Bilimkurgu Denemesi: Kahve Makinesi Bölüm – 1

0
34
                              kahve makinesi
 
 
 
                                            Kahve Makinesi Bölüm 1
 

   Ev darmadagindi. Heryer her yerdeydi. Bu daginikligin ortasinda bilgisayar basinda klavyenin tuslarina basan çelimsiz, 40’larinda bir adam vardi. Sandalyede kambur oturan adamin, saçi sakali birbirine karismisti. Oldukça bakimsiz ve sagliksiz görünüyordu. Üstünde rengi soluk, yer yer lekeli bir pijama takimi, sirtinda da kahverengi bir battaniye vardi. Klavyenin tuslarina olaganüstü bir hizla basiyor, arada bir kafasini kasimak disinda elini klavyeden kaldirmiyordu. Ekranda oldukça karisik görünen, yüzlerce satir kod vardi.

Tus sesleri kesildi. Adam kollarini kaldirip oldugu yerde gerindi. Sonra programi simge durumuna küçülttü. Masaüstünde sari saçli bir kadin ile küçük bir kizin fotografi vardi. Bir masada oturmuslar, birbirlerine sarilmislardi. Ikiside gülümsüyordu. Adam ekrana uzun uzun bakti. Parmaklarini ekranda eski karisinin ve küçük kizinin yüzünde gezdirdi. Gözleri dolmustu;

“Neden biraktin beni askim ha? Sizi çok özledim…”

Ayaga kalkip mutfaga dogru yürüdü, tezgahtaki küçük kahve makinesini
çalistirdi. Bakislarini karsisindaki duvara yöneltti “Merhaba duvar kardes nasilsin? Bugün yine ayni görünüyorsun, beyaz ve düz. Güzel sohbetin için tesekkür ederim.” Bardagina biraz kahve koyup tekrar sandalyesine döndü.

Adamin günleri bu odada bu sandalyede geçiyordu. Arada bir kahve almak için mutfaga gitmek disinda yerinden pek kalkmiyordu. Yatagina yattigi zaman gözleri faltasi gibi açik, saatlerce tavani izliyor sonra yeniden bilgisayarinin basina dönüyordu. Arada bir program yaptirmak isteyen insanlar telefon ediyordu. Onun disinda, evde klavye tuslari sesinde bir ses duyulmuyordu. Ha birde kahve makinesinin sesi.

    Mutsuzluk içinde günleri geçti adamin. Gittikçe daha kötüye gitti, gittikçe daha fazla özledi. Yasadigi hayati bosuna yasadigini biliyordu. Ama ailesine tekrar kavusma umudu nefes almasini sagliyordu. Bir aksam üstü cesaretini topladi, telefonu kaldirdi ve numarayi çevirdi;

-Alo?

-…….

-Alo? Oradamisiniz?

-Tatlim.

– Evden arama demistim!

– Tatlim bir dakika konusabilir miyiz?

– Tatlim deme bana! Kizin aylardir seni soruyor neden hiç onu aramiyorsun?

– Arayinca telefona üvey babasi çikiyorda ondan!

– Keske öz babasi o olsaydi!

Kadin, öfkeli bir sekilde telefonu kapatti. Adam telefonu kulagindan hala çekmemisti, gözlerini yere dikmisti, artik onu hayatta tutan seyden umudunu kesmisti. Kararini vermisti artik, bu mutsuz hayati sonlandirmanin zamani gelmisti.

     Tavana bir halat baglamisti. Taburenin üstüne çikti. Ipi boynuna geçirdi bir yandan agliyor, bir yandan da ipi sikiyordu. Artik her sey hazirdi tabureyi itecek ve yasadigi aciya son verecekti ama yapamiyordu, bir türlü sonunu getiremiyordu. Duvardaki Einstein posteri gözü takildi altinda bir yazi vardi, yaziyi dikkatle okudu “Mutlu bir hayat yasamak istiyorsaniz hayatinizi bir amaca baglayin, kisilere veya esyalara degil.” Kafasi karismisti, o poster yillardir oradaydi ama yaziya hiç dikkat etmemisti. Düsünmeye basladi “Benim nasil bir amacim olabilir? Maddiyata önem vermiyorum. Sevdigim tek kadin beni terk etti ve çocugumuda aylardir görmedim. Beni önemseyen kimse yok. Sag olup olmadigimi umursayacak kimse yok. Benim nasil bir amacim olabilir?” Ip hala boynunda takiliydi taburenin ayagi aci bir sekilde gicirdadi. Kapisi açik olan mutfagin içine yöneltti bakislarini. Tezgahin üzerindekileri izlemeye basladi. Kirli bulasiklar, kesme tahtasi, sararmis elma, kahve makinesi. Bakislari kahve makinesinde sabitlendi. “Sen!” dedi. “Bana yillardir kahve pisiriyorsun hemde karsilik istemeden! Ne zaman istersem çalismaya hazirsin ve beni hiç üzmüyorsun! Sen kahve makinesi, sen hayatimdaki herkesten fazlasini hakediyorsun!” Boynundaki ipi çikardi tabureden inip kosarak mutfaga gitti. Üstü kirlenmis beyaz kahve makinasini tutup havaya kaldirdi. “Sana bir hediye verecegim kahve makinesi! Sana bir zihin verecegim artik amacim bu olacak!”

Bilgisayarin basina oturdu büyük bir projeye baslamak üzereydi ve ilk defa bukadar heyecanliydi.

      Günlerce bilgisayar basinda kod yazdi. Kahve makinesini temizlemis ve bilgisayarin yanindaki masanin üzerine koymustu. Çalisirken arada bir göz atiyor sonra çalismaya devam ediyordu. Günler geçtikçe kahve makinesinin üzerine yeni aksamlar eklemeye basladi. Ona bir yapay zeka yaratacakti ve bu kolay bir is degildi. Adam bu sekilde aylarini bilgisayar basinda geçirdi.

                                                                                                                                   
    Sonunda bitmisti, aylar süren çalisma ve arastirma tamamlanmisti. Baska bir projede kullanilan satranç kaynak kodunu gelistirmis, üzerine binlerce yeni sey eklemisti. Kahve makinesinin üzerindeki aksama bilgisayardan bir kablo bagladi ve yüklemeye basladi. Heyecandan yerinde duramiyordu. Yükleme saatler sürdü, bilgisayar basinda gözünü kirpmadan bekledi. Yükleme tamamlandi. Kahve makinesinin üzerinde yesil küçük bir isik belirdi. Adam makinenin üzerine ekledigi kirmizi tusa basti. Makineden ufak tikirtilar geldi. Adamin heyecani doruk noktadaydi. Tikirtilar susunca makine sessizlige gömüldü, adamin yüzündeki heyecan yerini hayal kirikligina birakti. Istedigi seyi basaramamisti. Ayaga kalkti, arkasini döndü, koltuga dogru yürüdü. Kendisini koltuga atti. Artik hiçbir sey yapmak istemiyordu, intihar etmekten korktugu için saçma birseyle ugrasmis ve sonuca ulastiramamisti. Ne olacagini bilmiyordu. Birden arkadan mekanik bir ses duyuldu

“Merhaba!”.

————————————————————————————-

Devam edecek :).

                                                                              

                                                                   Yazar: Inan Akmugan

                                                         Yazar Koçu: Tugba (Ayhan) Bindal

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here