Avuç Içlerimde Çinlayan Mars

3
103

 

   

Kirmizi; hakka tapan vücutlarin
tel tel oldugu sirada saçlarimdan uzanan kanitim. Kirmizi; yeryüzüne düsürdügüm
gözyasinin en masum parlakligi. Kirmizi; tarihten uzanan kelimelerin yüregime
bagladigi halatin rengi. Kefenlere sarilmis ya da sarilamamis onlarca özne…
     Topragin çatlaklarindan sizan süheda kokusunun
asilligi ve asiligi bana emanet simdi! 
Ben, benligimi sigdirdigim her cümlede ordulari yürüttüm. Her kelimenin altina
kanla doldurusmus mermileri dizdim. Damarlarimdan yol yaptim hürriyete. Kendi
kirpiklerimden akittim cesareti. Bedenim disi zitliklari noktalarla tasladim
cümlemde. Ellerimle sekillendirdim kabzayi ve beni her seferinde ayaklari
altina alan tutsaklik, üstünde yürümem gereken özgürlüge dönüstü. Irisimden
çikan görünmez kahramanlar bedenlerinden ayriliyor bu defa. 
     Zamanin çanlarini çalsin birileri. Duysun bütün evren
ruhumun vecdini.

Mabet; milyonlarca insanin ruhundan soludugum
duygular, tarih sahnesinde pismis, genç bedenlerin en güzel kokusu. Mabet;
zerresinden bosanan yagmurlarin asumaa secde ettigi yer. Mabet; katar katar
esaret tasiyan  trenleri deviren en büyük güç.
 Avuç içlerimde çinlayan mars, saygi durusunda bulunduruyor kemiklerimi ve
ben istiklal suyuyla besledim iliklerimi!


 

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here