Kimin gözleri çıkmıyordu aklından benim gözlerimi görene kadar?

Kim bakıyordu yüzüne ve kim tutuyordu ellerini ben gelene kadar?

Şimdi unut her şeyi, tüm yaşanmış gerçeği, ben geldim acılarını dindirmeye

03 Ağustos 2010
beka

Sus diyorum kendime... Susuyorum, içime atıyorum seni… Sus diyorum bitecek her şey, her gece güneşe gebe değil miydi, her yolun sonunda bir ışık yok muydu? Bekle diyorum gelecek o günler gelecek, sabret diyorum kendime. Ama hiçbiri olmuyor, neden?

10 Temmuz 2010
beka

Aşk körlük, sağırlık gibi yan etkileri olan geçici aptallaşma durumudur, bir süre gerçeği görememe gerekirse nefes alamama gibi kontrediksiyonlara sahiptir. Doz aşımı olduğunda ölümle bile sonuçlanabilecek olan bu durum, sevilmeme gibi karşılıksız duygularla etkileşim içerisine girdiğinde şuur kaybı ve hatta kalp yetmezliği gibi sonuçlara yol açabilir. Yani hasta olmakla olmamak arasında gidip gelme durumu da diyebiliriz, çok mutlu ederken acı veren bir karışımdır.

06 Temmuz 2010
beka

Ölüyorum, Eriyorum... Kayboluyorum karanlıkların arasında ve sonra bakıyorum ki ben onlardanda karanlığım. Çığlıklarım çok uzaklarda cılız bir ses yüreğimden başka kimsenin duymadığı yada duyurmaya cesaret edemediğim. Gidiyorum diyorum dostlarım göz göre göre bitiyor hayatım. Hemen sonra niye diye düşünüyorum, neden bu yılmışlık, bu bıkkınlık kime. Bulamıyorum hiçbir sorumun cevabını, belki de aslında hiçbir cevap yoktur. O kadar isterdim ki herkesin baktığı pencereden bakabilmeyi hayata, bu kargaşanın içinde kaybolabilmeyi. Ama bir şeyler eksik işte tam insan olamıyorum hatta türümü bile çözemiyorum. Zaman geçiyor düzelirim diye bekliyorum, daha da kötü oluyor git gide insansal bakışlarımdan çıkıyorum.

10 Haziran 2010
beka

Hadi beni inandır aslında bugünün, dün olduğuna…

Neden mi, çünkü sen vardın dünlerde...

Dünlerde seninleydim, sevdalıydık, aşıktık.

E ne oldu bugün? Bugün yüreğimiz buz kesti.

09 Haziran 2010
beka

Hergün biraz daha ölüyorum. Seni sevmenin beni öldüreceğini nereden bilirdim ki? Sensiz geçen her günüm bana azap, ölüyorum sensiz her dakika, her saniye, her salise.

Şimşekler düşüyor bir yerlerden yüreğime, sensiz olamıyorum, sensiz nefes alamıyorum. Nerden bilebilirdim ki yüreğime bu kadar işleyeceğini, filiz vereceğini dallarımda yeniden, yeniden, yeniden...

07 Haziran 2010
beka

Özlüyorum, özlüyorum, özlüyorum…

Biyerlerde sana dair bir şeyler çalıyor

Şarkılar da adın, afişlerde yüzün

Koşar adım gelmek istiyorum sana

Kana kana içmek her zerreni

Bunca zaman yaşadığım susuzluğumu

05 Haziran 2010
beka

Evet ne yazacağımı buldum sonunda günlükcüm. Buraya aşkın ne kadar nefret edilesi birşey olduğunu yazacağım. Aşk, nedir bu aşk, var mı bilen varsa bana da söylesin lütfen. Kronik bir salaklaşma hali, tam kurtuldum derken nükseden bir hastalık... Hem de tehlikeli, hatta bazen öldürücü.

07 Mayıs 2010
beka

Birgün sen geldin, sonra gittin. Hayatımdaki tüm varmışlar gidişinle beraber yokmuşa dönüştüler, bir varmış bir yokmuş misali. Tüm senli sözlerimin virgülü, nokta oldu, keskin bir çizişti adımın üstüne attığın.

20 Nisan 2010
beka
< Önceki1Sonraki >