Bir Arkadaslik Hikayesi

2
40

Özentilikte bir numarama bir kizdi. Geleceginde ne olmak istedigini bile daha kestirememisti. Günümüz kopyala-yapistir insaninin en büyük örnegiydi. Tek örnek oldugu konu da zaten buydu bir de kalleslik! Kimi zaman mantikli konusuyordu, ama maalesef dediklerini uygulamadigi için mantigi da bir ise yaramiyordu. Yaptigi kötülükleri itiraf ediyordu, ben kendime bile güvenmiyorum diye kendi açigini ortaya çikariyordu.

O kendine güvenmezken ben ona güvenmistim, onu tanimadigim zamanlar, ama tanidikça aslinda güvenilmez biri oldugunu anladim. Zaten tanidikça midemi bulandirdigini da anladim. Bende diyordum ki neden midem bulaniyor, midemin bulanmasinin sebebi öyle birini görmemmis megersem. Maymun istahliydi, dengesizdi, sanki insanlar ömür boyu yanindaymis gibi birini birakip digerine gidiyor ve tekrar basa sariyordu. Kisiliginden biraz bahsettigimi düsünüyorum. Simdi asil konuya geçmenin tam zamani oldugunu düsünüyorum. Bana yaptiklari!

Kendisi beni bir ögle vaktinde evine çagirdi. Ben de saf gibi yanina misafirligine gittim. Evi pek kalabalik, anakent bir yerde degildi. Küçük bir gecekonduydu. Gittigim de bana hos geldin demek gibi bir nezakette bulunduktan sonra direk oturdugu yere geçti. Elinde kibrit ile oynuyor ve benim sinirimi bozuyordu. Bende yaptigi büyük nezakete karsi, hos bulmadigimi dile getirerek, çok büyük bir nezaket(sizlik) yaptim. Uygun buldugum yere oturdum. Ben hemen geliyorum diye yanimdan uzaklasti. Ve yanimdan ayrildiktan kisa bir süre sonra –iki dakika kadar- yanik kokulari gelmeye basladi ve kokudan sonra alevler üstüme- üstüme geldi. Bir sey mi yaniyor diye sordum, bana evet sen yaniyorsun tatlim diye seslendi. Ben ne yapacagimi sasirmistim. Telas içinde, agliyordum. Korkuyordum, ama yilmadim, kendimi kurtarmam gerektigi fikrini kafamdan silmemistim. Zekâsi pekte yüksek olmayan biri oldugunu belli etmisti, camlari unutmus olmaliydi. Cami açmaya çalistim ama açilmadi, zorladim yine açilmadi. Tek çare sert bir biblo ile cami kirmakti. Cami kirdim ve kendimi disari attim. Disari çiktiktan sonra bana bunu nasil yaptigini düsündüm. Hala soktaydim, ben ona ne yapmistim ki bana bunu yapma geregi duydugunu idrak etmeye çalisiyor ama hiç bir sey anlamiyordum. Kasiniyordu, pirelenmis-bitlenmis bir köpek gibi kasiniyordu! Birkaç dakika düsündükten sonra, arkadan dolanip ona bakmaya gittim ve kapinin araligindan alevlere bakiyor bir yandan da gülüyordu. Sinirlerime hâkim olamadim. Bana bunu nasil yaptigini sormadan tek bir hamleyle onu alevlerin içine atmistim. Üzüldüm, kötü kaderine, yaptigim kötülüge ve son olarak “ödesmis olduk!” diyememe üzüldüm.

Bunlar belki gerçek, belki de degil ama o insanin ruhuma zarar verdigi kesin. Canimi yakan, bu insani zerre kadar sevmem. Ona kizmiyorum sebebini de Balzac amca söylüyor. “Kizmamak lazim, yoksa intikamimi alamam!”

Büyüklerimin yaptigini yapiyorum, kizmiyorum, intikamimi alamam yoksa…

2 YORUMLAR

  1. Eeee en önemli yerini kisa kesmisssin canim yaa alevlerin içine attiktan sonra ne oldu merak ettim simdi of off dünayda böyle karektersiz pis insanlarda var iste sirf kiskançliklarindan dolayi böyle igrenç yollara basvuruyolar ..

  2. Maalesef öyle insanlar mevcut.Bn de intikammi hem sanatimi yaparak hemde eglenerek aliyorum.Içimde büyütmektense… Orda kestim çünkü bu kurguyu daha uzatmak istemedim.Bana yaptigini hayalen anlatmak istedim, abartmadan.Fakat illa merak ediyorsan, bence diri diri yanarak ölmeli!:D

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here