Haydi Durma! Hayat Saygı Duy!

Merhaba Dostlar

Sizinle yaşadığım bir olayı paylaşmak istedim.

Hafta sonu köye gittim ve sabah kuş sesleri ile uyandım ve kalktım saat sabah 04:30 civarındaydı. Dışarıda kuş sesleri ve mis gibi bir hava vardı dayanamadım camları açtım ve sadece kuşların sesleri vardı. Bu arada bir şey dikkatimi çekti, kuşlar sırayla ötüyordu ve sesler birbiri ile karışmıyordu. Pencereden dışarıya baktığımda gün yeni aydınlanıyordu ve ben de sadece kuş seslerini dinliyordum. Bir yandan da anlamaya alışıyordum neden kuşların sesleri karışmıyor diye… Aradan 10 dakika geçtikten sonra anladım ki özellikle sabahları kuş sesleri birbirinin sesleri ile karışmıyordu. Çünkü kuşlar bile öterken sıralarını bekliyor ve sırası gelen ötmeye başlıyordu

Doğadaki hayvanlar bile birbirleri ile öterken saygı gösteriyordu. Anladım ki tabiattaki varlıklar kendileri gibi her şeye saygılılar ve birbirilerin haklarını gasp etmiyorlar. Ama biz insanlar bunların tam tersini yapıyoruz, doğayı yok ediyoruz. Saygı desen hiç kalmamış...

Habire tüketiyoruz ve yok ediyoruz.

Üretme ve kazanma hırsı öyle büyük ki… İnsan oğlu nasıl bir varlık ki böyle oldu? Bana kalırsa bu dünyanın çivisi çoktan çıkmış. Artık eşlerin birbirine saygısı ve güveni de kalmamış. Sanırım gelecekteki çocuklarımıza bırakacağımız yegane şey; yok olmaya yüz tutmuş bir dünya. İnanın, acıyorum onların haline şimdiden... Eğer birbirimize sevgi ve saygımız kalmazsa nasıl anlatırız yarınların çocuklarına bunları? “Sevgi nedir?” diye sorarlarsa; cevap vermemiz lazım, örnek göstermemiz lazım onlara. Ama bilgi bankamızda yok ki anlatacak veya sevgiyi tarif edecek kelime yok ki biz de anlatalım onlara.
Dostlar bizlerin yapamadığını doğadaki yaşayan varlıklar yapıyor ve yok etmiyorlar ileride yaşamaları için gerekli olan ortamı ve de saygıyı. Üstelik onlar günlük yaşarlar, doğadaki insan hariç yaşayan varlıkların yarınları da yoktur. Üstelik var olan tek şey bugünü kurtarmak ve de karınlarını doyurmaktır. Ayrıca ihtiyaçlarından fazlasını asla istemiyorlar. Neden biliyor musunuz? Eğer yarına çıkarsak veya başka türler çıkarsa onlar da yararlansın diye… Ama bizlerde öyle değil maalesef.  Bizler doymak bilmeyen gözlerimizden dolayı hep benim olsun hep benim olsun deriz. Oysa durum bu doyumsuzluktan ibaret değil ki!

Gelin dostlar artık bazı şeylerden ders ama zamanı geldi ve geçiyor. Her şey yok olmadan bizler de el ele verelim. Bu dünyadaki varlıklara sevgi ve saygımızı gösterelim ki onlar da bizlere karşılığını versinler. Vermeden alma olmaz, verelim ki alabilelim. Bir şeyler ekelim ki sonra da meyvelerini toplayabilelim.

Bizler teknolojiye sahibiz ama doğadakiler sahip değiller…

Sevgi ve Saygıyla kalın...

foksi
foksi
28 Mayıs 2009
Bu yazarın ‘Haydi Durma! Hayat Saygı Duy!’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Okur Yorumları

emel serin - 28 Mayıs 2009 17:45
emel serin
Merhaba sevgili foksi...
Hoşgeldin renkli dergi ailesine...
Kalemine yüreğine sağlık. Bir an sanki köyde o kuş seslerini,
dinlediğimi düşündüm.. Ne müthiş bir koro....
Ne yazıkki çok haklısın, bir çok şeyi yitirdik...
Çevre bilincini,saygı duymayı.....
Hoyratça kullanılan doğa yok oluyor..
Zararınıda hepimiz görüyoruz...
Ve gelecek nesillere ne bırakıcaz..
Aç gözlülük ise yapanın kendine bile faydası olmayan bir olgu...


Zamaznın birinde padişah hayır dağıtıyormuş, herkes bir şey getirsin ağırlınca altın verilecek demiş...Ahali getiriyormuş bir şeyler, altınları alıp gidiyorlarmış..
Adamın biri küçücük bir kemik getirmiş....
teraziye koymuşlar,
koyuyorlarmış altınları ama bir türlü terazi yerinden kımıldamıyormuş...

demişlerki hikmet sahibi birine soralım...
gelmiş bakmış, bir avuç toprak getirin demiş..
koymuşlar toprağı teraziye inmiş aşağıya terazi...
demişlerki nedir bu ya derviş....
bu insan oğlunun göz kemiği...
bütün altınları verseniz doymaz...
bir avuç toprağa girince doyar gözü....
Rabbim bizleri aç gözlülerden etmesin..
Elimizdekilerin değerini bilelim..
Gelecek nesillerede aktaralım...

duyarlı yüreğine sağlık...
sevgiyle kal....
Ya yaşamak için sev! Ya sevmek için yaşa!
lyra7 - 29 Mayıs 2009 00:10
Default Avatar
Renklidergi ailesine hoşgeldin foksi güzel yüreğinin penceresinden gördüklerini yazmışsın teşekkürler vede kalemine sağlık emel arkadaşımda güzel hikayesi ile anlam katmış. yazının özüne katkıda bulunmuş.
gelecek nesile acımaktansa ben önce kendimizden işe başlamayı tercih edenlerdenim. siz,ben,ve diğer buradan yüreklerini bildiğim senin baktığın pencereden baktıklarına emin olduğum dostlar hatta tanımadığımız nice varlıklar inan bana bizler gibi düşünüyor ve evrensel doğruları yaşıyorlar.bizler doğruları yaşadıkça çevremizede doğruları yansıttıkça inan bana doğruyu görenler çoğalacaktır.bizlerin yetiştirdiği çocuklarda doğruyu bilip yaşayanlardandır.
uygulanmış bilimsel bir açıklama ( 100 maymun sendromu önce 1 maymuna patatesi topraktan çıkarıp ,soyup ,yemeyi öğretiyorlar ve maymuna küpe takıyorlar

o yavrusuna öğretiyor derken patates yemeyi öğrenen maymun sayısı 100'e ulaşıyor bir süre sonra çevre adalarda yaşayan maymun kolonilerinden bazıları da hiç öğretilmediği, öğretilen maymunlarla karşılaşmadıkları halde başka kolonilerdeki maymunların bazılarıda patatesi topraktan çıkarıp soyup yemeye başlıyor buna yatay yansıma deniyor. yani eş frekanstaki varlıkların bilincinin diğerine yansıması.)
demek istediğim insanda doğruyu yaşayanlar olduğu sürece insanlık asla ümitsiz değil. kötü her zaman olacaktır,ki iyi olmanın değeri belirlensin siyah olmazsa ,beyazın anlamı olabilirmi. IŞIK ve SEVGİYLE KALIN.
D.T
foksi - 29 Mayıs 2009 01:14
foksi
Teşekkürler Emel ve Lyra7 Benim yaşadıkarımı ve duygularımı paylaştığınız için ama biliyorumki bizler doğruları ile yaşadıkça yarınların çocuklarına bırakacağımız temiz ve güzel bir dünya kalacak. Yeterki pes etmeyelim. Mücadeleye devam ama sevgi ve saygıyla......
rahmi çelik - 29 Mayıs 2009 03:38
Default Avatar
bu hayatı yüce Allah biz insanlar için bizim mutlu olmamız için yarattı insanlara iyi ahlakın ve güzel huyun her türünü veren Allahtır bu kurandadır ve bu islam dinidir her insana verilen evrensel hakta bir dünya geçimliğidir ve oda iki elimizin kazandığı kadardır eğer insan azarsa ve bu haddini aşarsa ve onu o toplum gücü durduramazsa bu bela hem ona hemde topluma ve bütün insanlığa zarar verir onun için Allah her insana soruyor seni rabbine karşı aldatan nedir ve her insanda bunu kendine sormayı bir adet ve bir görev bilmeli ki o zaman her insan kendi hak payına razı olursa o insanlar kiymetlidirler aksini yapanlar da işe yaramaz diyende gene yüce Allahtır çünkü bu dünya ve bu kainat her şeyiyle bütün insanlığın müşterek malıdır ve ortak ve eşit haklarıdır bunu bilmek ve bu haklarına sahip çıkmak bir kulluk ve ibadet sayılır bunları casiye 13.ayete şura 36.ayette enam 115.ayette infitar 6-7-8- ci ayetlerinde bunları açıkça görebiliriz derim bir zamanlar bir türkü vardı kuş sesleri ovalara yayılır insan buna hayran olur bayılır kuzucuklar taze çimen ararlar diye başlardı çünkü insan ve tabiat bir bütündürler aynen bir orkesra misali bir birini tamamlarlar işte bu ahenk insanlığın özlemidir derim çünkü buna muhtaçtırlar ve bu yaratılış kanunudur ve onu bozmaya zorlamaya ona ihanete hiç gelmez çünkü hemen çarpar derim.