Kışkırtıcı....

Bağladınız mı hiç?

Neyi mi?

Kendi elinizi arkadan bağladınız mı hiç?

Ayaklarınızı?

Hiçbir yere gitmemek için yolunuza engelleri kendiniz serpiştirdiniz mi?

Adımınızı attığınızda düşeceğiniz bir çukuru kendiniz kazıp üstünü çalı çırpıyla kapatarak görünmez yaptınız mı?

Daracık sokaklardan geçerken ayağınıza çelme takacak birilerini yerleştirdiniz mi karanlık köşelere?

Adımınızı her attığınızda kapkaranlık bir kuyuya düşmek için yolunuza kuyuları kendiniz koydunuz mu?

Ya da her karar verdiğinizde yolculuğa çıkmak için, boğdunuz mu kendinizi işlere?

Yapmışsınızdır.

Çünkü tutkuyu yaşamaktansa tutkunun düşünde boğulmak daha çok hoşunuza gitmişse eğer kendi engellerinizi kendiniz yaratmışsınızdır.

Bir sarhoşun ayılacağını bile bile içmesi gibi rüyadaki o an’a tutkuyla sarılmışsınızdır muhtemelen…

‘O an…’

Nasıl da büyülü…

Nasıl da tutkulu…

Nasıl da gizemli…

Nasıl da korunaklı…

Oysa o anın dışına çıkabilseniz ejderhayla savaşan bir şövalye gibi kafa tutarak tutkuların denizinden tutkunun kaynağına ulaşacaksınız belki de.

Kim bilir?

Gücünü yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutku…

Kaçımız yaşamak istemez ki böyle bir duyguyu?

Sakin iç denizlerden kalkarak uçsuz bucaksız okyanuslara dalmayı arzularken bu arzunun getireceği riskleri, bulanıklığı, karmaşayı kaçımız göğüslemeye cesaret edebiliriz ki?

En gizli hayallerimizde, en derin sevgimizde bile doruğa çıkan coşkuyu yatıştıracak ölü bir kelime bulur ve atarız tutkunun üstüne…

Bunu yaparken yukarılara bakar, ıslık çalar ve bir cellâdın duygusuz hareketleriyle savururuz duygusuzluğun tuzunu yağan kristal karların üstüne…

Yoldan geçen birisi sorsa cevabımız hemen hazırdır:  “Sevdiğimden yaptım.”

Yalan!

Koca bir yalan.

Ve bu yalanın tutsaklığına hapsolmak için…

Bağlarız elimizi, ayağımızı, yüreğimizi.

Öldünüz işte…

Allah rahmet eylesin.

Bir şiirle bitirmeden olmaz…

“Çeşmenin yanında ölüyorum susuzluktan
Alev kadar harlı, dişlerim takırdamakta açlıktan
Sürgünüm kendi ülkemde gurbete çıkmışım gibi
Titreyip duran bir kor parçasıyım gizliden yanan.”

François Villon

nilanya
nilanya
19 Ocak 2009
Bu yazarın ‘Nuh’un Gemisi-Artık Kıyamete de Hazırız’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Bu Yazıyı Beğenenler

Default Avatar

Okur Yorumları

Nebula - 19 Ocak 2009 18:05
Nebula
Ebedi bir şifadır aldanmak...
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
nilanya - 19 Ocak 2009 18:24
nilanya
Mış gibi yaşamak...Bu aslında ölümle eşdeğer.Güneşin doğuşuna,mevsimlerin sırasını hiç şaşırmadan arka arkaya gelişine şaşırmak,yaşamı iliklerine kadar hissetmek...Bence sözü gene şaire bırakmalı
***
Yaşadıklarımdan öğrenmdiğim bir şey var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol BEHRAMOĞLU
Serkan Aygören - 19 Ocak 2009 20:01
Serkan Aygören
Ah ah şu anda osmanlı Saray Müzikleri'ni dinliyorum. Fonda bir ney...
Ney, ney, neeey diye diye...
Ne güzel gitti şiirle birlikte.

Tavsiye ederim meraklıları için:
http://www.ideefixe.com/muzik/tanim.asp?sid=KAT4JEU2MS0SQBRB286L
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
nilanya - 19 Ocak 2009 20:46
nilanya
Şiir Ney..Ney şiir...Neyzen tevfik... Böyle bir dinginliğin içinde süzüldüğünüz için sizi kutlamak gerekir.Gününüz mükemmel olsun...
Serkan Aygören - 20 Ocak 2009 00:00
Serkan Aygören
Günlerim pek mükemmel efendim eksik olmayın.
Bilmukabele...
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
nilanya - 20 Ocak 2009 07:10
nilanya
Bunu duymak öyle güzel ki.Kime nasılsın desen önce dertlerden başlıyor anlatmaya.Güzel şeylerden bahsetmek sanki günah.Merak etmeyin güzelliklerden bahsedenlerin de hayatında onulmaz yaralar vardır.İyi şeyler de anlatılmaya değer.
nilanya - 23 Ocak 2009 22:25
nilanya
Yeniden merhaba.www.renklidergi.com açılmayınca doğrusu çok üzüldüm.Bugün yeniden düzene girdi.Bu nedenle herkese kucak dolusu merhaba göndermek istedim.
Serkan Aygören - 23 Ocak 2009 23:15
Serkan Aygören
Sağolun varolun...
İyi ki varsınız...
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
lyra7 - 25 Ocak 2009 21:06
Default Avatar
Sevgili nilanya kelimeler dökülmüş yine yüreğinin derinliklerinden yaşamın içindeyken kendini ve akıp giden yaşamın renklerini gören yüreğin anlatımı bu yazı. irdeleyen gözlerle hangi an'da hangi rengin varoluşuna tanık bir yüreğin ifadesi bu yazı. ayaklarımıza prangaları, düşmek için kuyuları, çelme takmaları için birilerini hep biz yaratırız elbette bunun bilincinde bu yazı. özgüven eksikliğimiz,şüphe ve tereddütlerimiz baskın gelir cesaretimize genelde.
Korkaklığımız ,kaçışımızı körükler ah kaçmamayı bir başarabilsek korkularımızın büyüklüğü kadar cesaretimizi özgüven desteğiyle körükleyebilsek işte o zaman
muhteşem hayallerimizin mutluluğu ile sarhoş olmazmıyız ,işte o zaman (sevdiğimden yaptım) yalanına sığınmadan gerçek İNSAN olmazmıyız.
Coşku verdin yüreğime nilanya :) bak sayende kelimeler aktı gitti kendiliğinden. teşekkürler .
D.T
nilanya - 25 Ocak 2009 22:20
nilanya
Merhaba lyra7 ne güzel cümleler dökülmüş dilinizden. Bir arkadaşım vardı çok zarif..Bir gün ona dedim ki, 'ne kadar zarifsin insanın buna inanası gelmiyor ve çok şaşırıyorum..' Cevabı harikaydı: 'Sen bana ne şaşırıyorsun benimki normal olan, sen etrafındaki o kaba insanlara şaşır. ' Artık zarif insanlarla karşılaştığımda gerçek birine rastlamanın mutluluğunu duyuyorum. Zerafetinize şaşırmadım sadece bu kadar yakınımda zarif insanların varlığından mutlu oldum.

Teşekkür ederim..
lyra7 - 26 Ocak 2009 01:38
Default Avatar
Bir yazıyı okurken kendimi ziyafet sofrasında gibi düşlerim hep okuduğum her bir yazı değişik bir tat bırakır ruhumda . bazı yazıları okurken yüzümüz buruşmazmı, tatsızca, bazısında gülümseriz hafif bir lezzettir,bir başkasında kahkahalar atarız salata gibi neşelidir ama bişi vermez pek , ama öyle yazılar vardırki, yazanın ruhunu yansıtır yaşama bakışını, nasıl anlam landırdığını,hatta o yazıdan kişiyi açık bir kitap gibi okumak mümkündür,işte o yazılar sofradaki tatlıdır o yemeğin sonudur o an için onun üzerine başka başka yazı okumazsınız o anda düşünceler alır götürür sizi yazının ruhuna ve kendinizi buluverirsiniz yazının ruhunda bir anda .

Şimdi sevgili arkadaşım bana atfettiğiniz zarafet sizde olmasa idi ne siz o yazıyı yazabilirdiniz nede ben size yüreğimdeki coşkuyu akıtabilirdim. sanırım (insan, insanın aynasıdır) diye buna diyorlar hani nasıl bakarsan öyle görürmüşsün :)
bence marifet bakmakta . Bilmukabele arkadaşım bilmukabele tüm güzel sözlerin için.
D.T
lyra7 - 26 Ocak 2009 02:08
Default Avatar
KELİMELER

Bir bilsen ne sırlar gizli kelimelerde
Kah ağıt yakarsın sevgiye
Bazen dizersin yanyana sitemle sevgiliye
Aşıksan bir başkadır havası kelimelerin
Bulutsuz havalarda ısıtır seni
Tıpkı güneşin sıcaklığı gibi
Kırıldınsa aşkına
Kelimeler kırık,dökük düşer sayfalara
Sonbaharda sararmış yapraklar gibi
Ayrıldınsa sevgiliden
Titretir kelimeler kuzey kutbunda
Yada
Yanarsın kelimelerin ateşinden
Çölde susuzluktan kavrulmuş gibi
Hasretsen sevgiye ,sevgiliye
İşte en kötüsü budur
En güzel aşklar unutulur
Oysa hasret
Bir başka düşer kelimelerde
O beyaz sayfalara...
D.T
D.T
nilanya - 26 Ocak 2009 07:08
nilanya
Günaydın..İşe gitmeden okudum yazdıklarınızı.Dışarda sabaha kadar hiç durmadan yağan çılgın bir yağmur var.Ve sabahın bu saatinde güne şiirle başlamak doğrusu harikaydı..."İnsan kendini yalnızca insanda tanır." Goethe
lyra7 - 26 Ocak 2009 09:06
Default Avatar
Günaydın ,güne başlarken yürekten bir merhaba,nın lezzeti hiç bir taam,da bulunmaz.

Bir insanın zenginliği
Yüreklerde varolmaktır
Vah ona'ki fakirliği
Bir dost yürek bulamamktır...
D.T
D.T
nilanya - 26 Ocak 2009 13:25
nilanya
Dost...Negüzel bir kelime.Aslında bence bütün kelimeler güzel biz onları çirkinleştirmedikçe hoplaya zıplaya hayatımızda dolanıyorlar.
Nebula - 27 Ocak 2009 11:57
Nebula
Böylesine güzel bir günde Londra'da bir kaç santimetre karelik toprak sahibi olmayı isterseniz:
http://www.durucancelasun.info/blog/2009/01/airplot/
=)
Sakin... Bağarmaktansa sessiz kal.
Serkan Aygören - 27 Ocak 2009 13:09
Serkan Aygören
yra7 gönderin artık siz de şiiirlerinizi, yazılarınızı. Yayımlayalım.

(Hmm, ben bir altımyaldızlı davetiye hazırlayayım bari, şiir ve yazılarını sadece yorumlarda üyelerimize göndermek üzere. )
=)
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)
nilanya - 27 Ocak 2009 21:37
nilanya
Artık söylemekten dilimizde tüy bitti ama lyra7 bir türlü yazılarını göndererek kalemşörlerin arasına girmedi.Bekliyoruz..
lyra7 - 27 Ocak 2009 23:31
Default Avatar
Bu siteyi anasayfam yaptım zaten pc nin başına oturup mausun tuşuna dokundummu bütün lezzetleri ile yazılar, yazılara cuk oturmuş resimler saygıyı asla aşmayan şık ve yapıcı yorumlar,ve en önemlisi temiz türkçeye saygılı yönetim .

O kadar güzel yazılar varki okumaktan vazgeçemediğim yorum yazmaktan mutluluk duyduğum hatta yorum yazmamış bile olsam göz gezdirmekten zevk aldığım inanın yazı göndermeyi unutuyorum .serkan ,nilanya güzel sözleriniz için teşekkür ederim yazmaya gayret edicem.
D.T
nilanya - 28 Ocak 2009 11:44
nilanya
Serkan bey insan emeğinin,çabalarının böyle güzel sonuçlar doğurduğunu gördüğünde mutlu olur bence.Sizin emeğiniz ve sitede yarattığınız düzey için ben de teşekkür ediyorum.İnsanlar iletişim kurma konusunda çok istekli olmasalar da burada yazı altlarında benim çok beğendiğim bir konuşma adabı var.Tüm okurlara yazarlara ayrıca teşekkür etmek isterim...
Serkan Aygören - 29 Ocak 2009 15:22
Serkan Aygören
Eksik olmayınız efem...
İKİSEKİZ.COM - Fotoğraf çekilir =)