Bektasi ve Hamam Böcegi…

4
100

Baba erenlerden Bektasi,  bir gün hamama gitmis. Güzelce yikanmis, temizlenmis, göbek tasina uzanip keyif çatmaya baslamis. Derken, gözü hamamin içinde dolasan, milletin ayaklari altinda ezilen hamam böceklerine takilmis. Bektasi ister istemez düsünmüs ve içinden Allaha seslenmis:

—Yüce Allahim! Hikmetinden sual olunmaz, lakin ne diye su hamam böceklerini yarattin? Zavalli hayvanlar, hepsi de kara kuru çirkin, hiçbir ise yaramaz. Bir de böyle hamam köselerinde, oradan oraya kostururlar, çile çekerler, ayaklar altinda ezilirler.

Bektasi biraz daha fikredip hamam sefasini tamamlamis ve evine dönmüs. Aradan haftalar geçmis. Bir gün baba erenlerin kaba etinde bir kasinma baslamis. Ama ne kasinma! Önce tatli tatli kasinirken, Bektasi artik dayanamaz  olmus. Kasindikça kasinmis, kaba etleri yara bere içinde kalmis. Is zevk vermekten iyice çikip  adeta bir iskenceye dönüsmüs. Erenler artik sirtüstü yatamaz, oturamaz olmus. Tanidigi ne kadar doktor varsa hepsine kaba etlerini göstermis, bir çare bulamamislar. Bektasi cani aciya aciya kaba etlerini ovaliyor, resmen sakir sakir kan akiyormus. Sonunda, al canimi ya Allah diye dualar etmis.

Nihayet baba erenlere sifali otlar kullanarak her hastaligi iyilestiren bir kocakariyi tavsiye  etmisler.  Erenler, çaresiz, kadini çagirmis, cildi yara olan kaba etini ona da göstermis.

Kadin, Bektasi’ye:

— derhal usagini hamama gönder. Bulabildigi kadar hamam böcegi toplasin, demis.

Söyledigini yapmislar. Sifaci kadin getirilen böcekleri bir tokaçla güzelce ezmis. Içine çesitli otlar katmis, macun kivaminda bir merhem hazirlamis, Bektasinin kaba etlerine sürmüs. Bu merhemi iki hafta boyunca düzenli kullanirsaniz hiçbir seyiniz kalmaz demis ve gitmis. Hakikaten birkaç hafta sonra Bektasi tamamen iyilesmis. Iyilestikten sonra Bektasi bir is geregi deniz yolculuguna çikmis. Gemi güzel güzel ilerlerken  birden firtina kopmus.Dev gibi dalgalar gemiyi sanki bir findik kabugu gibi oradan oraya savurmaya baslamis. Kaptan duruma bakmis, yolculari çagirmis ve onlara seslenmis:

—Bu firtinaya dayanamayiz. Isimiz Allaha kaldi! Herkes dua etsin, belki yüce Allah halimize acir, firtinayi uzaklastirir.

Bunun üzerine yolcular bildikleri bütün dualari okumuslar. Kimisi adaklar adiyor, kimisi eger kurtulursa yüzlerce fakiri doyuracagini falan söylüyormus. Içlerinde sadece baba erenler, diger yolculara aldirmadan piposunu yakmis, firtinayi seyrediyormus.

Bunu gören kaptan, Bektasiyi azarlamis:

— Bre zindik, herkes dualar ediyor, sen niye bize katilmiyorsun?

O zaman Bektasi cevabi yapistirmis.

— Bak, kaptan efendi, ben Cenab-i Allahin isine sadece bir defa karistim, aylarca kiçimin üstüne oturamadim. Bundan sonra asla isine karismam.

Gemi onun, ister batiiiirir, ister çikariiiiir…

4 YORUMLAR

  1. Yaziya yorum yapan tek insan olarak sizinde yeriniz ayri Sayin Aygören:=)

    Size bir kisa Bektasi daha olsun o zaman… Saygilar

    "Bektasi'nin biri her gün kasabada 'Her sey Allah'tan', 'Her sey Allah'tan' diye mirildanarak dolasir dururmus. Bir gün kasabanin serseri delikanlilarindan biri yine böyle mirildanarak dolasmakta olan Bektasi'ye arkasindan sessizce yaklasmis, ensesine okkali bir saplak atmis. Cani fena halde yanan Bektasi'nin pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktigini görünce;

    – Öyle ne bakiyorsun baba erenler demis, hani her sey Allah'tandi.

    – Tabii demis Bektasi, her sey Allah'tan da ben hangi deyyusu araci ettigine bakiyorum."

  2. yazilara yorum almak daha tatli elbette ama yorum olmamasi hiç okunmadigi anlamina gelmiyor. =)

    Bektasi hikayeleri hayatimizda yeri ayridir. Bir nüktedanlik, bir cin fikirlik, körü körüne inanmisligi reddeden hava hakimdir çogu zaman. Hikayelerin Kimisi gerçek, kimisi uydurma olsa da (uyduranlarin vebali boyunlarina…) her zaman söyle bir durup düsündürtür insani, ibretliktir hep…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here