaptırmazlar ama o süslü elbiseler giyinmiş olan o çürük kütükler insanlığımız soyanlardır işte bunu görürsek bunun sırrını çözersek işler o zaman düzelir derim.

filanca çok akıl filancada çok aptal demek çözüm değildir. acaba diyorum bunu neye göre ölçerler bunu bir bileniniz varmı o çobanın akılsız olduğuna bir ilmi deliniz ölçüm şekliniz varmı işte bende bu yanlışlarımızı ortaya koydum ve işte o çoban kendine emanet edilene ihanet etmeyen şerefli bir insandır ama diğerlerine siz karar veriniz derim selamlar r.ç.

not: bu konudaki bu sözlerimiz bir incitmemi konuşuyoruz işte hepsi bu sizde söylüyorsunuz bende söylüyorum bu fikir tartışmasıdır keşke hep böyle tartışsak bir çareler üretiz derim.

işte Atatürkün sağlığında kurduğu o 550 adet halk evlleri bunun içindi onun kadrini bilemedik ve onları kuruttuk kendi düşenler ağlamazlar daha ne diyelim.r.ç.
rahmicelik - 26 Ekim 2010 02:27
Default Avatar
bu konuyu bir hikaye ile biraz daha açayım belki beni daha iyi anlarsınız

hazreti muhammet bir gün sokakta ağlayan bir çocuğu görür ona neden ağladığını sorar oda ona kimsem kalmadı hepsi öldüler sokakta yanlız kaldım onun için ağlıyorum deyince onu alıp evine götürür onu doyurur giyindirir ve sonra baban benim hanımım haticede annen kızım fatmada ablan torunlarımda senin kardeşlerin der eğer bunları kabul edersen bizimle kal deyince o çocuk bunları kabul eder ve çok mutlu olar işte bu çocuk büyüdüğünde bu aileye ihanet ederse ona o evde devşirme derler sütü bozuk derler kanı bozuk derler ve ona senin kanından şüphe edillirde derler ki

bunun bir aynisini bu misal ile içiçe yaşadığımız onlara milli kimliklerde kazandırıp ve zenginliklerde kazandırdığımız ve onları okutup onlara yüksek makamlarda yükseltiğimiz ve bunlar bu milletine adalet dağıtsınlar diye devlet adamı yaptığımız ve işveren yaptığımız doktor mühendis mimar hukukçu yaptığımız bir çok insan.

bu millete içten ve dıştan ihanet edildiği içindirki bu varlığın içinde milletçe sefilleri oynuyoruruz ve bu milleti bölen parçalayan ve onları yoksulluğa acizliğe vede dinsizliğe düşürenler de hep hırsız ve hain çıkarcı takımı değilmi mademki bu vatanı paylaşıyoruz ona askerlikte yapacağız vergide vereceğiz çünkü burası dingonun ahırı değildir ve her yer böyledir "benim vatan borcun yok kimseye" ne demektir onu kim koruyor o zaman çeker gider işte bunlara siz ne derseniz deyiniz artık derim ve bir daha bu konuyu açmayacağım anlayana "sivri sinek saz" derim. r.ç.

üye olun, siz de katılın