Besinci Boyut

12
87

Zaman…

Bazen çok hizli geçtiginden bazense hiç geçmediginden yakindigimiz kavram.

Eskiden ayi oynaticilari vardi sokak sokak gezip ayi oynatirlardi. Ayilar oynar gibi bacaklarini oynattikça biz oynuyor sanip alkislardik… Aslinda ayilar bu oynaticilar tarafindan küçükken alinir, kizdirilmis tenekenin üstüne birakilirdi ayi ayagi yandikça birini kaldirir öbürünü basardi ayni anda oynaticida tef çalardi. Zamanla ayi kizgin teneke olmasa da klasik kosullanma ile tef sesini duydukça ayaklari yanacak sanip kaldirirdi.

 Tekrar konumuza dönelim bizde kosullandirildik aslinda üzerine hiç düsünmedik, zaman dogdugumuzda vardi ve bizde hep olduguna inandik.

Zaman bizim yarattigimiz bir kavram aslinda olmayan… Tek var olan sey düsüncelerimiz. Saate bakariz sabah altidir kafamizdaki kalip düsünce günesin çikacagini söyler ve günesin dogdugu düsüncesi olusur kafamizda. Aksam sekiz, günes batmasi gerekiyordur kafamizdaki düsünce günesi batirir. Yaptigimiz sadece kafamizdaki kaliplara inanmak, düsüncelerimizi o sekilde yönlendirmek. Hepimizi ayni zamani kullaniyoruz sanariz ama hepimizin kullandigi zaman farklidir. Ayni seyi ayni zamanda yapan insanlarin kullandigi zaman ayni degildir aslinda. Hoslandigimiz seyleri yaparak 10 gün geçirelim, ne kadar çabuk geçer zaman çünkü kafamizdaki kalip güzel seyler çabuk biter der. Sonra hiç günes almayan tek bir isigin girmedigi bir bodruma kilitleyelim kendimizi sadece üç ögün yemek tamamen bos bir oda… Orada kafamizdaki kalip orada zaman geçmez der ve çiktigimizda bir sene geçmis gibi hissederiz ve gerçektende zamani durdurmusuzdur içerde disarida 10 gün geçirenle bizim bodrumda geçirdigimiz 10 gün farklidir… Zamani durdurabiliriz ve de istedigimiz sekilde yönlendirebiliriz…

Aslinda madde diye bir sey yok her sey düsüncelerden ibaret. Bir araba begenir, aliriz. Aldigimiz aslinda bir avuç düsünce. Para verdigimizde bizim olduguna ve sahip oldugumuza inandiririz beynimizi… Ya da evimiz eksikler vardir gider alir tamamlariz. Kafamizdaki evin eksik olan yerleri tamamlanir ve harita çizilir var olduguna inaniriz artik evimiz tamamdir kalibi tamamlamisizdir. Hiç sorgulamayiz da parasini vermis ve almisizdir,  her sabah kalktigimizda beynimizdeki harita onun orada oldugunu söyler… Kafamizda sorgulamadigimiz kalip düsünceler çalismaya devam eder mesela “10 senede esyalar yipranir” kafamizdaki zaman düsüncesi ilerler 10 sene geçtiginde eskidigine inaniriz, eskiyen sadece düsüncedir.

Çok azda olsa bize ögretilen ya da kendimizin olusturdugu kalip düsüncelerin disina çikmaya basaranlar olmustur. Onlar sorgulamis ve bulundugu çagin disina çikmistir Mustafa Kemal ATATÜRK gibi o çevresinde olup bitenleri sorgulamamis zamani sorgulamis ve bulundugu zamanin disina düsünceleriyle çikmistir. O yasanacaklari çok önceden görmeyi basarmistir.

Esimiz; nasil bir es istedigimizi planlariz ve düsüncelerimiz karsimizda istedigimiz gibi bir es olusturur. Ama sonra anlasamayiz kendi olusturdugumuz düsünce ile… Aslinda onun en kizdigimiz hareketinde bile bizim disari çikarmaya korktugumuz içimizde gizli kalmis bir yönümüz vardir biz isteyerek koymusuzdur onu oraya ama böyle disari çikmasi hosumuza gitmez kizariz kizdigimiz aslinda kendi düsüncemizdir…

Aslinda hiç bir sey yok çevremizdeki her sey bizim düsüncelerimiz, düsünce kaliplarimiz. Ölümde bir düsünce… Ölüm diye bir sey yok sadece kafamizdaki kaliplar bize yaslandigimizi ve ölmemiz gerektigini söylüyor yok olan sadece kafalardaki düsünceler…

Aslinda biz de yokuz…

Bu yazi hayal ürünüdür…

12 YORUMLAR

  1. Bu yazi hayal ürünüdür… bu yazi yasanmis hikayelerin disinda evet hayal ürünü ama olmayan bir seyi hayal edemezsin içimdekises :=) .

    bu yaziyi hangi bilgilerinin isiginda yada nelerden ,okudugun hangi malzemeden etkilenerek yazdin bilmiyorum ama bu yazi evrenlerin yani realitenin dili olan bir yazi ve ufak eksiklerine ragmen harika bir yazi . evet zaman ve zamansizlik kavrami .offf tel. geldi aklim suan dünyasal baska yerde 🙂 ama bu yaziyla ilgili yorumum bitmedi :=) . tebriklerrrrr güzel bir konu vede yazi

  2. Iyra yorumun için öncelikle tesekkürler. Yazim bir yerden alinti degil ve hazir olan hiçbir metni kullanmadim. Siz zaten hazir kullanmis gibi birsey dememissiniz ama ben yine açiklama geregi hissettim etkilenme konusuna gelince çok farkli bir konudan bahsetmesine ragmen "Olasiliksiz" kitabini okuduktan sonra böyle bir yazi yazmaya karar verdim güzel yorumun için tekrar tesekkürler.

  3. Güzel yazi begendim. Bu yazi hayal ürünü degildir ama gerçekten dogrudur. Sadece beyin denen organ ve o organin bize gösterdikleri düsündürdükleri hissettirdikleri vardir. Burada gerçek nedir diye bir kavram devreye giriyor. Ben bir maddeyi elimde tutuyorsam vardir diyorsaniz, elinizde o maddeyi tuttugunuzu da size beyniniz söylüyor. Iyice karismadan birakayim ben 😀

  4. pavlovun köpekler üzerinde yaptigi kosullandirma deneyini hatirladim…sonracima olasiliksizi bende okudum ama benim bakis açim biraz daha farkli kitaptaki konuya..her rastlantinin sebepleri vardir gibi misal…bir bakima da dogru bize ne ögretilmis, bu konuda neye kosullandirilmissak genel olarak onu düsünyoruz…içtigimiz siviya "su" demisler bizde devam ediyoruz…belki bu sivinin baska adi var baska bir sey deniliyor degil mi ama??

    yani konuyu ordan buraya getirdim ya pess valla bana pess…

    ama yazi güzel bende begendim…

  5. alinti oldugunu hiç düsünmedim aslinda ben nerden geldigi ile pek ilgilenmem çünki bu tür ciddi bir konuda alinti bile olsa o konuya vakif olacakki kisi o yaziyi alip bir baska yerde sergilesin yani yinede kisi bilgisizse yada o konuyu algilayabilecegi bilinç asamasinda degilse zaten yaziyi okumasi yada okuyup anlamasi dahi mümkün degildir.

  6. "yok olan sadece kafalardaki düsünceler…
    Aslinda biz de yokuz…"

    herseyi "dusunceniz" ile yoketmissiniz sevgili @icimdekises
    peki ruh?
    hayatimizdaki olaylar zincirini, sebep-sonuc iliskisini dusunce yetisine sahib olan beynimiz ile algiliyoruz evet. ama beynin hizmet ettigi sey sizce ne?
    mesela yazinin finalindeki;
    "Bu yazi hayal ürünüdür…" cumlesi..

    her ne kadar hayal urunude deseniz, bu yazi sizce bir hayal urunu mudur?
    yoksa dusuncenizin, ruhunuz karsisinda iki buklum egilmesi mi?
    aklimizdan gecen ve uzun uzun dusundugumuz arzulari dusunun mesela.. bunu beynimize yollayan birbirine bagli noronlar olmasina ragmen bu noronlarin hizmet ettigi sey ruh degil midir?

    saygiyla.

  7. ve beyin ters duzenekli bir sistem. sag yarimkuresi bedenimizin sol yarisini kontrol ederken, sol yarimkureside sag yarimizi kontrol ediyor. peki ya ortasini, icini?
    arzularimiza, isteklerimize, ideolojimize yon veren sey sadece beyin beyni harekete geciren noronlar ve dusuncemidir?
    yazma istegimiz mesela… dusuncemizin ihtiyac duydugu bir gereksinim midir sadece..
    yoksa dusuncemizin ruhun önünde diz çöküsü mü…

  8. yaziya verdiginiz baslik itibari ile; besinci boyut manaya acilan bir pencere ise,
    finalini nasil olurda; "Aslinda hiç bir sey yok, çevremizdeki her sey bizim düsüncelerimiz, düsünce kaliplarimiz"
    diye bitirirsiniz, bunu anlayamadim dogrusu…

    kendi kendine carpip, kendini yok eden bir yaziydi okudugum.

  9. Kafamda olan ancak kanitlayamayacagim cümleler yazdiklarim ondan hayal ürünü seklinde yazdim. Ruh diyorsunuz onun üzerine kurmusssunuz yorumunuzu ruh un oldugunu kantlayin bana deger vermissiniz yorum yapmisssniz tesekkür ederim kendi kendine çarpip kendini yok eden bir yaziydi demissiniz bos bir cümle olmus siz bana yazdiklarimin olmadigini ruhun oldugunu kanitlarsiniz cümlenizin içini doldurursunuz

  10. Sevgili kardesim ,bu aksam internette dolasirken yazin gözüme ilisti okudum. Eline saglik yazis biçemin güzel ve okunasi bir özellik içeriyor. Soyutu ,somutum içinde kaybetmek ;yasami rüyada varsaymakla esdir. Bilmem anlatabildim mi? Yasam elle tutulur,oysa hayel düssel bir kurgular bütünüdür. Olsun deneme her zaman ufuk açici gelistirici bir ivmeler silsilesi içerir.Yazmaya devam.Biz de izlemeye gayret ederiz.Kaleminizemi -klavyenizemi saglik desem.slm.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here