Babam eve ilk kez arabayla geldiğinde daha 7 yaşındaydım. Küçük bir çocuk için mükemmel bir duyguydu onu görebilmek. Evet belki külüstürdü, her tarafı dökülüyordu ama bizimdi, bizden biriydi. Uzun süre yaşadı bizimle, sonra emekli oldu. Yerine “Renault 19” marka bir otomobil gelmişti. Yaşım 13'tü ve bir külüstürden sonra uzay mekiği gibi gelmişti bana. En hevesli en meraklı çağıydı hayatımın. Araba kullanmayı öğrendim onun üstünde. İlk kez araba kaçırdığımda 15 yaşındaydım ve onunla tattım bu duyguyu. Sonra, o da eskidi. Yerine “Renault Scenic” marka tosbağamız geldi. Yaşım 18'di.

Ehliyetimi aldım hemen... Sonrasında hantal tosbağamla birlikte gezmeler başladı tabi ki. O ne evimize gelen külüstür Ford'du ne de delikanlı oluşuma şahit olan 19... O bambaşkaydı. Bir kere artık babam yoktu yanımda. Ben ve O’ndan başka kimse yoktu artık sürücülük hayatımda.
Arabamı çok seviyordum. Ona ilgi gösteriyor, sürekli bir şeyler yapmak, yeni şeyler eklemek, gerektiğinde makyaj yapıp ciks olmak istiyordum artık. Bir gün internete girdim ve google’a aklımdaki kelimeleri yazdım. Bir foruma götürdü beni. Yabancı olduğum bir çok insanın ortak payda da “Renault" larının olduğu bir yerdi burası “www.renaultturkey.com” du bitmeyecek dostlukların başlama noktası…
Önceleri basit bir forum sanmıştım. Arabamı tanıtıp, yazılanları okuyordum sadece. Sonraları yazdıklarıma aldığım sıcacık tepkiler ve paylaşımlarla oradakilerin sanki birer yabancı değil de 40 yıllık ahbabım olduklarını düşünmeye başladım.
Bir gün topluca buluşmaya karar verdik. Herkes arabasını alıp Suadiye’de, “S” virajında aldı soluğu. Bende hemen aralarına karıştım. O gün, bir araba tutkusunun nasıl sağlam arkadaşlıklara dönüşeceğinin kanıtı olmuştu. Artık forumda yüzlerini tahmin ettiğim ama hiç görmediğim insanlarla değil, kim olduğunu çok iyi bildiğim dostlarımla yazıştığımı biliyordum.
Buluşmalar zaman ilerledikçe devam etti. Her buluşmamız çığ gibi büyüdü ve ben her buluşmada yeni dostluklar edindim. Birlikte sohbetler ediyor, oyunlar oynuyor çokça da dertleşiyorduk. Başımız sıkıştığında birbirimizden yardım istiyorduk. Artık kocaman bir aileydik biz, Renaultturkey.com ailesiydik.
Bu aile o kadar büyük ki Türkiye’nin her şehrinden bir üyemiz ve o üyeyle kurulu sağlam bağlarımız var. İstanbul içinde sıkça yapılan buluşmaların dışında “Karadeniz’de”, Akdeniz’de, Sivas’tan Erzurum'a heryerde aynı başlık altında, yanlarında biz olmasak da yanlarındaymışız gibi buluşmalar ve arkadaşlıklar sürüyor. Artık canımız sıkıldığında Türkiye’nin her yerinde gidebileceğimiz sağlam arkadaşlarımızın olduğunu biliyoruz, İstanbul’da, Akdenizli arkadaşlar, Karadenizli “akrabalarını” ağırlamayı bekliyorlar artık. Kısaca bir forum insanlara ancak bu kadar sağlam dostluklar kazandırabilirdi. Daha adını bilemediğim nice forumlar var internette, tanışılan ve sonrasında sağlam dostluklar kurulan.
En yakın örneğimizde Renklidergi.com'dur elbette. Nice sağlam dostlukların kurulduğu başka bir platform burası... Size aileden olma hissini yaşatan “edebi” yuvamızdır bizim. İnternete çok şey borçluyuz aslında öyle değil mi?