Aklima Takil(Anlar)

4
70

Basit bir gün geçirmek istemistim bugün… Kalkip elimi yüzümü yikamak, kahvaltiyi geç yapmak, dolabimi karistirip hangi kiyafetime hangisinin daha uygun olacagina bakmak, odami toplamak, saçima tuhaf sekiller verip evde dolanmak… Basit bir günün keyifli dakikalari…

Kafama hiçbir seyi takmamaya kararliydim… Kasvetli bir sabah olmasina ragmen… Rüzgâr yüzüme dogru kosuyordu… Kediler çöp tenekelerinin altinda saklaniyor, günes bulutlarin arkasina uyuya kalmis bir türlü uyanmiyor, gökyüzü ise günese çarsaf oluyordu…

Kiriklik vardi üzerimde… Ama takmayacaktim kafama…

Yolda yürürken müzik dinliyor, bir sarkinin misrasi dönüp duruyordu kafamda: “Neden bu düzen böyle, neden herkes sahte?”

Sinirden söylemis olabilir mi sarkici? Onun da kafasina taktigi bir sey vardir belki… Ses tonuna sahip çiksa bile bagirabilir insan… En de ta içten…

“Su bulundugumuz zamanlar yasamayi bilenlere…” evet belki dogru diyordu köse yazari. Ama insanin hiç mi kendine has sorunlari olmaz?

Kendisinin bile olmasa baskasinin yarasini kendi yarasi, acisini kendi acisi bilenler, öyle kabul edenler, ama yine de yasamayi bilenler yok mu hiç? Bununla ilgili durakta bekleyen iki bayanin konusmasini paylasmak istedim sizlerle:

+ Nasilsin?
– Harikayim! Sen?
+ Çok sükür…

Hani fizikte zit kutuplar birbirini çeker ya, iste bayanlarinki de o hesap!

Merak ediyorum… Bir insan gerçekten harika olabilir mi? Evden erken çikiyor diye esi, oglu ya da kizi, annesi, babasi, kardesi surat asmazlar mi? Hadi asti diyelim, aklinda kalmaz mi?
Tamam… Kafasina taksin, hatta beter olsun, çok kötü duruma gelsin demiyorum… Diyemem de… Ama onun gibi olmayanlarin yaninda nasil harikayim diyebilir ki?

Yasam; milyonlarca bir dakikadan olusurdu bana göre… Ve bu yazim bir dakika müsaade isteyip kaçmak isteyenlere…

Kafama takmayacaktim. Ama o zaman da yazi yazamazdim…

Öyle zamanlar olur ki bir bakmissin herkes sen oluvermis ruhunun içine çöktügü, yanginlarin yikamadigi, depremlerin bile sarsamadigi bir zamanda…

Isin asli; sen kocaman bir çigliktin… Ama o zaman herkes sagirdi da duyamadi (!)

Su an ki korkum; anlamaman beni… Ne bu saçmalik diye yerden yere vurman yazimi… Bir anlik sinirine, bir dakikalik kaçak duygularina yenik düsüp esir olman…

Sen yine de bakma bu dediklerime… Ruhumun içine çöktügü sirada düsünebileceklerimi düsünürüm ben oysa… Ruhumun ezilip de bedenimin genisledigi sirada hangi yangin yikabilir acimi, hangi deprem sarsabilir duygularimi, çigligimi kim, nasil susturabilir?

Aklimda bir dakikalarin beni lime lime ezdigi saniyeler dururken, elimde anliklarin beraberinde getirdigi yazilarimin kalemi… Susamam… Kafama takmadan duramam…

Tek tek yasanip birakilir bazi duygular, anlik sinirler, bir dakikalar…
Bir dakikalarin doyumsuzluguna aldanir saniyeler…

Evet… Bir tarafta “o insanlar” gibi harika olamayip hâline üzülen hatta belki de basini duvardan duvara vuranlar; öbür tarafta saniyenin kisaligindan, zamanin çoklugundan sikayet eden o insanlar…

Simdi yine harika olamayanlarin küflenmis dualari, yesermis küfürleri, kaybolmus gözyaslari, çatlamis elleri havaya yayilmis, kasvetli bir günü daha bize sunmustu…

Iste su an da sen “harikayim, moralimi kim bozabilir ki?” de,

Ama bana bir dakika müsaade ver de kaçip bir hava alayim…

B.Ç.//

4 YORUMLAR

  1. sevgili pamuk seker belki sihirli kelime odur ( ben bugün harikayim ) sabah kalktiginda aynaya gülümseyerek baktiginda aynadaki gülen yüzün gün boyu seni takip edecektir bu yalan degil olmak istedigi sekildir insanin.

    olur,olmaz derdini önüne gelene anlattigini düsünsene inan derdin bir iken bin olur.

    hastayim dersin çevrendekiler hemen sana onlarca hastalik hikayesi anlatirlar hemde en kötülerini,kocamla geçinemiyorum dersin yine bir sürü geçimsizlik hikayeleri en kötüsünden hatta hoca ve hurafe önerileri saatlerce mutsuzluk üzerine sohbet dedikleri hüzün karmasasi ve sen evine ,siginagina geri döndügünde sabahkinden daha kötü hissedersin kendini.

    beyninde gezen mutsuzluk yada bol çesitli hastalik baskalarina ait sana asla ve hiç bir sekilde faydasi olmayacak laf salatasi .ama etkilenirsin iste hastaysan kendine daha fazlasini yakistirirsin ,geçimsizlik ise kendi basarisizligini hoca denen safsatalardan medet ummaya baslarsin .insanin yasamini bu tür sohbetler kabusa çevirir çogu zaman ben son 10 yildir nasilsin dediklerinde hamdolsun her zamanki

    ibi çok iyiyim diyorum ve evrenlere benim mesajim ben hep iyiyim olumlu mesaji olarak gidiyor ve ben gerçekten iyiyim hastalik bilmem sikintilarima bir kaç dünya mizanseni gözü ile bakarim ben büyütmedigim içinde sorunlarim hamdolsun asla büyümezler.ve çaresiz umarsiz hiç birsey yok bu dünyada onlari büyütüp içinden çikilmaz hale getiren bizleriz. tüm dertlerin bir nokta kadar olmasi dilegi ile

    NOT: yazacak daha çok sey var bu genis bir konu ama hasbel kader yorumu okuyacaklarida sikmamak gerek :=).

  2. Kafana takmamani dileyecektim fakat bu sefer kelimelerinden mahrum kalacaktik.
    Ama kafasina takanlari takmissin, senin kafana takilan bir sey yok.

    Yaziyi, kelimeleri bos ver. Önce sen, kendin…

    Ne diyor bir duvar yazisi:

    Dünya fani, ölüm ani; takma kafana tokadan baska…

    Bence biraz da kafana takmamayi, kafana tak =)

    Yok, taka tuka tekerlemesine girmiyecegim. Çok konu disinda o =)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here