Bana Dokunmayan Yilan…

5
95

Asagidaki Öykünün Basina Türkiyede Bir Yerde diye Basla. Gör bakalim Uyuyor mu Uymuyor mu?

Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi
ve esinin mutfakta bir paketi açtiklarini gördü.

Kendi kendine:

Içinde hangi yiyecek var acaba ?” diye
düsündü.

Bir süre sonra gördügü paketin bir fare kapani oldugunu
anladiginda yikilmisti

“Evde bir fare kapani var!, evde bir fare kapani var!”
diye bagirarak telasla bahçeye firladi.

Minik fareyi telas içinde gören tavuk, umursamaz ve
bilgiç bir tavirla basini kaldirdi ve gidakladi:

“Zavalli farecik…Bu senin sorunun benim degil.
Bana bir zarari olamaz küçücük kapanin” dedi.

Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telasla
domuzun yanina kostu ve,

“Evde bir fare kapani var!, evde bir fare kapani
var!” diye adeta çirpindi.

Domuz anlayisla karsiladi ama,

“Çok üzgünüm fare kardes ama dua etmekten baska
yapacagim bir sey yok. Dualarimda olacagindan emin ol”
dedi.

Minik fare çaresizlik içinde inege döndü ve ,

“Evde bir fare kapani var, evde bir fare kapani
var!” dedi.

Inek ;

Bak fare kardes, senin için üzgünüm ama beni
ilgilendirmiyor.” dedi.

Sonunda farecik, basi önde umutsuz sekilde eve döndü.
Çiftçinin fare tuzagi ile bir gün tek basina karsilasmak zorunda oldugunu
anladi.

O gece evin içinde sanki ölüm sessizligi vardi. Minik
farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacakti ki birden bir
ses duyuldu.Gecenin sessizligini bölen gürültü, fare kapaninindan geliyordu.

Çiftçinin karisi, ne yakalandigini
görmek için
yatagindan firladi ve mutfaga kostu.

Karanlikta kapana, zehirli bir yilanin kuyrugunun
kisildigini fark edememisti.

Kuyrugu kapana kisilan yilanin cani yaniyordu ve aniden
çiftçinin karisini isirdi.

Çiftçi, karisini apar topar doktora götürdü. Doktor,
zehiri temizledi sardi. Çiftçi karisini eve getirdi, yatirdi. Karisinin
atesi yükseldi ve bir türlü düsmüyordu. Kadincagiz ates ve ter içinde
kivranip duruyordu.

Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli oldugunu
herkes bilir, çiftçi de biçagini alip bahçeye kostu.

Karisi taze tavuk suyu çorbasini içti, biraz kendine
geldi. Karisinin hastaligini duyan komsular ziyarete geldiler.

Onlara ikram etmek için çiftçi domuzunu
kesti.

Çiftçinin karisi gittikçe kötüye gidiyordu. Yilan, belli
ki çok zehirliydi.
Birkaç gün sonra çiftçinin karisi iyilesemedi ve öldü.

Cenazesine çok sayida kisi gelince hepsine yeterli et
saglamak için çiftçi inegi mezbahaya yolladi.

Fare tüm bu olanlari büyük üzüntü ile duvardaki
deliginden izledi……

5 YORUMLAR

  1. bana dokunmayan yilan bin yasasin derlersede ben buna katilmiyorum.

    buradaki amaç bir yerde kötü isler oluyorsa bu isler oradaki bütün insanlari ilgilendirmeli çünkü bu meseleden onlarda bir ucudan bir gün bir zarar görürler.

    onun için bu yilan hikayesi bunu anlatiyor ve onun için bana dokunmayan kisiler bin yasasinlar denilemez gerçegi görülür derim.

    ve her türlü olan her zülüm görürdügü yerde mutlak el birlikte ezilmelidir derim. r.ç.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here