Ayriligi Getiren Yüzük

2
107

Bir gece yarisiydi gidisin, aceleciydin kapinin esiginde parmagimdan çikardigim yüzügü almak için gelmistin, ellerim titriyordu, sen ise aldiris etmemeye çalisiyordun beni, ama belliydi mih gibi teninde öfke oldugu…

Avucuna koydugum yüzügü bir hamlede kavrayip kapidan uzaklastin, sen giderken ben suskundum ve kendime sus diyordum sus!

Sonra aradan kisa bir zaman geçmesine ragmen ben seni özlemistim ve sen yoklugunu hissettirmeye baslamistin bile…

Bu ayrilik öyle çok uzun sürecekti ki ve digerlerine hiç benzemeyecekti, biliyordum. Belki de bitisin hikâyesi olacakti güncelerimde.

O günden sonra ikimizde hizla degistik, öfkeleri büyüttük yüregimizde, baskalarini kolumuza takip mutluluk kahkahalari attik, belki de hiç düsünmedik yanlislarimizi. Soguk zamanlari ardi ardina tüketirken, yalnizdik.

Ve bu saçmaliga bir son verelim bile diyemeden; Ben seni ölmüs saymistim sen ise nefret edilecek kadin ilan etmistin beni.

Iki yabanci oluvermistik kisacik zamanda, ben mezarini ziyaret ediyordum durmadan, çiçeklerimi alip gözyasi döküyordum, sen ise nefret edildigimi baskalarina anlatmaya devam ediyordun, hiç yokmus gibi kokum üzerinde inkârlari savuruyordun.

Ve belki de öldügünü ilk o gün anlamis olmaliyim ki tadi tuzu yoktu agzimin, gözlerimin rengi kaçmisti bir kere, kokunu degistirmissin, sen baska olmussun ve ben maskemin altinda hala ayni kalmisim, sahte ölümlerle gelen haberler, nabzimi titretiyordu, senden bir haber…

Koca yillari beraber devirirken o geçmisini inkâr ettin!

Bir baska kadina kokunu karistirdin, ellerin artik küf kokuyordu üzülme ben yine ayni benim…

Yine ölüme, yani sana agladim.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here