18 Mart Sehitler Günü – Çanakkale Deniz Zaferi

15
100
Ne kadar hos bir tesadüf degil mi ? 300 filminin, Çanakkale zaferinin kutlandigi hafta vizyona girmesi! Küçük bir grup askerin, koca bir orduya karsi verdigi savas. Bizim tarihimizde de oldukça fazla örnekleri var malumunuzca. Çanakkale Zaferi de en güzel örneklerinden biri.

Burada uzun uzun alinti yazilari yapmak, ya da konuya hakimmis gibi ordan burdan alip yazmak yerine; internet aleminde buldugum konuya iliskin adresleri paylasmayi daha uygun gördüm. Çünkü tarihimizle ilgili iyi bir egitim aldigimiza inanmiyorum.
Ancak saygi ve sevgi çerçevesinde, bunu bir genellemeden çikarip sadece kendi üzerine aldigimi bilmenizi isterim. Tüm bunlarin isiginda biliyormuis gibi yazmak yerine, buldugum kaynaklari birebir sizlerle paylasmanin daha uygun olacagini düsündüm.

Son olarak, bir de konuya ideolojik yaklasimlar da mevcut. Kimi kesim mucizeler esliginde bir savas destani anlatirken, kimi kesim de savas hakkinda anlatilan bir çok dogaüstü hikayenin uydurma oldugunu, sonuçta bunu basaranin bireyler oldugunu savunmakta. Ben her ikisine de elimden geldigince yer vermeye çalisarak, sizleri inanmak istediginiz dogrultuda basbasa birakmak istiyorum.
(Ilgili baglantilarin siralamasi, Google arama sonuçlarina göre verilmistir.)

www.canakkale.gen.tr

“Yirminci yüzyilin baslarinda Avrupa sinirlarindan tasiyordu. Ekonomik rekabet, sömürgecilik ve milliyetçilik akimlari Avrupayi ikiye bölüyordu. Almanya-Fransa ve Rusya-Avusturya arasindaki çekismeler gerginlige dönüsüyordu.”

www.canakkalesehitleri.org

“Türkiye Cumhuriyeti?nin kurulus vizesinin alindigi Çanakkale Savaslari ve aziz sehitlerimizin tanitilmasi ve gelecek nesillere aktarilmasi için faaliyet gösteren derneklerin yetersiz oldugunu üzülerek tespit ettik.
Bu durumdan yola çikarak
ÇANAKKALE SEHITLERI TANITIM VE ARASTIRMA DERNEGIni kurduk.”

wikipedi

“18 Mart 1915te düsmanin Büyük Taarruzu sabah saat 11.00 de basladi. 18 büyük zirhli, birçok muhrip ve denizalti mevcut idi . Toplam 506 topa karsilik savunmada toplam 150 top vardi. Sonuç ayni gün 17:45 te alinmisti. Iki Ingiliz, bir Fransiz zirhlisi batti.”

www.canakkalezaferi.com/

Kendi çapinda ufak bir site. Ne yazari ne de önsözü olmadigi için alinti yapacak bir bölüm bulamadim. Sonuç itibari ile Çanakkale Zaferi hakkinda bir içerigie sahip. Ne de olsa bir emek var üzerinde…

Tüm bu çalismalardan ziyade dikkatimi çeken, Çanakkale Zaferine iliskin içerigi farkli bir site daha gözüme çarpti.

www.gallipoli1915.org

“Meger ne çok sey yalan yanlis, uydurma bir biçimde sunuluyormus bize de haberimiz yokmus…”
ya da
“Yani milletçe rencide olabilecegimiz bir konu bu kadar kullanilabilirdi. Pes dogrusu…”

gibi yorumlarda bulunabilirsiniz. Tamamen size kalmis, lakin konuya degisik bir bakis açisi getirdigi de bir gerçek. Bizlere düsen, inanip inanmamaktan ziyade; bahsi geçen konularda arastirma yapmak sanirim. Ben hal-i hazirda bir yandan bu bildiriyi size yaziyor, siteden edindigim merakimi celbeden bazi konulari arastiryorum.

Son olarak, siteden herhangi bir konu basligini buraya tasimak istemedim. Yönlendirme yapmak, ya da öyle zannedilmesi en büyük endisemdir. Lakin bir gerçek var ki göz ardi edilmemeli. Havaci Kahramanlar adi ile nasil evimize, ofisimize, e-posta yolu ile geldiyse bence dogru hali de ayni sekilde insanlara ulastirilmali ki, bu ayiptan kendimizi kurtaralim.

Konuyla ilgili açiklama:
Zibidiler
“Iki kiliksiz gencin resminin üstüne “Çanakkalenin Havaci Kahramanlari” yazip 70 milyon insani sersem yerine koyanlarin sergiledigi maskaraliktan söz ediyorum. Kandirmaca ortaya çiktiktan sonra bütün devlet dairelerine asilmasina, posterlerinin basilip satilmasina, heykellerinin dikilmesine kim dur diyecek?”

Yorum yapmaksizin konuyu Mehmet Akif Ersoyun siiri ile sonlandirmak istiyorum:

ÇANAKKALE SEHITLERINE

Su Bogaz Harbi nedir? Var mi ki dünyâda esi?
En kesîf ordularin yükleniyor dördü besi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmaraya-
Kaç donanmayla sarilmis ufacik bir karaya.
Ne hayâsizca tehassüd ki ufuklar kapali!
Nerde -gösterdigi vahsetle- “bu: bir Avrupali!”
Dedirir -yirtici, his yoksulu, sirtlan kümesi,
Varsa gelmis, açilip mahbesi, yâhud kafesi!

Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-i beser,
Kayniyor kum gibi, tûfan gibi, mahser mahser. (1)
Yedi iklîmi cihânin duruyor karsina da, (2)
Ostralyayla berâber bakiyorsun: Kanada!
Çehreler baska, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahsetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
Hani, tâûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ah o yirminci asir yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkiyle sefîl,
Kustu Mehmedcigin aylarca durup karsisina;
Döktü karnindaki esrâri hayâsizcasina.
Maske yirtilmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra melundaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhis ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçaliyor âfâki;
Beriden zelzeleler kaldiriyor amâki;
Bomba simsekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor gögsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altinda cehennem gibi binlerce lagam,
Atilan her lagamin yaktigi: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhis tipidir: Savrulur enkaaz-i beser…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Bosanir sirtlara, vâdîlere, sagnak sagnak.
Saçiyor zirha bürünmüs de o nâmerd eller,
Yildirim yaylimi tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangini, durmus da açik sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayisiz tayyâre.
Top tüfekten daha sik, gülle yagan mermîler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmindan;
Alinir kalâ mi gögsündeki kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâsâ, edecek kahrina râm?
Çünkü tesis-i Ilâhî o metîn istihkâm.

Sarilir, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beserin azmini tevkîf edemez sun-i beser;
Bu gögüslerse Hudânin ebedî serhaddi;
“O benim sun-i bedîim, onu çignetme” dedi.
Âsimin nesli…diyordum ya…nesilmis gerçek:
Iste çignetmedi nâmûsunu, çignetmeyecek.

Sühedâ gövdesi, bir baksana, daglar, taslar…
O, rükû olmasa, dünyâda egilmez baslar,
Yaralanmis tertemiz alnindan, uzanmis yatiyor, (3)
Bir hilâl ugruna, yâ Rab, ne günesler batiyor!

Ey, bu topraklar için topraga düsmüs asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alni deger.
Ne büyüksün ki kanin kurtariyor Tevhîdi…
Bedrin arslanlari ancak, bu kadar sanli idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsin?
“Gömelim gel seni târîhe” desem, sigmazsin.
Herc ü merc ettigin edvâra da yetmez o kitâb…
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
“Bu, tasindir” diyerek Kâbeyi diksem basina;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem tasina;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle;
Mor bulutlarla açik türbene çatsam da tavan, (4)
Yedi kandilli Süreyyâyi uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altinda, bürünmüs kanina,
Uzanirken, gece mehtâbi getirsem yanina,
Türbedârin gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
Tüllenen magribi, aksamlari sarsam yarana…
Yine bir sey yapabildim diyemem hâtirana.

Sen ki, son ehl-i salîbin kirarak savletini,
Sarkin en sevgili sultâni Salâhaddîni,
Kiliç Arslan gibi iclâline ettin hayran…
Sen ki, Islâmi kusatmis, boguyorken hüsran,
O demir çenberi gögsünde kirip parçaladin;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmi adin;
Sen ki, asâra gömülsen tasacaksin…Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…

Ey sehîd oglu sehîd, isteme benden makber,
Sana âgûsunu açmis duruyor Peygamber.

MEHMET AKIF ERSOY

(1) Ilk baskilarda: …kum gibi, mahser mi, hakîkat mahser.
(2) Ilk baskilarda: …duruyor karsinda,
(3) Ilk baskida: Vurulup tertemiz alnindan, uzanmis yatiyor,
(4) Ilk baskilarda: Ebr-i nîsâni açik…

[Safahât: Altinci Kitap-Âsim]

www.siirgen.orgdan alinmistir…

Bir diger 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili yazimiz:

15 YORUMLAR

  1. Allaha Sükür, Mehmet Akifi koymussunuz. Yoksa tamamen ödlekçe yazilmis bir yazi, yazik olmus
    “18 Martlar böyle anilmaz” die giricektim konuya. Sizin bahsetmek istemediginiz (sag sol görüsleri vurgulamanizdan, etliye sütlüye karismak istemeyen bir yazi yazma çabasi içinde oldugunuzu düsündüm) bazi konulara ben degineyim bari.

    Hani o inanç degil, insan kazandi bu savasi diyenler var ya. Ha onlara avucumu gösteriorum sanirim kelimelerle desteklememe gerek yok. ( Sahan gibi anlayin iste)
    Kendilerine soruyorum. Koca Seyid 257 okkalik mermiyi de sadece fiziki kuvveti ile kaldirdi degil mi ?
    Peki neden sonra fotograf çekerken kaldirmadi da, kendisine agaçtan yapilma mermi ile poz verdirildi?
    Verdi mi vermedi mi ? Verdi mi Vermedi mi?
    Yaaavvvv, yaavvv geçin bunlari yavv…..

  2. Havaci Kahramanlari en son kizimin nüfus cüzdanini çikartirken görmüstüm. Hala devlet dairelerinde resimleri tablolar halinde bulunmakta.

  3. yaw clubber okumaniz yazmaniz yokmu ???? arma var dior yazar, bömle türk askeri olmaz dior. hala tuutturmussunuz var, var 3 ün…………..
    illaki göz yasartacak, duyulara yagmur bulutlari yükleyecek görüntüler lazim bu millete. Adam kötü bir sety demior. onlar türkaskeri degildi dior ve ispatlior.
    toobéé toobéé

  4. "kimi kesim de savas hakkinda anlatilan bir çok dogaüstü hikayenin uydurma oldugunu, sonuçta bunu basaranin bireyler oldugunu savunmakta"

    bunu savunanlar çanakkalede savasan yabanci askerlerin günlüklerini okusunlar. sarikli ihtiyarlari orada da görecekler. dokunmadik bir Çannakkale Zaferimiz kalmisti artik o da dokunulmazligini yitirdi. bir milletin kaniyla yazdigi destani anlatmak için bu nasil bir yazi arkadasim? http://www.gallipoli1915.org sitesine bakamadim site açilmadi fakat yazilanlardan amaçlarinin üzüm yemek degil bagciyi dövmek oldugu besbelli. yakinda baslarlar yok efendim malazgirt zaferi yalan. 4 kati düsmani nasil yenecekler aslinda düsmen bizim yarimiz kadarmis, yok iste biz abartmisiz demeye. bir millet yok oluyor. 100 yil sonra bu ülkenin hali nice olacak merak ediyorum.

    • sevgili altayalp, söyledginzde kendinizce hakli oldgunuz asikar. Fakat cümlenin sadece bir ucundan tutmussunuz. Sanirim diger ucunu da bana biraktiniz. 🙂

      Bakiniz o cümle tam olarak söyle: Kimi kesim mucizeler esliginde bir savas destani anlatirken, kimi kesim de savas hakkinda anlatilan bir çok dogaüstü hikayenin uydurma oldugunu, sonuçta bunu basaranin bireyler oldugunu savunmakta. Ben her ikisine de elimden geldigince yer vermeye çalisarak, sizleri inanmak istediginiz dogrultuda basbasa birakmak istiyorum.

      Kaldi ki insanlari inançlarina, ya da inanmak istedikleri seye göre yargilamak haddim degil. Ben sadece internet denilen ortamda böyle de düsünenler var!, diye dikkat çekiyorum. (örnek:Vatan hainlerinin de siteleri var…)

      Kaldi ki bu sekilde düsünmenin agirligi altinda ezilmis olmalilar. Sanirim siteleri bu yüzden açilmiyor.

      Son olarak size sayfanin sag üst tarafindaki ilk kutucuga dikkatinizi çekmek isterim. Orada, yazi hakkinda, yazar hakkinda vs… bilgiler mevcut. Bu yazinin da yazilis tarihi 16.03.2007 14:31 Yani tam bir sene önce… Gözünüzden kaçmis olmali.

      Son sorunuza gelince; sahsim adina ben okadar karamsar degilim. 100 sene önce de bu vatanin bölünmesi, parçalanmasi için birileri ugrasiyordu. Simdi yine var, 100 sene sonra yine olacak. 

      Muhtaç oldugumuz kudret, damarlarimizdaki asil kanda mevcut!

      O kan 100 yil sonra da akmaya devam edecek… 

      • merhaba. ben "kimi kesim de savas hakkinda anlatilan bir çok dogaüstü hikayenin uydurma oldugunu, sonuçta bunu basaranin bireyler oldugunu savunmakta" cümlesine cevabimi size hitaben degil, o düsünceye sahip olanlara hitaben verdim. evet dediginiz gibi internet ortaminda her kötü düsüncenin sahip oldugu internet siteleri var. fakat olari bu sekilde biraz masumlastirarak dile getirmek bence yanlis. asil benim üzüldügüm ve dikkat celbedemedigim nokta bizim manevi duygularimiza ilisilmesidir. Sizi kastedmiyorum. yani genel olarak bu sekilde bir dejenerasyon çabasini gördügüm için söylüyorum. ben lise çaglarimdan beri çanakkaleyi nasil bilir nasil yaderim. bu sekilde bir anma yazisini görünce açikçasi üzüldüm. Son olarak esas tepkim sizin yaziniza degil, genel olarak manevi duygularimizi yipratmaya yönelik olan zihniyetedir. sagolun.

        • Rica ederim efem, ne demek 🙂 Benim de en büyük korkularimdan biridir yanlis anlasilmak. Bu sebeple biraz daha kisisel yanitladim istemeden yorumunuzu.

          Lakin böyle bir özel günü anlatmaya çalisan bu yazimda neden bu düsüncelere de yer verdim biliyor musunuz? Bakin böyle diyenler, düsünenler de var demek için.

          Bizleri de her daim ayakta,  uyanik, dimdik tutacak olan bu görüs ve düsüncelerdir. Atesi körükleyen, yanmasini saglayan yel gibi… Bizi gaflete düsmekten, miskinlikten, vurdumduymazliktan ayri tutacak yine bu düsüncelerdir…

  5. http://www.turkiyecanakkaleokuyor.com

    Sadece Çanakkale Savaslarina dair yayinlar basan kitapevi düsünün. Bu amcalar, bu abiler bunu yapmis, sagolsunlar. Çikis noktasi ise bilgiye açlik. (Renkli Dergiin çikis noktasi da buna benzer) 

    Bölgeyi gezen bir vatandasin "Dogru dürüst bir gezi rehberi bile yok, birileri bir seyler yapsin"sözü ile yola çikan yayinevinin bir de kampanyasi var.

    Kampanyanin adi Türkiye Çanakkale Okuyor! Amaç ise çok basit… Okuma aliskanligi ve insanimiz üzerine edebiyat parçalamaya ne hacet. Onlar milli duygular esliginde bunu bir parça asmaya çalisiorlar, hepsi bu.

    Diger taraftan atalarinin, delerinin izini sürenlere de isik tutan bir yayinevi. Sitelerinde 45 bine yakin sehidin il il, köy köy listesi bulunmakta… 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here