Ayrilmak – Ayrilik, Bir Sanattir…

7
80

Giden günlerin ardindan bakakalmak, bir nevi “seni sevemiyorum bitti artik” demenin diger adidir ayrilik. “Anlasamiyoruz !! Birbirimizi yipratmanin anlami yok” da denilebilir bazen. Kalan gidenden daha mi çok aci çeker? O bölüm kapali kutu.

Aci çekmek, gidenin gidis sebebine bagli olmakla beraber, genel olarak kalanin acisi daha büyüktür diye düsünülür. Bazen daha çok aciyi giden de çekebilir. Ayriligin sebebi ya da sebepleri de önemli bir unsurdur tabi. Ne kalan ne de giden tam olarak çözemediyse konuyu hep bir yeniden baslama umudu vardir içlerinde. Konuyu çözen taraf zaten rüzgâr hiziyla uzaklasir, ardina bile bakmaz. Çözemeyen taraf ise elleri yüzüne yapisik, göz pinarlari kurumus, kafasinda türlü akla hayale sigmayacak gideni geri döndürme planlari ki; bunlar plan (a, b,c,ç,d,e,f…) sürüp gider. Sonuç : planlar ise yaramazsa geriye artik pislik yapma tarafi kalir ve içinde ne var ne yok, ya adam gibi döker kagida kimi, ya da giden zatin yüzüne kusar içindekileri.

Iste tam bu sirada insanin aklina su nokta gelir takilir. Baslayislar son derece kibar, son derece sevecen, son derece anlayis içeren düsüncelerden olusurken, ayni tavir neden bitislerde gösterilmez?

Cevap son derece basittir. Insanin süper egosu bu noktada devreye girer çünkü. Bilinçalti durmadan soru sorup kendi kendine dürtekler “sadece duygularimla mi oynandi” ego yanitlar “hayirrrrr” … Yapacaginin kisaca egoya “kapa çeneni” demektir. Yoksa rezaletin bini bin para ortaya dökülür durur.

Kimileri, ayrilik karsisinda verilen karara saygi duyar ayrilik taraftari olmasa da, gurur derki “birak gitsin bitsin” yapacak bir sey yok. Okur okur filozof olur “gidene kal diyemem, kalana git diyemem, kalan yerini, giden yolunu bulur” kesinlikle öyledir giden yolunu bilir, genellikle kendini baska asklarin kollarinda bulur, kalan da “onunki sahte ask miss zaten, aninda gitti birini soktu hayatina, aman iyi ki bitti” diye avunur durur…

Ayriliklarda sürecin ortaya koydugu ve bireylerin dogru buldugu bir yigin dogruluk payi da vardir. Örnegin zaman içinde birbirini kirip dökme, incitme, hayâ içermeyen davranislar, bir tarafin sorumlulugunu bilememesi, yipratici tavirlar içeren bir iliskide her iki taraf mantik çerçevesinden baktiginda ayrilmak en dogrusu gibi görünebilir. Ama asil dogru olan sonucun sorgulanip karar verilmesi kadar, karardan sonraki sürecin saygi çerçevesinde geçirilebilmesidir. Bir de ayriliktan sonra, hemen bu boslugu doldurmak yerine, bu ayriligi kalbe ve akla kabul ettirmek, gerekirse yeniden sorgulamak, ve yasini tutmak…Sürecin acisiyla tatlisiyla geçirilmesi, gerekirse içinden çikilmayan, asilamayan konularda psikolojik destek alinmasi en dogrusudur.

Baska bir açidan bakilirsa konuya ayriliklarin ardindan, karsi cinse bundan böyle bir güvensizlik de bas gösterebilir ki; bu ayriliklarin acisindan daha aci bir durumdur. Bunun asil sebebi ayriliklarin kabullenilmemesidir. Ön yargili düsünmektir. Hemen ego devreye girer” elini sallasan ellisi” v.s gibi telkin edici cümleler kurmaya baslar zihinde. Yapilacak sey yeniden egoya “sus” demektir. Bu tür saçma düsüncelerle zaman kaybetmek yerine, ayrilikta ki neden ve sonuçlar üzerine kendimizi sorgulamak, bu sürecin daha faydali geçmesine yardimci olabilir.

Bir baska yönden bakilirsa, uzun süreli iliskilerin bitimiyle, “yazik oldu emeklerime, yaptigim fedakârliklar gözüne dizine dursun” seklinde arabesk bir tavir sergilenmeye de sürükleyebilir kisileri. Kullanildigini hisseder ve daha derinden yaralanir düsündükçe. Sinir olur, kafaya daha çok takar, kendini paralar dolayisi ile karsi tarafa da yansitmanin seklini bulur konuyu. Gitmis bitmis olmasinin bir önemi yoktur bu baglamda. Sessiz telefonlarla rahatsiz etmeden tutun da karsisina çikip laf sokmalara rezalet çikartmalara kadar dayanir konu. Olay çok düzeysiz, seviyesiz bir hal almaya dönüsür. Bazen hastane, karakol, hatta ölümle sonuçlanabilen vakalari okuyoruz gazetelerden. Bakis açisinin, belirli egitim seviyesinin, onurlu insan olmanin, ruhsal durumlarin gereklilikleri ortaya çikar böylece. Hayatimiza sokacagimiz insanlari analiz etmek, baslangiçlarin ve bitislerin temelini olusturabilir mi?

Ayriliklar oldukça göreceli bir konu, örnekleri çogaltmak mümkün elbette.

Peki, ayriliklar iki tarafa da aci vermeden bitirilemez mi?

Mademki ayriliklar kaçinilmaz olaylar, ayrilmak bir sanat haline getirilemez mi?

Her iki tarafi da magdur etmeden, duygularimizi ve kendimizi egiterek, baglilikla, bagimliligi ayirt ederek, özgüvenimizi gelistirerek iliskileri ve sonlari yikimsiz acisiz hale getiremez miyiz? Ayriliklardan sanat eserleri insa edemez miyiz? 

Duyuyorum “saçmalama delisey”

Niye saçma olsun ki?  

Ayse ÖZEN

7 YORUMLAR

  1. "Peki, ayriliklar iki tarafa da aci vermeden bitirilemez mi? "

    "Peki, iliskiler iki tarafa da aci vermeden bitirilemez mi? " olacakti afedersiniz…

  2. "Sevgileri yarinlara biraktiniz
    Çekingen tutuk saygili
    Bütün yakinlariniz sizi yanlis tanidi
    Bitmeyen isler yüzünden

    Siz böyle olsun istemezdiniz
    Böyle olsun istemezdiniz
    Bir bakis bile anlatmaya yeterken her seyi
    Kalbinizde kaldi gecelerde ve yalniz

    Sevgileri yarinlara biraktiniz
    Vermeye az buldunuz yahut vakit olmadi
    Gizli bahçelerinizde açan çiçekler vardi
    Vermeye az buldunuz yahut vakit olmadi
    "
    Siz genis zamanlar umuyordunuz
    Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
    Yillarin telaslarla bu kadar çabuk geçecegi
    Akliniza gelmezdi

    Siz böyle olsun istemezdiniz
    Böyle olsun istemezdiniz
    Bir bakis bile anlatmaya yeterken her seyi
    Kalbinizde kaldi gecelerde ve yalniz

    Sevgileri yarinlara biraktiniz
    Vermeye az buldunuz yahut vakit olmadi"

    Böyle olsun istemezdim…

    Bir Zuhal OLCAY, Vedat SAKMAN parçasi, Behçet NECATIGIL siiridir…

  3. Açilmis sarmasik gülleri, kokulariyla baygin
    En görkemli saatinde yildiz alacasinin.
    Gizli bir yilan gibi yuvalanmis içimde keder.
    Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu, genç kadin.

    Çünkü ayrilik da sevdaya dahil,
    Çünkü ayrilanlar hala sevgili.

    Rüzgar uzak karanliklara sürmüs yildizlari,
    Mor kivilcimlar geçiyor daglik yalnizligimdan.
    Onu çok ariyorum, onu çok ariyorum.
    Her yerinde vücudumun agir, yanik sizilari.

    Çünkü ayrilik da sevdaya dahil,
    Çünkü ayrilanlar hala sevgili.

    Ayisigina batmis karabiber agaçlari, gümüs tozu
    Gecenin irmaginda yüzüyor zambaklar.
    Yaseminler unutulmus, tedirgin gülümser
    Çünkü ayrilmanin da vahsi bir tadi var.

    Çünkü ayrilik da sevdaya dahil,
    Çünkü ayrilanlar hala sevgili.

    Zuhal OLCAY enfes yorumu ile benden gelsin adam gibi sevdalara… adam gibi ayriliklara…

  4. Ayrilik kol geziyor
    Acilar pek yakinda
    Bu filmi görmüstüm ben
    Senden önce defalarca

    Aglama yüregim yar gelmez
    Gelse de artik farketmez
    Ha döndü dönecek ömür bitiyor
    Kis ortasinda bahar gelmez

    Ah kaçinci darbe bu
    Ah kaçinci perde
    Anlamiyor yüregim gel de kendin söyle

    Bilirim son perde bu
    Hadi git sakin durma
    Tanidim birçok giden
    Senden önce vefasizca

    Nilüferin essiz yorumu, yüreginde ayriligi tasiyanlara…

  5. Üzülme, sen aski yasanmasi gerektigi gibi yasadin..Özledin, içtin, agladin, güldün, sarkilar söyledin, düsündün, siirler yazdin..Peki o ne yapti deme..Herkes kendinden sorumludur askta..Sen askini doya doya yasarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu..Bir insan eksik yasiyorsa, ve bu eksikligi bildigi halde …tamamlamak için ugrasmiyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için..? Hayati iskalama lüksün yok senin..Onun varsa, birak o lüksü sonuna kadar yasasin..Her zamanki gibi yasayacaksin sen..Acilara tutunarak yasamayi ; Ögreneli çok oldu.. Hem ne olmus yani, yalnizlik o kadar da kötü bir sey degil..Sen mutlulugu hiçbir zaman bir tek kisiye baglamadin ki..Epeydir eline almadigin kitaplar seni bekliyor..Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu..? Kentin hiç görmedigin sokaklarinda gezip yeni yasamlara tanik olmak da keyif verecek sana..Yine içeceksin rakini baligin yaninda..Üstelik diledigin kadar sarhos olma özgürlügü de cabasi..Sen yüreginin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir..Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acitsa da içini unutma ; Yasadigin sürece o yürek var olacak seninle birlikte..Sen yeter ki koru yüregini ve yüreginde tasidigin sevda duygusunu..Elbet bitecek günese hasret günler..Ve o zaman kutuplarda yetisen ciliz ve minik bitkiler degil, günesin çiçekleri dolduracak yüregini…

    Nazim HIKMET…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here