8 Mart’a – Dünya Kadinlar Gününüz Kutlu Olsun Hanimlar…

13
116
Yasanmamis bir hayat mi ardinizda birakmak istediginiz?

Yani basinizdan akip giderken hayat, hayata baliklama dalmak neden aklinizdan geçse de yapmazsiniz?

Ee ne bekliyorsunuz daha?

Yani basinizdan akip geçiyor hayat.

Neden hâlâ bir kusun civiltisindan, bir çiçegin açmasindan, derelerin çaglamasindan kaçiyorsunuz?

Neyi bekliyorsunuz?

Nedir beklediginiz?

Her gün umutsuzlugun girdabina kapilmis hayat hikayeleri dinliyorum..

Hayat zaten zor.

Bunu bilmeyen ancak ahmak mutlulardir.

Her seye gülen bir ahmak degilseniz hayatin neler getirecegini az çok zaten anlarsiniz…

Ee neyi bekliyorsunuz ki?

Sizi bunca yasamaktan alikoyan ne?

Mesela kendinizi Ay’da farz edin. Öylece oturup Dünya’yi seyredin.

Ne görüyorsunuz.

Nasil da minicik degil mi?

Minicik, mini minnacik bir dünya.

Oradan bakinca birer toz zerresi bile degiliz.

Üstelik Tanrinin yarattigi yerkürede neyi paylasamiyoruz?

Tanri bu kadar çesitliligi severken, bize ne oluyor da her sey ayni renk olsun, mümkünse gri olsun diye diretiyoruz.

Hiç kendinizi bir bahar yapraginin ardina birakmaz misiniz?

Ya da kis geldi, masal zamani diye sevinmez misiniz?

Ne, sizi bunca yasamdan alikoyan?

Hayat çok uzun mu saniyorsunuz?

Yaniliyorsunuz.

‘Hayat kisa, Kuslar uçuyor’ Ve inanin hepsi o kadar…

Bir gün bir evin mutfaginda yemek tenceresini karistirirken, öylece bosluga bakip hayatimi yasayamadim diye hayiflanmaktansa bence o hayati yasayin.

Yasanmamis bir hayat hiçbir seydir.

Öyle uzun uzadiya planlar yapmadan sevgilinizle bisiklete binin..

Deniz kiyisinda kumdan heykeller yapin…

Dalgalar yiksin heykellerinizi siz yenisini yapin.

Çiçek açmis erik agacinin altinda fotograf çektirin..

Sevdiginiz bir filme gidin..

Atlayin vapura, alin yaniniza simitleri, martilari besleyin.

Gülen martilarin gülüsünü ekleyin gülüslerinize.

Ay isiginda kirmizi sarap için.

Tam da o sirada sevdiginiz mi geçti aklinizdan?

Bos verin zamani, arayin onu..

Ne kaybedersiniz ki?

Bugünü sadece kendinize ayirin..

Çiçeklenmis tepelerde gezinin..

Çiçeklerinden kurtulmus badem agaçlarinin dallarini çekistire çekistire çaglalari toplayin..

Açmaya baslayan orkidelerin izini sürün…

Denize bakin uzun uzun..

Deniz yoksa yasadiginiz yerde, daglara çevirin bakislarinizi…

Ben Alanya Kalesinde bir eve misafir olacagim bugün..

Pencerenin kiyisindaki divana oturacagim..

Bir geminin güvertesindeymisim gibi denizi seyredecegim..

Martilarin rüzgarla oynasmasina bakacagim..

Denizin kiyiya kosmasini ve sonra elim sende der gibi, geri kaçisini izleyecegim..

Selçuklu Tersanesinin hemen önünde basini sudan çikarip aldirmazca yüzen kaplumbagalari seyredecegim ..

Siirler okuyacagim…

Kadinlar üzerine yazilmis siirler…

Mesela Turgut Uyar’dan bir dörtlük..

“Ne söylenmisse sevmek üstüne sanki sizedir

Bütün güzel siirlere uygun her yeriniz

Çekip götüren saçlarinizdir o saatleri bir bir

Dünyaya sizinle baktigimizi bilmelisiniz.”

Bugün, bütün günü kendime armagan edecegim…

Siirler okuyacagim kendime..

Kadinlar üzerine yazilmis siirler…

“Bir sey var aramizda
Senin bakisindan belli
Benim yanan yüzümden
Daliveriyoruz arada bir
Ikimizde ayni seyi düsünüyoruz belki

Gülüserek basliyoruz söze
Bir sey var aramizda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek

Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir sey var aramizda
Senin gözlerinde isildiyor
Benim dilimin ucunda “*

Sevdigim bütün siirleri bugün kendime armagan edecegim…

Bugün Kadinlar Günü..

———

*Nahit Ulvi Akgün.

13 YORUMLAR

  1. tesekkürler serkan.

    ve nilanya harika bir yazi insana bosver herseyi, neyin ne olup yada olmadigini yasamana bak dedirtiyor tesekkürler.

  2. Çiçeklere bayildim.. Yeni isyerim Alanya Kalesi.. Her taraf papatya. Orkideler açmis, çaglalar çiçek gömleklerinden kurtulmus. Mis gibi çiçek kokusu her yani sarmis.. Kalenin üstüne kuruldugu yarimadada dolanirken kendinizi bir geminin güvertesinde gibi hissedersiniz ve buradan ayrilmak akliniza bile gelmez. Sarhos Gemide yolculuk yapar gibidir burada hayat.. Herkese sevgiler…

  3. "dünya kadinlar günü" aslinda dünya emekçi kadinlar günü… kadinlar gününün çikis sebebini anlatip kimsenin keyfini kaçirmak degil niyetim, lakin bir kadin olarak benim de bir çift sözüm olmali diye düsündüm affiniza siginarak,

    kadin hayatin içindeki yerini, dünyada ve ülkemizde tam anlamiyla eline alamadan, söz sahibi olamadan, insani haklari sürekli kisitlanarak yasamina devam etmeye çalisirken, bir kadin olarak böyle bir günün kutlanmasi benim için hiç bir anlam tasimiyor .

    sistemin isleyis sekli ne zaman ki; her kadini siddetten uzak, her konuda söz sahibi, cinsel obje görünümünden arindirilmis ve insan olarak esit hale getirilmis seklini alirsa zaten o zamanda böyle bir güne gerek duyulmayacaktir.

    bir çok yerde dünya kadinlar günü sazli sözlü eglenilerek kutlaniliyor. ne saçma!!!
    yani 364 gün sesi çikmayan, fikri önemsenmeyen, özverili davranislari göz ardi edilen, siddet üzerinden eksik olmayan, emegi fark edilmeyen kadinlara sus payi verilmis misali "sen al bu 8 Marti eglen gül coss, 364 gün de otur oturdugun yerde suss, hiç bir hak iddia etme" der gibi.

    öyle bir paranoyak ettiki bizi bu degersizlikler zinciri, baba beni okula gönder yok kardelenler v.s gibi kampanyalarin bile gelecegin kadinlari olacak kizlarimiza yarar degil adeta bu sistemin islemesine dahil edilmek için oldugunu düsünüyorum. söyleki;

    kizlarimizi okutacagiz, onlar büyüyüp ellerine islerini alacaklar, sonra onlar için hazirlanan tuzaklara dahil olacaklar. tüketim toplumuna bir nefer daha kazandirmis olacak sistem. ama bir taraftan ekonomik özgürlügünü kazansin ya da köyünde evinde her neyse kalsin kadin hep ezik hep sistemin ikinci sinif vatandasi olacak…

    hayirr kabul etmiyorum bu günü…

    ben her seyden önce bir insanim ve bir yildaki 365 gün de benim… ve dedigim gibi sistem ne zamanki kadin – erkek hak ve özgürlüklerini esit bir dagilim seklinde sunarsa önüme iste o zaman 8 Mart simgesel olarak yüzümde gülücük açtirabilir. aksi takdirde bu gün benim için hiç bir anlam tasimiyor… tasimaz… tasimayacak…

    Nilanya ve diger tüm arkadaslarin emegine ve düsüncelerine saygi duymakla birlikte fikrim budur…

    saygilarimla…

  4. Delisey yazini keyifle okudum. Ve sana tesekkür ederim.. Ben bugünü kendime siir günü olarak ilan ettim ve günüme siirlerle basladim.. Gün boyu sadece gülümsedim. Günlük asik suratlarin her birini bir kenara biraktim ve sokakta gördügüm her kadinin gününü kutladim.. Aksam da ingilizce kursumu ilk kez astim ve Gilgamis Destani adli tiyatro oyununu izlemeye gittim. Eve dönünce yazini keyifle okudum. Alanyadan sevgiler gönderiyorum. Umarim bir gün yolun buralara düser…

  5. hiç bosuna dememisler aglarsa anam aglar kalani yalan aglar diye

    çünkü hepimizin anneleri bir kadindir.

    günleri hayirli olsun bahtlarida aydinlik olsun derim.

  6. Nilanya bende sana tesekkür ederim. Istisna olmak bir ayricaliktir, bir örnektir lakin "gülmek; bir halk gülebiliyorsa gülmektir" … Konu bu kadar hassasken bireysel özgürlük çok baglayici degil gibi… bencileyin:))

    Bu arada epeyy eskiden Alanyaya gelmistim. Kalesine çikip seyre dalmistim Akdenizi. Küçücük Develer vardi kalede… Simdi büyümüs olmalilar. Halen oradalar mi acaba? ve bir gün yolum düserse gelirim unutmam teklifini:)

  7. Nilanya, çokkkkça sevdigim bu siiri buraya yazasim geldi izninle. tüm siir severlere armagan olsun…

    IÇINDEN DOGRU SEVDIM SENI

    Içinden dogru sevdim seni

    Bakislarindan dogru sevdim de

    Agzindaki islakligin bugusundan

    Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de

    Beni sevdigin gibi sevdim seni

    Kar birakilmis karanligindan.

    Yerlestir bu sevdayi her yerine

    Yüzünde ter olan su damlaciklarinin

    Kaynagina yerlestir

    Her zaman saklamadigin, acisizligin son duragina

    Gül tasiyan cocuguna yerlestir

    Ve omuzlarina daracik omuzlarina

    Üsümüs gibisin de sanki azicik öne tasirdigin

    Tam oraya iste, uçsuz bucaksiz bir düzlükten

    Bir papatya tarlasiyla ayrilmis gögüslerine yerlestir

    Ve esmerligine bir de, eski bir yanginin izlerinin renginde

    Saçlarinin yana düsüsüne, onlari bölen ikilige

    Alnindan baslayan ve ayak bileklerinde duran

    Yani senin olmayan, seni bir bosluk gibi saran hüzne

    Yerlestir onu bir kentin parça parça aklinda tuttugun

    Kar taneleri gibi uçusan

    Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine

    Yerlestir bu sevdayi her yerine.

    Ekledim ben tattigim her seyi denizlere

    Bildigim ne varsa onlar da hep denizlerden

    Sen de bir deniz gibi yerlestir onu istersen

    Sevdayi

    Ve köpüklendir

    Ve yaslandir ki iste kederi anlamasin

    Ama dur, her deniz yaslidir zaten

    Ögrenmez ama ögretir mutlulugu

    Bizim sevdamiz da öyledir, iyi siirler gibi

    Biraz da herkes içindir.

    Ve gelincigin ikinci tadina benzemeli

    Var eden kendini birincisinden

    Yani bir sevdayi sevgiye dönüstüren.

    Ben simdi bir yabanci gibi gülümseyen

    Tanimadigin bir ülke gibi

    Içinde yasamadigin bir zaman gibi

    Tam kendisi gibi mutlulugun

    Beni bekliyorsun

    Ve onu bekliyorsun beni beklerken.

    Edip CANSEVER

  8. Kalede artik develer yok.. Burasi mükemmel bir yer.. Bir gemi güvertesi gibi…

    Biz bir türlü birey olamadigimiz gibi bireyselligi de reddediyoruz. Her insan bir dünya…

  9. Serkancim çiçekler çoook güzel…

    Enerji veriyor insana mutlu ediyor tesekkürler…

    Nilanyacim nerelerdeydin? özledik seni paylasimlarini…

    Çiçek tarla da bayildim…

    Deliseyim renkli dergiyi bu yüzden seviyorum iste bir olaya farkli yönlerinden bakabiliyoruz…Kocaman bir sofra burasi hep birlikte hazirlanan…

    Hepinizin yüreklerine kalemlerine saglik…

    Sevgiyle muhabbetle kalin canlar….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here