Agzimdan Kaçamayanlar

2
40

Farkli bir devirdeyiz simdi.
Güvensizligin kulaklara küpe oldugu bir zamanda…

Nedense kendimi çok hirpaladigim, çok agladigim bir zamanda akrabalarimdan biri:
-“… Bu zamanda herkese kuskuyla bakacaksin önce… Gazetelerde neler okuyoruz gör. Kuskuyla yaklas ki fazla zarar görmeyesin.. Senin iyiligin için söylüyoruz bunlari…” demisti.

Öncelikle o ve onun gibileri kutluyorum. Gerçekten… Bulundugumuz zamanin farkinda çünkü. Ne kadar tehlikeli, ne kadar güvenilmez bir hayatin pençesinde oldugumuzun bilincinde. Ve bütün çabasi da beni bu pençeden kurtarmaya çalismasi. -Pençede olup olmadigim tartisilir.-Yine de tesekkür ederim…
Kökünü çoktan salmis bir agacin kirilan dali olmami istemiyor çünkü…

Eee?

Fakat kör olmusuz git gide… Ve kör bir biçak taklidi yapiyoruz:
Isini göremeyen ve kendine zarar veren…
Hem de öyle kör öyle kör olmusuz ki ya da olmuslar ki her gazetede okudugu, televizyonda belki de yaptiklarindan dolayi onlara beddua edilen insanlari herkes saniyorlar çünkü…
Hatta bununla ilgili çok sevdigim birine: -“Umarim onlar astigmattirlar. Bulanikliga çare var da körlüge yok maalesef…” demistim. Bunun kanaatini kesin olarak vermeden önce…

Hayat bir oyun denir ama her seferinde… Fakat bizimkiler daha senaryo yazilmadan kör olmayi becerebilmislerdi. Huysuzlardi üstüne üstlük… Ellerindeki bastonlara önlerine gelen herkese vuruyorlardi.

Yasam, yasamak bir armagan bize oysa… Acisiyla, tatlisiyla, tedbiriyle, vurdumduymazligiyla seviyorum ben yasamayi… Sadece benimdir, bana aittir çünkü o. Yazken kisi, kisken yazi istesem bile seviyorum iste…
Her kötü gibi görünenin kötü olmayabilecegini, her iyi gibi görünenin de iyi olmayabilecegini bilerek adam gibi, senaryosu birdenbire degisebilen bir oyunun içindeymis gibi yasamali o zaman insan… Her atasözüne inanmamali, deyimlerle yürümemeli, annesinin hemen uyumasi için uydurdugu kötü hikâyelerle büyümemeli insan…


Sözüm; kötülerin gürültülerine kulak asip da, iyilerin suskunlugunu fark edemeyenlere!

Simdi atilan bir adim öncekinden daha yavassa, önünde bastonla vurabilecegin birinin olup olmadigina emin degilsen,
telefonunu eline aldiginda endiseyle “Acaba bu saatte arasam ayip olur mu?” diyebilecegin kisilerin sayisi rehberinde fazlaysa ve telefonunu hemen elinden atabilirsen,
sana bir sey oldugunda rezil olacagim duygusuna kapiliyorsan,
birinin düsüncesine, gösterecegi yola ihtiyacin var fakat güvenebilecegin, hiç kuskusuz anlatabilecegin bir kisi yoksa,
köpüksüz bir kahvesini bile hiç düsünmeden içilebilecegin bir dostun yoksa;
herkese kuskuyla bakan o gözlerine bir baston da benim için vur…

Ve sizden son bir ricam:

Her türlü hâlini sevdigim bu oyunda  beni de bir bastona mahkûm etmeyin… Ne olur…

B.Ç.// 

2 YORUMLAR

  1. merhaba pamuk seker

    öncelikle düsüncelerinde yalniz olmadigini söylemeliyim ..

    kimileri zamandan sikayetçi yanlis zamanda oldugunu düsünüyor , kimileri haketmedigi gibi yasadigini , kimileri heyecan pesinde

    bunun gibi bir çogu

    sonuç olarak hayati kendimiz için zor bir yer haline getiriyoruz

    anlayissizliklar , bencillikler en kötüsüde hirslar bahsettigin haberlerin nedenlerini olusturyor aslinda , bunlari göre göre vicdanimizi kaybediyoruz belkide alistikça dahada normal geliyor

    bize bunlari hatirlattigin için tesekkürler

    Kuslar gibi uçmayi, baliklar gibi yüzmeyi ögrendik. Fakat bu arada çok basit bir sanati unuttuk. Insan gibi yasamayi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here