Aşk..

hızlı hayatAşk…

Aradığınız ‘haz’ ise başında beklemek, beklemeyi bilmek gerekir. Açlığınız dayanılmaz boyuttaysa yediğiniz yemeğin tadını damağınızda hissetmezsiniz bile. Kan şekeriniz düşmüş, eliniz ayağınız titremeye başlamıştır. Bir an önce midenize bir şey göndermelisiniz. Sussun... Sussun ki rahatsızlık duymayasınız. Ya mideniz dolduktan sonra. Aldığınız bir tat, damağınızda kalan bir lezzet bile hissetmezsiniz.

Yaşadığımız çağ hız çağı... Zamanı yudum yudum, tadına vararak yaşayacak sabrı çoktan unuttuk. Televizyon izlerken artık reklâm aralarını bile beklemeden kanal değiştiriyoruz. Yemek tercihlerimiz değişti, hızla tüketebileceğimiz hatta yürürken yiyebileceğimiz yemekleri tercih ediyoruz.

aşkEğlence mekânlarımızı seçerken gürültülü olanı seçiyoruz. Gürültü durduğunda ne konuşacağımızı şaşıracak kadar durdurduk hayatı. Oysa sessizlik birbirimizle iletişime zorlar bizi. Sevdiğimize onu nasıl sevdiğimizi sözcüklere dökmek için kendi sesimiz yetmediğinde şiire sığınmayalı onun salıncaklı kollarına kendimizi bırakmayalı ne kadar uzun zaman oldu.

“Ben onu seviyorum” dediğimizde “çünkü” diyoruz. Oysa sevmenin “çünküsü” yoktur. Sadece seversiniz. Nedeni yoktur özlemenin. Nedeni yoktur kıskanmanın. Nedeni yoktur huzursuzluğun. Ama sabah kalkınca ilk aklınıza gelen “uyanmış mıdır?” sorusu olur. Tabii ki uyanmıştır da. “O şimdi ne yapıyor / Evde mi, sokakta mı,/ çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?” der Nazım. Ve siz peşine düşersiniz söylenenin.

İlk gördüğünüzde dikkatinizi çeken, yolunuzu ona çevirmenize neden olan, belki yüzündeki yara izi; belki saçma sapan hırçınlığı; belki yolun ortasında kimseye aldırmadan şarkı söylemesiydi.

Birden hayatınızın ortasına gök gürültülü bir yağmur öncesinde, çakan yıldırımlar gibi, ışıklar çakarak girdi. Kim bilir.

İyi de hayatınıza böyle giren birini neden kendinize benzetmek istersiniz ki? Ya da tanıdığınız başkalarına. Neden annenizin, mahallenizin çizdiği kalıplara sokmaya gayret edersiniz?

Onu severken, kalbinizi yerinden oynatırken, başkalarından farklı diye sevmediniz mi? Madem derdiniz başkalarına tıpatıp benzeyen birisiydi neden onu seçtiniz? Ben cevabını biliyorum.

aşkın gözü kördürÖnce farklı diye çekti kendine sizi. Ama siz onun farklılığını savunacak kadar cesur yürekli bir şövalye olmayı asla beceremezsiniz çünkü sevgi sabır ister, pişmanlıktan hoşlanmaz, perişanlıktan nefret eder, ümitsizlik mi, o hele gözüne hiç görünmesin. Ve işte o zaman şair yine devreye girer ve usulca kulağımıza dizelerini söyler. Eğer duymak isterseniz duyarsınız. Duymazsanız hayat birbirine benzeyen sıradan günler gibi geçer gider. Eğer isteğiniz sevdiğinizle yaşayacağınız hazsa, duyarsınız şairi. O zaman Suat Taşer söylesin, kim bilir belki bir kaç kişi daha duyar.

 OLMALI

Yâr güzel olmalı
Olunca civelek olmalı
Bahar olmalı bahar
Baharda akşam olmalı
 
Bir pencere olmalı
Denize karşı
Ve her şeyden evvel insan
Âşık olmalı
 
Pişman değil
Perişan değil
Ümitsiz de değil
Âşık dediğin
Sabırlı olmalı
nilanya
nilanya
02 Mart 2008
Bu yazarın ‘Mavi...’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Bu Yazıyı Beğenenler

Beyaz Sayfa
Ferhat Besler
nilanya
Mavitooth

Okur Yorumları

nilanya - 02 Mart 2008 19:08
nilanya
Hey kimse yok mu?
Serkan Aygören - 02 Mart 2008 22:07
Serkan Aygören
Sanırım haftasonu sessizliği... :(
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
nilanya - 02 Mart 2008 22:15
nilanya
Yazıların altında sohbet etmek hoşuma gidiyor.
Serkan Aygören - 02 Mart 2008 22:31
Serkan Aygören
Ama hemen olmuyor. Bir de her zaman olmuyor...
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
Mavitooth - 02 Mart 2008 23:00
Mavitooth

Bugün büyük bir derbi günüydü. Beşiktaş - Galatasaray maçı vardı. İnsanlar maç heyecanına kapılmış olabilirler. Bu arada Bator'un dediği gibi oluyor ama hemen olmuyor. Biraz acele etmemek gerekir diye düşünüyorum.

Aşk mı? Aman diyeyim benden uzak dursun... 


nilanya - 03 Mart 2008 00:34
nilanya

Bator merhaba demiş cevaplıyayım dedim.Yoksa aceleciliğe ne gerek.Gazeteleri okurken ,ya da kitap okurken sayfada kimse var mı diye yokladım.Facebook da silme şansı var da burada da var mı diye denedim olmuyormuş.Bari kendi yorumumu silebilseydim bunları söylemenize gerek kalmayacaktı.Hepinize iyi uykular.Yarın iş günü..


Serkan Aygören - 03 Mart 2008 01:38
Serkan Aygören

Yoo rica ederim, beni yanlış anlamışsınız. "KEŞKE öyle olsa..." manasında söylemiştim. Ama ben de şimdi farkettim ki, hiç de o manaya gelmemiş... :(

Pardon!

Natti naaat :D 


İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
ilsev - 03 Mart 2008 15:06
ilsev

Aşk cesur insanların yaşayabileceği en güzel duygulardan biri ama günümüzde o kadar çok korkak varken aşk ne kadar önemli düşündüm bu yazıyı okuyunca. Aşk kadar güzel ve cesurca yazılmış bir yazı için teşekkür ediyorum arkadaşıma

Sevim

 

 


nilanya - 03 Mart 2008 19:07
nilanya
Teşekkürler... Selamlar sevgiler.
canerge - 04 Mart 2008 09:24
Default Avatar
kim yok ki
nilanya - 04 Mart 2008 21:42
nilanya
Orada olmanıza seviniyorum.Teşekkürler.
mavideniz - 04 Mart 2008 22:59
mavideniz
arkadaşım ben seni burada buldum. Güzel yazılarını herkes okumalıydı zaten.
Mantıklı ol imkansızı iste!
nilanya - 04 Mart 2008 23:10
nilanya
Çok teşekkür ederim.İnsan gerçek hayatta kuramadığını yazılarda özgür bırakıyor belki de.Kim bilir.Ama hayatın kendisi de yazı kadar güzel,ne de olsa yazıyı doğuran da hayat.Selamlar..
Mavitooth - 06 Mart 2008 14:20
Mavitooth
aşık olmak istiyorum...
nilanya - 06 Mart 2008 14:58
nilanya

Düşüncelerinizi yazmanız çok hoşuma gidiyor.Beni işlerimin arasında gülümsettiniz.Umarım harika bir aşk yaşarsınız.Ve Edip Cansever olur bu kez anlatan.Şiirin adı "Buz Gibi" artık devamını bulmayı size bırakıyorum.Aşk kendi gelir kapıyı çalar zaten.

"Aşk iyidir bak Duyumunu artırır insanın Hele don gömlek sabahları Tıraş olacağını duyarsın Yeni gömleğini giyeceğin gelir Bir yeni biçim eklersin insan olacağa Masaya, merdivene, aynalı dolaba Derken ardından şıpın işi bir kahvaltı Amanın dersin bu ne delice gidiş Paldır küldür açar mıydı fıstık ağacı İspinoz düşünür müydü? Deli olan kaşınır mıydı?"  
Ferhat Besler - 20 Mart 2008 12:18
Ferhat Besler
Nilgün abla; insanın hislerini çok güzel açıklıyorsun. İyi ki varsın.
Mavitooth - 20 Mart 2008 12:57
Mavitooth

Umarım yaşarım ablacım =)

İlgilendiğim gönül koyduğum biri var ama iç güzelliğine bakmaktayım şu sıralar. Dış güzelliğine baksaydım sanırım şimdi çok fena aşık bir vaziyette bu satırları değiştirip başka şeyler yazardım. =) 


nilanya - 20 Mart 2008 13:45
nilanya

Teşekkür ederim.İnsanlar sanki kendileri tanrının yarattığı en kusursuz canlıymış gibi başkasında mükemmellik arar.Aslında sizi çarpan genelde başkalarınca hiç bir özelliği olmayandır. Ben şöyle düşünürüm onun yerinde olsam ne hissederdim,yani bu bana yapılsa beni sevindirir mi kırar mı? Kendinizi onun yerine koyduğunuzda dokunmaya başlarsınız.Teflon hayatlar yaşayan kalabalıklar gibi birbirine değmeden yaşanan hayat abuk sabuk kurallarla anlamlıymış gibi gösterilmeye çalışılır.Anlamlandırmak bir başkasının hayatına dokunabilmekle de alakalı ;ama değiştirmeden olduğu gibi kabul etmeyi de bilmeli...

Çok uzun oldu artık kusuruma bakmayın..


nilanya - 20 Mart 2008 13:49
nilanya

Bugünlerde çevrem aşık arkadaşlarla dolu ..Ayrıyken öfkeli bir sevgi,yakınken mutlu bir sarhoşluk içindeler.Bence hiç de umurlarında değil içi, dışı, sağı, solu..Bu sanırım bir tür sarhoşluk hali ve onlar bundan memnunlar.

Şairleri severim hayatın taa yüreğine dokunabildikleri için..    Bu şiiri de severim...

"Ay aşktan yapılmıştır
seninle bakarken anladım
senin bakışın aydan yapılmıştır
sen ateşten, öpüşten ve ışıktan yapılmışsın
ben senden”

Neşe Yaşın
su damlası - 03 Nisan 2008 16:11
su damlası
Sanırım siz bir yazarsınız. Harika yazılarınız var. Her yazınızı merakla bekliyorum. Güzel günler
nilanya - 03 Nisan 2008 18:05
nilanya
Çok teşekkürler.İnanın bana çok cesaret veriyorsunuz.Tanıştığıma sevindim.Sizin yazılarınızı da okumayı çok isterim.
Sarıkavak - 18 Nisan 2008 16:50
Sarıkavak
süpersin
Death solves all problems; no man, no problem!
nilanya - 18 Nisan 2008 17:03
nilanya
Teşekkür ederim.Tam galiba artık okunmuyor derken beni gülümsettiniz.Umarım "Sen Hep Gülümse Güzel Kız" la başlayan yazılarınızın devamını  www.renklidergi.com da görme şansımız olur.Tekrar teşekkürler.
elifsude - 18 Nisan 2008 20:38
elifsude
AŞK ...ne kadar da güzel bir kelime değilmi ya yaşattıkları inanın  o daha da güzel ...Kısa da olsa bana AŞK ı tattıran güzel insana...'Ben ağlamazdım senden önce ,Sen hep üzerdin zoru görünce .Ben nefessiz kaldım sen gidince,Sen kalpsiz kaldın bensiz gidince...'bu güzel duyguyu herkesin tatması dileklerimle...yine yüreğinize sağlık sevgili NİLANYA ...AŞK HERHALDE BUNDAN DAHA GÜZEL ANLATILMAZDI .SEVGİYLE KALIN
nilanya - 18 Nisan 2008 21:51
nilanya
Sevgili Elifsude bugün kendimi yorgun hissediyordum.eve gelince de yorgunluğum katlanmıştı;ama yazının okunmuş olması ve hele bir de düşüncelerinizi yazmanız beni çok mutlu etti.Yorumlarınızda kullandığınız dilin akıcılığı bende sizin de yazdığınız şiir,öykü ve denemeleriniz var gibi hissettirdi.Umarım yakında bizlerle paylaşırsınız.Sevgiler..
elifsude - 18 Nisan 2008 22:32
elifsude
Sevgili NİLANYA asıl yorumuma böyle güzel bir cevap yazdığınız için ben teşekkür ederim ...Ayrıca sizi bir nebze olsun mutlu edebildiysem ne mutlu bana ...İnanın bana bu ilk deneyimim .İlk kez bir sitede yorum yazıyorum , yazdığım şiir ,öykü ve denemelerim de yok ama bu site için sizin sayenizde ben de bişiler karalamaya çalışacağım ...SEVGİYLE KALIN.
nilanya - 18 Nisan 2008 22:44
nilanya

Bence yazmalısınız.Ve böyle bir adım atacağınızı söylemenize çok sevindim.Dünyada 7 bin dilin yarısı artık yazılmıyormuş.Yerel dillerin bir çoğu artık kullanılmıyormuş.Düşünsenize bir dil konuşulmaz ,yazılmaz olduğunda içinde taşıdığı her şey kayboluyor.Masallar,şiirler,müzik ve yüzlerce yıl biriktirilmiş bilgi de yok oluyor.Dil yaşayan bir canlı.Onun sağlıklı olması için sevgiyle belemeli.Bu nedenle okur olanın yazar da olabileceğini düşünüyorum.Umarım yakında yazınızı da görürüz.Bunlardan bilgiçlik tasladığım düşünülmesin.Ülkemizde bir yılda 6 kişi bir kitap okuyormuş.Sevgiler.


lyra7 - 07 Mayıs 2008 15:23
Default Avatar

AŞK : Çok güzel bir kelime insan çok şeye aşık olabilir. Çünki AŞK aslında tutkudur ama gün gelir tutkudan arınmak gerekir. sevgi ateşi tutşturan kav ise AŞK o ateşin kırmızı parlak alevidir. ama bir ANNE 'nin çocuklarına olan aşkını ise dünyada hiç bir güç söndüremez haddimi bağışlayın genç arkadaşlar sitenin içeriği düzgünlüğü özellikle türkçeye olan ihtimamı yazılarınızın soft oluşu ilgiyle okuyorum ve bazende cevap yazmaktan kendimi alamıyorum. naçizane.

                                          BEN YAŞAMIN YOLLARINDA

                    45 yıldır savaşıyorum bu yaşamla ben hele 30 yıldır göğüs,göğüse bir çarpışma var aramızda ,kalleştir yaşam dostum seni kandırmak için bazen 15,inde gelinlik kız olur karşında ;bazen   29,unda   terkettirir sana evi,yeri,yurdu memleketi arkanda bıraktığın iki can parçasını tekrar kazanabilmek için altı  ay yaşamla kıyasıya bir mücadeleye girişir
çeker alırsın can parçalarını canına katmak için. (1.ci raund) senindir kazanmışsındır,yaşamın karşısında bu nasıl kazançsa.

                 Senin kazancın başkalarının kaybı görünür. HA-HA-HA  diye güler sana yaşam .,kazandığını sanırken daha zorlu bir kavganın içinde buluverirsin kendini. bu kez yaşamın her bir elinde birer kılıç vardır ve senin elinde her zamanki gibi tek bir bıçak ;(YÜREĞİN)
              
Yüreğini eline bıçak misali alıp savurursun yaşama, o sana ,sen ona . tekrar başlar savaşın.derken yaşam sinsice sokulur yanına seni en zayıf yerinden vurmak için;

Hoş bir erkek olur karşında  anlayışlı,zeki,koruyucu hani yaşamla savaşırken hep düşünürsün  sağlam bir zırhım olsada
yaşamın öldürücü darbelerinden kurtulsam o zırh darbelere karşı beni korusa diye düşündüğün zamanlar vardırya işte o en zayıf olduğunda altın tepside sunar sana aramadan ,bakınmadan karşına pat diye çıkıverir.
kısa bir tereddüt geçirirsin
yok canım dersin buda yaşamın dalaveresi olamazya bu benim ZIRHIM...
            
               Bütün iyiniyetinle kuşanırsın yüreğine içindeki o zayıf ,cılız sese kulak asmazsın bile ,o ses sana
içine bak ,lütfen zırhın içine bak diye  feryat eder ama aramadan ,bakınmadan yaşamın önüne altın tepside sunduğu bu zırhın parıltısı gözünü almıştır ,hadi canım dersin buda paslı olacak değilya.   oysa yaşam arkandan sinsice gülmektedir.

              Şimdi yaşamın elinde iki kılıcın yanısıra birde çivili topuzu vardır ve topuzun zinciri işte o zırhın elindedir.
Sırtında iki can parçası ,yüreğin elinde bir bıçak ve yüreğine sevgiyle yar diye sardığın zırh tekrar düşersin yaşamın yollarına ,bir arpa boyu yol gitmeden ,birde bakarsınki yüreğine sevgiyle sardığın zırh bir köşesinden paslanmaya başlamıştır bile. yar diye kuşandığın zırhtan gacır,gucur sesler gelmeye başlar.ama bu arada kazancın bir can parçası daha
bu nasıl kazançsa !?
                Sırtında üç can parçası vardır artık ve yine elinde sadece bir bıçak (YÜREĞİN)  tabii yaşam birde tüfek bulmuştur  kendine seni yere sermek için.
                Ama dostum yaşamın bilmediği bir şey vardır. o can parçaları sırtında yük değil cana ,can katan (GÜÇ) parçalarıdır. bunu yalnız sen bilirsin yaşam bilmez .O senin sırtında üç can parçasıyla yükünün ağırlaştığını sanırken SEN TANRI' nın yarattığı o muhteşem varlık (İNSAN) elindeki yüreğin küçük bir bıçakta olsa o bıçağın her can parçasıyla nasıl güçlenip iki tarafınında bileylenip keskinleştiğini yaşam fark edemez  ve bu yürek-bıçak bir ANA'nın elinde ise sırtındaki üç can parçasını düşürmeden onları incitmeden yapacağı mücadelesini yaşam bile tahmin edemez.sırtındaki üç can parçası ağır gelmez eli yürek bıçaklı ana,ya  , ama zırh gün geçtikçe paslanıp küflenmeye ,hatta zırhtan kötü kokular gelmeye başlar.
             
                 Zırhı bırakmak gerekiyor artık  diye düşünür  ama zırh ısrarla onu koruduğunu söyleyip asılır yüreğine ;
sırtında üç can parçası yaşamın yanı sıra birde zırh ile mücadele etmesi gerekir ama o bıçak-yürekli kadın varya dostum çeliği bir kadının yüreği o çeliğe ilk suyu anne yüreğinden verilmiş üç can parçasının katkılarıylada güçlendirilmiş o yürek-bıçak varya!
zırhın hakkından gelir ,yine sırtında üç can parçası düşer yollara . artık zırh yoktur  kendini dinler yaşam denen ormanın bir köşesine zırhı çıkarıp attığından beri rahatlamış ve hafiflemiştir.sırtında üç can parçası döner yaşamla savaşına derken gün gelir can parçaları inerler ananın sırtından bir,bir. ve biri sağ yanına geçer ananın biri sol yanına en küçük can parçası önündedir ananın ve diğer can parçalarının.. annenin sağını ve solunu koruyan büyük iki can parçası en küçüğüde önlerinde gözlerinden ayırmamaktadırlar.
              
                  Görüyormusun dostum o muhteşem görüntüyü gözünün önüne getir . bence herbirinin yüreği bıçak olmuş. ve bıçaklar ellerinde bu aileye ordularda karşı koyamaz yaşamda, hey,hey,de  ,hey ...
               
                  ANA'nın yüreği bıçak olmuş elinde . sağında bir can parçası, solunda bir can parçası önünde bir can parçası
yaşam çek ,git buralardan buralar bizim diye seslenirler yaşama hep birlikte ,yaşam ürker bu yürekleri bıçak olmuş ellerinde; aileden ve korkar ,kaçar ...
                                                                                                       D.T.

İşte birde böyle bir aşk vardır anne ve babalara has... 


D.T
nilanya - 07 Mayıs 2008 17:36
nilanya
Sevgili Lyra7 bence yazılarınızı artık www.renklidergi.com da yayımlamalısınız.Sadece yorum olarak kalması bence haksızlık.Sizi de kalemşörler arasında görmekten inanın mutluluk duyarım.Bakıyorum sitedeki yazıların arasında saklambaç oynuyorsunuz artık sobelendiniz .Hadi yazı sırası sizde.Kendi adınızla bir yazınızı gönderin bence.Sevgiler,selamlar..
Serkan Aygören - 07 Mayıs 2008 18:09
Serkan Aygören
sevgili lyra7, nilanya'yı da, bizi de kırmayın artık; gönderin bir kaç yazı olsun bitsin :D
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
nilanya - 07 Mayıs 2008 20:07
nilanya
BatoR sizi buralarda görmek ne güzel.Yorum kısmı aslında sohbet kısmı.'Bir kahve içer miydiniz?' demek geliyor insanın içinden.
lyra7 - 07 Mayıs 2008 21:22
Default Avatar
sizler gibi ne söylediğini bilen ,konuştuğu dili kahve sohbetinde bırakmadan böyle bir yerde temiz türkçenin öncülüğünü yapan genç dostlarla herşeye var olur insan naçizane bir kaç kırık,dökük kelime 50 yılın yaşanmışlığından isimmi ! öenmlimi isim yada cisim insan ruhu değilmidir önemli olan.okumaya layık görüp cevap yazdığınız için teşekkür ederim.
D.T
nilanya - 07 Mayıs 2008 21:44
nilanya
Gönlünüz ferah olsun ben genç değilim ama bu sayfada gençlerin sayısı çok.Size bir sır vereyim gençlerin neşesi enerjisi harika insan kendini yaşsız hissediyor.Bir de hayatı algılama şekilleri öyle farklı ki her gün yeni bir şey öğretiyorlar.Ama beni birazcık üzen, sayfaya girdiğimde buralarda gördüğüm arkadaşların sesi çıkmıyor.Belki bunu okurlarda yeniden merhebe derler.Neyse burada olmanız güzel...
Serkan Aygören - 07 Mayıs 2008 22:18
Serkan Aygören
sevgil nilanya ben her daim burdayım merak etmeyin. Hatta Renkli Dergi varolalı beri haytımın yarısını ona ayırmış durumdayım. Benden çok üyelerin katkıları önemli, gerektiğinde her daim katkıda bulunmaya çalışıyorum zaten :)
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
nilanya - 07 Mayıs 2008 22:32
nilanya

Sevgili BatoR burada olduğunuzu biliyorum zaten.Yorum kısmındaki sohbetlere katılmanız çok hoşuma gidiyor.Bakıyorum sohbete katılmışsınız ee bir merhabayı da esirgeyemem sizden.Emeğiniz olmasa renklidergi.com    google aramalarında birinci sıraya nasıl çıkar ki zaten.Alanya'dan İstanbul'a,içinden deniz geçen şehre selamlar sevgiler...


nilanya - 29 Haziran 2008 11:19
nilanya

Acaba kendimizi bir başkasında yaşamayı bu kadar arzularken, kendimizi bulmanın peşine mi düşüyoruz?

 


Nebula - 10 Ağustos 2008 09:23
Nebula

İşte tam bu aklımdan geçen. Aşık olmayı isteyen insan kendisi için ister. Ben sanmam ki birisi çıksın da "Ben aşık olayım da karşımdakini dünyanın en mutlu insanı yapayım" desin. Çoğunlukla insanlar "Ben bir aşık olsam ne güzel olur ya çok mutlu olurum hayatım değişir" düşüncesi içinde. İlki gibi bile düşünse iş hep bir kişisel çıkara geliyor. Bu denli de bencil olunca insan senin için yaşıyorum adı altında kendini başka birisinde yaşama arayışına düşüyor.

İnsan fazla bencil. Sevmek, yaşamak ve daha bir çok iş için fazla bencil. Aşkından ölse bile insan aşk"ın"dan ölmüş olur. O duygu ona aittir, çektirdiği acı yaşattığı mutluluk vb. ona aittir. Karşısındakine dair pek bir şey yoktur o aşkta. Çoğunlukla karşındakini sevmesi önemini kaybeder, sevenin o olması çok önemli bir şeymiş gibi çıkar ortaya. Ta ki zaman gelir  karşısındaki büyük acılar çekmeye başlar, ancak o zaman biraz kendinden ödün verir insan. Yalnız o zaman bile mesele çoğunlukla karşındakinin çektiği acı değil de karşısındakinin acı çektiğini görmenin ona verdiği acıdır. Olur da sevdiği ölürse, insan sevdiği öldüğü için değil de yalnız kaldığı için, acısına dayanamadığı için vb. şeyler için intihar eder insan.

Aslında aşk bir başkasını yaşamak olsa ne güzel olurdu ya insanoğlunun bu bencillikle yapabileceği en üst nokta kendisini başkasında yaşamak. Üzülüyorum ya: Biraz daha az bencil olabilsek, yaratılıştan gelen bencilliği biraz kırabilse ne çok şey yaşar insan. Başaranlar da yok değil ama onlar da efsane oldu gitti sanki. 

Bir de şöyle bir şey var ki insanın aşktan beklentileriyle yaşayacağı şeyin birbirini tutmuycağını bilmesi çok acı. Misal ben uyanalı 1 saat oldu. Uyanmadan önce son bir aydır gördüğüm rüyalardan pek de farkı olmayan bir rüya gördüm ki sayelerinde 1 aydır uyku düzenim bozuk. Yine aşık olmuştum, her seferinde başka bir bedendeydi ya aşkım, ben bedeni değil de ruhu tanımaya çalışıyorum. Yine sadece "aşk" vardı ortada. Hani şöyle tüm kelimeler anlamını kaybeder, saatlerce konuşmazsın da bir bakış bir öpüş  o saatlerdir nasıl anlatıcağını bilemediğin sevgini anlatır ya öyle bir aşk. Dünyanın, kainatın önemini kaybettiği, hani o an kıyamet kopsa sadece sevdiğine sarılmanın dünyanın yokoluşunun verdiği acıyı dahi kapatabileceği türden bir aşk. Her gece böyle rüyalar görmek güzel ama bu rüyalar şöyle bir şey: Hani gerçekte hiç bir zaman kuş gibi uçamaycaksındır da rüyanda uçabildiğin geceler teselli olur sana. İşte o hesap. İstediğim tam böyle bir aşk ama ne böylesi bir aşk kolay bulunur, ne de ben böylesi bir aşkı yaşayabilcek insanım.

http://www.new.facebook.com/s.php?ref=search&init=q&q=seren%20mergen#/video/video.php?v=1026434975276&oid=7987963515
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
Nebula - 11 Ağustos 2008 12:03
Nebula
Üzüldüm ya yeni bi adres yeni bi tasarım pek iyi bi tercih olmamış. Turkmag adından vazgeçmek bence çok yanlış bir tercihti. Bu tasarımsa ilk tasarımdan da kötü olmuş. Üzüldüm bu duruma
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
Serkan Aygören - 11 Ağustos 2008 13:18
Serkan Aygören
Endişe ve kaygılarınız için teşekkürler. Yeni yapı ve projelerimize yön verecek olan bu değerli yorumlarınız...

Eksik olmayın!
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
muratmoon - 11 Ağustos 2008 14:05
muratmoon
Bu bir seçim değil zorunluluktu diyelim, isim seçimi için yapabileceğimiz bişey yok artık renklidergi olduk ve bundan böyle bu şekilde devam edeceğiz. Bi değişikliği daha kaldıramayız sanırım :D

Ama tasarım ve işlevsellik konusundaki yorumlarınız tabiki sitenin gelişimi için çok değerlidir. Bu site üyelerin yorumlarıyla günden güne kendini geliştirecektir.

Başta söylediğim gibi değişim zorunluluk halini alınca tasarımdan çok işlevselliği koruma yönünde ilerledik, kısa zamanda yapabildiğimiz en iyisi bu, sitenin işlevselliğini tamamladığımızda tasarım için de düşüncelerimiz var, bizim düşüncelerimiz sizin düşüncelerinizle desteklendiğinde sanırım hepimizin seveceği bir RenkliDergi oluşturacağız.

Desteğiniz için teşekkürler.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
Nebula - 11 Ağustos 2008 18:45
Nebula
Açıkçası ben biraz önce eski tasarıma dönelim diyorum. Hem alışmıştık hem de çok daha güzeldi. İsim değişikliği konusunda ne gibi bir zorunluluk doğdu açıkçası merak ettim. Bir de yönetimle ilgili ciddi kaygılarım vardı bunlar da yok oldu.
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
muratmoon - 12 Ağustos 2008 03:23
muratmoon
Bir önceki mesajımda belirttiğim gibi bu değişiklik bizim yayın hayatımıza devam edebilmemiz için bir zorunluluk haline gelmişti. Bazı sorunlar sebebiyle Turkmag olarak daha ileri gidemeyeceğimiz bir duruma gelmiştik. Bu sebeple şuan burada Renkli Dergi olarak bulunuyoruz.

Tasarımsal kaygılarınızı anlıyorum ve katılıyorum. Yalnız bu değişiklik için baya uzun bir süredir uğraşıyoruz, ilk aşamada tasarımdan ziyade fonksiyonların düzgün olmasını hedefledik. Alt yapımız tamamen değişti, ayrıca SADE Network adı altındaki sistemle bu ve bundan sonraki sitelerimiz için bir taban oluşturmuş olduk. Yakında açılacak olan diğer sitelerimizi de burada kullandığınız üyeliğinizle takip etme imkanınız olacak. Takip etmek isteyeceğiniz siteler yaratmayı hedefliyoruz, umarım sizlerin destekleriyle de başaracağız.

Eleştirilerinizin devamını bekliyoruz.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
Nebula - 12 Ağustos 2008 08:13
Nebula
:)
Teknik konudaki bir kaç eleştirimi de belirteyim o zaman. Öncelikle şu yorumlarımızı düzenleyebilsek yada silebilsek tam süper olacak. Sonra bi üyeler arası mesajlaşma dalgası eksik. Hep böle yazıların altında sohbet ediyoruz. Sonraa, en son yorumlananların yanındaki kaçıncı yorum olduğunu belirten sayıyı geri istiyorum:D Bir de tab-enter yapınca anasayfaya gitmek yerine yorumun gönderilmesini tercih ederim. Bir de son bir şey, Allah aşkına şu reklamların konusunu değiştirin
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
muratmoon - 12 Ağustos 2008 12:56
muratmoon
Düzenleme değil ama yorum silme olacak, yalnız belirli bir süre içinde silme yapabileceksiniz. Yani yorumunuzu örneğin ancak 1 saat içinde silebilirsiniz sonra kesinleşecektir.

Üyeler arası mesajlaşma planlarımız içinde var zaman meselesi biraz.

En son yazılan yorumlar için sayı tamamen benim dikkatsizliğimden kaynaklanıyor, veriyi aldım yalnız gösterme kısmını atlamışım, en kısa zamanda düzeltiyorum.

Tab-Enter konusunu anlayamadım.

Reklamlar görüldüğü üzere google reklamları, uygun olmadığını düşündüğümüz reklamları yavaş yavaş eleyeceğiz, elimizden başka bişey gelmiyor şuan pek.

Not: Özellikle internet explorer kullanların girişinde problem oluyordu, giriş yönteminde değişiklik yaptım şuan sorun olmaması gerekiyor, bu yorumu internet explorer üzerinden yazıyorum :D
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
Nebula - 13 Ağustos 2008 08:01
Nebula
Tab enterdan kastım yorum yazdıktan sonra taba basınca gönder butonunun seçilmesi ve haliyle de enterlayıp yollayabilmemiz. Örnek: Giriş Paneli
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
muratmoon - 13 Ağustos 2008 16:31
muratmoon
anladım, gözümden kaçmış onu da en kısa zamanda düzelteceğim.
Gülmek için sebep aramayan şahsiyet
Nebula - 15 Ağustos 2008 17:43
Nebula
Tab-enter olayı olmuş ya harika tak-tak / tab-enter:D
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
Serkan Aygören - 15 Ağustos 2008 22:40
Serkan Aygören
süpersiniz yahu 2 lak lak 2 tak tak hemen düzenlemelere girşimişsiniz bile. Bravo doğrusu :)
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
nilgün - 18 Ağustos 2008 10:28
Default Avatar
Merhaba

Nihayet sayfa yaşamaya başladı.
nilanya
Nebula - 19 Ağustos 2008 08:40
Nebula
Evet ya sonunda canlandık. Bir de yazdığımı unuttuğum bir yazım yayınlanmış, şimdi gidiyim bi bakiim ne yazmışım zamanında.
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
nilanya - 20 Ağustos 2008 17:01
nilanya
Bu cevabım Nebula için...Ama ben söylemeyeceğim Özdemir Asaf zaten söylemiş ben sadece aracılık edeceğim.Bak ne demiş aşk için.



Aşka gönül ile düşersen yanarsın.
Zeka ile düşersen kavrulursun.
Akıl ile düşersen çıldırırsın.
Duygu ile düşersen gülünç olursun.
Aşka düşmezsen kalabalığa karışırsın, ezilirsin.
Sersem sersem bakınıp durma bir yol seç.

YUVARLAĞIN KÖŞELERİ/Özdemir ASAF
Nebula - 20 Ağustos 2008 19:53
Nebula
Paylaştığın için teşekkürler. O yol ki yalnız çıkılmıyor. Benim ve benim gibi bir çok insan için yeni bir senenin başlamasına 3 haftadan az kaldı. 100e yakın yeni insanla tanışıcam ve açıkçası umutluyum. İnşallah bu sefer ben de yolcu olucam:D
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.