Belki Bir Gün; Belki, Belki…

6
23

Herkes bir kargasayla kosustururken trenin içinde, bizse bu gürültü içinde gecenin sessizligine bürünmüs iki baykus gibi kompartimanda karsilikli olarak oturuyoruz. Her sey olurundaymis gibi dursa da bir eksiklik oldugunu seziyoruz. Fakat bu eksikligin ne oldugunu bulamiyoruz derken aglamaya basliyorsun. Durduramiyorsun kendini, hiçkira hiçkira agliyorsun, hâkim olamiyorsun kendine, “Birak beni, gidecegim” diyorsun sanki zincirle kompartimana bagliymissin gibi.

Ayaga kalkiyorsun, “Ben özledim, dayanamiyorum, yapamiyorum; annemi, evi özledim…” diyorsun ve beni orada umursamadan birakip gidiyorsun. Hiçbir seyini almadan gidiyorsun çikisa dogru, zaten kalan tek esyan da yolculuga çikarken tutmaya basladigin günlügündü.

Her gece ben uyuduktan sonra yazdigin olaylari, duygulari ben hiç bilmedim o zamana kadar. Hos bu vakitten sonrada bilmeyecektim çünkü o defteri sen nasil biraktiysan bende öyle birakip gidecektim. Duracakti oldugu yerde. Trendeki yolculugumuzu o tek basina, biz olmadan tamamlayacakti. Sen, sessiz sedasiz arkana bakmadan, beni oracikta biraktin; bense hiçbir sey demeden seni tarihe gömdüm o anda. O andan itibaren defalarca mürekkep doldurulan bir kalem kadar yipranmis hissettim.

Bir daha aramadim seni, oysa radyodan hep adina belki bir gün özlersini istek olarak çaldirirdim. Çünkü sendin birakip giden, özleyecek olan da sendin. Ve o günden sonra ne sen beni ne de ben seni aradim; üstüne üstün ne de bir yerde birbirimize rastladik.

Bir ani olarak o ani defterinin hüzünlü sayfalarinda tozlu kokularla kaldik.

6 YORUMLAR

  1. özlemistir bence, insan bazen hiç özlenmeyecek kisileri özlüyor kaldi ki birliktelikler

    neler birakiyor akilda.Hos bende akilda kalmadi ama yinede özlüyorum =)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here