10 Kasim Saat 9u 5 Geçe – 10 Kasim Siirleri

6
108
10 Kasim
Bir bulut inmis, beyaz,
Karli daglar basina.
Her 10 Kasim sabahi,
Bir ates düser, dösüme.
Nerdesin, ey Atam nerede?
Sensiz millet, öksüz burada.
Sanat, ilim, fen seninle.
Sevinen, gülen seninle.
Olmak isterdik inan,
Ebediyen seninle.
Daglarin, ak basi kar midir?
Kuslar, Atamdan haber, var midir?
Yarim biraktigin isler,
Bugün, sanki seni bekler.
Zengin millet hayalin,
Acep, neden emekler?
Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?
Hüseyin Celep
10 Kasim
Ben hiç 10 Kasima
“Günaydin” demem ki
Ben sensiz 23 Nisana
Hos geldin diyemem ki
Seni özlesek bile
Elden ne gelir ki
Bir daha senin gibi
Gelecek mi ne belli
Bak 10 Kasim yine geldi
Gözlerde yaslar tükendi
Aradan 78 yil geçse bile
Senin hatiran hiç bitmedi
Sabahlar her zaman güzeldir
Seni hatirlatmadikça
Günaydin denir ama
10 Kasim olmayinca
10 Kasim
Yil otuz sekiz On Kasim Persembe
Hatirdan çikmayacak bir sonbahar.
Sarsiliyor Istanbul yedi tepe,
Yaman esmis Dolmabahçede rüzgar.
Gerçek olamaz, olsa olsa bir düs,
Dokuzu bes geçe Atatürk ölmüs.
Böyle toptan bir yas nerede görülmüs,
Beraber agliyoruz kurtlar, kuslar.
Bu memlekete en çok hizmet eden,
Bu ask ile daglara gücü yeten,
On sekiz milyonun omzunda giden
Atam, Ankara sirtlarinda yatar.
Ilhan DEMIRASLAN
10 Kasim 1952
Sabahlar,her zaman güzel degildir,
Her zaman ayrilik aksamla gelmez.
Al atlar sirtinda hoyrattir fecir,
Hoyrattir,ne kalbler kirmistir,bilmez.
Sabahlar her zaman güzel degildir.
Vakti,bir yerinden bölünce safak
Iri ve rüyali gözlerle müphem;
Nur olmus içimde sanirim ak pak
Ayri bir mânada korktugum adem,
Eski düsüncemde,rahat ve uzak.
Fethe çikmis gibi duyarim birden
Essiz gururunu bir cihangirin.
Ufuklar üstünde yüzen tekbirden
Vatanca büyümüs asil ve derin
Bir matem tütmekte simdi fecirden
10 Kasim Türküsü
Atatürk! Anitkabir devrimlerini söyler
Bozkir ovalarina, Erciyese, Agriya
Ulusun egemen oldugunu
Özgür oldugunu
Haykiracagim haykiracagim iste
Senin sustugunca!
Yolunda yürüyecegim Atatürk;
Ana baba ogul kiz
Dere tepe bucak köy
Yeryüzü yasamalarimla degil
Oralarda, senin gittigince!
Atatürk, tasiyacagim
Çanakkalede, Sakaryada, Çankayada, al al
Senin tasidigini;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanirken
Senin bayragini yüceltecegim.
Senin çiktiginca.
Fazil Hüsnü Daglarca
Aglayalim Atatürke
Aglayalim Atatürke
Bütün dünya kan agladi
Süleyman olmustu mülke
Geldi ecel, can agladi
Dogu bati cenup simal
Aman tanri bu nasil hal
Atatürke erdi zeval
Memur mebusan agladi
Atatürkün eserleri
Söyleyecek bundan geri
Bütün dünyanin her yeri
Ah çekti, vatan agladi
Fabrikalar icat etti
Ataligin ispat etti
Varligin Türke terketti
Döndü çarh devran agladi
Bu ne kuvvet, bu ne kudret
Var idi bunda bir hikmet
Bütün Türkler InönIsmet
Gözlerimiz kan agladi
Tren hatti tayyareler
Tükler giydi hep kareler
Semerkant’la Buhara’lar
Isitti her yan agladi
Siz sag olun Türk gençleri
Çalisanlar kalmaz geri
Maresalin askerleri
Ordular tümen agladi
Zannetme aglayan gülmez
Aslan yatagi bos kalmaz
Yalniz gidenler gelmez
Her gelen insan agladi
Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalim yurdumuzu
Dost degil, düsman agladi
Asik Veysel
Ah bu 10 Kasimlar
On kasim geldiginde
Yerler gökler üsüyor
Öyle soguk ki zinde
Yesil yaprak düsüyor
Her gün Kocatepe’den
Yola çikar Atatürk
En yüce mertebeden
Bize bakar Atatürk
Atatürk
Bugün 10 Kasim anne.
En içli yasim anne.
Benim senin babamin,
Kardesimin, ablamin.
Sevgili milletimin
Sevgili vatanimin,
içinden sesi anne.
En büyük yasi anne
ATATÜRK bugün öldü
Gül benzin bugün soldu.
Yeni bir ülkü oldu,
Gönüllerimize doldu.
Atatürk Acisi
Ben
Her on kasim sabahi
Bir çira gibi
Yanar tutusurum
Gözbebeklerimde
Tasil ve soguk çaglar yansir
Ben
Her on kasim sabahi
Atatürkü yasarim Atatürkçe
Anadolu sokaklarina vuran günisigini
Iliklerime dek duyarim
Umutlarimi alirim
Yoz ve bagnaz kavramlardan
Köksüz ve bilinçsiz ilkeler
Yankimaz yapitlarimda
Ve akar gelir usuma Anadolu daglarindan
Isil isil gürül gürül bir su
Ben
Her on kasim sabahi
Topragi, gögü ve denizleri
Anadolu daglarindan seyrederim
Atatürk acisi
Yüregime dek oturmustur evrence
Siz büyük ölüler
Biz öldükten sora da yasayacaksiniz
Sahinkaya Dil
Atatürk Ölmedi
Yil 1918
Düsmanlar Topraklarimizi
Elimizden Aliyor
Atatürk Buna Izin Vermedi
Ordusuyla Savasa Girdi
Zaferlerle Geldik Bu Güne
Atatürk ün Sayesinde
Topraklarimiz Simdi Bizim Elimizde
Atatürk ün Sayesinde
Yil 1938
Atatürk Olum Döseginde…
O Artik Oluyordu
Bizim Gözlerimiz Önünde
Herkes Agliyordu O Gün
Atatürk Öldü Diyordu
Atatürk Ölmedi
Kalbimizde Yasiyordu!!!
Atatürk Yasiyor Baba
On kasimda üzgündü
bulut buluttu gözleri
“100den çok fazla olacakti
yasi” dedi canim babam
“eger yasasaydi o büyük adam! “
“Üzülme,” dedim ona
“Ben üzülüyor muyum bak! “
Nedenini açikladim sonra:
Diyor ki ögretmenimiz:
“Yasayip göçmüs insanlarin
Isimlerinin sonunda
Iki sayi görürsünüz…
Ilki dogdugu yili gösterir
Öldügü yili gösterir sonraki.
Ingilterenin Ana Kraliçesi
Elizabeth (1558-1603)
Gibi örnegin
eger ölmemis olsaydi, adinin
sonuna yil yazilmazdi kadinin.
Atatürkünküne bakalim bir de
Bastaki yil var sondaki yok
(1881 – ……..)
demek ki o ölmedi
hâlâ Kocatepede
daglari asiyor baba
denizlere ulasiyor
Atatürk yasiyor baba!
Fevzi Günenç
Atatürke Agit
Edirneden Ardahana kadar
Bir toprak uzanir
Boz kanatli üveyikler üstünde uçar
Ardahandan Edirneye
Edirneden Ardahana kadar
Kopdaginda akar bir çesme var
Serçe parmak kalinliginda suyu
Haram etmis gece gündüz uykuyu
Akar da akar
Samsunun evleri denize bakar
Sokaklari yosun içinde
Çaparlar, takalar, manavlar
Bilyalar gibi suyun yüzünde
Bir iner bir kalkar
Istanbulda bir yâr sevdim
Insani günaha sokar
Savastepe köprüsünden geçen tirenler
Sel olur Izmire akar
Izmirin denizi kiz, kizi deniz
Sokaklari hem kiz hem deniz kokar
Güneyde mis kokulu bir agaç
Yuvarlak yapraklari ince
Yaz gelip de günes vurunca
Dallarindan bal akar
Bu toprak bizim yurdumuzdur
Deli gönül yücesine çikar
Bir üveyik olur uçar gider
Ardahanda Edirneye
Edirneden Ardahana kadar
Cahit Kulebi
ATATÜRK
Atatürk dedim iptida
Önümü ilikledim.
Nasil söylerim öldügünü
Atatürküm karsimda,
Yatmis uyumus karlar üstüne
Kalpagi basinda.
Nasil söylerim öldügünü
Çenesine uzanmis eli
Atatürküm çikar Kocatepeye
Dalgin, düsünceli.
Nasil söylerim öldügünü
Elinde beyaz tebesir
Geçmis tahta basina
Atatürküm ders verir.
Nasil söylerim öldügünü
Basinda yeni sapkasi
Yola çikmis yürümüs
Kalabalik arkasinda
Nasil söylerim öldügünü nasil
Bir isik vurmus yüzüne
Atatürküm bakiyor besbelli
Çekidüzen verelim üstümüze.
Ilhan DEMIRASLAN
ATATÜRKÜN HEYKELI
Kanonikaya,
Elbette bilirsin,onu herkes gibi kimdir,
Lakin onu sen anlayamazsin o; bizimdir.
Bilmem ki bu ellerle o temsil edilir mi?
Her ne ise… Nedir malzemen, tas mi, demir mi?
Mermerse eger cansiz olan kalbine nur at.
Yok tunç ise bünyani, avuçlarla alev kat.
Yildizlari meczet gece renginde demirse,
Yansin içi nisyan Onu, hasa, kemirirse.
Ay yildiz urukunda, fecirler avucunda,
Bir mes’ale olsun kürrenin her bir ucunda…
Nabzindaki kan tastaki nabzinda da vursun;
Gökten iniyormus, uçuyormus gibi dursun!
Dikkatle bakip seçmeyelim kol mu kanat mi?
Dinledigi bir dal mi zemin, bindigi at mi?
Sirtinda hurus eylesin, uçsunda safaklar,
Tarihe “benimdir” diye bassin o ayaklar.
Hür baslarin iclali biriksin de basinda,
Kurtardigi bayrak alev olsun bakisinda.
Insan boyu olsun fakat eflake sürünsün,
Gögsünde de bir milletin eb’adi görünsün.
Dag parçalarindan da mehip olsun omuzlar
Sirtinda bütün mamelekim var, vatanim var.
Mithat Cemal KUNTAY
GIDIYOR
Gidiyor, rast gelemez bir daha tarih esine,
Gidiyor, on yedi milyon kisi takmis pesine.
Gidiyor, sonsuz olan kudreti sigmaz akla,
Gidiyor, gögsünü çepeçevre saran bayrakla.
Gidiyor, izleri üstün birikmis yaslar,
Gidiyor, yerde kiliçlarla egilmis baslar.
Gidiyor, harbin o en korkulu aslan yelesi,
Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan mes&??alesi.
Yine bir devr açacakmis gibi en basta O var,
Hiçkiran seste O var, sessiz akan yasta O var.
Siliyor ruhunun ulviligi fani etini,
Çiziyor ufka batan bir günesin heybetini.
Büyüyor, gökten inip topraga yaklastikça,
Büyüyor gitgide gözlerden uzaklastikça…
Orhan Seyfi Orhon
ATATÜRKÜN SESI
Atatürkün sesi
Bazen Erzurum Kongresi
Bazen Sivas
Bazen Anadoluda sert bir rüzgar ..
Atatürkün sesi
Bazen Ankarada ilk Millet Meclisi
Bazen Orta Anadoluda kartal
Bazen Akdenizde tatli bir rüzgar ..
Atatürkün sesi
Gökyüzünde ak bir bulut
Bazen önünde Izmire ordular akar
Bazen Akdenizde bir kartal ..
Atatürkün sesi
Bazen devrimlerin alfabesi
Bazen Cumhuriyetin gür sesi
Bazen Menemende deli bir rüzgar …
Bilgay ESEMENLI
BÜYÜK MISAFIR
Bir sevinç incilemis gözleri yaslar yerine,
Izi üstünde gül açmis kapanan her yaranin.
Bir bahar yagmuru halinde derinden derine
Çagliyor her yani alkisla yesil Marmaranin.
Bu misafirdir, inan memleketin neyse vari,
Böyle bir yüz mü görür bir daha fâni ömrün?
Gelin ay Bahr-i Muhitin köpüren dalgalari,
Kirk asirlik yolu bir hizda alan Türkü görün
Fazil Hüsnü DAGLARCA

6 YORUMLAR

  1. Atatürk sadece yürekler de degil, akillar da degil, her yerde. yeter ki bakmasini bilelim. biz bakmayi ögrendigimiz de O' da bize her zaman gülümseyerek bakicaktir.

  2. Atatürk sadece biz türk milletinin degil bu insanligin da atasidir derim tabiiki onu anlamaya çalisanlara derim

    tabiiki onun yarim biraktigini yeni nesiler tamamlarlar bu yol daima açiktir esitlik bir haktir usaklik bir hak degildir.

    her hizmet Allah için bu imanla ve bu biliçle yapilirsa iste onlar Allaha bir kulluk ve ibadet olurlar digerleri puta mala makama paraya söhrete tapicilik olurlar iste bunu bize ögreten de Atatürk olmustur.
    ve ben milletime her seyi ögretim ama usakligi asla diyerek bunuda ortaya koyan bir insandir ve ona mütesekkirim derim

    çünkü islamiyet dini bu insanliga bunlari vermistir Buda Allahi anlayanlara bu kuranin anlamak için okuyanlara bir haberdir derim r.ç.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here