Billy Beane: Kurallari Yikan Adam

0
112

(Dikkat spoiler içerir.)

    Beyzbol” temasi Hollywood filmlerinde birçok defa islenen temalardan biri oldu. Her seferinde filmdeki yildiz oyuncular degisse de, takim degisse de senaryo hemen hemen birbirine yakin, bilindik heyecanlarla dolu olurdu. Kazanamayan bir takim, baslarinda onlara inanan ve güvenlerini kazanmaya çalisan bir koç ve tabi ki etrafta bu takimdan bir sey olmaz diyen sevilmeyen karakterler…

   2011 yapimi, basrolünde Brad Pitt’i izledigimiz “Moneyball” beyzbol temali Hollywood filmlerinden biri, fakat bugüne kadar izlediklerimizden çok farkli. Hikayesi, Michael Lewis tarafindan 2003 yilinda “Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game” adiyla yayinlanan kitaptan uyarlanmis gerçek bir hikayeye dayaniyor. “Capote” filmini yönetmeni Bennett Miller’in yönetmen koltuguna oturdugu filmde, Brad Pitt’in yani sira komedi filmlerinden tanidigimiz Jonah Hill ve “Capote” filminde Oscar’i kucaklayan Philip Seymour Hoffman gibi usta oyunculari da izleme sansina eriyoruz. “Schindler’s List” filminin senaristi Steven Zaillian ve “The Social Network” filminin senaristi Aaron Sorkin yine ellerindeki malzemeyi diger tüm kaliplarin disinda tutarak klasiklesebilecek bir hikaye ortaya koymuslar.

   Film, 2000’lerin basinda geçiyor ve bir zamanlar beyzbol yildizi olma yolunda ilerleyen ama sahada beklentileri karsilayamayarak basarisiz olan ve azili rekabete dayali kisiligiyle yöneticilige yönelmeye karar veren Billy Beane adli karakter üzerine kurulu. Oakland A’s takiminin kaybetmeye yüz tutmus genel menajerinin bir beyzbol takimini, istatistik programiyla sifirdan olusturmasini ele alan “Moneyball”, felsefesi olan bir spor filmi. Jonah Hill’in oynadigi istatistik programini gelistiren Peter Brand adli karakterin, Billy Beane tarafindan kesfedilip kendi asistani yapmasiyla gelisen olaylar filmin konusunun ana çatisini olusturuyor. “Moneyball” da ismini bu istatistik kesiften aliyor. 

   Filmin muhtesem ikilisi denilebilecek Billy ve Peter, eskiden ün yapmis ama simdi yasli, beyzbolu birakmis ya da gece hayatindan çikmayan, medya ve birçok takim tarafindan dislanan oyunculari satin alip, bir takim olusturuyorlar. Izledikleri istatistiksel yöntem, hangi oyuncunun nerede oynadigi, nerede basarili oldugu gibi teknik detaylari bilgisayar ve tablolarla gelistirdikleri matematiksel verilere dayaniyor. Yönetimdeki tüm danismanlardan tepkiler alsa da, ilk basta yerlerde sürünse de, 103 yillik Amerikan Beyzbol Lig Tarihinde üst üste 20 galibiyet alarak o güne kadar kirilmis tüm rekorlari asarak yeni bir rekor kirip büyük bir basariya imza atiyorlar. Asil filmdeki diger fakli bir noktada, tüm rekorlari kirmalarina ragmen ligin son maçini alamadiklari için yine elestirmenlerin hedef tahtasi olarak kalmalari. Buna ragmen bazi oyuncular ve bazi takimlar bu yöntemi benimsemeye basliyor. Billy Beane bu sira disi yöntemi için kendisine teklif edilen Boston Red Sock’s takimin menajerligini reddetmesine ragmen, takim onun yöntemini benimseyerek iki yil sonra 1918’den beri kazanamadigi lig sampiyonlugunu kazaniyor.

   Beyzbol temali diger bir çok filmin aksine film, hikayenin teknik ve matematiksel yönünden çok, anlatilan kisinin hayatindaki dönüm noktasina, bütün kurallari altüst edisine odaklaniyor. Seyirci üzerine oynanan duygusal sahneleri bir kenara itiyor ve gerçekçilik isiginda kendisini izlenebilir kiliyor. Film bilindik seyirciyi heyecanlandiran maç sahneleri, son sayilar, tam kaybederken kazanilan maçlara pek yer vermiyor. Asil seyirciyi heyecanlandiran içine çeken sey, Oakland A’s takiminin genel menajeri Billy Beane’in simdiye kadar yazilan, çizilen beyzbol tarihini nasil degistirdigi oluyor.

   Billy Beane karakterini oynayan Brad Pitt, bugüne kadar izledigimiz rollerden çok farkli bir rolle karsimizda ve hakkini vererek çok gerçekçi bir sekilde bu rolün üstesinden geliyor. Bu basrolüyle de En iyi Erkek Oyuncu Oscar’ini da alma yolunda.

   “Moneyball”, gerçek bir ekip çalismasi ve yapilan seyin inanci üzerine düsündürtse de, beyzbolun farkli yönlerini ve “spor” kavraminin eskiyip demode yöntemlerle sarilmasi, küresellesmeye ayak uydurmamasi gerçegini analiz ederek, seyirciyi farkli bir biçimde de düsünmeye zorlayan bir film. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here