Ben Ölüyorum…

24
99
Yattigim yerden duyabildigim tek ses rüzgarin sesiydi.

Hayret! Günlerdir ilk defa saatin sesi olmadan gözlerimi açabilmistim. Bu durum benim gülümsememe neden olmustu.“Güne gülümseyerek baslamak” bu olsa gerek…

Düsüncelerimden siyrilip kendime gelince yatagimdan kalktim. Her zamanki gibi ellerimi, yüzümü yikadim. En sevdigim mavi bulüzümü giydim, altina da bir kot. Elimden geldigince acele ettim, çünkü bir an önce disari çikmak, kendimi sokaga atmak istiyordum. Mutfaga gidip bir seyler atistirdim. Sonra ceketimi alip sokaga çiktim. Annemler uyanmadan çikmistim, haberleri yoktu. Ama eger haber verseydim izin vermezlerdi ki… Belki de yaptigim, en dogru olandi…
Beni ilk olarak kuslar karsiladi. O kadar güzel ötüyorlardi ki… Birden kaldirim kenarinda oradan oraya uçan, ziplayip duran minik serçeleri gördüm. Onlar hakkinda birsey geldi aklima. Ne kadar ürkektiler.                                               
Avlanirken av olma korkusu vardi içlerinde. Ve, bunu bir yerde okumustum, serçeler agladiklari zaman ölürlermis, ne kadar da üzücü… Hay Allah, nereden gelmisti simdi bu aklima?
Neyse…
Rüzgar saçlarimi uçuruyordu. Kendimi rüzgara teslim ediyordum.
Caddeden geçerken, ben de farketmemistim, dalmisim. Eski günler bir film seridi gibi geçiyordu aklimdan. Yasadiklarim baskasina normal gelse de, en ince ayrintisina kadar, benim hayatimi olusturuyordu. Aci, tatli; meger ne çok sey yasamisim…
Birden aklima okuldan bir arkadasim geldi. O arkadasim bana “Birgün sende öleceksin” demisti. Nedenini bilmiyorum ama beni her görüsünde bu cümleyi söylerdi. BIRGÜN SENDE ÖLECEKSIN…
Sonra… Sonra ne oldugunu anlamadim. Bir adim daha atmamla beraber bedenimde agir ve aci bir darbe hissettim. Hava sicak olmasina ragmen yattigim yerin soguklugu üsümeme neden oluyordu. O an basimda  bir kosturmaca oldu. Insanlar basima toplaniyordu. Peki neden? Bir adam bagirdi:
“Kiza araba çarpti, çabuk bir ambulans çagirin!” Aman Allahim, bana araba mi çarpmisti?                                                                              
Kendimi bir hastane odasinda buldum. Varligimin son gücünü hissederek yasama gayretindeyim. Olasi ihtimaller aklimdan geçmiyor degil. Gözlerimi açmak istiyorum ama sanki bir güç bana engel oluyor. Zihnim açik. Düsünebiliyorum. Ilk aklimdan geçen… Sevdiklerim…
Ama sanki iki dünya arasinda sikismisim. Her iki tarafi da kabullenmeyen bir insan hali içindeyim…                                                                             
Sesler duyuyorum ama karsilik veremiyorum. Bir an karmasa oluyor basimda.“Öldü” diyorlar benim için.Doktor bagiriyor “Kalp atislarini alamiyoruz!.” “Yasiyorum” diyorum onlara “Ben yasiyorum, duyuyor musun doktor,yasiyorum ben!” Sonra anliyorum ki çabam bosa. Üzerimi örtüyorlar. “Hayir!” diyorum “Yeni bir baslangiç, doktor duy beni, ölmedim, yasiyorum!…”
Bir an sessizlik oluyor, hissediyorum, yalnizim.“Ne yapacaklar bana?” diyorum. Boguldugumu hissediyorum.Hafif bir üsüme basliyor.Sunlari duyuyorum bir an:
Ansizin gelir ölüm, damarlarindaki kan çekilir, göz kapaklarini kimildatamazsin.Tenin üsümeye baslar.Sanki bir pencereyi açik birakmis.Seni hasta etme çabasinda…
Ve ansizin gelir ölüm…Yitik hayatini son kez animsarsin. Beynindeki düsünceler seyreklesir. Yolcusundur, biletini almislardir. Dogarken nasil eline verildiyse, giderken de geri gelmeyecegini fisildarlar kulagina. Son kez sevdiklerine anlamlar yüklemek istersin. Haykirmak, konusmak, hirçinlasmak… Konusma hakkin da elinden alinmistir malesef. Anlamlar yükleyemezsin sevdiklerine. Hazirlanirsin ölümün soguk yüzüne Ölüm sessizligi her seyden acidir. Ürkütücüdür, korkutur insani…
Bu insanlar bana ne yapiyorlar dersin? “Yasiyorum doktor, duy beni!…”
Vakit çok geçmeden ayak sesleri duyuyorum. Taniyorum bu yürüyüsü. Sonra birilerinin sesini duyuyorum. Hayatimin anlami, dostlarim var basimda. Çok üzgünler. “Daha zamanimiz vardi” diyorlar bana. “Ne oldu böyle sana?” “Inanin ben de bilmiyorum.Soruyorum ama cevap alamiyorum…” diyorum. Iyi degilim. Yasamadigimi söylüyorlar. Duyuyor musunuz beni? Ama siz beni duyabilirsiniz. Evet, inaniyorum.Siz beni duyuyorsunuz…
Haykiriyorum. Ugruna ölebilecegim insanlar susuyor bu aksam. Aksam dedim, aksam mi gerçekten? Ne çabuk hava karardi, günes batti. Sahi ay nerede? Görürseniz selam söylersiniz…

Siz bile beni duymuyorsaniz kurtulusum yok benim…

Meger o arkadasim ne kadar da dogru söylüyormus. Bir gün ben de ölecekmisim. Ve sanirim o gün, bu gün…
Ölüm, bana bir adim kadar yakinmis. Oysa onu kendime hiç bu kadar yakin hissetmemistim…

Artik gidiyorum, evet. Vedalasalim artik… Aglamiyorum ben, siz de aglamayin. Bu sebepsiz gidise bir “dur” diyen yok. Hadi gidin artik. Beni ruhumla basbasa birakin.

Hadi, gidin artik, ben de gidiyorum.

14 yasimda
Ben Ölüyorum….
Adi: Hande
Soyadi: Arik
Dogum: 1996
Ölüm: 2010
Hande Arik

24 YORUMLAR

  1. Çok begendim, sürükleyici, çok güzel anlatilmis.Okurken zevk aldim.Her yerde bulunmuyor böyle yazilar, ayrica resmini de çok güzel yapmissin.Tek kelime ile mükemmel bir yazi.Devamini dilerim..:)

  2. cok cok cokkkk begendimmmm sen kendin mi yazdin bunuu?? benim ödevime çok yarari dokunacak çok tesekkür ederimm yazilarinin devamini bekliyorum adin hande degil mi? :D:D:D

  3. her zaman ölümden yana oldugumu ve ölmeyi çok istedigimi söyler dururm çevremdekilere. bu yaziyi okuduktan sonra kendime hak verdim yani böyle alip basimi gidesim geldi =) çok güzel bir yazi olmus kaleminize saglik. hani insanin bos mezar bulup uzanasi geliyor=)

  4. aaaaa ölüm mölüm noluyo burda yahuu??? hadi hadi toplayin kendinizi toparlanin bakalim… isimiz var hadi ama hadii:))

    siirler yazalim 🙂

    özlü sözlere bulasalim:)

    makaleler yazalim.. yazalim da yazalim… resimler yapalim…

    haydii…

    ölmek yok, bir yazar çizerin ölüm gibi bir lüksü de yok zaten:) öyle ya insan ölümsüzlesmek için yazmaz mi ki???

  5. önce yorumlari okurum bazen okuyanlarin fikrini merak ederim yazi hakkinda çogunluk övgü ise iste o zaman merak eder okurum yaziyi bu yazida öyle oldu önce yorumlari okudum, övgüleri sonuna kadar hakediyor . ortadaki küçük bir alinti ile olsa dahi ki bu yaziya ruh katmis (yaniliyorsam özür dilerim bana biraz tanidik geldi) bir seyi yasamadan helede ölüm gibi ciddi bir konuda hayalde olusturup yaziya dökmek kolay degil gerçekten sürükleyici bir yazi. emegine saglik.

    aslinda ölümden korkmak gereksiz .
    Dügüne üzülmek olmaz
    Ölümler dügündür dersek
    Onu bir daha görememekse sebep
    Hangi dünya yalan,hangi dünya gerçek.

  6. yaniliyor isem düzeltebilirsiniz.bu yazi tamamen yasarken ölmek gibi bir sey.mezara girmek,diger tarafa gitmek gibi çok basit olsaydi yasarken ölmek,kimse ne mezare girmeyi nede farkli yere gitmeyi zaten istemez idi.evet ben ismini bilmiyorum ama filmin böyle bir film izlemistim 2 yil önce.erkek ile kadin nisanlanir,kadinin nisanlanmaktaki maksadi sadece paradir.erkegi, hastaligini bahane ederek özel hastahanede, doktorlar ile anlasma yaparak ameliyat masasina yatirir ve her sey erkege verilen narkoz sonrasindan itibaren baslar.ama annesi olaya müdahale eder.iste narkozlu (bayigindir) iken bu yazidaki yazilan gibi bir mücadele verir.duymuyor musunuz,doktor ben yasiyorum gibi…….

    hande hanim amacim kesinlikle sizi incitmek yada kirmak veya kendimi ben biliyorum bunu bilgiçligiyle animsatmak degil.sadece üyelerden bir kisinin bunu hatirliyorum demesine istineden ilettim.

    kesinlikle mükemmel bir yazi paylasmissiniz.yasarken ölmek….sadece kanin akmasi degildir ölmek.tesekkür edrim yaziniz için.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here