Ayaktayim

2
96

Vuruldum;

Kelimeler on dörtlü mermisi gibi parçalarken yüregimi

Zindan sessizliginde bogulurken sesim

Karanlik bir kösede  yikilirken cesedim

Hayattan daha kara bir yürege damlarken kanim

Usulca dalarken gözlerine dost sandigim düsmanin

Baka kalirsin öylece bir çift göze; hani hiçbir mana çikaramadigin

Hani acisini yasarken, sebebini anlayamadigin bu infazin

Yalan sayilir fayda vermez beyhude feryadin

Yaralandiginda elinden dost yüzlü bir cellâdin

Ipinde görende bu boynu ucuz bir yalanin

Iste o zaman;

Belki bin kez ölürsün

Belki binlerce kez içinde birileri düser ölümün soguk kollarina

Öyle zor öyle agir gelir ki yasamak, öyle ki ölüme hasret kalirsin

Ama yine ölemezsin belki binlerce kez daha yasatmak için birilerine bu zevki ayakta kalirsin

 

Oysaki sen zaten beklemedesindir ölümü Bu kadar  hain olmasa da 

Zaten hayat her yandan namlusunu dogrultmustur sana

Her yandan her siperden bir düsman kalkar ayaga

Her karanlik köse bir idam sehpasidir sana

Zaten islemistir merminin en hasi vicdanina

Sen öleli çok olmustur ve bundan beter bir ölüm gelmez aklina…

Ve her geçen gün yalnizca ölüme hasreti artirir

Ve her geçen gün geceden daha karadir

Yasadigin her an derin bir yara, kahir dolu bir sancidir

Ve mil çeker her saniye sende kalmis o ciliz aydinliga

Bu karanligin içinde sana düsen kendi sonun için biraz cesarettir aslinda

Bilmezler ki kaç defa sakagina dayadigini o soguk demirin namlusunu

Kim bilir kaç defa karanlik gecelere, kaç defa karanlik sulara gömdün bu yüregi   

Kim bilir kaç defa yasamayi seçtin ölmek geçerken içinden

Bilmezler ki senin her günün bir savastir aslinda

Her gece kanli biçaklisindir vicdaninla, her daim zaten kanar yaran

Uykularin, viran olmus uykularindir bu savastan arta kalan  

Gözlerin kan çanagi, Avuçlarin, avuçlarim kan revan

Düsmeye gör bu denize, sarilmaya gör yilanlara dost diye

Sen çirpindikça gülerek akitir zehrini içine

Her gülüs aslinda bir kuyudur arkandan

O güldükçe sen gülersin, sen güldükçe o öldürür

Sen yinede fisildarsin gerçegi avazin çiktigi kadar’ sessiz

Kelimenin en güzeli düser lehçene sen söyledikçe yalan olur

Takati kesilir ifadelerin öyle çaresiz savrulur bosluga

Dilinden düsen her hece bir infaza gebedir aslinda

Her yandan vurgun yersin her yandan geçilir saldiriya

Her yandan yalan her yandan talan

Zaman olur ki  bir yüz bir gönül ararsin ve adini can koyarsin

Ve asil vurgunu o zaman yersin

Çünkü aslinda o kadar basit, o kadar ucuzdur ki can dediginin sevdasi

Satar seni bir yalana, kaç yüzü var belirsiz bir yalanciya

Iste en çok bu koyar adama, adam olana

‘Bir gerçek vardir aklinda onu bugulu camlara kaldirim taslarina

Ve geceye bir yildiza, gelmeyen sabaha, zamansiz bir ah’a

Asi bir siyaha ve küskün bir maviye Ve alakasiz her seye yazarsinda

Bir türlü söyleyemezsin o bakislarinda zefiran yüklü cellâda

Iste o zaman;

Belki bin kez ölürsün

Belki bin kiliç darbesi düser yüregine

Her darbede tekrar verirsin yüregini topraga

Her defasinda ziyan olur, talan olur koca bir gönül 

Öyle zor öyle agir gelir ki yasamak, öyle ki düsmek daha iyidir böyle ayakta kalmaktan

Ama yine ölemezsin yinede düsemezsin, kahir tutar ah tutar seni ayakta

Belki binlerce kez daha yasatmak için birilerine bu zevki ayakta kalirsin

Ve ayaktayim

Ve yemin olsun ahim var…

 

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here